düşünmek ile cümle

düşünmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Benim dusunce yolumun (koklerinin) kökleri üzerine düşünmek olduğunun farkına vardım.제가 생각하는 과학적인 사고방식의 기원이 이 세상의 이치를 이해하는데 유일하게 올바른 법이라는 걸 느꼈습니다.
Benim dusunce yolumun (koklerinin) kökleri üzerine düşünmek olduğunun farkına vardım.של אופן החשיבה שלי היו הדרך הטבעית היחידה לחשיבה על הדברים.
Benim dusunce yolumun (koklerinin) kökleri üzerine düşünmek olduğunun farkına vardım.الطريقة التي فكرت أنها نوعا ما كانت أمرا طبيعيا فقط للتفكير في الأشياء.
Benim dusunce yolumun (koklerinin) kökleri üzerine düşünmek olduğunun farkına vardım.ただひとつの自然な思考方法だったんです 僕は生まれつきそういう思考回路を持っていて
"Benim gibi birine bakıp kafamdan birkaç tahtanın eksik olduğunu düşünmek insan doğasına özgü."C'est la nature humaine que de voir quelqu'un moi et de penser que j'ai perdu la boule.
"Benim gibi birine bakıp kafamdan birkaç tahtanın eksik olduğunu düşünmek insan doğasına özgü."É da natureza humana olhar para alguém como eu e presumir que perdi alguns parafusos.
"Benim gibi birine bakıp kafamdan birkaç tahtanın eksik olduğunu düşünmek insan doğasına özgü."E în firea umană să privești la unul ca mine și să presupui că mi-am pierdut mintea.
"Benim gibi birine bakıp kafamdan birkaç tahtanın eksik olduğunu düşünmek insan doğasına özgü."E' normale per le persone osservare qualcuno come me e pensare che ci manchi qualche rotella.
"Benim gibi birine bakıp kafamdan birkaç tahtanın eksik olduğunu düşünmek insan doğasına özgü."Es ist menschlich, jemanden wie mich anzusehen und anzunehmen, mit mir stimme etwas geistig nicht.
"Benim gibi birine bakıp kafamdan birkaç tahtanın eksik olduğunu düşünmek insan doğasına özgü."Es muy humano que al ver a alguien como yo supongan que he perdido parte de mis encantos.
"Benim gibi birine bakıp kafamdan birkaç tahtanın eksik olduğunu düşünmek insan doğasına özgü."Het is menselijk om naar mensen als ik te kijken en te denken dat ik een slag van de molen heb gekregen.
"Benim gibi birine bakıp kafamdan birkaç tahtanın eksik olduğunu düşünmek insan doğasına özgü."Je přirozené, že když se lidé dívají na někoho jako já, myslí si, že jsem nějak postižený.
"Benim gibi birine bakıp kafamdan birkaç tahtanın eksik olduğunu düşünmek insan doğasına özgü.Khi ai đó nhìn vào một người như tôi tự nhiên thôi họ sẽ nghĩ rằng tôi đã mất một vài giác quan nào đó.
"Benim gibi birine bakıp kafamdan birkaç tahtanın eksik olduğunu düşünmek insan doğasına özgü.저 같은 사람을 보고 정상이 아니라고 생각하는 건 당연히 그럴 수 있습니다.
"Benim gibi birine bakıp kafamdan birkaç tahtanın eksik olduğunu düşünmek insan doğasına özgü."Sangat manusiawi untuk melihat orang seperti saya dan menyangka bahwa saya kehilangan beberapa sekrup.
"Benim gibi birine bakıp kafamdan birkaç tahtanın eksik olduğunu düşünmek insan doğasına özgü."Természetes reakció ránézni valakire, mint én, és azt feltételezni, hogy meg van hülyülve.
"Benim gibi birine bakıp kafamdan birkaç tahtanın eksik olduğunu düşünmek insan doğasına özgü."To zupełnie naturalne, że kiedy ktoś na mnie patrzy, przyjmuje za pewnik, że trochę ześwirowałem.
"Benim gibi birine bakıp kafamdan birkaç tahtanın eksik olduğunu düşünmek insan doğasına özgü."В човешката природа е, когато гледат някой като мен, да си мислят, че съм мръднал.
"Benim gibi birine bakıp kafamdan birkaç tahtanın eksik olduğunu düşünmek insan doğasına özgü."Людям свойственно, когда они смотрят на такого как я, думать, что у меня не всё в порядке с головой.
"Benim gibi birine bakıp kafamdan birkaç tahtanın eksik olduğunu düşünmek insan doğasına özgü."זה הטבע האנושי להסתכל על מישהו כמוני ולהניח שאני קצת משוגע.
"Benim gibi birine bakıp kafamdan birkaç tahtanın eksik olduğunu düşünmek insan doğasına özgü.من طبيعة النفس البشرية انها حينما تنظر الي تفترض انني فقدت قدراتي
"Benim gibi birine bakıp kafamdan birkaç tahtanın eksik olduğunu düşünmek insan doğasına özgü.輝きを失ったと推測するのは当然です 人に --
Benim hayat kurtardığımı düşünmek komik.Det är lustigt att tänka sig att jag räddar liv.
Benim hayat kurtardığımı düşünmek komik.Det er sjovt at tænke sig, at jeg redder liv.
Benim hayat kurtardığımı düşünmek komik.È buffo pensare che io abbia salvato delle vite.
Benim hayat kurtardığımı düşünmek komik.Es raro pensar que he salvado vidas.
Benim hayat kurtardığımı düşünmek komik.Hassua ajatella, että minä pelastin ihmisiä.
Benim hayat kurtardığımı düşünmek komik.Tem piada, pensar que salvei vidas.
Benim hayat kurtardığımı düşünmek komik.Zabawne. Pomyśleć, że mógłbym uratować komuś życie.
Benim hayat kurtardığımı düşünmek komik.Μου φαίνεται περίεργο που έσωσα ζωές.
Benim hayat kurtardığımı düşünmek komik.Странно подумать, что я спас им жизни.
Ben o bir stop koyarak bir şekilde düşünmek mümkün olurdu emindim bu kadın.Biztos voltam benne, hogy ő képes lett volna arra gondolni, valamilyen módon véget vessenek a ez a nő.
Ben o bir stop koyarak bir şekilde düşünmek mümkün olurdu emindim bu kadın.Ero certo che avrebbe potuto pensare a qualche modo di porre fine a questa donna.
Ben o bir stop koyarak bir şekilde düşünmek mümkün olurdu emindim bu kadın.I był pewny, że byłby w stanie wymyślić jakiś sposób powstrzymania ta kobieta.
Ben o bir stop koyarak bir şekilde düşünmek mümkün olurdu emindim bu kadın.Ich war mir sicher, dass er in der Lage, der irgendwie einen Riegel schieben zu denken haben, diese Frau.
Ben o bir stop koyarak bir şekilde düşünmek mümkün olurdu emindim bu kadın.Jag kände mig säker på att han skulle ha kunnat komma på något sätt att sätta stopp för denna kvinna.
Ben o bir stop koyarak bir şekilde düşünmek mümkün olurdu emindim bu kadın.J'étais certain qu'il aurait été capable de penser à un moyen de mettre un terme à cette femme.
Ben o bir stop koyarak bir şekilde düşünmek mümkün olurdu emindim bu kadın.Jsem si jistá, že by byli schopni vymyslet nějaký způsob, jak dát zastavení tato žena.
Ben o bir stop koyarak bir şekilde düşünmek mümkün olurdu emindim bu kadın.나는 그가하는 중지에 관해서 몇 가지 방법을 생각 할 수 있었던 것이라고 확신 생각
Ben o bir stop koyarak bir şekilde düşünmek mümkün olurdu emindim bu kadın.M-am simţit sigur că el ar fi putut să se gândească la un mod de a pune capăt această femeie.
Ben o bir stop koyarak bir şekilde düşünmek mümkün olurdu emindim bu kadın.Počutil sem prepričan, da bi bil sposoben razmišljati o neki način dajanja ustavila ta ženska.
Ben o bir stop koyarak bir şekilde düşünmek mümkün olurdu emindim bu kadın.Saya merasa yakin bahwa dia akan mampu memikirkan beberapa cara untuk menempatkan menghentikan wanita ini.
Ben o bir stop koyarak bir şekilde düşünmek mümkün olurdu emindim bu kadın.Som si istá, že by boli schopní vymyslieť nejaký spôsob, ako dať zastavenie táto žena.
Ben o bir stop koyarak bir şekilde düşünmek mümkün olurdu emindim bu kadın.Tôi cảm thấy chắc chắn rằng ông sẽ có thể nghĩ về một số cách đặt một dừng lại để người phụ nữ này.
Ben o bir stop koyarak bir şekilde düşünmek mümkün olurdu emindim bu kadın.Tunsin varma, että hän olisi voinut keksiä tapa tehdä loppu tämä nainen.
Ben o bir stop koyarak bir şekilde düşünmek mümkün olurdu emindim bu kadın.Αισθάνθηκα βέβαιος ότι θα ήταν σε θέση να σκεφτείτε κάποιο τρόπο να θέσει τέρμα σε αυτή η γυναίκα.
Ben o bir stop koyarak bir şekilde düşünmek mümkün olurdu emindim bu kadın.Усетих, че той би бил в състояние да мисля за някакъв начин за поставяне на край на тази жена.
Ben o bir stop koyarak bir şekilde düşünmek mümkün olurdu emindim bu kadın.Я був впевнений, що він був би в стані думати про якийсь спосіб покласти край ця жінка.
Ben o bir stop koyarak bir şekilde düşünmek mümkün olurdu emindim bu kadın.Я был уверен, что он был бы в состоянии думать о какой-то способ положить конец эта женщина.
Ben o bir stop koyarak bir şekilde düşünmek mümkün olurdu emindim bu kadın.شعرت واثقا من أنه كان قادرا على التفكير في طريقة ما لوضع حد ل
Ben o bir stop koyarak bir şekilde düşünmek mümkün olurdu emindim bu kadın.この女性。 "それはそれを知っているような救済となります
Ben olasılıklar için neler yaptığımı düşünmekten hoşlanırım.Gosto de pensar no que faço como uma onda de probabilidade.
Ben olasılıklar için neler yaptığımı düşünmekten hoşlanırım.Ich sehe das, was ich tue, als eine Möglichkeitswelle an.
Ben olasılıklar için neler yaptığımı düşünmekten hoşlanırım.Ik zie wat ik doe als een waarschijnlijkheidsgolf.
Ben olasılıklar için neler yaptığımı düşünmekten hoşlanırım.Jag gillar att tänka på det jag gör som en möjlighetsvåg.
Ben olasılıklar için neler yaptığımı düşünmekten hoşlanırım.J'aime penser à ce que je fais comme une onde de probablilité.
Ben olasılıklar için neler yaptığımı düşünmekten hoşlanırım.Jeg betragter gerne mit arbejde som en slags sandsynlighedsbølge.
Ben olasılıklar için neler yaptığımı düşünmekten hoşlanırım.전 제가 하는 것을 가능성의 파도로 생각하길 좋아합니다.
Ben olasılıklar için neler yaptığımı düşünmekten hoşlanırım.Lubię myśleć co bym robiła będąc falą prawdopodobieństwa.
Ben olasılıklar için neler yaptığımı düşünmekten hoşlanırım.Mă gândesc la ce fac ca la o undă de probabilitate.

İlgili Sayfalar