düşünmek ile cümle

düşünmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Aslında, bu işin en heyecean verici yanı genç ressamların getirebileceği enerji ve heyecanı düşünmek.באמת, מה שהכי מרגש בזה היא חשיבה על האנרגיה וההתרגשות שאמנים צעירים יכולים להביא.
Aslında, bu işin en heyecean verici yanı genç ressamların getirebileceği enerji ve heyecanı düşünmek.و الأكثر إثارة حقاً في هذا هو التفكير حول الطاقة والإثارة التي يمكن للفنانين الشباب جلبها.
Aslında, bu işin en heyecean verici yanı genç ressamların getirebileceği enerji ve heyecanı düşünmek.あり余るパワーを考えると とても わくわくします 芸術家の作品は
Aslında diğer şeylerin ne olduğu hakkında düşünmek ilginç olmalı-Ciekawe jest również, że inne rzeczy...
Aslında diğer şeylerin ne olduğu hakkında düşünmek ilginç olmalı-다른 것이 무엇인지에 관하여 생각하는것 또한 흥미 있는 것으로,
Aslında diğer şeylerin ne olduğu hakkında düşünmek ilginç olmalı-También es interesante pensar que otras cosas son -- entonces si todas éstas nos permiten grandes valores:
Aslında diğer şeylerin ne olduğu hakkında düşünmek ilginç olmalı-Интересно, что же представляют из себя другие возможности.
Aslında diğer şeylerin ne olduğu hakkında düşünmek ilginç olmalı-גם מעניין לחשוב על מנגנונים אחרים --
Aslında diğer şeylerin ne olduğu hakkında düşünmek ilginç olmalı-إنّه من الممتع أن نلقي نظرة على الأشياء الأخرى كذلك --
Aslında diğer şeylerin ne olduğu hakkında düşünmek ilginç olmalı-これらが全て 素晴らしい価値に結びつくものだとしたら
Aslında sayıları aslında için devam Sol de Sıfırın altındaki. Eğer bu konuda düşünmek için bırakacağım.Viem, že je pre vás trochu skoro sa to učiť, ale čísla môžu pokračovať aj ďalej za nulu.
Aslında yapmanız gereken, cümlenin size ne söylediğini düşünmek.E devi proprio pensare bene a quello che sta dicendo il linguaggio.
Aslında yapmanız gereken, cümlenin size ne söylediğini düşünmek.Je moet eigenlijk nadenken wat de taal aangeeft.
Aslında yapmanız gereken, cümlenin size ne söylediğini düşünmek.이럴 때에는 문제를 잘 읽어보아야 합니다
Aslında yapmanız gereken, cümlenin size ne söylediğini düşünmek.Musíte si pořádně promyslet, co se v úloze říká.
Aslında yapmanız gereken, cümlenin size ne söylediğini düşünmek.Og det er vigtigt, at du gør dig klart, hvad spørgsmålet egentlig er.
Aslında yapmanız gereken, cümlenin size ne söylediğini düşünmek.Pedig csak végig kell gondolni mit is jelent a mondat.
Aslında yapmanız gereken, cümlenin size ne söylediğini düşünmek.Wystarczy dobrze wczytać się w treść.
Aslında yapmanız gereken, cümlenin size ne söylediğini düşünmek.И реално човек трябва да мисли на какъв език му се говори.
Aslında yapmanız gereken, cümlenin size ne söylediğini düşünmek.وعليك التفكير بما هي المصطلحات المستخدمة
Aslında yapmanız gereken, cümlenin size ne söylediğini düşünmek.考え抜く必要があります. 問題が言っているのは,このここにある値,この 100 は
Avukatları vesaire düşünmek zorundaydık.Abbiamo dovuto preoccuparci degli aspetti legali e via dicendo.
Avukatları vesaire düşünmek zorundaydık.A trebuit să avem grijă de aspectele legale ş.a.m.d.
Avukatları vesaire düşünmek zorundaydık.Chúng tôi đã phải lo lắng về luật sư và những điều khác.
Avukatları vesaire düşünmek zorundaydık.Flickr画像から
Avukatları vesaire düşünmek zorundaydık.우리는 변호사 등에 대해 걱정해야 했습니다.
Avukatları vesaire düşünmek zorundaydık.Meidän on otettava huomioon asianajajat ja niin edelleen.
Avukatları vesaire düşünmek zorundaydık.Musieliśmy się martwić prawnikami i innymi zagadnieniami.
Avukatları vesaire düşünmek zorundaydık.On a du se préoccuper des avocats et des trucs dans le genre.
Avukatları vesaire düşünmek zorundaydık.Tartottunk az ügyvedektől és a perektől.
Avukatları vesaire düşünmek zorundaydık.Tínhamos que nos preocupar com os advogados e tal.
Avukatları vesaire düşünmek zorundaydık.Tuvimos que ocuparmos de las capas y demás.
Avukatları vesaire düşünmek zorundaydık.We moesten rekening houden met de advocaten enzovoorts.
Avukatları vesaire düşünmek zorundaydık.Wir mussten uns wegen der Anwälte usw. Sorgen machen.
Avukatları vesaire düşünmek zorundaydık.Έπρεπε να προσέχουμε για νομικά ζητήματα κλπ.
Avukatları vesaire düşünmek zorundaydık.Мы тогда переживали по поводу юристов и так далее.
Avukatları vesaire düşünmek zorundaydık.Трябваше да се съобразим с адвокатите и други такива.
Avukatları vesaire düşünmek zorundaydık.היינו צריכים להיזהר מעורכי דין וכן הלאה.
Avukatları vesaire düşünmek zorundaydık.كان طبيعياً أن يساورنا القلق بشأن المحامين وغير ذلك
Bağlamsal, bütünsel düşünüyorlar - buna "ağlarla düşünmek" diyorum.Általában összefüggően, holisztikusan gondolkodnak, ezt hálózat gondolkodónak nevezem.
Bağlamsal, bütünsel düşünüyorlar - buna "ağlarla düşünmek" diyorum.Au tendinţa să fie gânditori contextuali, holistici - ceea ce numesc eu "web thinkers".
Bağlamsal, bütünsel düşünüyorlar - buna "ağlarla düşünmek" diyorum.Costumam ser contextuais, pensadoras abrangentes, aquilo a que chamo pensadores em redes.
Bağlamsal, bütünsel düşünüyorlar - buna "ağlarla düşünmek" diyorum.De tenderar att vara innehållsbaserade tänkare med helhetssyn, vad jag kallar nättänkare.
Bağlamsal, bütünsel düşünüyorlar - buna "ağlarla düşünmek" diyorum.Dokážou myslet v kontextu, holisticky, já to nazývám síťové myšlení.
Bağlamsal, bütünsel düşünüyorlar - buna "ağlarla düşünmek" diyorum.Elles collent au contexte, ont une approche holistique, ce que j'appelle une pensée en réseau.
Bağlamsal, bütünsel düşünüyorlar - buna "ağlarla düşünmek" diyorum.Majú sklon byť kontextuálnymi, holistickými mysliteľmi, čo nazývam sieťovým myslením.
Bağlamsal, bütünsel düşünüyorlar - buna "ağlarla düşünmek" diyorum.Myślą kontekstualnie, holistycznie, sieciowo.
Bağlamsal, bütünsel düşünüyorlar - buna "ağlarla düşünmek" diyorum.Poiščejo vsebino, so bolj celostni misleci, kar imenujem mrežni misleci.
Bağlamsal, bütünsel düşünüyorlar - buna "ağlarla düşünmek" diyorum.Sie neigen dazu kontextabhängig, holistisch zu denken, ich nenne sie "Netz-Denker".
Bağlamsal, bütünsel düşünüyorlar - buna "ağlarla düşünmek" diyorum.Tengono presente il contesto e hanno un approccio globale, in un modo che io chiamo "a rete".
Bağlamsal, bütünsel düşünüyorlar - buna "ağlarla düşünmek" diyorum.그들은 정황적으로, 전체적으로 생각을 하는 'web thinker'인 편이죠.
Bağlamsal, bütünsel düşünüyorlar - buna "ağlarla düşünmek" diyorum.Ze neigen contextuele, holistische denkers te zijn, wat ik webdenkers noem.
Bağlamsal, bütünsel düşünüyorlar - buna "ağlarla düşünmek" diyorum.Έχουν την τάση να σκέφτονται σε πλαίσια, ολιστικά, αυτό που αποκαλώ πολύπλοκη σκέψη.
Bağlamsal, bütünsel düşünüyorlar - buna "ağlarla düşünmek" diyorum.Вони більш ситуативні, цілісні мислителі, це я і називаю глобальними мислителями.
Bağlamsal, bütünsel düşünüyorlar - buna "ağlarla düşünmek" diyorum.Женското мислене е предимно по-цялостно, взема предвид повече фактори - аз наричам това "мрежово".
Bağlamsal, bütünsel düşünüyorlar - buna "ağlarla düşünmek" diyorum.Они более ситуативные, целостные мыслители, это я и называю глобальными мыслителями.
Bağlamsal, bütünsel düşünüyorlar - buna "ağlarla düşünmek" diyorum.חשיבתן נוטה להיות הקשרית, הוליסטית, מה שאני קוראת חשיבת רשת.
Bağlamsal, bütünsel düşünüyorlar - buna "ağlarla düşünmek" diyorum.فهن يفضلن أن يكن مفكرات شاملات وملمات بكل شئ و لذا أطلقت عليهن مفكرات متشعبات
Bağlamsal, bütünsel düşünüyorlar - buna "ağlarla düşünmek" diyorum.佢地往往着重於關聯性嘅,整體嘅思想家,我所稱之為嘅網絡思想家
Bağlamsal, bütünsel düşünüyorlar - buna "ağlarla düşünmek" diyorum.男性は-これは平均的にですが-無関係とみなすことを削除し

İlgili Sayfalar