düşünmem ile cümle
düşünmem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Çok şaşırmıştık. Bunun olabileceğini hiç düşünmemiştik.Nous étions complètement ébahis car nous n'avions aucune idée de ce qui allait arriver.
Çünkü Shakespeare'i bir çocuk olarak düşünmemiştiniz, değil mi?Davvero? Perché non vien da pensare a Shakespeare come ragazzino, o sì?
Çünkü Shakespeare'i bir çocuk olarak düşünmemiştiniz, değil mi?Đúng không ạ? Bởi quý vị không nghĩ đến Shakespeare khi ông còn là một đứa bé, đúng không ạ?
Çünkü Shakespeare'i bir çocuk olarak düşünmemiştiniz, değil mi?Gør I? Fordi jeg tænker ikke på Shakespeare som barn, gør I?
Çünkü Shakespeare'i bir çocuk olarak düşünmemiştiniz, değil mi?Gör ni? För att man tänker inte på Shakespeare som ett barn, eller?
Çünkü Shakespeare'i bir çocuk olarak düşünmemiştiniz, değil mi?Iya kan? Karena anda tidak berpikir Shakespeare sebagai seorang anak, iya kan?
Çünkü Shakespeare'i bir çocuk olarak düşünmemiştiniz, değil mi?Jij wel?
Çünkü Shakespeare'i bir çocuk olarak düşünmemiştiniz, değil mi?Ker ne razmišljaš o Shakespeareu kot otroku, mar ne?
Çünkü Shakespeare'i bir çocuk olarak düşünmemiştiniz, değil mi?그렇죠? 왜냐면 셰익스피어가 어린이였을 거라는 생각은 잘 안 하니까요.
Çünkü Shakespeare'i bir çocuk olarak düşünmemiştiniz, değil mi?Koska kukaan ei ajattele Shakespearea lapsena.
Çünkü Shakespeare'i bir çocuk olarak düşünmemiştiniz, değil mi?Nebo ano? Protože si Shakespeara nepředstavujete jako dítě, nebo snad ano?
Çünkü Shakespeare'i bir çocuk olarak düşünmemiştiniz, değil mi?Nie? A pomyśleliście kiedyś, że Szekspir też kiedyś był dzieckiem?
Çünkü Shakespeare'i bir çocuk olarak düşünmemiştiniz, değil mi?Nu vi-l imaginați pe Shakespeare copil, așa e? Shakespeare la 7 ani.
Çünkü Shakespeare'i bir çocuk olarak düşünmemiştiniz, değil mi?Parce que vous ne pensiez pas que Shakespeare a été enfant, n'est-ce pas?
Çünkü Shakespeare'i bir çocuk olarak düşünmemiştiniz, değil mi?Pensaram?
Çünkü Shakespeare'i bir çocuk olarak düşünmemiştiniz, değil mi?Porque nunca pensaron en Shakespeare de niño, ¿verdad?
Çünkü Shakespeare'i bir çocuk olarak düşünmemiştiniz, değil mi?Pretože nemyslíte na Shakespeara ako na dieťa, že?
Çünkü Shakespeare'i bir çocuk olarak düşünmemiştiniz, değil mi?Vagy igen? Mert nem gondolunk arra hogy Shakespeare egyszer gyerek volt, ugye?
Çünkü Shakespeare'i bir çocuk olarak düşünmemiştiniz, değil mi?Weil es schwer fällt, sich Shakepeare als Kind vorzustellen. Shakespeare mit sieben Jahren?
Çünkü Shakespeare'i bir çocuk olarak düşünmemiştiniz, değil mi?Διότι δεν φαντάζεστε το Σέξπιρ σαν παιδί, έτσι δεν είναι;
Çünkü Shakespeare'i bir çocuk olarak düşünmemiştiniz, değil mi?Нали? Защото не сте си представяли Шекспир като дете, нали?
Çünkü Shakespeare'i bir çocuk olarak düşünmemiştiniz, değil mi?Правда? Вы же никогда не думали о том, что Шекспир когда-то был ребёнком!
Çünkü Shakespeare'i bir çocuk olarak düşünmemiştiniz, değil mi?Так? Тому що ви не думали про те, що Шекспір був дитиною, правда?
Çünkü Shakespeare'i bir çocuk olarak düşünmemiştiniz, değil mi?נכון? כי אינכם חושבים על שייקספיר כעל ילד, נכון?
Çünkü Shakespeare'i bir çocuk olarak düşünmemiştiniz, değil mi?أليس كذلك؟ لأنكم لا تفكرون في في شكسبير كطفل، أليس كذلك؟
Çünkü Shakespeare'i bir çocuk olarak düşünmemiştiniz, değil mi?シェークスピアも子供だったなんて 7歳のシェークスピアなんて考えてもみなかった
Daha önce kendimi yaratıcı bir insan olarak hiç düşünmemiştim.Azelőtt sosem tartottam magam kreatívnak.
Daha önce kendimi yaratıcı bir insan olarak hiç düşünmemiştim. Ben bir sporcuydum.מעולם לא חשבתי את עצמי לאדם יצירתי.
