düşen ile cümle

düşen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Kendi düşen ağlamaz.As you make your bed, so you must lie in it.
Bitap düşene kadar benimle konuşabilirsin ama beni asla ikna edemeyeceksin.You can talk until you're blue in the face, but you'll never convince me.
Düşen faiz oranları otomobil pazarını canlandırdı.Falling interest rates have stimulated the automobile market.
Çatıdan düşen kiremit parçalandı.The tile which fell from the roof broke into pieces.
Düşen at boynunu kırdı.The horse broke its neck when it fell.
Bu ülkede aile başına düşen çocuk sayısı 2'den 1,5'a düştü.In this country the average number of children per family fell from 2 to 1.5.
Burada dolaşırken düşen kayalara dikkat etmelisin.When you walk around here, you have to look out for falling rocks.
Üzerine düşeni yapmadığın için her zaman bahaneler üretiyorsun.You are always making excuses for not doing your share of the work.
O, paranın kendi payına düşenini almakta tereddüt etmediHe did not hesitate in taking his share of the money.
Düşen bir ağaç tarafından hareketsiz kaldı.He was pinned down by a fallen tree.
Düşen elmaların hepsi domuzlar tarafından yenir.All the apples that fall are eaten by the pigs.
Yol düşen ağaçlar tarafından tıkalıydı.The road was obstructed by fallen trees.
Düşen kayalar dağcılar için tehlike oluşturabilir.Falling rocks present a danger to climbers.
Suya düşen yılana sarılır.A drowning man will catch at a straw.
Düşen bütün elmalar domuzlar tarafından yenilir.All of the apples that fall are eaten by the pigs.
Neden kafasına düşen elmayı yemediğini merak ediyorum.I wonder why he didn't eat the apple that fell on his head.
Tom kanepenin arkasına düşen el fenerini el yordamıyla aradı.Tom groped for the flashlight that had fallen behind the couch.
Yağmur bulutlardan düşen sudur.Rain is the water that falls from the clouds.
Yol düşen kayalar tarafından bloke edildi.The road was blocked by fallen rocks.
Düşen kayalar yolu kapattı.Fallen rocks blocked the way.
Çevreyi korumak için herkes kendine düşeni yapabilir.Anyone can do their bit to protect the environment.
Ben üzerime düşeni yaptım.I've done my part.
Kendi payına düşeni yapma vakti geldi.It's about time you did your share of work.
Tom yere düşen biraz yiyeceği yediğinde Mary iğrenmiş görünüyordu.When Tom ate some food that had fallen on the floor, Mary looked disgusted.
Çatıdan düşen kiremitler parçalandı.The tiles that fell from the roof broke into pieces.
Çatıdan düşen fayanslar çok küçük parçalara ayrıldı.The tiles that fell from the roof broke into very small pieces.
İki yıl önce düşen uçağın parçaları Atlantik Okyanusunda bulundu.Two years ago in the Atlantic ocean parts of the crashed plane were found.
Bana düşeni yaptım.I did my part.
Ben üstüme düşeni yaptım.I kept my end of the bargain.
O, düşen kaya tarafından çarpıldı ve anında öldü.He was hit by a falling rock and died instantly.
Ona, düşen bir kaya çarptı ve anında öldü.He was hit by a falling rock and died instantly.
Kendi payıma düşeni yapabilirim.I can carry my own weight.
O yorgun düşene kadar yüzdü ve sonra eve döndü.She swam until she was exhausted and then went back to the house.
Denize düşen yılana sarılır.A drowning man will clutch at a straw.
Üzerine düşeni yapmıyorsun.You're not doing your share.
Kendi üzerine düşeni yaptın.You've done your share.
Tom üzerine düşeni yaptı.Tom has done his part.
Bir kunduz düşen bir ağaç tarafından ezilebilir.A beaver may get crushed by a falling tree.
Tom John'a ölüp yere düşene kadar ateş etti.Tom shot John until he fell to the ground dead.
Son zamanlarda düşen kar, dağı beyaza boyadı, bu gerçekten güzel.The snow that fell recently has coloured the mountain white, it is truly beautiful.
İnsanlar sık ​​sık göktaşlarına "düşen" veya "çekim yapan" yıldızlar derler.People often refer to meteors as "falling" or "shooting" stars.
Raporun bana düşen kısmını zaten yazdım.I've already written my part of the report.
Tom gökyüzünden düşen kar tanelerine baktı.Tom looked at the snowflakes falling from the sky.
Tom pencereden dışarı düşen kara baktı.Tom looked out of the window at the snow falling.
Tom düşen kar tanelerine baktı.Tom looked at the snowflakes falling.
Tom düşen kara baktı.Tom looked at the snow falling.
Düşen bir buz saçağı tarafından bir adam öldü.A man was killed by a falling icicle.
Tom üzerine düşeni yapıyor.Tom is doing his part.
Tom kesinlikle üzerine düşeni yaptı.Tom certainly did his part.
Düşen kayalara dikkat edin!Beware of falling rocks!
Biz sadece üzerimize düşeni yapmak istiyoruz.We just want to do our part.
Tom düşene kadar çalıştı.Tom worked until he dropped.
Düşen hindistancevizlerine dikkat edin.Watch out for falling coconuts.
Tom üzerine düşeni yapıyor, değil mi?Tom is doing his part, isn't he?
Niye herkesin yüzünden düşen bin parça?Why is everybody so sad?
Düşen uçakta ateist olmaz.There are no atheists in foxholes.
Kanepenin arkasına düşen bozuk paraları aldı.He picked up the coins that had fallen behind the sofa.
Yuvadan düşen küçük bir kuşu kurtardık.We saved a little bird who had fallen out of the nest.
Mevcut rejim iktidardan düşene kadar İran'a gitmeyeceğim.I will not go to Iran until the current regime falls from power.
Bu nedenle, O'nun yüzünden, kendi payıma düşen yükü alıyorum.Because of that, because of him, I take my share of burden.
İlgili Sayfalar