düşünmedi ile cümle
düşünmedi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Tom, bunu yapmak için zaman bulabileceğini düşünmediğini söyledi.Tom said he didn't think he could find the time to do that.
Tom, yardımımız olmadan bunu yapabileceğini düşünmediğini söyledi.Tom said he didn't think he could do that without our help.
Tom Mary'nin gerçekten bunu kiminle yapmak isteyeceğini düşünmediğini söyledi.Tom said he didn't think Mary would really want to do that.
Tom, Mary'nin bunu okulda yapmak istediğini düşünmediğini söyledi.Tom said he didn't think Mary wanted to do that at school.
Tom, bunu yapmanın mümkün olacağını düşünmediğini söyledi.Tom said he didn't think it would be possible to do that.
Tom bu tür bir şeyi yapabileceğini düşünmediğini söyledi.Tom said he didn't think he could do that kind of thing.
Tom, Mary'nin bunu dışarıda yapmak istediğini düşünmediğini söyledi.Tom said he didn't think Mary wanted to do that outside.
Tom, Mary'nin artık bunu yapmak istediğini düşünmediğini söyledi.Tom said he didn't think Mary wanted to do that anymore.
Tom, bunu yapmak için yeterli zamanının olduğunu düşünmediğini söyledi.Tom said he didn't think he had enough time to do that.
Tom bir hamamböceği yiyebileceğini düşünmediğini söyledi.Tom said he didn't think he could ever eat a cockroach.
Tom, Mary'nin bunu tekrar yapmak istediğini düşünmediğini söyledi.Tom said he didn't think Mary wanted to do that again.
Tom, bunu tek başına yapabileceğini düşünmediğini söyledi.Tom said he didn't think he could do that by himself.
Tom, Fransızcada çok iyi olduğunu düşünmediğini söyledi.Tom said he didn't think he was very good at French.
Tom şu an bunu yapabileceğini düşünmediğini söyledi.Tom said he didn't think he could do that right now.
Tom, Mary'nin bunu yapması gerektiğini düşünmediğini söyledi.Tom said he didn't think Mary would need to do that.
Tom Mary'nin bunu yapmak zorunda kalacağını düşünmediğini söyledi.Tom said he didn't think Mary would have to do that.
Tom yapılması gereken şeyi yapabileceğini düşünmedi.Tom didn't think he could do what needed to be done.
Tom bugün Mary'nin bunu yapacağını düşünmediğini söyledi.Tom said he didn't think Mary would do that today.
Tom, bunun bugün olacağını düşünmediğini söyledi.Tom said he didn't think that would happen today.
Tom bugün bunu yapabileceğini düşünmediğini söyledi.Tom said he didn't think he could do that today.
Tom, bunu yapabileceğini düşünmediğini söyledi.Tom said he didn't think he could ever do that.
Bu iyi bir fikir. Neden bunu düşünmedim?That's a good idea. Why didn't I think of that?
Tom, şimdi bunu yapabileceğini düşünmediğini söyledi.Tom said he didn't think he could do that now.
Tom, bunu yapması gerektiğini düşünmediğini söyledi.Tom said he didn't think he ought to do that.
Tom bunu yapman gerektiğini düşünmediğini söyledi.Tom said he didn't think you should do that.
Tom, bunu hep yapacağını düşünmediğini söyledi.Tom said he didn't think he'd ever do that.
Tom bunu yapmam gerektiğini düşünmediğini söyledi.Tom said he didn't think I should do that.
Tom yapacağını hiç düşünmediğim bir şey yaptı.Tom did something I never thought he'd do.
Tom bunun mümkün olduğunu düşünmediğini söyledi.Tom said he didn't think it was possible.
Tom, Mary'nin yüzebileceğini düşünmediğini söyledi.Tom said he didn't think Mary could swim.
Tom, Mary'nin ağlayacağını düşünmediğini söyledi.Tom said he didn't think Mary would cry.
Tom, bunu yapacağını düşünmediğini söyledi.Tom said he didn't think you'd do that.
Tom bunu yapacağımı düşünmediğini söyledi.Tom said he didn't think I'd do that.
