düşecek ile cümle

düşecek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Öğretmen olma hayalimse suya düşecekti.Well, my dream of becoming a teacher will not come to pass.
Yani kütleyi büyütmek isterseniz- iki katına çıkarmak isterseniz- hızlanma yarıya düşecektir.If you make the mass larger...if you double it, then your acceleration will be half as much.
Kolum dusecek!Ac agzini!My arm's going to fall off! "Open up!"
Böylece park ihtiyacı, trafik sıkışıklığı, CO2 salınımı tabi ki de düşecek.The demand for parking, of course, is down, congestion and the CO2 emissions.
Benim detaylı hisse senedi analizlerime göre bu hissenin fiyatı 50 $'a kadar düşecek.I think it's going to fall to $50, based on my deep stock analysis.
Şimdi talep miktarı e-kitabımı indiren 40.000 kişiye düşecek. .Now the quantity demanded goes down to 40,000 people downloading it.
Yani, söylemek zorundayım, bu iki bölüme düşecek.So, what I have to say will fall into those two parts.
Hayatım tehlikeye girecekse girsin, Canım zora düşecekse düşsün.Why should I take my flesh in my teeth, and put my life in my hand?
Adımlarının gücü zayıflayacak, Kurduğu düzene kendi düşecek.The steps of his strength shall be shortened. His own counsel shall cast him down.
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.There they were in great fear, for God is in the generation of the righteous.
Yine de insanlar gibi öleceksiniz, Sıradan bir önder gibi düşeceksiniz!››Nevertheless you shall die like men, and fall like one of the rulers."
Birçokları sendeleyip düşecek, parçalanacak, Tuzağa düşüp ele geçecek.››Many will stumble over it, fall, be broken, be snared, and be captured."
Dokumacılar bunalacak, Ücretliler sıkıntıya düşecek.The pillars will be broken in pieces. All those who work for hire will be grieved in soul.
Asur RABbin sesiyle dehşete düşecek, Onun değneğiyle vurulacak.For through the voice of Yahweh the Assyrian will be dismayed. He will strike him with his rod.
Allah hüküm verir. O'nun hükmünün peşine düşecek yoktur.It is for God to judge; and there is none to reverse His judgement.
Gözler zillet içinde düşecek.Eyes be lowered in submission.
Bundan dolayı, neredeyse gökler çatlayacak, yer yarılacak, dağlar yıkılıp düşecektir!Which would cleave the skies asunder, rend the earth, and split the mountains,
Kıyâmetin kapacağı gün varya, işte o gün batıla sapanlar hep hüsrana düşecekler.The day the Hour is proclaimed the liars will be losers.
Cehennem pusuda... her an eline düşecek avlarını gözlemektedir.Certainly Hell lies in wait,
Dediler ki: "ALLAH'a andolsun, Yusuf'u anmaya devam edersen ya hasta düşeceksin veya öleceksin.""By God," said they, "you will never stop thinking of Joseph till you are consumed or perish."
Sonra sizin için peşinize düşecek birini de bulamazsınızThen you will not find any avenger against Us.
Asıl tuzağa düşecek olanlar, o inkar edenlerin kendileridir.So the conspiracy will befall only upon the disbelievers.
Fakat (asıl) ‘o inkar edenler hileli-düzene düşecek olanlardır.So the conspiracy will befall only upon the disbelievers.
Asıl tuzağa düşecek olanlar, inkar edenlerdir.So the conspiracy will befall only upon the disbelievers.
Fakat o küfredenlerin kendileri tuzağa düşeceklerdir.So the conspiracy will befall only upon the disbelievers.
O'nun hükmünün peşine düşecek yoktur. Ve O, hesabı pek çabuk görendir.God judges; none repels His judgment; He is swift at the reckoning.
Bu karşılaşmayı siz kararlaştırsaydınız karşılaşma konusunda anlaşmazlığa düşecektiniz.And if ye had mutually appointed ye would surely have failed the appointment.
Firavun, kıyamet gününde kavminin önüne düşecek ve onları (çekip) ateşe götürecektir.He will precede his people on the Day of Resurrection, and will lead them into the Fire.
Günahkârlar ateşi görmüşler de artık ona düşeceklerini anlamışlardır.And the sinners will see the Fire, and will realize that they will tumble into it.
O, kıyamet günü halkının önüne düşecek, onları ateşe götürecektir.He will precede his people on the Day of Resurrection, and will lead them into the Fire.
Sözcük dağarcığı bu kadar zaman sonra bir not düşecektir:Vocabulary drops one grade after this much time:
İktidardaki Sosyal Demokratlarla müttefiklerine ise 65 sandalye düşecek.The ruling Social Democrats and their allies will have 65 seats.
Plana göre, şirketlerin elektrik faturaları yüzde 33 oranında düşecek.Under the plan, firms would see their electricity bill drop by 33 per cent.
Fiyatlar artarken, özel harcamalar düşecektir.Prices would increase, while private spending decrease.
Anayasa Mahkemesi kararı sonrasında park cezaları büyük oranda düşecek. [Arşiv]Parking fines will diminish drastically after the Constitutional Court's ruling. [File]
Bu pozisyonların tamamı dolduğu takdirde, işsizlik oranı yüzde 9,2’ye düşecek.If all are filled, the unemployment rate will drop to 9.2%.
Maliyet sadece bakanların maaşları neyse o kadar düşecek.Costs reductions are only by the amount of ministers' salaries.
Bu telefondan birkaç saat sonra, Miliç’in evinin 10 km yakınına ilk bombalar düşecektir.The first bombs would be dropped just 10km from Milic's home, mere hours after the call.
Tabii varlıklar da benzer bir indirime maruz kalarak yüzde 40'tan yüzde 35'e düşecek.Natural entities would have a similar cut, from 40 per cent to 35 per cent.
Belki iki kuşak görevde yenik düşecek ama yine de yapılması gerekiyor."[1]Two generations perhaps, will succumb in the task, and yet it must be done." [1]
T'Chaka, Kleiser'ı yener ve oradan uzaklaşır ancak yaralarına yenik düşecektir.T'Chaka defeats and drives off Kleiser, but succumbs to his wounds.
Asteroit, çarpışma gereçekleşirse büyük olasılıkla Büyük Okyanus'a düşecektir.The asteroid would most likely impact the Pacific Ocean.
Doğru zaman ve yerde Tanrısizin peşinize düşecektir.Am Höhepunkt greift Gott rettend ein.
Her birine bir pay düşecek biçimde dört parçaya böldüler.Die Früchte zerfallen in vier Teilfrüchte mit jeweils einem Samen.
Bir adım daha atsan merdivenlerden düşecektin.Encore une marche, et tu serais tombé des escaliers.
Elbette ki Silent Hill'e yolu düşecektir.Le trajet vers Silent Hill est long, la nuit tombe.
Negi griūsi? : Gerçekten düşecek misin?(復活!!涙のオタク激白?)
Savaşın ardından Sezar bir süre sonra düşecek olan Thapsus'un kuşatmasını yenilemiştir.Après la bataille, César reprend le siège de Thapsus, qui finit par tomber.
Fakat aynı zamanda imkansız bir aşkın pençesine düşecektir.C'est aussi une poignante histoire d'amour impossible.
Biz Bu Hallere Düşecek Adam Mıydık?Étais-ce le cap que je devais prendre?
Ve düşman benim yere gelse kuvvetlerim çok kötü bir duruma düşecekti.Si el enemigo penetra en tu territorio tus tropas atacaran.
Biz Bu Hallere Düşecek Adam Mıydık?¿Quién planeó este asesinato?
(Nerdeyse düşecektim, düşme noktasına geldim, ama düşmedim)' 'Öle-yazdım.Corremmo giù, e quando eravamo appena giunti fuori, mi sono svegliata».
Plan başarılı olacak ve Sharpe adamlarıyla beraber tuzağa düşecektir.Gli agenti finiscono in una trappola e l’agente Sharpe viene catturata.
Biz Bu Hallere Düşecek Adam Mıydık?Но кто этот человек, падающий с неба?
Kaçış yoktur ölümden: Herkes düşecektir karanlığa, damarlarında tanrı kanı akanlar bile.Лужа крови: грешников бросают в лужу крови, причём кровь льётся изо всех отверстий в теле.
Grup birincileri Liga II'ye yükselip, sonuncuları ise Liga 4'e düşecektir.Это автоматически означало вылет клуба на 2 класса ниже, то есть в IV лигу.
Çin gibi bazı Asya ülkelerinin büyümesi sonucu benzin kullanımını artırırken üretim düşecektir.ونتيجة لنمو بعض الدول الآسيوية مثل الصين فقد قل الإنتاج في حين زيادة استخدام البنزين.
Eğer ilk hızı yavaş ise, bilindiği üzere hemen dünya yüzeyine düşecektir.إذا كانت سرعة منخفضة، فانها ببساطة تقع مرة أخرى على الأرض.
Yaklaşık 50 milyon yıl içinde Mars'a düşecek ya da parçalanarak Mars çevresinde bir halka oluşturacaktır.وفي مدى 50 مليون سنه، اما ان يرتطم بالمريخ، أو يدور حوله في حلقات.
İlgili Sayfalar