düşünmem ile cümle

düşünmem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Belki bu bir politik kültür sorunudur, ve bizim bu politik kültürü nasıl değiştireceğimizi düşünmemiz gerekir.Talvez o problema seja a própria cultura, e tenhamos que pensar na forma de mudar essa cultura política.
Belki bu bir politik kültür sorunudur, ve bizim bu politik kültürü nasıl değiştireceğimizi düşünmemiz gerekir.Може би е проблем на политическа култура, и трябва да помислим за това, как да променим политическата култура.
Belki bu bir politik kültür sorunudur, ve bizim bu politik kültürü nasıl değiştireceğimizi düşünmemiz gerekir.Можливо, це проблема політичної культури, і нам слід замислитись, як змінити цю політичну культуру.
Belki bu bir politik kültür sorunudur, ve bizim bu politik kültürü nasıl değiştireceğimizi düşünmemiz gerekir.אולי הבעיה היא בתרבות הפוליטית, ואנחנו צריכים לחשוב כיצד לשנות את התרבות הפוליטית.
Belki bu bir politik kültür sorunudur, ve bizim bu politik kültürü nasıl değiştireceğimizi düşünmemiz gerekir.فهي مشكلة سياسية .. وعلينا ان نفكر .. بكيفية تغير تلك الثقافة السياسية
Belki bu bir politik kültür sorunudur, ve bizim bu politik kültürü nasıl değiştireceğimizi düşünmemiz gerekir.私たちはそれをどう変えることができるのか 考えなければならない。 数年前
Belki de bu bize bunlar hakkında düşünmemiz gerektiğini söylüyor.16分の私の話で AIDSについて初めて知ったこと そして
Belki de bu bize bunlar hakkında düşünmemiz gerektiğini söylüyor.Cela nous montre qu'il faudrait peut-être qu'on y pense davantage.
Belki de bu bize bunlar hakkında düşünmemiz gerektiğini söylüyor.Dan mungkin hal ini memberi tahu kita mengapa kita harus lebih banyak berpikir tentang hal ini.
Belki de bu bize bunlar hakkında düşünmemiz gerektiğini söylüyor.E forse questo ci dice che dovremmo pensare di più a quelle cose.
Belki de bu bize bunlar hakkında düşünmemiz gerektiğini söylüyor.그리고 이런 많은 것들에 신경을 써야 한다는 것을 가르쳐 줍니다.
Belki de bu bize bunlar hakkında düşünmemiz gerektiğini söylüyor.Powinniśmy więcej o tym myśleć.
Belki de bu bize bunlar hakkında düşünmemiz gerektiğini söylüyor.Şi poate că asta ne spune că ar trebui să ne gândim mai mult la lucrurile astea.
Belki de bu bize bunlar hakkında düşünmemiz gerektiğini söylüyor.Talán több időt kéne fordítani ezekre az ötletekre.
Belki de bu bize bunlar hakkında düşünmemiz gerektiğini söylüyor.Und vielleicht zeigt es uns, dass wir mehr über diese Dinge nachdenken sollten.
Belki de bu bize bunlar hakkında düşünmemiz gerektiğini söylüyor.Wellicht vertelt dit ons dat we meer aan die dingen zouden moeten denken.
Belki de bu bize bunlar hakkında düşünmemiz gerektiğini söylüyor.Y tal vez ésto nos dice que deberiamos de preocuparnos un poco más en estas cosas.
Belki de bu bize bunlar hakkında düşünmemiz gerektiğini söylüyor.И може би това ни казва, че трябва да мислим повече за тези неща.
Belki de bu bize bunlar hakkında düşünmemiz gerektiğini söylüyor.И, может быть, это говорит нам о том, что нам следует больше думать об этих вещах.
Belki de bu bize bunlar hakkında düşünmemiz gerektiğini söylüyor.ואולי כל זה אומר לנו שעלינו לחשוב יותר על דברים ההם.
Belki de bu bize bunlar hakkında düşünmemiz gerektiğini söylüyor.و ربما يخبرنا ذلك أنه يتوجب علينا التفكير أيضاً بها
Belki de ilk olarak düşünmemiz gereken budur.A to je první, na co se podíváme.
Belki de ilk olarak düşünmemiz gereken budur.A to je to prvé, na čo sa pozrieme.
Belki de ilk olarak düşünmemiz gereken budur.E essa dever ser a primeira coisa sobre a qual devemos pensar.
Belki de ilk olarak düşünmemiz gereken budur.I może to jest pierwsza rzecz o której powinniśmy pomyśleć.
Belki de ilk olarak düşünmemiz gereken budur.Y tal vez sea eso lo primero que debemos pensar.
Belki de ilk olarak düşünmemiz gereken budur.وربما ان هذا اول شيئ يجب ان نفكر به
Belki de ilk olarak düşünmemiz gereken budur.では、この行列の掛け算はどうでしょうか。
Ben bu kadar karmaşık terimlerle düşünmem.En ajattele niin monimutkaisesti.
Ben bu kadar karmaşık terimlerle düşünmem.Jag är inte så sofistikerad.
Ben bu kadar karmaşık terimlerle düşünmem.Jeg er ikke så sofistikeret.
Ben bu kadar karmaşık terimlerle düşünmem.Não penso em termos tão sofisticados.
Ben bu kadar karmaşık terimlerle düşünmem.Nie myślę w takich subtelnych kategoriach.
Ben bu kadar karmaşık terimlerle düşünmem.Non penso in termini così sofisticati.
Ben bu kadar karmaşık terimlerle düşünmem.No pienso de manera tan sofisticada.
Ben bu kadar karmaşık terimlerle düşünmem.Δεν είναι περίπλοκο.
Ben bu kadar karmaşık terimlerle düşünmem.Я не думаю об этом в таком тонком ракурсе.
'Ben bu konuda hiç düşünmemiştim' bir mezgit? Denmesinin nedeni biliyor musunuz ',' dedi Alice."Ali veste, zakaj se imenuje mola?" "Nikoli nisem razmišljal o tem," je povedala Alice.
'Ben bu konuda hiç düşünmemiştim' bir mezgit? Denmesinin nedeni biliyor musunuz ',' dedi Alice."Apakah Anda tahu mengapa itu disebut kapur sirih? " Aku tidak pernah berpikir tentang itu," kata Alice.
'Ben bu konuda hiç düşünmemiştim' bir mezgit? Denmesinin nedeni biliyor musunuz ',' dedi Alice.Bạn có biết lý do tại sao nó được gọi là một Whiting? " Tôi chưa bao giờ nghĩ về nó, "Alice nói.
'Ben bu konuda hiç düşünmemiştim' bir mezgit? Denmesinin nedeni biliyor musunuz ',' dedi Alice."Czy wiesz, dlaczego to się nazywa witlinka?" "Nigdy nie myślałem o tym," powiedziała Alice.
'Ben bu konuda hiç düşünmemiştim' bir mezgit? Denmesinin nedeni biliyor musunuz ',' dedi Alice.저는 그것에 대해 생각도 못했어요 '당신은 그것이 호분?이라는 이유를 아십니까', '앨리스는 말했다.
'Ben bu konuda hiç düşünmemiştim' bir mezgit? Denmesinin nedeni biliyor musunuz ',' dedi Alice."¿Sabes por qué se llama una pescadilla?" Nunca pensé en eso ", dijo Alice.
'Ben bu konuda hiç düşünmemiştim' bir mezgit? Denmesinin nedeni biliyor musunuz ',' dedi Alice.'Sai perché è chiamato merlano?' 'Non ho mai pensato,' disse Alice.
'Ben bu konuda hiç düşünmemiştim' bir mezgit? Denmesinin nedeni biliyor musunuz ',' dedi Alice."Savez-vous pourquoi on appelle ça un merlan?" "Je n'y avais jamais pensé", dit Alice.
