düşecekler ile cümle

düşecekler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ve hangisinin ne kadar ağır geldiğine göre, farklı yönlere düşecekler.And depending on which one weighs which amount, they'll fall different directions.
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.There they were in great fear, for God is in the generation of the righteous.
Kıyâmetin kapacağı gün varya, işte o gün batıla sapanlar hep hüsrana düşecekler.The day the Hour is proclaimed the liars will be losers.
Fakat o küfredenlerin kendileri tuzağa düşeceklerdir.So the conspiracy will befall only upon the disbelievers.
Günahkârlar ateşi görmüşler de artık ona düşeceklerini anlamışlardır.And the sinners will see the Fire, and will realize that they will tumble into it.
Aynı duruma Hollanda ve İngiltere koloni imparatorlukları da daha sonra düşeceklerdir.בהמשך הצטרפו לתהליך הקולוניאליזם גם מדינות הולנד, בריטניה וצרפת.
Çul kuşanacak, dehşete düşecekler. Yüzleri utançtan kızaracak, başları tıraş edilecek.A opášu si vrecia, a hrôza ich pokryje, na každej tvári bude stud, a na všetkých ich hlavách bude plešina.
Çul kuşanacak, dehşete düşecekler. Yüzleri utançtan kızaracak, başları tıraş edilecek.Chúng nó sẽ thắt lưng bằng bao gai, bị sự kinh khiếp bao bọc; mọi mặt đều hổ thẹn, mọi đầu đều trọc trọi.
Çul kuşanacak, dehşete düşecekler. Yüzleri utançtan kızaracak, başları tıraş edilecek.Chúng_nó sẽ thắt_lưng bằng bao gai , bị sự kinh khiếp bao_bọc ; mọi mặt đều hổ_thẹn , mọi đầu đều trọc trọi .
Çul kuşanacak, dehşete düşecekler. Yüzleri utançtan kızaracak, başları tıraş edilecek.De klæder sig i Sæk, og Rædsel omhyller dem; alle Ansigter er skamfulde, alle Hoveder skaldede.
Çul kuşanacak, dehşete düşecekler. Yüzleri utançtan kızaracak, başları tıraş edilecek.Felövezkednek zsákkal, és befedi õket rettegés, és minden orczán szégyen, és mindnyájok fején kopaszság.
Çul kuşanacak, dehşete düşecekler. Yüzleri utançtan kızaracak, başları tıraş edilecek.In opasovali se bodo z raševnikom, in groza jih obide in rdečica oblije vse obraze in glave jim oplešijo.
Çul kuşanacak, dehşete düşecekler. Yüzleri utançtan kızaracak, başları tıraş edilecek.I přepáší se žíněmi, a hrůza je přikryje, a na všeliké tváři bude stud, a na všech hlavách jejich lysina.
Çul kuşanacak, dehşete düşecekler. Yüzleri utançtan kızaracak, başları tıraş edilecek.그들이 굵은 베로 허리를 묶을 것이요 두려움이 그들을 덮을 것 이요 모든 얼굴에는 수치가 있고 모든 머리는 대머리가 될 것이 며
Çul kuşanacak, dehşete düşecekler. Yüzleri utançtan kızaracak, başları tıraş edilecek.Se încing cu saci, şi -i apucă groaza. Toate feţele sînt acoperite de ruşine, şi toate capetele sînt rase.
Çul kuşanacak, dehşete düşecekler. Yüzleri utançtan kızaracak, başları tıraş edilecek.Тогда они препояшутся вретищем, и обоймет их трепет; и у всех на лицах будет стыд, и у всех на головах плешь.
Çul kuşanacak, dehşete düşecekler. Yüzleri utançtan kızaracak, başları tıraş edilecek.וחגרו שקים וכסתה אותם פלצות ואל כל פנים בושה ובכל ראשיהם קרחה׃
Çul kuşanacak, dehşete düşecekler. Yüzleri utançtan kızaracak, başları tıraş edilecek.ويتنطقون بالمسح ويغشاهم رعب وعلى جميع الوجوه خزي وعلى جميع رؤوسهم قرع.
Çul kuşanacak, dehşete düşecekler. Yüzleri utançtan kızaracak, başları tıraş edilecek.要 用 麻 布 束 腰 、 被 戰 兢 所 蓋 . 各 人 臉 上 羞 愧 、 頭 上 光 禿
Çul kuşanacak, dehşete düşecekler. Yüzleri utançtan kızaracak, başları tıraş edilecek.要 用 麻布 束腰 、 被 戰兢 所 蓋 . 各 人 臉上 羞愧 、 頭 上 光 禿
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.(13:5) Там убоятся они страха, ибо Бог в роде праведных.
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Achar-se-ão ali em grande pavor, porque Deus está na geração dos justos.
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Af Rædsel gribes de da, thi Gud er i de retfærdiges Slægt.
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Allí temblarán de espanto, porque Dios está con la generación de los justos
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.C`est alors qu`ils trembleront d`épouvante, Quand Dieu paraîtra au milieu de la race juste.
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Chúng nó bị cơn kinh khiếp áp bắt, Vì Ðức Chúa Trời ở giữa dòng dõi kẻ công bình.
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Chúng_nó bị cơn kinh khiếp áp bắt , Vì_Ðức_Chúa_Trời ở giữa dòng_dõi kẻ công_bình .
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Da forferdes de såre; for Gud er med den rettferdige slekt.
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Da fürchten sie sich; denn Gott ist bei dem Geschlecht der Gerechten.
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Ei vor tremura de spaimă, cînd Se va arăta Dumnezeu în mijlocul neamului neprihănit.
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Jo, där överföll dem förskräckelse -- ty Gud är hos de rättfärdigas släkte.
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.저희가 거기서 두려워하고 두려워하였으니 하나님이 의인의 세대에 계심이로다
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Majd rettegnek rettegéssel, mert Isten az igaz nemzetséggel van!
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Non invocano Dio: tremeranno di spavento, perché Dio è con la stirpe del giusto
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Opeens krijgen zij de schrik te pakken; paniek overvalt hun: Het blijkt dat God de Zijnen terzijde staat.
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Orang jahat akan sangat ketakutan, sebab Allah melindungi orang yang taat kepada-Nya
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Siinä heidät valtaa kauhu, sillä Jumala on läsnä vanhurskasten sukukunnassa.
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Tam sa raz budú náramne desiť; lebo Hospodin je v pokolení spravedlivého.
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Tam się bardzo ulękną, gdyż Bóg jest przy narodzie sprawiedliwego.
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Tehdáž se náramně strašiti budou; nebo Bůh jest v rodině spravedlivého.
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Tu se preplašijo od groze, ker Bog je na strani pravičnemu rodu.
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Εκει εφοβηθησαν φοβον διοτι ο Θεος ειναι εν τη γενεα των δικαιων.
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Тогава Ги нападна голям страх; Защото Бог е в поколението на праведните.
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.שם פחדו פחד כי אלהים בדור צדיק׃
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.‎هناك خافوا خوفا لان الله في الجيل البار‎.
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.他 們 在 那 裡 大 大 的 害 怕 、 因 為 神 在 義 人 的 族 類 中
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.他 們在 那 裡 大大 的 害怕 、 因 為神 在 義人 的 族類中
Mesela su damlaları havada yüzmez. Rüzgardan etkilenip uçmayacak kadar büyüklerse yere düşeceklerdir.Vezměte si třeba kapky vody, ty se nevznášejí.
Mesela su damlaları havada yüzmez. Rüzgardan etkilenip uçmayacak kadar büyüklerse yere düşeceklerdir.נראה ליפול לכדור הארץ, כי אם חלקיקי המים, הם לא רק צפים למעלה.
Mesela su damlaları havada yüzmez. Rüzgardan etkilenip uçmayacak kadar büyüklerse yere düşeceklerdir.ويبدو أن تقع على الأرض أنه إذا كان لديك جزيئات الماء، أنهم لا مجرد تعدت حتى
Rüzgardan etkilenip uçmayacak kadar büyüklerse yere düşeceklerdir.Dat je geen mensen hebt die rondzweven, ze vallen naar beneden.
Rüzgardan etkilenip uçmayacak kadar büyüklerse yere düşeceklerdir.항상 아래로 떨어집니다
Senin kalelerin incir ağacının ilk olgunlaşan meyvesi gibidir. Bir silkeleyişte yiyenin ağzına düşecekler.Alle dine Fæstninger er Figener og tidligmoden Frugt; når de rystes, falder de den spisende i Munden.
Senin kalelerin incir ağacının ilk olgunlaşan meyvesi gibidir. Bir silkeleyişte yiyenin ağzına düşecekler.너의 모든 산성은 무화과나무의 처음 익은 열매가 흔들기만 하면 먹는 자의 입에 떨어짐과 같으리라
Senin kalelerin incir ağacının ilk olgunlaşan meyvesi gibidir. Bir silkeleyişte yiyenin ağzına düşecekler.Minden erõsséged olyan, mint a zsenge gyümölcsû fügefa; ha megrázatnak, az evõ szájába hullnak.
Senin kalelerin incir ağacının ilk olgunlaşan meyvesi gibidir. Bir silkeleyişte yiyenin ağzına düşecekler.Všecky tvé pevnosti jsou jako fíkové s ovocem ranním, jimž jakž se zatřese, prší do úst toho, kdož by jedl.
Senin kalelerin incir ağacının ilk olgunlaşan meyvesi gibidir. Bir silkeleyişte yiyenin ağzına düşecekler.Všetky tvoje hrady budú jako fíky so skorými fíkami; ak ich zatrasú, padnú do úst toho, kto ide jesť.
Senin kalelerin incir ağacının ilk olgunlaşan meyvesi gibidir. Bir silkeleyişte yiyenin ağzına düşecekler.כל מבצריך תאנים עם בכורים אם ינועו ונפלו על פי אוכל׃
Senin kalelerin incir ağacının ilk olgunlaşan meyvesi gibidir. Bir silkeleyişte yiyenin ağzına düşecekler.جميع قلاعك اشجار تين بالبواكير اذا انهزّت تسقط في فم الآكل.
Senin kalelerin incir ağacının ilk olgunlaşan meyvesi gibidir. Bir silkeleyişte yiyenin ağzına düşecekler.你 一 切 保 障 必 像 無 花 果 樹 上 初 熟 的 無 花 果 . 若 一 搖 撼 、 就 落 在 想 喫 之 人 的 口 中
İlgili Sayfalar