düşecek ile cümle
düşecek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Rahmi vücudundan düşecekti, kelimenin tam anlamıyla.L'utérus tomberait, littéralement tomberait hors du corps.
Rahmi vücudundan düşecekti, kelimenin tam anlamıyla.Macica wypadłaby, dosłownie wypadłaby z ciała.
Rahmi vücudundan düşecekti, kelimenin tam anlamıyla.Maternica by vám vypadla, doslova by Vám vypadla z tela.
Rahmi vücudundan düşecekti, kelimenin tam anlamıyla.O útero cairia, literalmente cairia corpo abaixo.
Rahmi vücudundan düşecekti, kelimenin tam anlamıyla.Rahim akan jatuh, benar-benar keluar dari tubuh.
Rahmi vücudundan düşecekti, kelimenin tam anlamıyla.Tử cung sẽ bị bong ra, nghĩa đen là rơi ra khỏi cơ thể.
Rahmi vücudundan düşecekti, kelimenin tam anlamıyla.Uterul i-ar cădea, la propriu ar cădea din corp.
Rahmi vücudundan düşecekti, kelimenin tam anlamıyla.Η μήτρα θα έπεφτε, κυριολεκτικά έξω από το σώμα.
Rahmi vücudundan düşecekti, kelimenin tam anlamıyla.И матка, в буквальном смысле, может выпасть из тела.
Rahmi vücudundan düşecekti, kelimenin tam anlamıyla.Матката щяла да падне, буквално да изпадне от тялото.
Rahmi vücudundan düşecekti, kelimenin tam anlamıyla.הרחם היה נופל, ממש נופל מחוץ לגוף.
Rahmi vücudundan düşecekti, kelimenin tam anlamıyla.كان يعتقد انه قد يتمزق .. وقد يسقط !
Rahmi vücudundan düşecekti, kelimenin tam anlamıyla.マラソンはたくさん見てきましたが
Rüzgardan etkilenip uçmayacak kadar büyüklerse yere düşeceklerdir.Dat je geen mensen hebt die rondzweven, ze vallen naar beneden.
Rüzgardan etkilenip uçmayacak kadar büyüklerse yere düşeceklerdir.항상 아래로 떨어집니다
Sadece -eğer fiyatlar öylesine düşecek olursalidé si najednou budou připadat bohatší.
Sanırım uzun kalırsam, Şef Oh kötü duruma düşecek.Ha tovább maradok, azt hiszem, az csak kellemetlenebb lesz magának, Oh úr.
Sanırım uzun kalırsam, Şef Oh kötü duruma düşecek.Si je reste ici plus longtemps, je pense que ça vous mettra encore plus mal à l'aise, M. Oh.
Sanırım uzun kalırsam, Şef Oh kötü duruma düşecek.Νομίζω ότι αν μείνω κι άλλο, ο Αρχηγός Ο θα έρθει σε δύσκολη θέση.
Sanırım uzun kalırsam, Şef Oh kötü duruma düşecek.اعتقد انني لو بقيت اكثر سيكون السيد اوه في موقف محرج
‹‹Sen de, ey firavun, düşecek ve kılıçla öldürülenlerle birlikte sünnetsizlerin arasına konacaksın.Ale ty budeš skrúšený medzi neobrezancami a budeš ležať s pobitými od meča.
‹‹Sen de, ey firavun, düşecek ve kılıçla öldürülenlerle birlikte sünnetsizlerin arasına konacaksın.Così tu giacerai fra i non circoncisi e con i trafitti di spada
‹‹Sen de, ey firavun, düşecek ve kılıçla öldürülenlerle birlikte sünnetsizlerin arasına konacaksın.I ty mezi neobřezanci potřín budeš, a lehneš s zbitými mečem.
‹‹Sen de, ey firavun, düşecek ve kılıçla öldürülenlerle birlikte sünnetsizlerin arasına konacaksın.I ty w pośrodku nieobrzezaóców starty będziesz, i będziesz leżał między pobitymi mieczem.
‹‹Sen de, ey firavun, düşecek ve kılıçla öldürülenlerle birlikte sünnetsizlerin arasına konacaksın.Ja, också du skall bliva krossad bland de oomskurna och få ligga bland dem som äro slagna med svärd.
‹‹Sen de, ey firavun, düşecek ve kılıçla öldürülenlerle birlikte sünnetsizlerin arasına konacaksın.오직 너는 할례 받지 못한 자와 일반으로 패망할 것임이여 칼에 살륙 당한 자와 함께 누우리로다
‹‹Sen de, ey firavun, düşecek ve kılıçla öldürülenlerle birlikte sünnetsizlerin arasına konacaksın.Mas tu serás quebrado no meio dos incircuncisos, e jazerás com os que foram mortos a espada.
