düşürdü ile cümle
düşürdü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Başkasına pusu kuran kendi kurduğu pusuya düşer. Yalnız kendi canıdır tuzağa düşürdüğü.omaa vertansa he väijyvät, vaanivat omaa henkeänsä.
Başkasına pusu kuran kendi kurduğu pusuya düşer. Yalnız kendi canıdır tuzağa düşürdüğü.oni pa – sami na svojo kri preže, zalezujejo lastne duše svoje!
Başkasına pusu kuran kendi kurduğu pusuya düşer. Yalnız kendi canıdır tuzağa düşürdüğü.Pero ellos ponen acechanzas a su propia sangre; a sus propias vidas ponen trampa
Başkasına pusu kuran kendi kurduğu pusuya düşer. Yalnız kendi canıdır tuzağa düşürdüğü.Sie aber lauern auf ihr eigen Blut und stellen sich selbst nach dem Leben.
Başkasına pusu kuran kendi kurduğu pusuya düşer. Yalnız kendi canıdır tuzağa düşürdüğü.Tak i ci na krew swoję czyhają, a zasadzają się na duszę swoję.
Başkasına pusu kuran kendi kurduğu pusuya düşer. Yalnız kendi canıdır tuzağa düşürdüğü.Tak tito proti krvi své ukládají, skrývají se proti dušem svým.
Başkasına pusu kuran kendi kurduğu pusuya düşer. Yalnız kendi canıdır tuzağa düşürdüğü.tetapi orang-orang jahat itu malah memasang jerat untuk dirinya sendiri--jerat yang akan mencelakakan mereka
Başkasına pusu kuran kendi kurduğu pusuya düşer. Yalnız kendi canıdır tuzağa düşürdüğü.Διοτι ουτοι ενεδρευουσι κατα του ιδιου αυτων αιματος, επιβουλευονται τας εαυτων ψυχας
Başkasına pusu kuran kendi kurduğu pusuya düşer. Yalnız kendi canıdır tuzağa düşürdüğü.а делают засаду для их крови и подстерегают их души.
Başkasına pusu kuran kendi kurduğu pusuya düşer. Yalnız kendi canıdır tuzağa düşürdüğü.И тия поставят засада против своята си кръв, Причакват собствения си живот.
Başkasına pusu kuran kendi kurduğu pusuya düşer. Yalnız kendi canıdır tuzağa düşürdüğü.והם לדמם יארבו יצפנו לנפשתם׃
Başkasına pusu kuran kendi kurduğu pusuya düşer. Yalnız kendi canıdır tuzağa düşürdüğü.اما هم فيكمنون لدم انفسهم. يختفون لانفسهم.
Başkasına pusu kuran kendi kurduğu pusuya düşer. Yalnız kendi canıdır tuzağa düşürdüğü.這 些 人 埋 伏 、 是 為 自 流 己 血 . 蹲 伏 、 是 為 自 害 己 命
Başkasına pusu kuran kendi kurduğu pusuya düşer. Yalnız kendi canıdır tuzağa düşürdüğü.這些 人 埋伏 、 是 為 自流 己 血 . 蹲伏 、 是 為自 害己 命
Belki birilerinin beni kayalığın en tepesinden düşürdüğünü de düşünebiliriz. -어떤 사람이 저를 절벽에서 밀었다고 해도 비슷하겠습니다.
Belki birilerinin beni kayalığın en tepesinden düşürdüğünü de düşünebiliriz. -Můžete se dokonce myslet, že mě někdo upustil z vrcholu útesu.
Belki birilerinin beni kayalığın en tepesinden düşürdüğünü de düşünebiliriz. -We zouden ook kunnen denken dat iemand me eraf liet vallen van de top van de klif
Belki birilerinin beni kayalığın en tepesinden düşürdüğünü de düşünebiliriz. -Можно даже считать, что кто-то просто сбросил меня с вершины скалы.
Belki birilerinin beni kayalığın en tepesinden düşürdüğünü de düşünebiliriz. -אפשר להניח, אולי, שמישהו דחף אותי מראש הצוק.
Belki birilerinin beni kayalığın en tepesinden düşürdüğünü de düşünebiliriz. -من الممكن الإفتراض فقط أن أحدهم قام بدفعي من أعلى المنحدر
Birden faiz oranlarını düşürdük.Bỗng nhiên chúng ta hạ lãi suất.
Birden faiz oranlarını düşürdük.De repente, reduzimos a taxa de juros.
Birden faiz oranlarını düşürdük.Najednou jsme snížili úrokovou sazbu.
Birden faiz oranlarını düşürdük.Tutto ad un tratto abbiamo abbassato il tasso di interesse.
Birden faiz oranlarını düşürdük.Yhtäkkiä alensimme korkoprosenttia.
Birden faiz oranlarını düşürdük.Μειώσαμε ξαφνικά το επιτόκιο.
Birden faiz oranlarını düşürdük.その時は選択肢2が一番良い選択になり、
Biri ağaç keserken balta demirini suya düşürdü. ‹‹Eyvah, efendim! Onu ödünç almıştım›› diye bağırdı.한 사람이 나무를 벨 때에 도끼가 자루에서 빠져 물에 떨어진지라 이에 외쳐 가로되 아아 내 주여 이는 빌어온 것이니이다
Biri ağaç keserken balta demirini suya düşürdü. ‹‹Eyvah, efendim! Onu ödünç almıştım›› diye bağırdı.Men da en av dem felte sin bjelke, falt øksen i vannet; da ropte han: Å, min herre, den var enda lånt.
Biri ağaç keserken balta demirini suya düşürdü. ‹‹Eyvah, efendim! Onu ödünç almıştım›› diye bağırdı.ויהי האחד מפיל הקורה ואת הברזל נפל אל המים ויצעק ויאמר אהה אדני והוא שאול׃
Biri ağaç keserken balta demirini suya düşürdü. ‹‹Eyvah, efendim! Onu ödünç almıştım›› diye bağırdı.واذ كان واحد يقطع خشبة وقع الحديد في الماء. فصرخ وقال آه يا سيدي لانه عارية.
Biri ağaç keserken balta demirini suya düşürdü. ‹‹Eyvah, efendim! Onu ödünç almıştım›› diye bağırdı.有 一 人 砍 樹 的 時 候 、 斧 頭 掉 在 水 裡 、 他 就 呼 叫 說 、 哀 哉 、 我 主 阿 、 這 斧 子 是 借 的
Biri ağaç keserken balta demirini suya düşürdü. ‹‹Eyvah, efendim! Onu ödünç almıştım›› diye bağırdı.有 一 人 砍 樹 的 時候 、 斧頭 掉在 水裡 、 他 就 呼叫說 、 哀哉 、 我 主阿 、 這 斧子 是 借的
Bir keresinde bir köleyi tabak düşürdü diye balık havuzundaki yılan balıklarına yem edecekti.Đã có lần, gã tính đem nô lệ cho cá chình ăn thịt chỉ vì anh ta vô tình làm rơi dĩa thức ăn.
Bir keresinde bir köleyi tabak düşürdü diye balık havuzundaki yılan balıklarına yem edecekti.Er wollte mal einen Sklaven an seine Fische verfüttern, weil dieser einen Teller fallen gelassen hatte.
Bir keresinde bir köleyi tabak düşürdü diye balık havuzundaki yılan balıklarına yem edecekti.Hij probeerde eens een slaaf te voeren aan de palingen in de visvijver, enkel omdat hij een bord liet vallen.
Bir keresinde bir köleyi tabak düşürdü diye balık havuzundaki yılan balıklarına yem edecekti.Kiedyś próbował nakarmić niewolnikiem węgorze w sadzawce za upuszczenie naczynia.
Bir keresinde bir köleyi tabak düşürdü diye balık havuzundaki yılan balıklarına yem edecekti.그는 한번은 접시를 떨어뜨렸다는 이유로 그의 노예를 그의 물고기연못에 있는 뱀장어에게 먹이려 했습니다.
Bir keresinde bir köleyi tabak düşürdü diye balık havuzundaki yılan balıklarına yem edecekti.Uma vez tentou lançar um escravo às enguias do seu lago de peixes, simplesmente por ter deixado cair um prato.
Bir keresinde bir köleyi tabak düşürdü diye balık havuzundaki yılan balıklarına yem edecekti.הוא ניסה פעם לתת עבד למאכל לצלופחים בבריכת הדגים שלו פשוט כי הפיל צלחת.
Bir keresinde bir köleyi tabak düşürdü diye balık havuzundaki yılan balıklarına yem edecekti.奴隷を池の ウナギのえさにしようと したこともあるような人です 幸い 皇帝が食事の席におり
"Bir şey düşürdün.""Gracias."
"Bir şey düşürdün.""Mulţam."
"Bir şey düşürdün." "Teşekkürler.""Bedankt."
"Bir şey düşürdün." "Teşekkürler.""Obrigada"
"Birşey düşürdünüz.""Deixou cair algo."
"Birşey düşürdünüz.""Du tabte noget."
"Birşey düşürdünüz."Je hebt iets laten vallen.
"Birşey düşürdünüz.""Spadlo vám niečo."
"Bir şey düşürdün."「ありがとう」
Biz aslında hızını yarıya düşürdük, çünkü ilk yaptığımızda herkes çok korkmuştu.사실 움직이는 속도를 반으로 줄여야 했습니다. 왜냐하면, 모두들 처음 작동시켰을때 너무 무서워 했거든요.
Biz aslında hızını yarıya düşürdük, çünkü ilk yaptığımızda herkes çok korkmuştu.Morali smo prepoloviti njegovo hitrost, saj so se prvič ljudje preveč prestrašili.
Biz aslında hızını yarıya düşürdük, çünkü ilk yaptığımızda herkes çok korkmuştu.Museli sme o polovicu znížiť rýchlosť, pretože každý sa zľakol, keď sme to pustili prvý raz.
Biz aslında hızını yarıya düşürdük, çünkü ilk yaptığımızda herkes çok korkmuştu.Ne abbiamo rallentato la velocità, perchè tutti si sono spaventati quando l'abbiamo provato la prima volta.
Biz aslında hızını yarıya düşürdük, çünkü ilk yaptığımızda herkes çok korkmuştu.Ráadásul a felére kellett csökkentenünk a sebességét, mert mindenki nagyon félt, amikor először elindítottuk.
Biz aslında hızını yarıya düşürdük, çünkü ilk yaptığımızda herkes çok korkmuştu.Thực ra thì chúng tôi làm nó chuyển động chậm lại Bởi mọi người hơi sợ khi lần đầu thấy nó.
Biz aslında hızını yarıya düşürdük, çünkü ilk yaptığımızda herkes çok korkmuştu.Tivemos que lhe reduzir a velocidade, porque todos tiveram medo quando viram inicialmente.
Biz aslında hızını yarıya düşürdük, çünkü ilk yaptığımızda herkes çok korkmuştu.Tuvimos que reducir a la mitad su velocidad, porque todos se asustaban mucho al principio.
Biz aslında hızını yarıya düşürdük, çünkü ilk yaptığımızda herkes çok korkmuştu.We moesten de snelheid halveren, omdat iedereen bang was toen we het voor het eerst deden.
Biz aslında hızını yarıya düşürdük, çünkü ilk yaptığımızda herkes çok korkmuştu.Wir mussten übrigens das Tempo halbieren, denn jeder war so verängstigt, als wir es zum ersten Mal vorführten.