düşürdü ile cümle
düşürdü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ağa düşürdün bizi, Sırtımıza ağır yük vurdun.Fizeste-nos entrar no laço; pesada carga puseste sobre os nossos lombos.
Ağa düşürdün bizi, Sırtımıza ağır yük vurdun.Hálóba vittél be minket, megszorítottad derekainkat.
Ağa düşürdün bizi, Sırtımıza ağır yük vurdun.i Fængsel bragte du os, lagde Tynge på vore Lænder,
Ağa düşürdün bizi, Sırtımıza ağır yük vurdun.Kaubiarkan kami jatuh ke dalam perangkap, dan Kauberi beban yang sangat berat
Ağa düşürdün bizi, Sırtımıza ağır yük vurdun.우리를 끌어 그물에 들게 하시며 어려운 짐을 우리 허리에 두셨으며
Ağa düşürdün bizi, Sırtımıza ağır yük vurdun.Nagnałeś nas był w sieć, a ścisnąłeś uciskiem biodra nasze.
Ağa düşürdün bizi, Sırtımıza ağır yük vurdun.Ne-ai adus în laţ, şi ne-ai pus o grea povară pe coapse.
Ağa düşürdün bizi, Sırtımıza ağır yük vurdun.Nos metiste en la red, y pusiste apretura sobre nuestros lomos
Ağa düşürdün bizi, Sırtımıza ağır yük vurdun.Peljal si nas v mrežo, del si nam težko breme na ledja.
Ağa düşürdün bizi, Sırtımıza ağır yük vurdun.Sinä veit meidät verkkoon, panit kuorman meidän lanteillemme.
Ağa düşürdün bizi, Sırtımıza ağır yük vurdun.Tu nous as amenés dans le filet, Tu as mis sur nos reins un pesant fardeau,
Ağa düşürdün bizi, Sırtımıza ağır yük vurdun.U hebt ons in een net laten vangen en onze heupen laten binden.
Ağa düşürdün bizi, Sırtımıza ağır yük vurdun.Uvedl jsi nás byl do leči, krutě jsi bedra naše ssoužil,
Ağa düşürdün bizi, Sırtımıza ağır yük vurdun.Ενεβαλες ημας εις το δικτυον εθεσας βαρυ φορτιον επι τα νωτα ημων.
Ağa düşürdün bizi, Sırtımıza ağır yük vurdun.Въвел си ни в мрежата, Турил си тежък товар на гърба ни.
Ağa düşürdün bizi, Sırtımıza ağır yük vurdun.הבאתנו במצודה שמת מועקה במתנינו׃
Ağa düşürdün bizi, Sırtımıza ağır yük vurdun.ادخلتنا الى الشبكة. جعلت ضغطا على متوننا.
Ağa düşürdün bizi, Sırtımıza ağır yük vurdun.你 使 我 們 進 入 網 羅 、 把 重 擔 放 在 我 們 的 身 上
Ağa düşürdün bizi, Sırtımıza ağır yük vurdun.你 使我 們進 入 網羅 、 把 重 擔 放在 我 們 的 身上
(Alkış) Böylece hava sıcaklığını üç dört santigrat derece kadar düşürdük. Nem yüzde 10 arttı.(taps) 3 - 5 fokkal csökkentettük a hőmérsékletet, 10 %-kal nőtt a páratartalom.
Aslında standartlarını düşürdüler diyebiliriz.Nebo v podstatě snížilo své standardy.
Aslında standartlarını düşürdüler diyebiliriz.Of in werkelijkheid, ze hadden de standaard verlaagd.
Aslında standartlarını düşürdüler diyebiliriz.Ou essencialmente eles baixaram seus padrões.
Aslında standartlarını düşürdüler diyebiliriz. Ve yıllar geçtikçe kolaylaşmaya da devam etti. .o al menos se bajaron los requerimientos y progresivamente se hizo más y más fácil cada año que pasó
Aslında standartlarını düşürdüler diyebiliriz.W zasadzie to obniżono wymagania.
Aslında standartlarını düşürdüler diyebiliriz.Ή κατ' ουσίαν χαμήλωσαν τα πρότυπά τους.
Aslında standartlarını düşürdüler diyebiliriz.Або вони, по суті, знизили їх стандарти.
Asur Kralı Tiglat-Pileser Ahaza geldi, ama yardım edeceğine onu sıkıntıya düşürdü.Anche Tiglat-Pilèzer, re d'Assiria, venne contro di lui e lo oppresse anziché aiutarlo
Asur Kralı Tiglat-Pileser Ahaza geldi, ama yardım edeceğine onu sıkıntıya düşürdü.A prišiel na neho Tilgat-pilnezer, assýrsky kráľ, a sovrel ho, ale neposilnil ho.
Asur Kralı Tiglat-Pileser Ahaza geldi, ama yardım edeceğine onu sıkıntıya düşürdü.A tak přitáhl k němu Tiglatfalazar král Assyrský, a více ho ssužoval, nežli mu pomáhal.
Asur Kralı Tiglat-Pileser Ahaza geldi, ama yardım edeceğine onu sıkıntıya düşürdü.A tak wstawszy rano król Ezechyjasz zgromadził przedniejszych miasta, i szedł do domu Pańskiego.
Asur Kralı Tiglat-Pileser Ahaza geldi, ama yardım edeceğine onu sıkıntıya düşürdü.Eljöve azért õ ellene Tiglát-Piléser, Assiria királya, a ki sanyargatá õt, és nem segítette meg.
Asur Kralı Tiglat-Pileser Ahaza geldi, ama yardım edeceğine onu sıkıntıya düşürdü.E veio a ele Tilgate-Pilneser, rei da Assíria, e o pôs em aperto, em vez de fortalecê-lo.
Asur Kralı Tiglat-Pileser Ahaza geldi, ama yardım edeceğine onu sıkıntıya düşürdü.In Tilgat-pilneser, kralj asirski, je prišel k njemu in ga je stiskal, a utrdil ga ni.
Asur Kralı Tiglat-Pileser Ahaza geldi, ama yardım edeceğine onu sıkıntıya düşürdü.앗수르 왕 디글랏 빌레셀이 이르렀으나 돕지 아니하고 도리어 군박하였더라
Asur Kralı Tiglat-Pileser Ahaza geldi, ama yardım edeceğine onu sıkıntıya düşürdü.Men Assyrerkongen Tillegat-Pilneser drog imod ham og bragte ham i Nød i Stedet for at hjælpe ham;
Asur Kralı Tiglat-Pileser Ahaza geldi, ama yardım edeceğine onu sıkıntıya düşürdü.Niin Tillegat-Pilneser, Assurin kuningas, lähti häntä vastaan ja ahdisti häntä eikä tukenut häntä.
Asur Kralı Tiglat-Pileser Ahaza geldi, ama yardım edeceğine onu sıkıntıya düşürdü.Raja Asyur itu datang bukan untuk membantu Ahas, melainkan untuk menyusahkannya
Asur Kralı Tiglat-Pileser Ahaza geldi, ama yardım edeceğine onu sıkıntıya düşürdü.Så kom kongen i Assyria Tilgat-Pilneser mot ham og fór fiendtlig frem mot ham istedenfor å støtte ham.
Asur Kralı Tiglat-Pileser Ahaza geldi, ama yardım edeceğine onu sıkıntıya düşürdü.Tiếc-lát Phim-nê-se , vua A-si-ri , đến_cùng người , và hà_hiếp người , song chẳng tiếp_cứu chút nào .
Asur Kralı Tiglat-Pileser Ahaza geldi, ama yardım edeceğine onu sıkıntıya düşürdü.Tiếc-lát Phim-nê-se, vua A-si-ri, đến cùng người, và hà hiếp người, song chẳng tiếp cứu chút nào.
Asur Kralı Tiglat-Pileser Ahaza geldi, ama yardım edeceğine onu sıkıntıya düşürdü.Tiglat-pileser, rey de Asiria, vino a él, pero lo redujo a estrechez en lugar de fortalecerlo
Asur Kralı Tiglat-Pileser Ahaza geldi, ama yardım edeceğine onu sıkıntıya düşürdü.Tilgath Pilnéser, roi d`Assyrie, vint contre lui, le traita en ennemi, et ne le soutint pas.
Asur Kralı Tiglat-Pileser Ahaza geldi, ama yardım edeceğine onu sıkıntıya düşürdü.Und es kam wider ihn Thilgath-Pilneser, der König von Assyrien; der bedrängte ihn, und stärkte ihn nicht.
Asur Kralı Tiglat-Pileser Ahaza geldi, ama yardım edeceğine onu sıkıntıya düşürdü.Και ηλθε προς αυτον ο Θελγαθ-φελνασαρ, βασιλευς της Ασσυριας, και κατεθλιψεν αυτον αντι να ενδυναμωση αυτον.
Asur Kralı Tiglat-Pileser Ahaza geldi, ama yardım edeceğine onu sıkıntıya düşürdü.И асирийският цар Теглатфеласар дойде при него: но той го притесни, и не го подкрепи;
Asur Kralı Tiglat-Pileser Ahaza geldi, ama yardım edeceğine onu sıkıntıya düşürdü.И пришел к нему Феглафелласар, царь Ассирийский, но был в тягость ему, вместо того, чтобы помочь ему,
Asur Kralı Tiglat-Pileser Ahaza geldi, ama yardım edeceğine onu sıkıntıya düşürdü.ויבא עליו תלגת פלנאסר מלך אשור ויצר לו ולא חזקו׃
Asur Kralı Tiglat-Pileser Ahaza geldi, ama yardım edeceğine onu sıkıntıya düşürdü.فجاء عليه تلغث فلناسر ملك اشور وضايقه ولم يشدّده.
Asur Kralı Tiglat-Pileser Ahaza geldi, ama yardım edeceğine onu sıkıntıya düşürdü.亞 述 王 提 革 拉 尼 色 上 來 、 卻 沒 有 幫 助 他 、 反 倒 欺 凌 他
Asur Kralı Tiglat-Pileser Ahaza geldi, ama yardım edeceğine onu sıkıntıya düşürdü.亞述 王 提革 拉尼色 上來 、 卻沒 有 幫助 他 、 反倒 欺凌他
Avangart entellektüeller seviyeyi düşürdüğümü söylüyorlarAvangarda spune că simplific mesajul
Avangart entellektüeller seviyeyi düşürdüğümü söylüyorlarAvant Garde estão a dizer que estou a estupedecer as coisas
Avangart entellektüeller seviyeyi düşürdüğümü söylüyorlarDie Avantgarde sagt, ich vereinfache grob
Avangart entellektüeller seviyeyi düşürdüğümü söylüyorlarEliten siger jeg trækker det ned
Avangart entellektüeller seviyeyi düşürdüğümü söylüyorlar[...]
Avangart entellektüeller seviyeyi düşürdüğümü söylüyorlarLa vanguardia dice que lo estoy embruteciendo
Avangart entellektüeller seviyeyi düşürdüğümü söylüyorlarقولوا إنني أُيسط الأمر
Avangart entellektüeller seviyeyi düşürdüğümü söylüyorlarだけどエマはなぞかけをしていたわけじゃない 彼女はわかりやすい言葉で語ってるんだ
Baba, onun yolunu koltuğunu Sendeleyen ve bizzat kendi düşürdüm yokladı."At, dass er die Türklinke griff, schlug die Tür zu, und schloss sie ab.