düşen ile cümle
düşen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Avrupa’da düşen kokain fiyatlarının anlaşılmasıAnalyse van de dalende waarde van cocaïne in Europa
Avrupa’da düşen kokain fiyatlarının anlaşılmasıA nyílt tengeren zajló kábítószerkereskedelem elleni törvények
Avrupa’da düşen kokain fiyatlarının anlaşılmasıKonsumenten ungefähr 0,4 % der erwachsenen Bevölkerung.
Avrupa’da düşen kokain fiyatlarının anlaşılmasıNationella siffror varierar mellan 0,1 procent och 8,3 procent.
Avrupa’da düşen kokain fiyatlarının anlaşılmasıPrevalenza e modelli di consumo
Avrupa’da düşen kokain fiyatlarının anlaşılmasıPuritatea tipică a cocainei în Europa a variat între 22 %
Avrupa’da düşen kokain fiyatlarının anlaşılmasıRazlaga zniževanja cen kokaina v Evropi so razlike med državami zelo velike.
Avrupa’da düşen kokain fiyatlarının anlaşılmasıSyyt kokaiinin hintojen laskuun Euroopassa
Avrupa’da düşen kokain fiyatlarının anlaşılmasıZákony na boj proti nezákonnému obchodovaniu s drogami na šírom mori
Avrupa’da düşen kokain fiyatlarının anlaşılmasıZażywanie kokainy w populacji ogólnej
Avrupa’da düşen kokain fiyatlarının anlaşılmasıЗакони за борба с трафика на наркотици в открито море
Avrupa'nın diğer silahlı örgütleri de buraya gelip kendi paylarına düşen silahları alıyormuş.그들의 몫으로 할당된 무기를 전달하기 위해 사르디니아까지 무기를 운반하던 시절이라고 말했습니다.
Avrupa'nın diğer silahlı örgütleri de buraya gelip kendi paylarına düşen silahları alıyormuş.ומוביל אותו כל הדרך לסרדיניה לשם היו מגיעים ארגונים חמושים אחרים מאירופה ואוספים את החלק שלהם מהנשק.
Avrupa'nın diğer silahlı örgütleri de buraya gelip kendi paylarına düşen silahları alıyormuş.ويحملهم معه طوال الطريق إلي سردينيا حيث المنظمات المسلحة من أوربا تأتي وتأخذ نصيبها من الأسلحة .
Avrupa'nın diğer silahlı örgütleri de buraya gelip kendi paylarına düşen silahları alıyormuş.そこにはヨーロッパ中の武装組織が 自分達の分け前を取りに来るのです このサービスで赤い旅団は収入を得
ayaklarının önüne kör bir karga düşene kadar....cadde ai suoi piedi un corvo cieco.
ayaklarının önüne kör bir karga düşene kadar.cayó a sus pies un cuervo ciego.
Aynı sistemde, buna zıt düşen bir fikir daha var: Cevapları uydurmak yerine bulmaya çalışan bilim.Στο ίδιο σύστημα έχουμε μια αντιφατική ιδέα, ονομάζεται επιστήμη, η οποία προσπαθεί να βρει απαντήσεις
Ayrıca, kişi başına düşen gelir de halen bir doların altındaydı.1인당 소득이 여전히 하루에 1달러 미만이었기 때문이었죠.
Ayrıca, kişi başına düşen gelir de halen bir doların altındaydı.וההכנסה לאדם עדיין היתה מתחת לדולר ביום.
Ayrıca, kişi başına düşen gelir de halen bir doların altındaydı.ودخل الفرد كان ما يزال أقل من دولار يومياً.
Ayrıca, kişi başına düşen gelir de halen bir doların altındaydı.そこで ポール ファーマーに電話をし 支援してもらえないか尋ねました
Ayrıca Manaşşeoğullarına düşen payda da Efrayimoğullarına ayrılan kentler ve bunlara bağlı köyler vardı.A mestá, oddelené pre synov Efraimových, boly medzi dedičstvom synov Manassesových, všetky mestá a ich dediny.
Ayrıca Manaşşeoğullarına düşen payda da Efrayimoğullarına ayrılan kentler ve bunlara bağlı köyler vardı.Efraïm kreeg tevens enkele steden in het gebied van de halve stam van Manasse.
