Ana içeriğe geç
Sözlük

düşürücü ile cümle

düşürücü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bunun ne kadar küçük düşürücü olduğunu hayal bile edemezsin.You can't imagine how humiliating this is.
Size bir ateş düşürücü ilaç yazacağım.I will prescribe a febrifuge to you.
Ben bir ateş düşürücü almak istiyorum.I wish to buy an antipyretic.
Küçük düşürücü bir deneyimdi.It was a humbling experience.
Savaş İngiltere için küçük düşürücü bir yenilgi ile sona erdi.The war ended with a humiliating defeat for Britain.
Elbiseleri çıkararak yapılan aramalar aşağılayıcı ve insanlıktan düşürücüdür.Strip searches are degrading and dehumanizing.
Kolestrol düşürücü bir ilaç alıyor musun?Are you taking a cholesterol-lowering medication?
Bir başka örnek de çocuk düşürücü ilaç ile ilgilidir.Another example is with the launch of new pharmaceutical drugs.
Sonunda küçük düşürücü derecede kötü şartlarda bir barış antlaşması imzalamak zorunda kaldı.He eventually concluded a peace treaty with Alyattes.
Badem LDL (kötü huylu) kolesterolü düşürücü etkiye sahiptir.B. It decreases LDL ("bad") cholesterol.
Bu da tıpkı "Marrano"da olduğu gibi küçük düşürücü bir ifadeydi.It has also been released as 'Marathon Serial'.
Diğer taraftan Suetonius, Caligula'nın Chaerea'yı küçük düşürücü bir adla çağırdığını iddia eder.Suetonius sees the motive in Caligula calling Chaerea derogatory names.
'Gözden şeker' - biraz küçük düşürücü değil mi, ne dersiniz?"Eye candy" -- sort of pejorative, don't you think?
Gerçekten, hayrete düşürücü; hiç kimsede bu kadar olamaz.I mean, astounding; no one has this.
10 mil, 100 mil, 1,000 mil sonra, Kendilerini pis, tehlikeli, küçük düşürücü işte buldular.Ten miles, 100 miles, 1,000 miles later, they find themselves in dirty, dangerous, demeaning work.
Düşürücü tepeler üzerinde gölgeler Sürüş:Driving back shadows over lowering hills:
Kişisel bakımın maliyet düşürücü olduğu ispatlanmıştır.It's been proved: self-care is cost-effective.
İşte onlara küçük düşürücü bir azab vardır.For such as these the nemesis will be shameful.
Biz açık açık ayetler indirdik. kafirler için küçük düşürücü bir azab vardır.For unbelievers there is a shameful punishment.
Onlar için küçük düşürücü bir azab vardır.There is shameful punishment for them.
Ayetlerimiz konusunda acze düşürücü çabalar harcayanlar, alevli ateşin halkıdır.But those who try to defeat Our signs are people of Hell.
Küçük düşürücü bir azap var onlar için.There is shameful punishment for them.
Kafirler için küçük düşürücü bir azap vardır.For unbelievers there is a shameful punishment.
Bu yüzden onlara küçük düşürücü bir azap vardır.There is shameful punishment for them.
Kâfirler için küçük düşürücü bir azap vardır.For unbelievers there is a shameful punishment.
Ayetlerimizi yalanlayıp inkar edenler ise küçük düşürücü bir cezayı hakkederler.But those who did not believe and called Our revelations lies, will be given disgraceful punishment.
Birbirinizi ayıplamayın ve birbirinizi, küçük düşürücü kelimelerle çağırmayın.Do not slander one another, nor give one another nick-names.
Biz apaçık ayetler indirmişizdir. Kafirler için küçük düşürücü bir azap vardır.Now We have sent down signs, clear signs; and for the unbelievers awaits a humbling chastisement,
Biz apaçık âyetler indirmişizdir. Kâfirler için küçük düşürücü bir azap vardır.Now We have sent down signs, clear signs; and for the unbelievers awaits a humbling chastisement,
Çok küçük düşürücü bir durumdu."I remember queuing for the visas.
Bir başka örnek de çocuk düşürücü ilaç ile ilgilidir.Eine weitere Ausnahme gilt für das Ansprechen von Kindern.
Kan şekerini düşürücü etki yapar.Dadurch wird die blutzuckersenkende Wirkung verringert.
Ayrıca devir düşürücüye (reduction gear) ihtiyaç yoktur.Das ist auch nicht Aufgabe der Rückwärtsinduktion.
Mektup çok sert ve kaba bir üslupla yazılmış, küçük düşürücü ifadelere yer vermiştir.Sie soll in stolzer und furchtloser Haltung gestorben sein.
Yani hem ağrı kesici hem de ateş düşürücü etkilere sahiptirler.Zusätzlich soll es einen entzündungshemmenden und dadurch schmerzlindernden und fiebersenkenden Effekt haben.
Ayrıca devir düşürücüye (reduction gear) ihtiyaç yoktur.De plus, aucun délai de numérotation n'est nécessaire.
Birçok insan bu antlaşmanın şartlarının Roma için küçük düşürücü olduğunu düşünmüştür.Ces travaux suscitent la réprobation de certains pour avoir défiguré Rome.
Ayrıca devir düşürücüye (reduction gear) ihtiyaç yoktur.Por lo que no es necesario un engranaje de reducción de velocidad.
Zamanaşımı, hak düşürücü süre bu sürelerdendir.Siento que debo disculparme por el extenso periodo de tiempo que me he tomado.
Rezanov'un Japonya'daki küçük düşürücü büyükelçiliği sona ermiştir ve Kamchatka'ya 1805'te ulaşmıştır.Rezanov, conclusa la sua ambasciata in Giappone, raggiunse la penisola Kamčatka nel 1805.
Bir başka örnek de çocuk düşürücü ilaç ile ilgilidir.Un esempio può essere riportato dal caso dell'aborto terapeutico.
Sonunda küçük düşürücü derecede kötü şartlarda bir barış antlaşması imzalamak zorunda kaldı.L'Impero fu costretto quindi a firmare una pace svantaggiosa.
Daha az enerjiyle başka bir öz durumu yaratmak için düşürücü işlemciyi kullanırız.Una modalità standby che permette di consumare meno energia.
Bu da tıpkı "Marrano"da olduğu gibi küçük düşürücü bir ifadeydi.L'evento viene ricordato come il "Maracanazo".
Uzun dönemde hemiplejik ataklar ve kalıcı hasarlar nedeniyle güçten düşürücüdür.Со временем она излечивается от постоянного страха и лунатизма.
Antipiretikler (ateş düşürücüler), ateşli durumlarda vücut sıcaklığını düşüren ilaçlardır.مضادات الحمى أو خافضات الحرارة هي العقاقير التي تخفّض درجة حرارة الجسم في حالات الحمى.
Dolayısıyla tansiyon düşürücü etkisi vardır.ومع ذلك ، لديهم تأثييرات إكتئاب .
Polise gittiğinde, polisin aldırmaz ve küçük düşürücü tavırları ile karşılaştı.من أجل البقاء على قيد الحياة في الشوارع، كان عليه أن يتخلى عن خجوله وصفاته الأبرياء.
Bir başka örnek de çocuk düşürücü ilaç ile ilgilidir.Um dos exemplos são os remédios contra a queda de cabelo.
Tansiyon düşürücü etkisi vardır. ^Você precisa de uma tensão fatal.
Zamanaşımı, hak düşürücü süre bu sürelerdendir.Ele quer se aproveitar desse momento de fraqueza.
Gerekirse, ağrı kesici, ateş düşürücü ilaçlar verilir.Indien nodig wordt het dier pijnstillers gegeven.
Rezanov'un Japonya'daki küçük düşürücü büyükelçiliği sona ermiştir ve Kamchatka'ya 1805'te ulaşmıştır.Upokarzająca dla Riezanowa kadencja na stanowisku ambasadora w Japonii wygasła w roku 1805.
Bir başka örnek de çocuk düşürücü ilaç ile ilgilidir.Ett av problemen är rekryteringen av barnsoldater.
Gerekirse, ağrı kesici, ateş düşürücü ilaçlar verilir.При появі болю і ознак запалення сухожиль препарат відміняють.
Makinelerin yıpranmasını engellemek için sürtünme kuvvetini düşürücü önlemler almak gerekir.Fabricile de aparate electronice sunt foarte atente pentru a preveni ca oamenii să se încarce.
Diğer taraftan Suetonius, Caligula'nın Chaerea'yı küçük düşürücü bir adla çağırdığını iddia eder.Caligula l-a considerat pe Chaerea ca fiind efeminat din cauza vocii slabe .
Birçok insan bu antlaşmanın şartlarının Roma için küçük düşürücü olduğunu düşünmüştür.Sokan úgy érezték, hogy ez udvariatlanság az ügyfeleikkel szemben.
"Köpek" kelimesini çok küçük düşürücü ve saygısızca bulur.A kifejezést a nyilvánosság tiszteletlennek és degradálónak tartja.
Yani hem ağrı kesici hem de ateş düşürücü etkilere sahiptirler.Bélféreghajtó és puffadásgátló hatása is van.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod