düşer ile cümle

düşer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Temujin ve Naruto uçurumdan aşağı düşerler.ナルトとテムジンは崖から転落してしまう。
Gloucester'lı Robert esir düşerken kaçan Matilda Devizes'deki kalesine sığınır.ウィンチェスターでロバートはマティルダの撤退を援護中に捕虜となった。
Perdeye elinde bıçak taşıyan bir gölge düşer.黒い刀身の短剣を武器に持つ。
Kendi yüzünü görünce önce şaşkınlığa düşer, sonra kendini hayranlıkla seyre dalar ve kendisine âşık olur.視線に気づくと…さらに誘惑し痴女る!
Bu sayı yokluk yıllarında en yoksul boylarda kişi başına ikiden aza düşer.この年近鉄は2年連続で最下位に沈む。
15 Mayıs 2011'de, Nyahururu'daki evinin balkonundan düşerek hayatını kaybetti.2011年5月15日、ケニアの自宅バルコニーから転落して死亡したことが報じられた。
Eğer üzerimize düşerse bir cana malolur.落ちたら粉まみれになる。
Her kürekçiye 1 kürek düşer.全座席が1人がけになっている。
Arabaya atlayıp iblisin peşine düşerler.自車をしつこく追いかける。
Bu sırada Sonic, minnettar bir şekilde Eggman'in peşine düşer.ある理由により、エッグマンに狙われている。
Aksi takdirde 14.000 ft civarında kişinin performansı ciddî şekilde düşer.関ヶ原の戦いの後、知行高を4000石に加増される。
Öğrenciler onu sevmez ve hep öğrencilerin tuzağına düşer.とても学生想いで、卒業生にも慕われている。
Helikopteri sabotaj sonucu denize düşer.水中戦闘艇の発進口は艦首にある。
Ağırlaşan buz parçaları yere düşer.氷の棘柱が地中から襲う。
Sonra bir dost helikopteri düşer.容赦ない攻撃で友軍機が墜ちていく。
Muhasara sırasında yaralanır ve şehrin düşmesinden Japonlara esir düşer.^ 墜落時落下傘降下し日本軍の捕虜となる。
Mutfağa gider ancak yere düşer.ただし地形には当たってしまう。
Bayan Bennet’e ise üç kızını evlendirmiş olmanın mutluluğunu yaşamak düşer.朋也と結婚して娘の汐をもうけ3人で幸せに暮らしていく。
Bu dönemde kâr, fiyat ve ücretler düşerken, işsizlik arttı.失業率が増大する中で利潤や価格、賃金が減少した。
Hepsine bir digimon düşer.種目はすべて走幅跳。
Bir gün köyümüze yolunuz düşerse cızlama yemeden ayrılmayın.相手の喉笛に喰らい付いたら、相手が倒れるまで離すな!
Çanta Tom'a düşer.ある日、トムに小包が届く。
Biri zayıf düşerse bu öbürünü de etkiler.一方が倒されると、もう一方が強くなる。
Kışları ortalama 23 °C sıcaklığa sahip olup geceleri 14 °C'ye kadar düşer.冬季は日中27℃、夜間14℃である。
Saldırısı, enerjisi ve savunmaları birazcık düşer. )その反面、攻撃力と防御力は最低。
Tony'nin elinden silahı düşer fakat kendisi hala ayaktadır.後に激怒したトニーに銃口を向けるが、すぐに武装解除される。
Heurtebise ve Orphée de tesadüfen bu yargılamanın tam ortasına düşerler.オルモとアルフレードは裁判の場で運命の再会を果たすこととなる。
Ardından yukardan bir defter düşer.上から鉄格子が降ってくる。
Gökten üç elma düşer.天下三茄子のひとつ。
Beyaz Tavşan'ı takip etmesiyle Alice, bir delikten Harikalar Diyarı'na düşer.少女アリスは白ウサギを追いかけて穴に落ちる。
Ama Deri Yüz yanlışlıkla sandalyenin üzerine düşer.オスは背甲がややドーム状に盛り上がる。
Ortalık karışır ve Zaara'nın babası şok geçirip yatağa düşer.三島の家族らは動転し、瑤子夫人はショックで寝込んでしまった。
Nisan 1977'de fiyatı düşerek 475 $ oldu.至1977年4月其价格降至475美元。
Draco, aynı zamanda ağrı hisseder gökten düşer ve yakalanır.卓克立刻感應到劇痛,從天空中掉落並且被俘擄。
5-7 gün içerisinde, hemoroid kurur ve düşer.5至7日内,萎缩的痔疮便会脱落。
Çöl bölgesinde nüfus çok seyrektir, 6,5 km2'ye ancak bir insan düşer.沙漠上人口稀少,平均每6.5平方公里才有一個人。
Yüzeysel bir atmosferin yokluğunda, iki cisim aynı anda düşer ve ayın yüzeyine çarpar.由于没有大气层,两个物体同时落在月球表面。
Yakalayamazlarsa cezalı duruma düşerler.賊無所容,遂就擒滅。
Üstelik Sovyet tümenleri yorgundu ve normal güçlerinin % 60’ının altına düşerek tükenmiştiler.此外,蘇軍已十分疲倦和枯竭,兵力不到名義上的百分之六十。
Ana madde: Diriliş: Ertuğrul (2. sezon) Kayılar kış dolayısıyla tekrar yollara düşer.經由許多當代權勢者的轉移,最後終於在慶長2年(1598年)回歸信濃,供奉於善光寺。
Bir uçuruma geldiğinin farkına varmadan aşağıya Ak Irmağa (veya Ak Göle) düşer.湘莲后悔莫及,随一跏腿道士而去,不知何往。
Kurt, hayrete düşer.寇至,出奇殲之。
Eşi evlerindeki merdivenden düşerek hayatını kaybetti.家中階梯跌下身亡。
Eğer madde içeri düşerse sadece yerçekimi enerjisini değil açısal momentumunu da kaybeder.当物质落入中心时,它不仅在损失重力能同时也损失着角动量。
Nadiren sıcaklıklar 16 °C'nin altına düşer.牠們很少會在水溫低於16℃的地方出現。
Arkadan kendisi de inerken dengesini kaybeder, düşerek ölür.服從他的可得生命,背逆他的必死亡。
Beş yaşındayken, küçük kardeşi George banyo küvetine kafa üstü düşerek ve boğularak ölmüştür.但弟弟喬治四歲時卻在洗衣盆裡溺水身亡了。
Hizmet parçalarının stok seviyesi düşürülebilir böylece toplam stok maliyeti düşer.由於在固定模組所需的部件得以大幅減少,整體上安裝成本可以因此而削減。
Sık sık ofsayta düşerler.平常很晚才起床的。
Bu gelişmelerle Afrika ve Asya'nın kontenjanı birlikte 0,5'e düşerken, Avrupa'nın ise 9,5'a yükseldi.於是安排另一場附加賽由威爾斯與亞洲及非洲球隊對賽,因此亞洲及非洲各有0.5個資格,而歐洲有9.5個。
Mutfağa gider ancak yere düşer.跋落堘,跌到田裡。
Grace, başarıyla bobinleri yok eder ancak vinçten düşerek ölür.另一方面,格蕾絲成功地摧毀了線圈,但從起重機上墜落身亡。
Ancak kestirme bir yolla gitmeye başlarken başlarına neler geleceğinden habersiz yola düşerler.故而他们应当放弃“必要”的判断,而一旦他们承认事非必要,也就失去了正当化自己所作所为的托辞。
Rita anahtarla kutuyu açar ve kutu gürültülü bir şekilde yere düşer.丽塔独自打开了盒子,镜头被吸进了盒子那黑洞洞的深处。
Vücut ısısı normalin çok altına düşer.與此同時,他們的體溫會下降至正常水平。
Daha sonra dolandırıldığını anlayan Veli, Ali’nin peşine düşer.發現自己受騙的村民,逮住了波恩。
Son dört takım ise bir alt lige düşer.其餘四旗各設總管一人。
Geri dönen Roy Batty, Pris'in ölümü karşısında dehşete düşer.指使呂布殺害靈帝,引發三縭紗陷入戰亂的元兇。
En sonunda oğlu ve onun bazı arkadaşları defalarca hapislere düşer.他的妻子,儿子,以及其他家庭成员也常来拜访。
En büyük rol Charlie'ye düşer ancak ne yapacağını bilemez.没想过这个角色除了他会是谁。
İlgili Sayfalar