'Ben bu konuda hiç düşünmemiştim' bir mezgit? Denmesinin nedeni biliyor musunuz ',' dedi Alice."Ştiţi de ce se numeşte un merlan?" "N-am gândit la asta", a spus Alice.
'Ben bu konuda hiç düşünmemiştim' bir mezgit? Denmesinin nedeni biliyor musunuz ',' dedi Alice."Tiedätkö, miksi sitä kutsutaan valkoturska?" "En koskaan ajatellut sitä," sanoi Alice.
'Ben bu konuda hiç düşünmemiştim' bir mezgit? Denmesinin nedeni biliyor musunuz ',' dedi Alice."Tudod, miért hívják puha?" "Soha nem gondoltam rá," mondta Alice.
'Ben bu konuda hiç düşünmemiştim' bir mezgit? Denmesinin nedeni biliyor musunuz ',' dedi Alice.'Ved du hvorfor det kaldes en hvilling?' 'Jeg har aldrig tænkt over det, "sagde Alice.
'Ben bu konuda hiç düşünmemiştim' bir mezgit? Denmesinin nedeni biliyor musunuz ',' dedi Alice."Vet du varför det heter en vitling?" "Jag har aldrig tänkt på det, sa Alice.
'Ben bu konuda hiç düşünmemiştim' bir mezgit? Denmesinin nedeni biliyor musunuz ',' dedi Alice."Viete, prečo sa to volá modravá?" "Nikdy som o tom premýšľal," hovorí Alice.
'Ben bu konuda hiç düşünmemiştim' bir mezgit? Denmesinin nedeni biliyor musunuz ',' dedi Alice."Víte, proč se to jmenuje modravá?" "Nikdy jsem o tom přemýšlel," říká Alice.
'Ben bu konuda hiç düşünmemiştim' bir mezgit? Denmesinin nedeni biliyor musunuz ',' dedi Alice."Você sabe por que é chamado de badejo?" "Eu nunca pensei sobre isso", disse Alice.
'Ben bu konuda hiç düşünmemiştim' bir mezgit? Denmesinin nedeni biliyor musunuz ',' dedi Alice.'Weet je waarom heet een wijting?' 'Ik heb nooit over nagedacht,' zei Alice.
'Ben bu konuda hiç düşünmemiştim' bir mezgit? Denmesinin nedeni biliyor musunuz ',' dedi Alice."Weißt du, warum es heißt Wittling?" "Ich habe nie darüber nachgedacht", sagte Alice.
'Ben bu konuda hiç düşünmemiştim' bir mezgit? Denmesinin nedeni biliyor musunuz ',' dedi Alice."Ξέρετε γιατί αυτό λέγεται προσφυγάκι; '" Δεν σκέφτηκα ποτέ για αυτό, "είπε ο Alice.
'Ben bu konuda hiç düşünmemiştim' bir mezgit? Denmesinin nedeni biliyor musunuz ',' dedi Alice."Ви знаєте, чому це називається путассу?" Я ніколи не думав про це, "сказала Аліса.
'Ben bu konuda hiç düşünmemiştim' bir mezgit? Denmesinin nedeni biliyor musunuz ',' dedi Alice."Вы знаете, почему это называется путассу?" Я никогда не думал об этом, "сказала Алиса.
'Ben bu konuda hiç düşünmemiştim' bir mezgit? Denmesinin nedeni biliyor musunuz ',' dedi Alice."Знаеш ли защо тя се нарича меджид?" Никога не съм мислил за това ", казва Алис.
'Ben bu konuda hiç düşünmemiştim' bir mezgit? Denmesinin nedeni biliyor musunuz ',' dedi Alice."אתה יודע למה זה נקרא וייטינג?" "מעולם לא חשבתי על זה," אמרה אליס.

İlgili Sayfalar