düşen ile cümle

düşen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Çok sayıda maratonda bulundum, ama henüz düşeni görmedim.Brałem udział w wielu maratonach, ale nigdy jeszcze tego nie widziałem.
Çok sayıda maratonda bulundum, ama henüz düşeni görmedim. (Gülüşmeler)Nu är det så att jag har varit på många maratonlopp och jag har ännu inte sett någon, någon... (Skratt)
Çok sayıda maratonda bulundum, ama henüz düşeni görmedim. (Gülüşmeler)Sono stato a molte maratone, e devo ancora vedere... (Risate)
Çok sayıda maratonda bulundum, ama henüz düşeni görmedim.Ich war bei vielen Marathons, aber das habe ich bisher immer noch nicht gesehen.
Çok sayıda maratonda bulundum, ama henüz düşeni görmedim.이제까지 수 많은 마라톤에 가봤지만, 아직 그런 것을 보지 못했습니다.
Çok sayıda maratonda bulundum, ama henüz düşeni görmedim.Namost sok maratonon voltam már, és még egyet sem láttam.
Çok sayıda maratonda bulundum, ama henüz düşeni görmedim.No, já jsem byl na mnohých maratonech a ještě jsem žádnou neviděl.
Çok sayıda maratonda bulundum, ama henüz düşeni görmedim.No ja som bol na mnohých maratónoch, a ešte som žiadnu nevidel.
Çok sayıda maratonda bulundum, ama henüz düşeni görmedim.Nou heb ik een hoop marathons meegemaakt, maar dat heb ik nooit gezien.
Çok sayıda maratonda bulundum, ama henüz düşeni görmedim.Ora, eu já fui a muitas maratonas, e ainda estou para ver isso.
Çok sayıda maratonda bulundum, ama henüz düşeni görmedim.(Rires) J'ai fait de nombreux marathons, et je n'ai encore jamais vu ça.
Çok sayıda maratonda bulundum, ama henüz düşeni görmedim.Saya sudah ikut banyak maraton. tapi saya belum pernah melihatnya.
Çok sayıda maratonda bulundum, ama henüz düşeni görmedim.Tôi đã tham gia rất nhiều cuộc chạy ma-ra-tông và chưa thấy điều gì như vậy cả.
Çok sayıda maratonda bulundum, ama henüz düşeni görmedim.Yo he estado en muchos maratones y todavía no he visto ninguno.
Çok sayıda maratonda bulundum, ama henüz düşeni görmedim.Έχω πάει σε αρκετούς μαραθώνες, και δεν έχω δει κάποια μήτρα.
Çok sayıda maratonda bulundum, ama henüz düşeni görmedim.Бил съм на много маратони, но все още не съм виждал нищо подобно.
Çok sayıda maratonda bulundum, ama henüz düşeni görmedim.Хотя я лично был на многих марафонах, но никогда подобного не видел.
Çok sayıda maratonda bulundum, ama henüz düşeni görmedim.עכשיו, אני הייתי בהרבה מרתונים, ועדיין לא ראיתי רחמים.
Çok sayıda maratonda bulundum, ama henüz düşeni görmedim.لقد حضرت الكثير من المارثونات .. ولكني لم ارى هذا بعد
Çok sayıda maratonda bulundum, ama henüz düşeni görmedim.そんな光景は見たことがありません (笑)
Çünkü böyle olunca karşılıklı, denk düşen köşeleri göstermiyoruz.서로 순서가 맞지 않았을 경우에는 각 삼각형의 대응하는 꼭짓점이 나타나지 않게 됩니다
Çünkü sordukları şey doz başına düşen ml çözelti. .1회에 필요한 투여량을 물어봤으니까요
Çünkü sordukları şey doz başına düşen ml çözelti. .Mert azt kérdezik, hány milliliternyi oldatot készítünk per adag?
Çünkü sordukları şey doz başına düşen ml çözelti. .Perché ci dicono: quanti millilitri di soluzione facciamo per dose?
Çünkü sordukları şey doz başına düşen ml çözelti. .Porque nos dicen, ¿cuantos mL de solucion damos por dosis?
Çünkü sordukları şey doz başına düşen ml çözelti. .Защото се казва, колко милилитра разтвор трябва да се вземат за доза?
Çünkü sordukları şey doz başına düşen ml çözelti. .لأنه قيل لنا، كم مليلتر من الدواء نضع في كل جرعة؟
Dahası bize düşen rol gereği, gece çok iyi görebiliriz!¡Además, por el trabajo que tenemos, podemos ver bien de noche!
Dahası bize düşen rol gereği, gece çok iyi görebiliriz!Co więcej, nasze wyszkolenie pozwala nam widzieć w nocy.
Dahası bize düşen rol gereği, gece çok iyi görebiliriz!Dessutom, med den roll vi har, kan vi se i mörkret.
Dahası bize düşen rol gereği, gece çok iyi görebiliriz!E dato il ruolo che abbiamo, ci vediamo bene anche di notte!
Dahası bize düşen rol gereği, gece çok iyi görebiliriz!E, sendo o nosso papel o que é, conseguimos ver bem à noite!
Dahası bize düşen rol gereği, gece çok iyi görebiliriz!Lisäksi me näemme hyvin pimeässä.
Dahası bize düşen rol gereği, gece çok iyi görebiliriz!På grund af vores rolle kan vi desuden se i mørke.
Dahası bize düşen rol gereği, gece çok iyi görebiliriz!Επιπλέον, με αυτό τον ρόλο μας, βλέπουμε καλά τη νύχτα!
Dahası bize düşen rol gereği, gece çok iyi görebiliriz!И если вспомнить, кто мы такие, то мы хорошо видим ночью!
Darbe alınca düşen kafes tipi bir direk.Care e o reţea, un stâlp cu zăbrele, care se prăbuşeşte când e lovit.
Darbe alınca düşen kafes tipi bir direk.C'est une grille, un genre de pilier en en treillis, qui s'effondre quand il est frappé.
Darbe alınca düşen kafes tipi bir direk.Dat is een netwerk, een soort traliepaal die instort als hij geraakt wordt.
Darbe alınca düşen kafes tipi bir direk.E' una specie di griglia, un palo formato da un traliccio, che collassa quando viene colpito.
Darbe alınca düşen kafes tipi bir direk.격자 모양의 기둥으로 무언가와 부딪혔을 때 쓰러지죠.
Darbe alınca düşen kafes tipi bir direk.Което е мрежа, стойка тип решетка, която се срутва, щом е ударена.
Darbe alınca düşen kafes tipi bir direk.דמויית סריג, שמתמוטטת כשפוגעים בה.
Darbe alınca düşen kafes tipi bir direk.من الاعمدة " الدقيقة " والتي تنهار عن ارتطام السيارة بها
Darbe alınca düşen kafes tipi bir direk.左側の車は鋼鉄製の柱に突入しました
Derin bir acı içinde olan İsa daha hararetle dua etti. Teri, toprağa düşen kan damlalarını andırıyordu.A jsa v boji, horlivěji se modlil. I učiněn jest pot jeho jako krůpě krve tekoucí na zemi.
Derin bir acı içinde olan İsa daha hararetle dua etti. Teri, toprağa düşen kan damlalarını andırıyordu.Ale będąc w boju, gorliwiej się modlił, a był pot jego jako krople krwi ściekające na ziemię.
Derin bir acı içinde olan İsa daha hararetle dua etti. Teri, toprağa düşen kan damlalarını andırıyordu.A súc v smrteľnom zápase ešte napnutejšie sa modlil. A jeho znoj bol ako čo by kvapky krvi, stekajúce na zem.
Derin bir acı içinde olan İsa daha hararetle dua etti. Teri, toprağa düşen kan damlalarını andırıyordu.예수께서 힘쓰고 애써 더욱 간절히 기도하시니 땀이 땅에 떨어지는 피방울 같이 되더라
Derin bir acı içinde olan İsa daha hararetle dua etti. Teri, toprağa düşen kan damlalarını andırıyordu.Og da han var i Dødsangst, bad han heftigere; men hans Sved blev som Blodsdråber, der faldt ned på Jorden.
Derin bir acı içinde olan İsa daha hararetle dua etti. Teri, toprağa düşen kan damlalarını andırıyordu.Og han kom i dødsangst og bad enda heftigere, og hans sved blev som blodsdråper, som falt ned på jorden.
Derin bir acı içinde olan İsa daha hararetle dua etti. Teri, toprağa düşen kan damlalarını andırıyordu.Trong cơn rất đau thương, Ngài cầu nguyện càng thiết, mồ hôi trở nên như giọt máu lớn rơi xuống đất.
Derin bir acı içinde olan İsa daha hararetle dua etti. Teri, toprağa düşen kan damlalarını andırıyordu.Trong cơn rất đau_thương , Ngài cầu_nguyện càng thiết , mồ_hôi trở_nên như giọt máu lớn rơi xuống đất .
Derin bir acı içinde olan İsa daha hararetle dua etti. Teri, toprağa düşen kan damlalarını andırıyordu.И като беше на мъка, молеше се по-усърдно; и потта Му стана като големи капки кръв, които капеха на земята.
Derin bir acı içinde olan İsa daha hararetle dua etti. Teri, toprağa düşen kan damlalarını andırıyordu.И, находясь в борении, прилежнее молился, и был пот Его, как капли крови, падающие на землю.
Derin bir acı içinde olan İsa daha hararetle dua etti. Teri, toprağa düşen kan damlalarını andırıyordu.І, бувши в смертній боротьбі, ще пильнїще молив ся; був же піт Його як каплї крови, каплючі на землю.
Derin bir acı içinde olan İsa daha hararetle dua etti. Teri, toprağa düşen kan damlalarını andırıyordu.ויבאו עליו חבלי מות ויוסף להתפלל בחזקה ותהי זעתו כנטפי דם ירדים לארץ׃
Derin bir acı içinde olan İsa daha hararetle dua etti. Teri, toprağa düşen kan damlalarını andırıyordu.واذ كان في جهاد كان يصلّي باشد لجاجة وصار عرقه كقطرات دم نازلة على الارض.
Derin bir acı içinde olan İsa daha hararetle dua etti. Teri, toprağa düşen kan damlalarını andırıyordu.耶 穌 極 其 傷 痛 、 禱 告 更 加 懇 切 . 汗 珠 如 大 血 點 、 滴 在 地 上
Derin bir acı içinde olan İsa daha hararetle dua etti. Teri, toprağa düşen kan damlalarını andırıyordu.耶穌極 其 傷痛 、 禱告 更加 懇切 . 汗珠 如 大 血點 、 滴 在 地上

İlgili Sayfalar