düşürdüm ile cümle
düşürdüm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Üzgünüm, bıçağımı düşürdüm.I'm sorry, I dropped my knife.
Her şeyi düşürdüm ve bunun için Boston'dan çıkan ilk uçağı yakaladım.She has a negative attitude toward life.
Anahtarlarımı düşürdüm.I dropped my keys.
Ailemin saygınlığına gölge düşürdüm.I have dishonored my family.
Affedersiniz, yemek çubuklarımı düşürdüm.Excuse me, I dropped my chopsticks.
Onu ben düşürdüm.I let it fall.
Elmamı düşürdüm.I dropped my apple.
Sandvicimi düşürdüm.I dropped my sandwich.
Tuttuğum kalemi düşürdüm.I dropped the pencil I was holding.
Yanlışlıkla tabağı düşürdüm.I dropped the plate accidentally.
Ben birini düşürdüm.I dropped one.
Sürahiyi düşürdüm ve o kırıldı.I dropped the pitcher and it broke.
Anne, oyuncağımı düşürdüm. Onu benim için alabilir misin?Mom, I dropped my toy. Can you get it for me?
Onu çöp bacasına düşürdüm sonra da almayı unuttum.I dropped it into the garbage chute and forgot about it.
Her şeyi düşürdüm ve koştum.I dropped everything and ran.
Anahtarımı buralarda bir yere düşürdüm.I dropped my key somewhere around here.
Topu düşürdüm.I dropped the ball.
Kupayı düşürdüm.I dropped the cup.
Ben vazoyu düşürdüm.I dropped the vase.
Bardağı düşürdüm.I dropped the glass.
Bir şey düşürdüm.I dropped something.
Bir çatal düşürdüm.I dropped a fork.
Kaşığımı düşürdüm.I dropped my spoon.
Kalemimi düşürdüm.I dropped my pencil.
Tom'u tuzağa düşürdüm.I trapped Tom.
Düşürdüm, kırdım) Al geni da gel.(Bevi e fuggi ... te'n prego, o Gennaro!)
Baba, onun yolunu koltuğunu Sendeleyen ve bizzat kendi düşürdüm yokladı.The father groped his way tottering to his chair and let himself fall in it.
Telefonumu tuvalete düşürdüm."I dropped my phone in the toilet."
Şimdi sırf mevzu bahis sensin diye, kendimi komik duruma düşürdüm..Because of you, now I look funny.
Şimdi, ben sadece mal varlığımı düşürdüm ama net varlığımı değiştirmedim.Now, I just reduced my assets, but I didn't change my equity.
Nerede gördün onu? Kileri soyuyordu. Önce sıçan zannettim, korkudan süt kovasını düşürdüm.I thought it was a rat.
Anahtarlarımı düşürdüm.Ich habe meine Schlüssel fallenlassen.
Elmamı düşürdüm.Ich habe meinen Apfel fallenlassen.
Küpemi düşürdüm.Ich haben meinen Ohrring fallen lassen.
Olay hakkında "Kendimi küçük düşürdüm" diyordu.وقالت عن هذا الحادث، "لقد جعلت من نفسي أضحوكة ".
Düşürdüm, kırdım) Al geni da gel.(Aj, jag är sårad!), och högg tag i von Essen.
Olay hakkında "Kendimi küçük düşürdüm" diyordu.Ο συγγραφέας δήλωσε πως «κλέβουν ξεδιάντροπα ο ένας από τον άλλο».
Olay hakkında "Kendimi küçük düşürdüm" diyordu.Han sa at hun hadde blitt «prakket på ham».
Düşürdüm, kırdım) Al geni da gel.Duyên khởi và Vô ngã (zh.
Düşürdüm, kırdım) Al geni da gel.『アカメが斬る!』(アカメがきる、Akame ga KILL!
Olay hakkında "Kendimi küçük düşürdüm" diyordu.「かわいくしてみようと思った」とは本人の談。
Düşürdüm, kırdım) Al geni da gel.תפשו אותו והוליכוהו, אל יימלט.
Baba, onun yolunu koltuğunu Sendeleyen ve bizzat kendi düşürdüm yokladı."At, dass er die Türklinke griff, schlug die Tür zu, und schloss sie ab.
Baba, onun yolunu koltuğunu Sendeleyen ve bizzat kendi düşürdüm yokladı.Ayah meraba-raba jalan terhuyung-huyung ke kursi dan membiarkan dirinya jatuh di dalamnya.
Baba, onun yolunu koltuğunu Sendeleyen ve bizzat kendi düşürdüm yokladı.Az apa tapogatózott útját düledező az ő székre, és hagyja maga esik bele.
Baba, onun yolunu koltuğunu Sendeleyen ve bizzat kendi düşürdüm yokladı.Der Vater tastete sich schwankend auf seinem Stuhl und ließ sich in ihn fallen.
Baba, onun yolunu koltuğunu Sendeleyen ve bizzat kendi düşürdüm yokladı.De vader betast zijn weg wankelende naar zijn stoel en liet zich vallen in.
Baba, onun yolunu koltuğunu Sendeleyen ve bizzat kendi düşürdüm yokladı.El padre abrió paso tambaleante a su silla y se dejó caer en ella.
Baba, onun yolunu koltuğunu Sendeleyen ve bizzat kendi düşürdüm yokladı.Faderen famlede vaklende til sin stol og lod sig falde i det.
Baba, onun yolunu koltuğunu Sendeleyen ve bizzat kendi düşürdüm yokladı.Fadern trevade sig stapplande till sin stol och lät sig falla i den.
Baba, onun yolunu koltuğunu Sendeleyen ve bizzat kendi düşürdüm yokladı.Il padre tentare la strada barcollando alla sua sedia e lasciò cadere in essa.
Baba, onun yolunu koltuğunu Sendeleyen ve bizzat kendi düşürdüm yokladı.Isä haparoi tiensä tottering hänen tuoli ja antoi itsensä pudota siihen.
Baba, onun yolunu koltuğunu Sendeleyen ve bizzat kendi düşürdüm yokladı.Le père tâtons chancelant à sa chaise et se laissa tomber dedans.
Baba, onun yolunu koltuğunu Sendeleyen ve bizzat kendi düşürdüm yokladı.Người cha sờ mó theo cách của mình đang lung lay chiếc ghế của mình và để mình rơi vào nó.
Baba, onun yolunu koltuğunu Sendeleyen ve bizzat kendi düşürdüm yokladı.Oče groped svojo pot Klecajući na stolu in pustite, da sam pade v njem.
Baba, onun yolunu koltuğunu Sendeleyen ve bizzat kendi düşürdüm yokladı.Ojciec po omacku chwiejny na krześle i dał spadek w nim.
Baba, onun yolunu koltuğunu Sendeleyen ve bizzat kendi düşürdüm yokladı.O pai tateou seu caminho cambaleante para a sua cadeira e deixe-se cair nele.
Baba, onun yolunu koltuğunu Sendeleyen ve bizzat kendi düşürdüm yokladı.Otec tápal potácať sa na stoličku a nechal pád v ňom.
Baba, onun yolunu koltuğunu Sendeleyen ve bizzat kendi düşürdüm yokladı.Otec tápal potácet se na židli a nechal pád v něm.
Baba, onun yolunu koltuğunu Sendeleyen ve bizzat kendi düşürdüm yokladı.Tatăl său se clatină groped cale să prezideze lui, apoi permiteţi să cadă în ea.