düşer ile cümle

düşer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Elma ağacın dibine düşer.Like father, like son.
Zırh giyen büyük bir çarpışmayla düşer!He who wears armor falls with a big crash!
Bazı insanlar sadece zevklerinin peşine düşerler.Some people pursue only pleasure.
Bizim tarafa yolun düşerse, bize uğramayı unutma.Be sure to drop in on us if you come our way.
Doların değeri enflasyonun yükselme oranında düşer.The value of the dollar declines as the rate of inflation rises.
"Gitar" ın vurgusu ikinci hecede düşer.The accent of "guitar" falls on the second syllable.
Sonbaharda, yapraklar ağaçlardan düşer.In autumn, leaves fall from trees.
Yapraklar son baharda düşer.Leaves fall in the autumn.
Siz uyurken bedensel işlevler yavaşlar ve vücut sıcaklığı düşer.While you are asleep, the bodily functions slow down and body temperature falls.
Bebekler çoğunlukla düşerler.Babies often fall down.
Gözyaşları kentteki yağmur gibi kalbimde düşer.Tears fall in my heart like the rain on the town.
Tavan düşerse, ezilir.If the ceiling fell, he would be crushed.
Ona destek vermek bize düşer.It is incumbent on us to support him.
Uyuduğumuzda vücut fonksiyonları yavaşlar ve vücut sıcaklığı düşer.When we are asleep, bodily functions slow down and body temperature falls.
Damdan düşer gibi oldu.It was like a bolt out of the blue.
Armut dalının dibine düşer.The apple does not fall far from the tree.
Kışın gelmesiyle birlikte ağaçlardaki yapraklar düşer.With the arrival of winter, the leaves on the trees fall down.
Tom merdivenlerden düşerek boynunu kırdı.Tom broke his neck falling down a flight of stairs.
Maymunlar bile ağaçtan düşer.Even monkeys fall from trees.
Terk edilmiş köpekler genellikle köpek barınaklarına düşerler.Abandoned dogs usually end up in dog pounds.
Armut dibine düşer.Like father like son.
Sonbaharda yapraklar renk değiştirir ve düşer.In autumn, leaves change color and fall.
Eğer suya düşersen tüm ıslak giysileri çıkarmalısın.If you fall into the water, you should strip off all wet clothes.
Rüyamda, seni yüksek bir binadan düşerken gördüm.In my dream, I saw you falling from a tall building.
Bu uygun düşer mi?Would that be acceptable?
Kediler baş aşağı bırakılsalar bile her zaman ayaklarının üzerine düşerler.A cat always lands on its feet, even if upside down when dropped.
Ben düşerek bir kaburgamı kırdım.I broke a rib falling.
Düşerken elini incitti.He hurt his hand while falling.
Verlaine şiiri der "yağmur kente düştükçe gözyaşları kalbime düşer"Verlaine's poem says, "Tears fall in my heart, as rain falls on the city."
Sonbaharda yapraklar ağaçlardan düşer.In the autumn, leaves fall from trees.
Onu bulmak bize düşer.It's up to us to find it.
Kışın gece erken düşer.In winter night falls early.
Ne kadar yükseğe tırmanırsanız, ısı da o kadar düşer.The higher you climb, the lower the temperature gets.
Her gün, göktaşları dünyaya düşer.Every day, meteorites fall to the Earth.
Sonunda kendi kılıcı üzerine düşerek intihar etti.He finally committed suicide by falling on his own sword.
Ben bir taşa takıldım ve o beni yakalamasaydı, boğaza düşerdim.I tripped on a stone, and if he hadn't caught me, I would have fallen into the gorge.
Bu yer Tom olmadan ayrı düşerdi.This place would fall apart without Tom.
Tom örümceklerden dehşete düşer.Tom is terrified of spiders.
"Avustralya" kelimesinde vurgu nereye düşer?Where does the accent fall in the word "Australia"?
Bazen düşerim ama asla vazgeçmem.Sometimes I fall, but I never give up.
Bu amaca ters düşer.That would defeat the purpose.
Son baharda yapraklar ağaçlardan düşer.The leaves fall off the trees in the fall.
Kediler neredeyse her zaman ayaklarının üzerine düşerler.Cats almost always land on their feet.
O düşerek elini incitti.He hurt his hand falling.
Başkaları için mezar kazanlar oraya kendileri düşerler.Those who dig a grave for others will themselves fall therein.
Başkaları için mezar kazanlar orada düşerler.Those who dig a grave for others will fall therein.
Eştiğin kuyuya kendin düşersin.Those who dig a grave for others will fall therein.
"Ah! Ben ölüyorum" dedi Pierrette dizlerinin düşerken. "Beni kim kurtaracak?""Ah! I'm dying," said Pierrette, falling to her knees. "Who will save me?"
Pierrette dizlerinin düşerken "Ah! Ben ölüyorum" dedi. "Beni kim kurtaracak?""Ah! I'm dying," said Pierrette, falling to her knees. "Who will save me?"
Mezosferdeki sıcaklıklar yükseklik arttıkça yaklaşık -100 derece Celsius'a düşer.Temperatures in the mesosphere drop with increasing altitude to about -100 degrees C.
Yükseklik arttıkça hava basıncı düşer.As elevation increases, air pressure decrease.
Tostlar hep tereyağlı tarafı üzerine düşer.Toasts always fall on the buttered side.
Ben hep yanlış adama düşerim.I always fall for the wrong guy.
Tom sürekli kendisiyle ters düşer.Tom contradicts himself all the time.
Yeryüzünde herhangi bir yer çekimi olmasa bile ben yine de sana düşerim.Even if there wasn't any gravity on earth, I would still fall for you.
Dünya'da hiçbir yer çekimi olmasaydı bile yine sana düşerdim.Even if there were no gravity on Earth, I would still fall for you.
Devler kolayca düşerler.Giants fall easily
Bir dakikadan daha az süre koştuktan sonra bitap düşerim.I get exhausted after running for less than a minute.
Uyurken, vücut sıcaklığı birkaç derece düşer.When we sleep, the temperature of the body falls by several degrees.
Bu havada yüzmeye çalışırsan beden ısın düşer.You'll get hypothermia if you try to swim in this weather.
İlgili Sayfalar