düşünmem ile cümle

düşünmem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Moleküller hakkında daha evvel hiç düşünmemiştim.Eu nunca tinha pensado em moléculas.
Moleküller hakkında daha evvel hiç düşünmemiştim.Ich habe mir nie wirklich Gedanken über Moleküle gemacht.
Moleküller hakkında daha evvel hiç düşünmemiştim.Ik had daarvoor nooit over moleculen nagedacht.
Moleküller hakkında daha evvel hiç düşünmemiştim.Jeg havde aldrig rigtigt tænkt på molekyler før.
Moleküller hakkında daha evvel hiç düşünmemiştim.Je n'avais jamais vraiment pensé aux molécules.
Moleküller hakkında daha evvel hiç düşünmemiştim.저는 이전에 분자에 대해서는 생각해 본 적이 없었죠.
Moleküller hakkında daha evvel hiç düşünmemiştim.Nici nu mă gândisem la molecule până atunci.
Moleküller hakkında daha evvel hiç düşünmemiştim.Nigdy przedtem nie mysłałem o molekułach.
Moleküller hakkında daha evvel hiç düşünmemiştim.Non avevo mai pensato alle molecole.
Moleküller hakkında daha evvel hiç düşünmemiştim.Předtím jsem o molekulách nikdy neuvažoval.
Moleküller hakkında daha evvel hiç düşünmemiştim.Saya belum pernah benar-benar berpikir tentang molekul sebelumnya.
Moleküller hakkında daha evvel hiç düşünmemiştim.Trước đó tôi chưa từng nghĩ đến các phân tử.
Moleküller hakkında daha evvel hiç düşünmemiştim.Yo nunca había pensado realmente en moléculas anteriormente.
Moleküller hakkında daha evvel hiç düşünmemiştim.Ποτέ δεν είχα σκεφτεί τα μόρια πιο πριν.
Moleküller hakkında daha evvel hiç düşünmemiştim.Никога преди не бях се замислял сериозно за молекулите.
Moleküller hakkında daha evvel hiç düşünmemiştim.Я раньше никогда не задумывался о молекулах.
Moleküller hakkında daha evvel hiç düşünmemiştim.על מולקולה. עד אז אף פעם לא חשבתי על מולקולות.
Moleküller hakkında daha evvel hiç düşünmemiştim.على جزيء. لم أكن قد فكرت بالجزيئات من قبل.
Moleküller hakkında daha evvel hiç düşünmemiştim.染色体は分かるけれど、これは分子についての話でした
Muhtemelen, bir meyve oldugunu dusunmemistin.... hatta bir tane yemis bile olabilirsin.Du skulle nog inte ens tro det var en frukt om du åt en
Muhtemelen, bir meyve oldugunu dusunmemistin.... hatta bir tane yemis bile olabilirsin.És ha ettél már, lehet hogy nem is gondolnád gyümölcsnek
Muhtemelen, bir meyve oldugunu dusunmemistin.... hatta bir tane yemis bile olabilirsin.Et todennäköisesti ymmärtäisi sitä hedelmäksi, vaikka söisit yhden.
Muhtemelen, bir meyve oldugunu dusunmemistin.... hatta bir tane yemis bile olabilirsin.I prawdopodobnie nawet byś nie przypuszczał, że jest to owoc, gdybyś go zjadł.
Muhtemelen, bir meyve oldugunu dusunmemistin.... hatta bir tane yemis bile olabilirsin.Je had waarschijnlijk niet gedacht dat het fruit was. zelfs als je er al een had gegeten.
Muhtemelen, bir meyve oldugunu dusunmemistin.... hatta bir tane yemis bile olabilirsin.처음 먹으면 과일인지도 모를정도에요
Muhtemelen, bir meyve oldugunu dusunmemistin.... hatta bir tane yemis bile olabilirsin.Po ochutnání by vás asi ani nenapadlo, že je to ovoce.
Muhtemelen, bir meyve oldugunu dusunmemistin.... hatta bir tane yemis bile olabilirsin.Pravdepodobne ste si nemysleli, že je to ovocie, aj keď ste ho už jedli.
Muhtemelen, bir meyve oldugunu dusunmemistin.... hatta bir tane yemis bile olabilirsin.Probabil nici n-aţi crezut că este un fruct... chiar dacă aţi mâncat unul.
Muhtemelen, bir meyve oldugunu dusunmemistin.... hatta bir tane yemis bile olabilirsin.Si comieras uno no pensarías que es una fruta
Muhtemelen, bir meyve oldugunu dusunmemistin.... hatta bir tane yemis bile olabilirsin.Μάλλον δεν σκεφτήκατε καν ότι ήταν φρούτο -- ακόμα και εάν έχετε φάει ποτέ.
Muhtemelen, bir meyve oldugunu dusunmemistin.... hatta bir tane yemis bile olabilirsin.Ви, можливо, навіть не думали, що це фрукт, коли його куштували.
Muhtemelen, bir meyve oldugunu dusunmemistin.... hatta bir tane yemis bile olabilirsin.Вы, наверное, никогда бы даже и не подумали, что это фрукт, если бы и попробовала его
Muhtemelen, bir meyve oldugunu dusunmemistin.... hatta bir tane yemis bile olabilirsin.Може дори да не сте знаели, че е плод, дори и да сте го опитвали.
Muhtemelen, bir meyve oldugunu dusunmemistin.... hatta bir tane yemis bile olabilirsin.אתה כנראה לא אפילו חושב שזה היה פרי- גם אם אתה [יש לאכול] אחת.
Muhtemelen, bir meyve oldugunu dusunmemistin.... hatta bir tane yemis bile olabilirsin.حتى اذا أكلتها تتوقع أنها ليست من الفواكه
Muhtemelen, bir meyve oldugunu dusunmemistin.... hatta bir tane yemis bile olabilirsin.食べたことがある人でもね で、3つのアボカドがあるとして
Neden ağladığını öğrendiğim zaman, bunu düşünmemiştim, bu yüzden endişe etme.Cand stiam ca tu plangeai, Nu m-am gandit la asta, nu iti fa griji.
Neden ağladığını öğrendiğim zaman, bunu düşünmemiştim, bu yüzden endişe etme.Da ich wusste warum du geweint hast, denke ich das nicht,keine Sorge.
Neden ağladığını öğrendiğim zaman, bunu düşünmemiştim, bu yüzden endişe etme.Khi anh đã biết vì sao em khóc, anh không nghĩ vậy đâu, nên em không cần phải lo.
Neden ağladığını öğrendiğim zaman, bunu düşünmemiştim, bu yüzden endişe etme.Kiedy wiedziałem dlaczego płaczesz, Nie myślałem tak, więc nie martw się.
Neden ağladığını öğrendiğim zaman, bunu düşünmemiştim, bu yüzden endişe etme.왜 울어는지 빤히 다 아는데 그렇게 생각 안하니까 걱정마
Neden ağladığını öğrendiğim zaman, bunu düşünmemiştim, bu yüzden endişe etme.När jag visste varför du grät. Jag tänkte inte så, oroa dig inte.
Neden ağladığını öğrendiğim zaman, bunu düşünmemiştim, bu yüzden endişe etme.Quand j'ai su pourquoi tu pleurais, je ne pensais pas à ça, ne t'inquiètes pas.
Neden ağladığını öğrendiğim zaman, bunu düşünmemiştim, bu yüzden endişe etme.Saat aku tahu mengapa kau menangis.. aku tidak memikirkan itu, jadi jangan khawatir.
Neden ağladığını öğrendiğim zaman, bunu düşünmemiştim, bu yüzden endişe etme.Toen ik de reden wist waarom je huilde... Ik dacht dat niet, dus maak je geen zorgen.
Neden ağladığını öğrendiğim zaman, bunu düşünmemiştim, bu yüzden endişe etme.Visto che sapevo perché stavi piangendo, non ho pensato questo, quindi non preoccuparti.
Neden ağladığını öğrendiğim zaman, bunu düşünmemiştim, bu yüzden endişe etme.Όταν ήξερα γιατί έκλαιγες, δεν το νόμιζα αυτό, γι'αυτό μην ανησυχείς.
Neden ağladığını öğrendiğim zaman, bunu düşünmemiştim, bu yüzden endişe etme.Зная из-за чего ты плачешь. Так что я так не думаю, не переживай.
Neden ağladığını öğrendiğim zaman, bunu düşünmemiştim, bu yüzden endişe etme.,عندما عرفت سبب بكائك أنا لم أفكر بذلك, لذا لا تقلقي
Neden ağladığını öğrendiğim zaman, bunu düşünmemiştim, bu yüzden endişe etme.そんな事考えないから...心配するなよ それなら良かったわ
Ne olduğunu düşünmemi, kutsal kitabı okumamı ve yarın geri gelmemi istedi.성서를 읽고 내일
Ne olduğunu düşünmemi, kutsal kitabı okumamı ve yarın geri gelmemi istedi.ולקרוא את כתבי הקודש, ולחזור למחרת
Ne olduğunu düşünmemi, kutsal kitabı okumamı ve yarın geri gelmemi istedi.وماهو وأن اقرأ الكتاب وأعود غداً
Ne olduğunu düşünmemi, kutsal kitabı okumamı ve yarın geri gelmemi istedi.正直な答えを聞かせるように と
Neredeyse sahip olduklarımızı düşünmemi sağlıyorDrží mě při tom, že jsme skoro všechno měli
Neredeyse sahip olduklarımızı düşünmemi sağlıyorElles me rappellent que nous avons presque tout eu
Neredeyse sahip olduklarımızı düşünmemi sağlıyorMe mantienen pensando que cási lo tuvimos todo
Neredeyse sahip olduklarımızı düşünmemi sağlıyorVedou mě k myšlence, že jsme všechno měli
Neredeyse sahip olduklarımızı düşünmemi sağlıyorΜε κάνουν να σκέφτομαι πως σχεδόν τα είχαμε όλα
Ne söyleyeceğimi düşünmem gerekiyor.Át kell gondolnom, mit mondjak.

İlgili Sayfalar