düşen ile cümle

düşen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
Buraya düşen müzisyenler ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.Музиканти, които се озоваваха там направиха най-доброто, което можаха.
Buraya düşen müzisyenler ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.Музиканти, які там опинялися, робили все, що могли.
Buraya düşen müzisyenler ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.Музыканты, пришедшие сюда, делали все, что могли.
Buraya düşen müzisyenler ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.המוזיקאים שהגיעו לשם עשו כמיטב יכולתם.
Buraya düşen müzisyenler ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.وقد بذل من إنتهى به الحال عازفاً هناك من الموسيقيين، أقصى جهدهم.
Buraya düşen müzisyenler ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.今ではアリーナロックと呼ばれる
‹‹Bu taşın üzerine düşen, paramparça olacak; taş da kimin üzerine düşerse, onu ezip toz edecek.››239400
‹‹Bu taşın üzerine düşen, paramparça olacak; taş da kimin üzerine düşerse, onu ezip toz edecek.››A kdož by padl na ten kámen, rozrazíť se; a na kohož upadne, setřeť jej.
‹‹Bu taşın üzerine düşen, paramparça olacak; taş da kimin üzerine düşerse, onu ezip toz edecek.››A kto by padł na ten kamień, roztrąci się, a na kogo by on upadł, zetrze go.
‹‹Bu taşın üzerine düşen, paramparça olacak; taş da kimin üzerine düşerse, onu ezip toz edecek.››Als u over deze steen valt, zult u te pletter slaan. En als deze steen op u valt, zult u vermorzeld worden."
‹‹Bu taşın üzerine düşen, paramparça olacak; taş da kimin üzerine düşerse, onu ezip toz edecek.››A ten, kto padne na ten kameň, rozrazí sa, a na koho by padnul, toho rozdrtí.
‹‹Bu taşın üzerine düşen, paramparça olacak; taş da kimin üzerine düşerse, onu ezip toz edecek.››Celui qui tombera sur cette pierre s`y brisera, et celui sur qui elle tombera sera écrasé.
‹‹Bu taşın üzerine düşen, paramparça olacak; taş da kimin üzerine düşerse, onu ezip toz edecek.››Chi cadrà sopra questa pietra sarà sfracellato; e qualora essa cada su qualcuno, lo stritolerà»
‹‹Bu taşın üzerine düşen, paramparça olacak; taş da kimin üzerine düşerse, onu ezip toz edecek.››El que caiga sobre esta piedra será quebrantado, y desmenuzará a cualquiera sobre quien ella caiga
‹‹Bu taşın üzerine düşen, paramparça olacak; taş da kimin üzerine düşerse, onu ezip toz edecek.››E quem cair sobre esta pedra será despedaçado; mas aquele sobre quem ela cair será reduzido a pó.
‹‹Bu taşın üzerine düşen, paramparça olacak; taş da kimin üzerine düşerse, onu ezip toz edecek.››És a ki e kõre esik, szétzúzatik; a kire pedig ez esik reá, szétmorzsolja azt.
‹‹Bu taşın üzerine düşen, paramparça olacak; taş da kimin üzerine düşerse, onu ezip toz edecek.››In kdor na ta kamen pade, se razbije, a na kogar on pade, ga razdrobi.
‹‹Bu taşın üzerine düşen, paramparça olacak; taş da kimin üzerine düşerse, onu ezip toz edecek.››Ja joka tähän kiveen kaatuu, se ruhjoutuu, mutta jonka päälle se kaatuu, sen se murskaa."
‹‹Bu taşın üzerine düşen, paramparça olacak; taş da kimin üzerine düşerse, onu ezip toz edecek.››Kẻ nào rơi trên hòn đá ấy sẽ bị giập nát , còn kẻ nào bị đá ấy rớt nhằm thì sẽ tan_tành như bụi .
‹‹Bu taşın üzerine düşen, paramparça olacak; taş da kimin üzerine düşerse, onu ezip toz edecek.››Kẻ nào rơi trên hòn đá ấy sẽ bị giập nát, còn kẻ nào bị đá ấy rớt nhằm thì sẽ tan tành như bụi.
‹‹Bu taşın üzerine düşen, paramparça olacak; taş da kimin üzerine düşerse, onu ezip toz edecek.››이 돌 위에 떨어지는 자는 깨어지겠고 이 돌이 사람 위에 떨어지면 저를 가루로 만들어 흩으리라 하시니
‹‹Bu taşın üzerine düşen, paramparça olacak; taş da kimin üzerine düşerse, onu ezip toz edecek.››Og den, som falder på denne Sten, skal slå sig sønder; men hvem den falder på, ham skal den knuse."
‹‹Bu taşın üzerine düşen, paramparça olacak; taş da kimin üzerine düşerse, onu ezip toz edecek.››Og den som faller på denne sten, han skal knuses, men den som den faller på, ham skal den smuldre til støv.
‹‹Bu taşın üzerine düşen, paramparça olacak; taş da kimin üzerine düşerse, onu ezip toz edecek.››(Orang yang jatuh pada batu itu, akan hancur; dan orang yang ditimpa batu itu, akan tergilas menjadi debu.)
‹‹Bu taşın üzerine düşen, paramparça olacak; taş da kimin üzerine düşerse, onu ezip toz edecek.››Und wer auf diesen Stein fällt, der wird zerschellen; auf wen aber er fällt, den wird er zermalmen.
‹‹Bu taşın üzerine düşen, paramparça olacak; taş da kimin üzerine düşerse, onu ezip toz edecek.››και οστις πεση επι τον λιθον τουτον θελει συντριφθη εις οντινα δε επιπεση, θελει κατασυντριψει αυτον.
‹‹Bu taşın üzerine düşen, paramparça olacak; taş da kimin üzerine düşerse, onu ezip toz edecek.››И който падне върху тоя камък ще се смаже; а върху когото падне, ще се пръсне.
‹‹Bu taşın üzerine düşen, paramparça olacak; taş da kimin üzerine düşerse, onu ezip toz edecek.››и тот, кто упадет на этот камень, разобьется, а на кого он упадет, того раздавит.
‹‹Bu taşın üzerine düşen, paramparça olacak; taş da kimin üzerine düşerse, onu ezip toz edecek.››І хто впаде на сей камінь, розібєть ся; на кого ж вїн упаде, роздавить того.
‹‹Bu taşın üzerine düşen, paramparça olacak; taş da kimin üzerine düşerse, onu ezip toz edecek.››והנפל על האבן ההיא ישבר ואשר תפל עליו תשחקהו׃
‹‹Bu taşın üzerine düşen, paramparça olacak; taş da kimin üzerine düşerse, onu ezip toz edecek.››ومن سقط على هذا الحجر يترضض ومن سقط هو عليه يسحقه
‹‹Bu taşın üzerine düşen, paramparça olacak; taş da kimin üzerine düşerse, onu ezip toz edecek.››誰 掉 在 這 石 頭 上 、 必 要 跌 碎 . 這 石 頭 掉 在 誰 的 身 上 、 就 要 把 誰 砸 得 稀 爛
‹‹Bu taşın üzerine düşen, paramparça olacak; taş da kimin üzerine düşerse, onu ezip toz edecek.››誰掉 在 這石頭 上 、 必要 跌碎 . 這石 頭掉 在 誰 的 身上 、 就要 把 誰砸 得 稀爛
Bu tek hücre, çocuk rahme düşene kadar, defalarca bölünmeye devam eder.Diese einzelne Zelle wird sich teilen, um neue Zellen zu schaffen, immer und immer wieder, bishin zum Kind.
Bu tek hücre, çocuk rahme düşene kadar, defalarca bölünmeye devam eder.Essa única célula se divide para criar novas células mais e mais até criar uma criança.
Bu tek hücre, çocuk rahme düşene kadar, defalarca bölünmeye devam eder.Esta célula se divide para crear nuevas células una y otra vez hasta que se crea a un niño.
Bu tek hücre, çocuk rahme düşene kadar, defalarca bölünmeye devam eder.이 한개의 수정된 세포는 새로운 세포를 형성하기 위하여 끊임없이 분열하여 아기가 됩니다.
Bu tek hücre, çocuk rahme düşene kadar, defalarca bölünmeye devam eder.satu sel ini akan membelah menghasilkan sel2 baru lagi dan lagi sampai membentuk seorang anak.
Bu tek hücre, çocuk rahme düşene kadar, defalarca bölünmeye devam eder.Tato jediná buňka se začne dělit, aby vytvářela nové buňky a dělí se znovu a znovu, až vytvoří dítě.
Bu tek hücre, çocuk rahme düşene kadar, defalarca bölünmeye devam eder.и един от бащата.
Bu tek hücre, çocuk rahme düşene kadar, defalarca bölünmeye devam eder.Клітина ділиться, утворює нові клітини, знову і знову, аж поки не сформується дитина.
Bu tek hücre, çocuk rahme düşene kadar, defalarca bölünmeye devam eder.התא האחד הזה, מתחלק ויוצר תאים המתחלקים שוב ושוב עד שנוצר תינוק.
Bu tek hücre, çocuk rahme düşene kadar, defalarca bölünmeye devam eder.هذه الخلية الواحدة ستنقسم لتنتج خلايا جديدة مرارا وتكرار حتى تنتج طفل .
Bu tek hücre, çocuk rahme düşene kadar, defalarca bölünmeye devam eder.子どもへとなっていきます。
Bu vergiyi askerlere düşen yarı paydan alacak, RABbe armağan olarak Kâhin Elazara vereceksin.Azoknak fele részébõl vegyétek, és adjad Eleázárnak, a papnak, felemelt áldozatul az Úrnak.
Bu vergiyi askerlere düşen yarı paydan alacak, RABbe armağan olarak Kâhin Elazara vereceksin.da sua metade o tomareis, e o dareis a Eleazar, o sacerdote, para a oferta alçada do Senhor.
Bu vergiyi askerlere düşen yarı paydan alacak, RABbe armağan olarak Kâhin Elazara vereceksin.det skal du tage af den Halvdel, som tilfalder dem, og give Præsten Eleazar det som Offerydelse til HERREN.
Bu vergiyi askerlere düşen yarı paydan alacak, RABbe armağan olarak Kâhin Elazara vereceksin.곧 이를 그들의 절반에서 취하여 여호와의 거제로 제사장 엘르아살에게 주고
Bu vergiyi askerlere düşen yarı paydan alacak, RABbe armağan olarak Kâhin Elazara vereceksin.Ota se heille tulevasta puoliskosta ja anna se pappi Eleasarille antina Herralle.
Bu vergiyi askerlere düşen yarı paydan alacak, RABbe armağan olarak Kâhin Elazara vereceksin.Să le luaţi din jumătatea cuvenită lor, şi să le dai preotului Eleazar ca un dar ridicat pentru Domnul.
Bu vergiyi askerlere düşen yarı paydan alacak, RABbe armağan olarak Kâhin Elazara vereceksin.Serahkanlah itu kepada Imam Eleazar sebagai persembahan khusus untuk Aku, TUHAN
Bu vergiyi askerlere düşen yarı paydan alacak, RABbe armağan olarak Kâhin Elazara vereceksin.to vzemite od njih polovice ter daj to Eleazarju duhovniku kot dar povzdignjenja za GOSPODA.
Bu vergiyi askerlere düşen yarı paydan alacak, RABbe armağan olarak Kâhin Elazara vereceksin.Von ihrer Hälfte sollst du es nehmen und dem Priester Eleasar geben zur Hebe dem HERRN.
Bu vergiyi askerlere düşen yarı paydan alacak, RABbe armağan olarak Kâhin Elazara vereceksin.Vous le prendrez sur leur moitié, et tu le donneras au sacrificateur Éléazar comme une offrande à l`Éternel.
Bu vergiyi askerlere düşen yarı paydan alacak, RABbe armağan olarak Kâhin Elazara vereceksin.Z ich polovice to vezmete, a dáš to Eleazárovi, kňazovi, obeť pozdvihnutia Hospodinovu.
Bu vergiyi askerlere düşen yarı paydan alacak, RABbe armağan olarak Kâhin Elazara vereceksin.Z jejich polovice to vezmete, a dáte Eleazarovi knězi obět vzhůru pozdvižení Hospodinu.
Bu vergiyi askerlere düşen yarı paydan alacak, RABbe armağan olarak Kâhin Elazara vereceksin.απο του ημισεως αυτων θελετε λαβει και δωσει εις Ελεαζαρ τον ιερεα προσφοραν του Κυριου
Bu vergiyi askerlere düşen yarı paydan alacak, RABbe armağan olarak Kâhin Elazara vereceksin.возьми это из половины их и отдай Елеазару священнику в возношение Господу;
Bu vergiyi askerlere düşen yarı paydan alacak, RABbe armağan olarak Kâhin Elazara vereceksin.от тяхната половина да вземеш това и да го дадеш на свещеника Елеазара, като възвишаем принос Господу.
Bu vergiyi askerlere düşen yarı paydan alacak, RABbe armağan olarak Kâhin Elazara vereceksin.ממחציתם תקחו ונתתה לאלעזר הכהן תרומת יהוה׃

İlgili Sayfalar