Daha önce kendimi yaratıcı bir insan olarak hiç düşünmemiştim.Ich hatte mich vorher nie als kreativen Menschen gesehen.
Daha önce kendimi yaratıcı bir insan olarak hiç düşünmemiştim.Ik had mezelf nooit als een creatief iemand gezien.
Daha önce kendimi yaratıcı bir insan olarak hiç düşünmemiştim.Înainte, niciodată nu m-am considerat o persoană creativă.
Daha önce kendimi yaratıcı bir insan olarak hiç düşünmemiştim.Jeg havde aldrig tænkt på mig selv som en kreativ person.
Daha önce kendimi yaratıcı bir insan olarak hiç düşünmemiştim.Je ne m'étais jamais considérée comme quelqu'un de créatif.
Daha önce kendimi yaratıcı bir insan olarak hiç düşünmemiştim.전 제가 이렇게 창의적인 사람인줄 몰랐어요.
Daha önce kendimi yaratıcı bir insan olarak hiç düşünmemiştim.Nigdy wcześniej nie uważałam się za twórczą.
Daha önce kendimi yaratıcı bir insan olarak hiç düşünmemiştim.Nikdy předtím jsem o sobě nepřemýšlela jako o kreativním člověku.
Daha önce kendimi yaratıcı bir insan olarak hiç düşünmemiştim.Nikdy predtým som si o sebe nemyslela, že som tvorivý človek.
Daha önce kendimi yaratıcı bir insan olarak hiç düşünmemiştim.Non avevo mai pensato prima a me stessa come una persona creativa.
Daha önce kendimi yaratıcı bir insan olarak hiç düşünmemiştim.Nunca antes había pensado en mí como una persona creativa.
Daha önce kendimi yaratıcı bir insan olarak hiç düşünmemiştim.Nunca me tinha visto a mim mesma como uma pessoa criativa.
Daha önce kendimi yaratıcı bir insan olarak hiç düşünmemiştim.Sebelumnya saya tidak pernah berpikir bahwa saya adalah orang yang kreatif.
Daha önce kendimi yaratıcı bir insan olarak hiç düşünmemiştim.Trước đây tôi chưa bao giờ nghĩ mình là một người sáng tạo.
Daha önce kendimi yaratıcı bir insan olarak hiç düşünmemiştim.Ποτέ πριν δεν με θεωρούσα δημιουργικό άτομο.
Daha önce kendimi yaratıcı bir insan olarak hiç düşünmemiştim.Никога преди не съм мислила за себе си като за творческа личност.
Daha önce kendimi yaratıcı bir insan olarak hiç düşünmemiştim.Никогда до этого я не считала себя творческим человеком.
Daha önce kendimi yaratıcı bir insan olarak hiç düşünmemiştim.لم أفكر قبل في نفسي كشخص مبدع .
Daha önce kendimi yaratıcı bir insan olarak hiç düşünmemiştim.私はアスリートでした 体は機械でした
Dedi ki, " Bilmiyorum; bunun icin dusunmem gerek"Anh ấy nói rằng, "Tôi không biết, tôi phải suy nghĩ đã"
Dedi ki, " Bilmiyorum; bunun icin dusunmem gerek"A on na to, "Já ti nevím; musím si to promyslet."
Dedi ki, " Bilmiyorum; bunun icin dusunmem gerek"A spus: "Nu știu; trebuie să mă gândesc."
Dedi ki, " Bilmiyorum; bunun icin dusunmem gerek"Azt mondta, "Nem tudom; ezt át kell, hogy gondoljam."
Dedi ki, " Bilmiyorum; bunun icin dusunmem gerek"Dia bilang, "Saya tidak tahu; saya harus memikirkannya."
Dedi ki, " Bilmiyorum; bunun icin dusunmem gerek"Er sagte: "Ich weiß es nicht. Ich muss darüber nachdenken."
Dedi ki, " Bilmiyorum; bunun icin dusunmem gerek"Han svarede:"Jeg ved det ikke, jeg bliver nødt til at tænke over det."
Dedi ki, " Bilmiyorum; bunun icin dusunmem gerek"Hij zei: "Dat weet ik niet, ik zal er moeten over nadenken."
Dedi ki, " Bilmiyorum; bunun icin dusunmem gerek"Il a dit: "Je ne sais pas, il faut que j'y réfléchisse."
Dedi ki, " Bilmiyorum; bunun icin dusunmem gerek"Isso diz-nos algo realmente importante.
Dedi ki, " Bilmiyorum; bunun icin dusunmem gerek"그가 말하길 "나도 잘 모르겠어. 거기에 대해 생각을 해봐야겠다." 라구요.
Dedi ki, " Bilmiyorum; bunun icin dusunmem gerek"Mi ha detto, "Non so; dovrei pensarci."
Dedi ki, " Bilmiyorum; bunun icin dusunmem gerek"Odpowiedział, "Nie wiem, muszę nad tym pomyśleć."