Ayrıca Manaşşeoğullarına düşen payda da Efrayimoğullarına ayrılan kentler ve bunlara bağlı köyler vardı.Fiii lui Efraim aveau şi cetăţi deosebite în mijlocul moştenirii fiilor lui Manase, toate cu satele lor.
Ayrıca Manaşşeoğullarına düşen payda da Efrayimoğullarına ayrılan kentler ve bunlara bağlı köyler vardı.그 외에 므낫세 자손의 기업 중에서 에브라임 자손을 위하여 구별한 모든 성읍과 촌락도 있었더라
Ayrıca Manaşşeoğullarına düşen payda da Efrayimoğullarına ayrılan kentler ve bunlara bağlı köyler vardı.Người Ép - ra-im cũng có những thành và làng riêng ra giữa sản_nghiệp của người Ma-na-se .
Ayrıca Manaşşeoğullarına düşen payda da Efrayimoğullarına ayrılan kentler ve bunlara bağlı köyler vardı.Người Ép-ra-im cũng có những thành và làng riêng ra giữa sản nghiệp của người Ma-na-se.
Ayrıca Manaşşeoğullarına düşen payda da Efrayimoğullarına ayrılan kentler ve bunlara bağlı köyler vardı.termasuk beberapa kota kecil dan desa yang terletak di dalam wilayah Manasye
Ayrıca Manaşşeoğullarına düşen payda da Efrayimoğullarına ayrılan kentler ve bunlara bağlı köyler vardı.И города отделены сынам Ефремовым в уделе сынов Манассииных, всегорода с селами их.
Ayrıca Manaşşeoğullarına düşen payda da Efrayimoğullarına ayrılan kentler ve bunlara bağlı köyler vardı.Имаше и градове отделени за ефремците между наследството на манасийците, - всички тия градове със селата им.
Ayrıca Manaşşeoğullarına düşen payda da Efrayimoğullarına ayrılan kentler ve bunlara bağlı köyler vardı.והערים המבדלות לבני אפרים בתוך נחלת בני מנשה כל הערים וחצריהן׃
Ayrıca Manaşşeoğullarına düşen payda da Efrayimoğullarına ayrılan kentler ve bunlara bağlı köyler vardı.مع المدن المفرزة لبني افرايم في وسط نصيب بني منسّى. جميع المدن وضياعها.
Ayrıca Manaşşeoğullarına düşen payda da Efrayimoğullarına ayrılan kentler ve bunlara bağlı köyler vardı.另 外 在 瑪 拿 西 人 地 業 中 、 得 了 些 城 邑 、 和 屬 城 的 村 莊 . 這 都 是 分 給 以 法 蓮 子 孫 的
Ayrıca Manaşşeoğullarına düşen payda da Efrayimoğullarına ayrılan kentler ve bunlara bağlı köyler vardı.另外 在 瑪拿 西人 地 業中 、 得了 些 城邑 、 和 屬城 的 村莊 . 這都 是 分 給 以法 蓮子 孫的
Bağbozumu yaklaşınca, üründen kendisine düşeni almaları için kölelerini bağcılara yolladı.A gdy się przybliżył czas odbierania pożytków, posłał sługi swoje do onych winiarzy, aby odebrali pożytki jej.
Bağbozumu yaklaşınca, üründen kendisine düşeni almaları için kölelerini bağcılara yolladı.A když se přiblížil čas ovoce, poslal služebníky své k vinařům, aby vzali užitky její.
Bağbozumu yaklaşınca, üründen kendisine düşeni almaları için kölelerini bağcılara yolladı.A keď sa priblížil čas ovocia, poslal svojich sluhov k vinárom vziať jeho ovocie.
Bağbozumu yaklaşınca, üründen kendisine düşeni almaları için kölelerini bağcılara yolladı.Cînd a venit vremea roadelor, a trimes pe robii săi la vieri, ca să ia partea lui de rod.
Bağbozumu yaklaşınca, üründen kendisine düşeni almaları için kölelerini bağcılara yolladı.Ðến mùa hái trái , người chủ sai đầy_tớ đến_cùng bọn trồng nho , đặng thâu hoa_lợi .
Bağbozumu yaklaşınca, üründen kendisine düşeni almaları için kölelerini bağcılara yolladı.Ðến mùa hái trái, người chủ sai đầy tớ đến cùng bọn trồng nho, đặng thâu hoa lợi.
Bağbozumu yaklaşınca, üründen kendisine düşeni almaları için kölelerini bağcılara yolladı.E quando chegou o tempo dos frutos, enviou os seus servos aos lavradores, para receber os seus frutos.
Bağbozumu yaklaşınca, üründen kendisine düşeni almaları için kölelerini bağcılara yolladı.In de oogsttijd stuurde hij enkele mannen naar de boeren toe om zijn deel van de oogst op te halen.
Bağbozumu yaklaşınca, üründen kendisine düşeni almaları için kölelerini bağcılara yolladı.실과 때가 가까우매 그 실과를 받으려고 자기 종들을 농부들에게 보내니
Bağbozumu yaklaşınca, üründen kendisine düşeni almaları için kölelerini bağcılara yolladı.Ko se pa približa čas sadu, pošlje hlapce svoje k vinogradnikom, da prejmo pridelke njegove.
Bağbozumu yaklaşınca, üründen kendisine düşeni almaları için kölelerini bağcılara yolladı.Men da Frugttiden nærmede sig, sendte han sine Tjenere til Vingårdsmændene for at få dens Frugter.
Bağbozumu yaklaşınca, üründen kendisine düşeni almaları için kölelerini bağcılara yolladı.Mikor pedig a gyümölcs ideje elérkezett vala, elküldé szolgáit a munkásokhoz, hogy vegyék át az õ gyümölcsét.
Bağbozumu yaklaşınca, üründen kendisine düşeni almaları için kölelerini bağcılara yolladı.När sedan frukttiden nalkades, sände han sina tjänare till vingårdsmännen för att uppbära frukten åt honom.
Bağbozumu yaklaşınca, üründen kendisine düşeni almaları için kölelerini bağcılara yolladı.Pero cuando se acercó el tiempo de la cosecha, envió sus siervos a los labradores para recibir sus frutos
Bağbozumu yaklaşınca, üründen kendisine düşeni almaları için kölelerini bağcılara yolladı.Quando fu il tempo dei frutti, mandò i suoi servi da quei vignaioli a ritirare il raccolto
Bağbozumu yaklaşınca, üründen kendisine düşeni almaları için kölelerini bağcılara yolladı.И когато наближи времето на плодовете изпрати слугите си до земеделците да приберат плодовете му.
Bağbozumu yaklaşınca, üründen kendisine düşeni almaları için kölelerini bağcılara yolladı.Когда же приблизилось время плодов, он послал своихслуг к виноградарям взять свои плоды;
Bağbozumu yaklaşınca, üründen kendisine düşeni almaları için kölelerini bağcılara yolladı.Як же наближила ся пора овощу, післав він слуги свої до виноградарів узяти овощі його.
Bağbozumu yaklaşınca, üründen kendisine düşeni almaları için kölelerini bağcılara yolladı.ויהי בהגיע עת האסיף וישלח עבדיו אל הכרמים לקחת את פריו׃
Bağbozumu yaklaşınca, üründen kendisine düşeni almaları için kölelerini bağcılara yolladı.ولما قرب وقت الاثمار ارسل عبيده الى الكرامين لياخذ اثماره.
Bağbozumu yaklaşınca, üründen kendisine düşeni almaları için kölelerini bağcılara yolladı.收 果 子 的 時 候 近 了 、 就 打 發 僕 人 、 到 園 戶 那 裡 去 收 果 子
Bağbozumu yaklaşınca, üründen kendisine düşeni almaları için kölelerini bağcılara yolladı.收 果子 的 時候 近 了 、 就 打發 僕人 、 到 園戶 那 裡去 收 果子
Bazen belli inançlar oluşturuyoruz. Bu inançlar mantığa ve ters düşen kanıtlara karşı ayakta kalıyor.A volte quando formiamo credenze queste credenze persistono contro logica e prove del contrario.
Bazen belli inançlar oluşturuyoruz. Bu inançlar mantığa ve ters düşen kanıtlara karşı ayakta kalıyor.Manchmal, wenn wir eine Glaube formieren, dann besteht diese Glaube gegen Logik und Gegenbeweise.
Bazen belli inançlar oluşturuyoruz. Bu inançlar mantığa ve ters düşen kanıtlara karşı ayakta kalıyor.Понякога, когато си създаваме вярвания, те са в разрез с логиката или с доказателствата за противното.
İlgili Sayfalar