Tom'un Mary'nin bunu yapması gerektiğini düşünüp düşünmediğini merak ettim.I wondered whether or not Tom thought he had to do that.
Tom'un Mary'nin bunu yapmak istediğini düşünüp düşünmediğini merak ettim.I wondered whether or not Tom thought Mary wanted to do that.
Tom'un bunu yapmak zorunda olduğumuzu düşünüp düşünmediğini merak ettim.I wondered whether or not Tom thought we had to do that.
Tom'un bunu yapmamız gerektiğini düşünüp düşünmediğini merak ettim.I wondered whether or not Tom thought we should do that.
Tom'un bunu yapmak zorunda kaldığını düşünüp düşünmediğini merak ettim.I wondered whether or not Tom thought you had to do that.
Tom, senin bunu yapman gerektiğini düşünmediğini söyledi.Tom said that he doesn't think you need to do that.
Tom, Mary'nin artık bunu yapması gerektiğini düşünmediğini söyledi.Tom said that he doesn't think Mary should do that anymore.
Tom, Mary'nin gerçekten bunu kendi başına yapmak istediğini düşünmediğini söyledi.Tom said that he doesn't think Mary really wants to do that by herself.
Tom, Mary'nin artık gerçekten bunu yapması gerekmediğini düşünmediğini söyledi.Tom said that he doesn't think Mary really needs to do that anymore.
Tom, Mary'nin artık gerçekten bunu yapmak zorunda olduğunu düşünmediğini söyledi.Tom said that he doesn't think Mary really has to do that anymore.
Tom, Mary'nin bunu yapmaktan zevk aldığını düşünmediğini söyledi.Tom said that he doesn't think that Mary enjoyed doing that.
Tom, Mary'nin onun bunu yapmasını engelleyebileceğini düşünmediğini söyledi.Tom said that he doesn't think that Mary can stop him from doing that.
Tom, kokunun Mary'yi rahatsız ettiğini düşünmediğini söyledi.Tom said that he didn't think the smell bothered Mary.
Tom, soğuğun Mary'yi rahatsız ettiğini düşünmediğini söyledi.Tom said that he didn't think that the cold bothered Mary.
Tom, Mary'nin bunu yapmama izin vereceğini düşünmediğini söyledi.Tom said that he didn't think that Mary would let me do that.
Tom, Mary'nin onun bunu yapmasına izin vereceğini düşünmediğini söyledi.Tom said that he didn't think that Mary would let him do that.
Tom artık Mary'nin bunu yapmak istediğini düşünmediğini söyledi.Tom said that he didn't think that Mary wanted to do that anymore.
Tom, Mary'nin bunu kasıtlı yaptığını düşünmediğini söyledi.Tom said that he didn't think that Mary did that on purpose.
Tom, Mary'nin bunu yapmasına izin vermenin iyi bir fikir olduğunu düşünmediğini söyledi.Tom said that he didn't think that it was a good idea to permit Mary to do that.
Tom, Mary'nin bunu kendi başına yapmak istediğini düşünmediğini söyledi.Tom said he doesn't think that Mary wants to do that by herself.
Tom, Mary'nin bunu gerçekten yapmak zorunda olduğunu düşünmediğini söyledi.Tom said he doesn't think that Mary really had to do that.
Tom, Mary'nin bunu gerçekten bu sabah yapması gerektiğini düşünmediğini söyledi.Tom said he doesn't think that Mary really had to do that this morning.
Tom, Mary'nin bunu yapmaktan hoşlandığını düşünmediğini söyledi.Tom said he doesn't think that Mary enjoys doing that.
Tom, Mary'nin bunu yaptığını düşünmediğini söyledi.Tom said he doesn't think that Mary does that.
Tom, bugün piyanoyu taşımanıza yardımcı olabileceğini düşünmediğini söyledi.Tom said he didn't think that he could help you move the piano today.
Tom, bunu yapmanın bir fark yaratacağını düşünmediğini söyledi.Tom said he didn't think that doing that would make any difference.
Tom bunu yapmayı düşünmediğini söyledi.Tom said that he didn't plan to do that.