‹‹Sen de, ey firavun, düşecek ve kılıçla öldürülenlerle birlikte sünnetsizlerin arasına konacaksın.Nhưng ngươi sẽ bị gãy ở giữa những kẻ chưa chịu cắt bì , và sẽ nằm chung với những kẻ bị giết bởi gươm .
‹‹Sen de, ey firavun, düşecek ve kılıçla öldürülenlerle birlikte sünnetsizlerin arasına konacaksın.Nhưng ngươi sẽ bị gãy ở giữa những kẻ chưa chịu cắt bì, và sẽ nằm chung với những kẻ bị giết bởi gươm.
‹‹Sen de, ey firavun, düşecek ve kılıçla öldürülenlerle birlikte sünnetsizlerin arasına konacaksın.Og du, midt iblandt uomskårne skal du bli knust og ligge hos dem som er drept med sverdet.
‹‹Sen de, ey firavun, düşecek ve kılıçla öldürülenlerle birlikte sünnetsizlerin arasına konacaksın.Også du skal ligge knust imellem de uomskårne, blandt de sværdslagne.
‹‹Sen de, ey firavun, düşecek ve kılıçla öldürülenlerle birlikte sünnetsizlerin arasına konacaksın.Sinutkin muserretaan ympärileikkaamattomien joukossa, ja sinä saat maata miekallasurmattujen parissa.
‹‹Sen de, ey firavun, düşecek ve kılıçla öldürülenlerle birlikte sünnetsizlerin arasına konacaksın.Şi tu vei fi zdrobit în mijlocul celor netăiaţi împrejur, şi te vei culca împreună cu cei ucişi de sabie!
‹‹Sen de, ey firavun, düşecek ve kılıçla öldürülenlerle birlikte sünnetsizlerin arasına konacaksın.Te is a körülmetéletlenek közt rontatol meg, és fekszel a fegyverrel megölettek mellett.
‹‹Sen de, ey firavun, düşecek ve kılıçla öldürülenlerle birlikte sünnetsizlerin arasına konacaksın.Toi aussi, tu seras brisé au milieu des incirconcis; Tu seras couché avec ceux qui sont morts par l`épée.
‹‹Sen de, ey firavun, düşecek ve kılıçla öldürülenlerle birlikte sünnetsizlerin arasına konacaksın.Tudi ti, Egipt, bodeš strt sredi neobrezancev, in ležal boš ž njimi, ki so pobiti z mečem.
‹‹Sen de, ey firavun, düşecek ve kılıçla öldürülenlerle birlikte sünnetsizlerin arasına konacaksın.Tú, pues, serás quebrantado entre los incircuncisos, yacerás con los muertos a espada
‹‹Sen de, ey firavun, düşecek ve kılıçla öldürülenlerle birlikte sünnetsizlerin arasına konacaksın.Ναι, συ θελεις συντριφθη εν μεσω των απεριτμητων, και θελεις κοιτεσθαι μετα των τεθανατωμενων εν μαχαιρα.
‹‹Sen de, ey firavun, düşecek ve kılıçla öldürülenlerle birlikte sünnetsizlerin arasına konacaksın.И ты будешь сокрушен среди необрезанных и лежать с пораженными мечом.
‹‹Sen de, ey firavun, düşecek ve kılıçla öldürülenlerle birlikte sünnetsizlerin arasına konacaksın.Но и ти ще бъдеш сломен всред необрязаните, и ще лежиш с убитите от нож.
‹‹Sen de, ey firavun, düşecek ve kılıçla öldürülenlerle birlikte sünnetsizlerin arasına konacaksın.ואתה בתוך ערלים תשבר ותשכב את חללי חרב׃
‹‹Sen de, ey firavun, düşecek ve kılıçla öldürülenlerle birlikte sünnetsizlerin arasına konacaksın.اما انت ففي وسط الغلف تنكسر وتضطجع مع القتلى بالسيف.
‹‹Sen de, ey firavun, düşecek ve kılıçla öldürülenlerle birlikte sünnetsizlerin arasına konacaksın.法 老 阿 、 你 必 在 未 受 割 禮 的 人 中 敗 壞 、 與 那 些 被 殺 的 人 一 同 躺 臥
‹‹Sen de, ey firavun, düşecek ve kılıçla öldürülenlerle birlikte sünnetsizlerin arasına konacaksın.法老 阿 、 你 必 在 未受 割禮 的 人 中 敗壞 、 與 那些 被 殺 的 人 一同 躺臥
Senin kalelerin incir ağacının ilk olgunlaşan meyvesi gibidir. Bir silkeleyişte yiyenin ağzına düşecekler.Alle dine Fæstninger er Figener og tidligmoden Frugt; når de rystes, falder de den spisende i Munden.
Senin kalelerin incir ağacının ilk olgunlaşan meyvesi gibidir. Bir silkeleyişte yiyenin ağzına düşecekler.너의 모든 산성은 무화과나무의 처음 익은 열매가 흔들기만 하면 먹는 자의 입에 떨어짐과 같으리라
Senin kalelerin incir ağacının ilk olgunlaşan meyvesi gibidir. Bir silkeleyişte yiyenin ağzına düşecekler.Minden erõsséged olyan, mint a zsenge gyümölcsû fügefa; ha megrázatnak, az evõ szájába hullnak.
Senin kalelerin incir ağacının ilk olgunlaşan meyvesi gibidir. Bir silkeleyişte yiyenin ağzına düşecekler.Všecky tvé pevnosti jsou jako fíkové s ovocem ranním, jimž jakž se zatřese, prší do úst toho, kdož by jedl.
Senin kalelerin incir ağacının ilk olgunlaşan meyvesi gibidir. Bir silkeleyişte yiyenin ağzına düşecekler.Všetky tvoje hrady budú jako fíky so skorými fíkami; ak ich zatrasú, padnú do úst toho, kto ide jesť.
Senin kalelerin incir ağacının ilk olgunlaşan meyvesi gibidir. Bir silkeleyişte yiyenin ağzına düşecekler.כל מבצריך תאנים עם בכורים אם ינועו ונפלו על פי אוכל׃
Senin kalelerin incir ağacının ilk olgunlaşan meyvesi gibidir. Bir silkeleyişte yiyenin ağzına düşecekler.جميع قلاعك اشجار تين بالبواكير اذا انهزّت تسقط في فم الآكل.
Senin kalelerin incir ağacının ilk olgunlaşan meyvesi gibidir. Bir silkeleyişte yiyenin ağzına düşecekler.你 一 切 保 障 必 像 無 花 果 樹 上 初 熟 的 無 花 果 . 若 一 搖 撼 、 就 落 在 想 喫 之 人 的 口 中
Senin kalelerin incir ağacının ilk olgunlaşan meyvesi gibidir. Bir silkeleyişte yiyenin ağzına düşecekler.你 一切 保障 必 像 無花果 樹上 初 熟 的 無花果 . 若 一 搖撼 、 就 落在 想 喫 之 人 的 口中
Seung Jo'nun yüzü düşecek ( sanırım kötü gözden bahsediyor ) <i> Hayal gücünüz bir oyun olacak.La faccia di Seung Jo cadrà. <i> La vostra immaginazione diventerà un gioco.
Seung Jo'nun yüzü düşecek ( sanırım kötü gözden bahsediyor ) <i> Hayal gücünüz bir oyun olacak.Le visage de Seung Jo va tomber. <i> Ton Imagination Deviendra un Jeu.
Seung Jo'nun yüzü düşecek ( sanırım kötü gözden bahsediyor ) <i> Hayal gücünüz bir oyun olacak.<i>あなたの想像がゲームになる あなたの想像がゲームになる
Seung Jo'nun yüzü düşecek ( sanırım kötü gözden bahsediyor ) <i> Hayal gücünüz bir oyun olacak.Mặt của Seung Jo sẽ rớt xuống mất. <i>Trí Tưởng Tượng của Bạn sẽ Trở Thành Game.
Seung Jo'nun yüzü düşecek ( sanırım kötü gözden bahsediyor ) <i> Hayal gücünüz bir oyun olacak.Sa nu-i cada fata lui Seung Jo... <i> Imaginatia ta va deveni un joc.</i>
Seung Jo'nun yüzü düşecek ( sanırım kötü gözden bahsediyor ) <i> Hayal gücünüz bir oyun olacak.Seung Jojev obraz bo odpadel. <i>Vaša domišljija se bo prelevila v igro.
Seung Jo'nun yüzü düşecek ( sanırım kötü gözden bahsediyor ) <i> Hayal gücünüz bir oyun olacak.Seung Jo's ansikte kommer å ramla av. <i>Din dröm kommer å bli ett spel
İlgili Sayfalar