düşen ile cümle

düşen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Düşen kabarcıklarBubliny padajúce
Düşen kabarcıklarBulele cad
Düşen kabarcıklarCaída de burbujas
Düşen kabarcıklarCascata di bolle
Düşen kabarcıklarChute des bulles
Düşen kabarcıklar거품 낙하
Düşen kabarcıklarLaskevat kuplat
Düşen kabarcıklarLehulló buborékok
Düşen kabarcıklarMehurčki padajo
Düşen kabarcıklarOpadające bąbelki
Düşen kabarcıklarZeepbellen vallen
Düşen kabarcıklarΟι φυσαλίδες πέφτουν
Düşen kabarcıklarПадающие пузырьки
Düşen kabarcıklarПадіння бульбашок
Düşen kabarcıklarПотъващи мехурчета
Düşen kabarcıklarבועות שוקעות
Düşen kabarcıklarالفقاقيع السقوط
Düşen kabarcıklar泡が落ちる
Düşen, kızgınlık kendisinden, ve derinde altın"Cad, se îmbuibă, "cu ciocul lor roşu-auriu."
Düşen, kızgınlık kendisinden, ve derinde altın"Fall, mật bản thân, "Và rạch vàng son."
Düşen, kızgınlık kendisinden, ve derinde altınPadec, samopoškodba, in zlato rdeča brazgotina.
Düşen, kızgınlık kendisinden, ve derinde altın"padli a pokoøili sebe sami", "a rozetli zlato a nach".
Düşen, kızgınlık kendisinden, ve derinde altın"Que caigan, sientan resentimiento... "y corten el oro bermellón."
Düşen, kızgınlık kendisinden, ve derinde altın"Val, irriteer u "En breek de gouden-vermiljoen.
Düşen şeyleri haber yapmıyorsunuz.Bạn không đưa tin về các thứ giảm sút.
Düşen şeyleri haber yapmıyorsunuz.Du gör inte så att nya saker faller ner.
Düşen şeyleri haber yapmıyorsunuz.Je maakt geen nieuws over wat slecht gaat.
Düşen şeyleri haber yapmıyorsunuz.쇠락하는 것은 뉴스가 되지 못합니다.
Düşen şeyleri haber yapmıyorsunuz.Man macht keine Nachrichten aus der Zerstörung von Dingen.
Düşen şeyleri haber yapmıyorsunuz.Não está a fazer notícia de coisas que estão em colapso.
Düşen şeyleri haber yapmıyorsunuz.Nerobíme udalosť z toho keď veci klesajú.
Düşen şeyleri haber yapmıyorsunuz.Nie robi się newsów z porażki.
Düşen şeyleri haber yapmıyorsunuz.Non si fa notizia di cose che cascano a pezzi.
Düşen şeyleri haber yapmıyorsunuz.No son noticia las cosas que están cayendo.
Düşen şeyleri haber yapmıyorsunuz.Nu faci o stire din lucruri care se prabusesc.
Düşen şeyleri haber yapmıyorsunuz.On ne fait pas du neuf avec des choses qui s'écroulent.
Düşen şeyleri haber yapmıyorsunuz.Δεν δημιουργείς από τα πράγματα που καταρρέουν.
Düşen şeyleri haber yapmıyorsunuz.Когда всё плохо, новостей не делают.
Düşen şeyleri haber yapmıyorsunuz.Не си правят новини от неща които се понижават.
Düşen şeyleri haber yapmıyorsunuz.אנו לא מייצרים חדשות סביב מה שנכשל.
Düşen şeyleri haber yapmıyorsunuz.أنت لا تصنع أخبار من قيمة الأشياء التى تنخفض.
Düşen şeyleri haber yapmıyorsunuz.私たちの繁栄を語るものから新しいものを作っています
Düşen Yıldızlarכוכבים נופלים
E alanın birim yük başına düşen kuvvet olduğunu hatırlayın.¿Bien, campo eléctrico es la fuerza justa por carga, derecha?
E alanın birim yük başına düşen kuvvet olduğunu hatırlayın.Bon, Le champ électrique est une force par unité de charge, n'est-ce pas ?
E alanın birim yük başına düşen kuvvet olduğunu hatırlayın.Intenzita elektrického pole je právě síla na náboj, že?
E alanın birim yük başına düşen kuvvet olduğunu hatırlayın.Ами, електричното поле е просто силата умножена по заряда, нали?
E alanın birim yük başına düşen kuvvet olduğunu hatırlayın.שדה חשמלי זה כוח ליחידת מטען, נכון?
E alan, test yükü başına düşen kuvvettir.והשדה זה פשוט הכח חלק מטען הבוחן,
Eğer gerçekleşmezse, bu onun bilgeliğe zıt düşen bir durumdur.Si cela n'arrive pas, alors il sera contradictoire de sa sagesse.
Eğer kitabın iyi olmasını istiyorsan, ortaya çıkıp üzerine düşeni yapmalısın.Alors si tu veux qu'il soit meilleur, tu te pointes et tu fais ta part du marché.
Eğer kitabın iyi olmasını istiyorsan, ortaya çıkıp üzerine düşeni yapmalısın.Als jij vindt dat het beter kan, dan moet jij jouw ding komen doen.
Eğer kitabın iyi olmasını istiyorsan, ortaya çıkıp üzerine düşeni yapmalısın.Asa ca daca vrei sa fie mai bine de atat, trebuie sa iti faci aparitia si sa iti faci partea ta de treaba.
Eğer kitabın iyi olmasını istiyorsan, ortaya çıkıp üzerine düşeni yapmalısın.Así que si quieres que sea mejor, tienes que aparecer y cumplir con tu parte del trato.
Eğer kitabın iyi olmasını istiyorsan, ortaya çıkıp üzerine düşeni yapmalısın.Ha azt akarod, hogy jobb legyen, akkor te is végezd el a te részedet.
Eğer kitabın iyi olmasını istiyorsan, ortaya çıkıp üzerine düşeni yapmalısın.Jadi jika kamu menginginkan hasil yang lebih baik, muncul dan lakukan bagianmu.
Eğer kitabın iyi olmasını istiyorsan, ortaya çıkıp üzerine düşeni yapmalısın.Joten, jos haluat sen olevan parempi, sinun on parempi tulla esiin ja tehdä osuutesi.
Eğer kitabın iyi olmasını istiyorsan, ortaya çıkıp üzerine düşeni yapmalısın.그러니까 이책이 더 잘되기를 바란다면 당신도 나와서 당신 몫의 일을 하세요.
Eğer kitabın iyi olmasını istiyorsan, ortaya çıkıp üzerine düşeni yapmalısın.-om det ska bli bättre, måste du visa dig och göra din del."
Eğer kitabın iyi olmasını istiyorsan, ortaya çıkıp üzerine düşeni yapmalısın."Portanto, se queres que seja melhor tens que mostrar-te e fazer a tua parte.

İlgili Sayfalar