Ana içeriğe geç
Sözlük

düşürüyor ile cümle

düşürüyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Ben neredeyse tabakları düşürüyordum.I almost dropped the plates.
Neredeyse tabağı düşürüyordum.I almost dropped a plate.
Şu adam beni dehşete düşürüyor.That guy gives me the creeps.
O taş düşürüyor mu?Is he passing stones?
Cep telefonumu neredeyse havuza düşürüyordum.I almost dropped my cellphone into the pool.
Neredeyse sandviçimi düşürüyordum.I almost dropped my sandwich.
Böyle aptalca bir şey yapacak olman beni hayrete düşürüyor.It amazes me that you would do something this stupid.
Senin yaratıcılığın beni hep hayrete düşürüyor.Your creativity never ceases to amaze me.
Bu, insanı hayrete düşürüyor.That boggles the mind.
Sadece kan görme onu bitkin düşürüyor.The mere sight of blood makes him faint.
Bu onu bir bilim adamı olarak tamamen gözden düşürüyor.This utterly discredits him as a scientist.
Ben her zaman bir şeyler düşürüyorum.I'm always dropping things.
Bu seni küçük düşürüyor, öyle mi?That's below you, is that it?
-Öğretmen Song Gang Yi , sizin öğrencileriniz okulun başarı ortalamasını düşürüyor.Teacher Song Gang Yi, your class is bringing
Hala büyük aileler ve HIV salgını bu ülkeleri böyle aşağıya düşürüyor.Large families still, and the HlV epidemic brought down the countries like this.
Bu keşifler biyologları tekrar tekrar hayrete düşürüyor.Again and again biologists are fascinated with the brilliance of what's discovered.
Neden orta gelirli aileler için vergileri düşürüyorum?Why am I lowering taxes on the middle-class?
Beni hayrete düşürüyor.Boggles my mind.
Beni tamamen hayrete düşürüyor.Absolutely boggles my mind.
Neredeyse düşürüyordu.Almost lost it.
Böyle şeyleri bile düşürüyorsun.You even drop those kinds of things.
O zaman, alacağını 2 milyar liraya düşürüyor.I'm owed $2 billion.
Ve bu sizi korkutuyor, dehşete düşürüyor.And it scares you, and it frightens you.
Akademiler hakkında sizi hayrete düşürüyor değil mi?Makes you wonder about academics.
Ve sağladığımızda da tedavinin maliyetini düşürüyoruz.When we do it, we will put the cost of care down.
İşte bu nokta, araştırmacıları dehşete düşürüyor.That's the part where the researchers freak out.
Sonra öfkeyle uyarıyor onları, Gazabıyla dehşete düşürüyorThen he will speak to them in his anger, and terrify them in his wrath:
Şeytan onlara vadediyor, onları kuruntulara düşürüyor, ancak aldatmak için vaadde bulunuyor.He promises them, and he raises their expectations, but Satan promises them nothing but delusions.
(Şeytan) Onlara vaadler ediyor, onları en olmadık kuruntulara düşürüyor.Satan promises them and arouses desire in them.
Sırbistan’ın yeni anayasası, yargının bağımsızlığına gölge düşürüyor.Serbia's new constitution blurs the independence of the judiciary.
Suçların kınanması Sırp siyasetine gölge düşürüyorCondemnation of crimes shadows Serbian politics
Bu, kendi kendini devam ettiren bir döngüde mahremiyetin değerini daha da düşürüyor.This further depreciates the value of privacy in a self-perpetuating cycle.
Bu da atışların isabet oranını düşürüyordu.Se perdía el turno, también, si el tiro caía.
Bu da atışların isabet oranını düşürüyordu.وكان الرصاص يتساقط حولنا.
Bu da atışların isabet oranını düşürüyordu.Jego masa powodowała również problemy podczas strzelania.
Gandi'nin görüşüne göre 1906 yılı Askere Alma Yönetmeliği, Hintleri Yerlilerden daha alt seviyeye düşürüyordu.Enligt Gandhis uppfattning förde utkastet till förordning från 1906 indiernas status under de inföddas nivå.
Çanakkale havaalanı çevresinde bulunan ağaçlar, inişleri tehlikeye düşürüyor.!I omgivningarna runt Caigua Airport växer i huvudsak lövfällande lövskog.
Bu da atışların isabet oranını düşürüyordu.Därmed inleddes en skottlossning mellan dem.
Bu durum güvenliği düşürüyordu.Acest lucru a trezit încredere.
Bu durum güvenliği düşürüyordu.Το μέτρο αυτό ήταν σωτήριο.
Diledikleri yerlere tehlike salıyor, yıldırımlar düşürüyorlar.Han unngikk å møte dem der de ville og trakk seg heller tilbake.
Bu durum güvenliği düşürüyordu.Etter dette ble sikkerheten skjerpet.
Bu durum güvenliği düşürüyordu.這樣做安全些嗎。
Bu da atışların isabet oranını düşürüyordu.但是他其实有意打偏了这一枪。
Bu durum güvenliği düşürüyordu.Това стабилизира ситуацията.
Bu durum güvenliği düşürüyordu.Situáciu zachraňuje situáciu.
Bu da atışların isabet oranını düşürüyordu.Nastajajo tudi ob udarih strel.
Bu durum güvenliği düşürüyordu.To pa je vodilo v korupcijo.
Bu da atışların isabet oranını düşürüyordu.Visa tai mažino šaudymo spartą.
Akademiler hakkında sizi hayrete düşürüyor değil mi?Az ember elgondolkozik a tudósokon.
Akademiler hakkında sizi hayrete düşürüyor değil mi?Dan ga je toch over de academische wereld nadenken, toch?
Akademiler hakkında sizi hayrete düşürüyor değil mi?Da qué pensar de los académicos ¿no?
Akademiler hakkında sizi hayrete düşürüyor değil mi?Da staunt man über Akademiker, oder?
Akademiler hakkında sizi hayrete düşürüyor değil mi?Ficamos a pensar na Academia, não é?
Akademiler hakkında sizi hayrete düşürüyor değil mi?Începi să te îndoiești de academicieni, nu-i așa?
Akademiler hakkında sizi hayrete düşürüyor değil mi?Jak tu ufać akademikom. (Śmiech)
Akademiler hakkında sizi hayrete düşürüyor değil mi? (Kahkahalar)Ça fait se poser des questions sur le monde universitaire... (Rires)
Akademiler hakkında sizi hayrete düşürüyor değil mi? (Kahkahalar)Začnete se divit akademikům... (Smích)
Akademiler hakkında sizi hayrete düşürüyor değil mi?학계의 사람들이 도대체 생각이 있는건지 의문이 생기지 않습니까?
Akademiler hakkında sizi hayrete düşürüyor değil mi?Σε κάνει να αναρωτιέσαι για τους ακαδημαϊκούς.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod