Ana içeriğe geç
Sözlük

düşündürüyor ile cümle

düşündürüyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
12
HARF
5
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'un Mary'nin onunla evlenmesini planladığını sana ne düşündürüyor?What makes you think that Tom is planning to ask Mary to marry him?
Seni görmek bana her zaman babamı düşündürüyor.Seeing you always makes me think about my father.
Tom için bir şey almamız gerektiğini sana ne düşündürüyor?What makes you think we should buy something for Tom?
Yardımını istediğimi sana ne düşündürüyor?What makes you think I want your help?
Sadece o şarkıyı dinlemek bana seni düşündürüyor.Just listening to that song makes me think of you.
Dilinin tehlikede olduğunu sana ne düşündürüyor?What makes you think that your language is endangered?
Tom'un seni dinleyeceğini sana ne düşündürüyor?What makes you think Tom will listen to you?
Sana ne başarılı olmayacağımızı düşündürüyor?What makes you think we won't succeed?
Tom'un bize yardım etmekle ilgilediğini sana ne düşündürüyor?What makes you think that Tom's interested in helping us?
Bunu Tom'un yaptığını sana ne düşündürüyor?What makes you think Tom did this?
Tom'un bize yardım etmeyeceğini sana ne düşündürüyor?What makes you think Tom won't help us?
Yangına sebep olan şeyin o olduğunu sana ne düşündürüyor?What makes you think that's what caused the fire?
Tom'un Mary ile çıkmayı hiç düşünmeyeceğini sana ne düşündürüyor?What makes you think Tom would ever consider going on a date with Mary?
Sana onun seni sevdiğini ne düşündürüyor?What makes you think he likes you?
Tom'un planının işe yaramayacağını sana ne düşündürüyor?What makes you think Tom's plan won't work?
Sana Tom'un mutsuz olduğunu ne düşündürüyor?What makes you think that Tom is unhappy?
Tom'un tekrar geç kalacağını sana ne düşündürüyor?What makes you think that Tom is going to be late again?
Bu bana seni düşündürüyor.This makes me think of you.
Tom'un bunu sevmeyeceğini sana ne düşündürüyor?What makes you think Tom won't like it?
Tom'un Mary'yi sevmeyeceğini sana ne düşündürüyor?What makes you think Tom won't like Mary?
Tom'u takip edeceğimi sana ne düşündürüyor?What makes you think I'm going to follow Tom?
Tom'un söylediğinin doğru olmadığını sana ne düşündürüyor?What makes you think what Tom said isn't true?
Bunu istediğimi sana ne düşündürüyor?What makes you think I want this?
Senden hoşlanmadığımı sana ne düşündürüyor?What makes you think I don't like you?
Tom'un bugün gelmeyeceğini sana ne düşündürüyor?What makes you think Tom won't come today?
Bunu yapamayacağımı sana ne düşündürüyor?What makes you think I won't be able to do it?
Sana zengin olduğumu ne düşündürüyor?What makes you think I'm rich?
Bir krediye ihtiyacım olduğunu sana ne düşündürüyor?What makes you think I need a loan?
Ondan hoşlanmayacağımı sana ne düşündürüyor?What makes you think I wouldn't enjoy that?
Onu yapmamız gerektiğini sana ne düşündürüyor?What makes you think we need to do that?
Kaybolacağımı sana ne düşündürüyor?What makes you think I'd lose?
Onu yapabileceğimi sana ne düşündürüyor?What makes you think I can do it?
Herhangi bir yardıma ihtiyacım olduğunu sana ne düşündürüyor?What makes you think I need any help?
Sana hazır olduğunu ne düşündürüyor?What makes you think you're done?
Orta Doğu'nun Andes'ten daha önemli olduğunu sana ne düşündürüyor?What makes you think the Middle East is more important than the Andes?
Mutlu olmadığımı sana ne düşündürüyor?What makes you think I'm not happy?
Onun bununla bir ilgisi olduğunu sana ne düşündürüyor?What makes you think she had anything to do with it?
Tom'un bununla bir ilgisi olduğunu sana ne düşündürüyor?What makes you think Tom had anything to do with it?
Sana arkadaşın olduğumu ne düşündürüyor?What makes you think I'm your friend?
Düşündürüyorsun, değil mi?Makes you think, doesn't it?
Tom'un onu nasıl yapacağını bilmeyeceğini sana ne düşündürüyor?What makes you think Tom won't know how to do that?
Tom'un bunu yapmaktan hoşlandığını sana ne düşündürüyor?What makes you think Tom enjoyed doing that?
Bu durum ilerde evrim geçirip neye dönüşeceğimizi düşündürüyor...Which makes you wonder what we might evolve-- well anyway, that's a separate thing.
İletişimi anlamaya çalışmak da bize etkileşimi düşündürüyor. Vücut dilin bana ne anlatıyor?When we think about communication, we think about interactions.
Bu olay şunu düşündürüyor... Bu tavrın yanlarına kâr kalacağını nasıl düşündüler ki? (Gülüşmeler)And this brings up the question, what made them think they could get away with something like that?
Damarların, tümör hücreleri için otoyol vazifesi görmeleri beni düşündürüyor.And the first thing that makes me think is that blood vessels are like highways for the tumor cells.
Bu beni düşündürüyor.This got me thinking.
Bence bu bizi bazen iki kez düşündürüyor".There's ample evidence of that over and over again...
Tom'un bize yardım etmeyeceğini sana ne düşündürüyor?Cosa ti fa pensare che Tom non ci aiuterà?
Bu bana ciddi durumların bile kendi kendine düzelebildiğini düşündürüyor."Maar ik denk dat hun inzet zo armzalig is dat ik me geneigd voel om het zelf te verbeteren."
Bu bana ciddi durumların bile kendi kendine düzelebildiğini düşündürüyor."今では、私が大事だと思うことを実行できる柔軟さがある」と述べた。
Bunu yapamayacağımı sana ne düşündürüyor?Какво те кара да мислиш, че няма да мога да направя това?
Bu beni düşündürüyor.Asta m-a făcut să mă gândesc.
Bu beni düşündürüyor.Ça m'a fait réfléchir.
Bu beni düşündürüyor.Das gab mir zu denken.
Bu beni düşündürüyor.Det fick mig att fundera.
Bu beni düşündürüyor.Điều này khiến tôi suy nghĩ.
Bu beni düşündürüyor.Dit heeft mij aan het denken gezet.
Bu beni düşündürüyor.Esto me puso a pensar.
Bu beni düşündürüyor.Hal ini membuat saya berpikir.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod