düşündü ile cümle
düşündü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bunu bir iltifat olarak düşündüm.I meant that as a compliment.
Senden tekrar haber almadım bu yüzden bugün burada olmayacağını düşündüm.I never heard back from you, so I thought you wouldn't be here today.
Olanları Tom'a anlatmayı düşündüm.I planned to tell Tom about what happened.
Gerçekten Tom'un ne düşündüğü umurumda değil.I really don't care what Tom thinks.
Önerinizi yeniden düşündüm.I reconsidered your offer.
Teklifinizi yeniden düşündüm.I reconsidered your proposal.
Seni burada dışarıda tek başına gördüm ve konuşacak birini isteyebileceğini düşündüm.I saw you out here by yourself and thought you might like someone to talk to.
Bir şey düşürdüğümü düşündüm.I thought I'd dropped something.
Tom'u tekrar hiç görmeyeceğimi düşündüm.I thought I'd never see Tom again.
Eğlenceli olacağını düşündüm.I thought it would be fun.
Mary'nin şirin olduğunu düşündüm.I thought Mary was cute.
Tom ve Mary'nin bir ilişkisi olduğunu düşündüm.I thought Tom and Mary had a relationship.
Tom'un orada olduğunu düşündüm.I thought Tom was there.
Harika bir ilişkimiz olduğunu düşündüm.I thought we had a great relationship.
Mutlu olduğumuzu düşündüm.I thought we were happy.
Tom'la konuşmuş olabileceğinizi düşündüm.I thought you might've talked to Tom.
Ne düşündüğümün önemi yok.It doesn't matter what I think.
Fransızca öğrenme birçok insanın düşündüğünden daha fazla zaman alır.Learning French takes longer than most people think.
Tom'un gördüğümü düşündüğünden daha fazlasını gördüm.I saw more than Tom thought I saw.
Düşündüğümü söylerim.I say what I think.
Tom'un uzun zaman önce düşündüğünü umursamayı bıraktım.I stopped caring about what Tom thinks a long time ago.
Sanırım Tom'a ne düşündüğünü sormalıyım.I think I should ask Tom what he thinks.
Bence ne düşündüğümü biliyorsun.I think you know what I think.
Dikkatli düşündükten sonra onun teklifini kabul etmemeye karar verdim.After careful consideration, I have decided not to accept this offer.
Tom'un Mary'nin ne düşündüğü hakkında hiçbir fikri yok.Tom doesn't have any idea what Mary is thinking.
Yönetici onun cevabını düşündü ve tekrar konuştu.The director thought about his answer and spoke again.
Gülmekten öleceğimi düşündüm.I thought I would die of laughter.
Ben senin yaşındayken, bu konuda seninle aynı şekilde düşündüm.When I was your age, I thought the same way as you about this issue.
Patron Tom'u işten kovmayı düşündü fakat bunun aleyhinde karar verdi.The boss considered firing Tom, but decided against it.
İlk olarak, Tom Fransızcanın zor olduğunu düşündü ama onun kolay olduğunu düşünüyor.At first, Tom thought French was difficult, but now he thinks it's easy.
Fransızca bazı insanların düşündüğü kadar öğrenmesi zor değildir.French isn't as difficult to learn as some people think.
Onun Tom'a aşık olduğunu düşündüm.I thought she was in love with Tom.
Tom'un Mary'ye âşık olduğunu düşündüm.I thought Tom was in love with Mary.
Benim düşündüklerimi düşünüyor musun?Are you thinking what I'm thinking?
O senin ne düşündüğünü bilir.He knows what you're thinking.
O senin ne düşündüğünü biliyor.She knows what you're thinking.
Bana ne düşündüğünü bildir.Let me know what you think.
O, düşündüğünüzden daha yaygındır.It's more common than you think.
Hemen sahilin oralarda hoşuna gideceğini düşündüğüm gerçekten güzel bir restoran var.There is a really good restaurant just off the beach that I think you'd enjoy.
Hemen sahilin oralarda beğeneceğini düşündüğüm gerçekten iyi bir lokanta var.There is a really good restaurant just off the beach that I think you'd enjoy.
Dilinin tehlikede olduğunu sana ne düşündürüyor?What makes you think that your language is endangered?
John, düşündüğümden daha yaşlı.John's older than I thought.
Bay John, düşündüğümden daha yaşlı.Mr. John's older than I thought.
Tom ve Mary'nin birbiriyle çıkmaktan vazgeçtiğini bilmekle ilgilenebileceğini düşündüm.I thought you might be interested to know that Tom and Mary have quit dating each other.
Tom'un yarın burada olmayı planladığını bilmekten hoşlanabileceğini düşündüm.I thought you might like to know that Tom is planning to be here tomorrow.
Yanan binanın dışına asla canlı çıkamayacağımızı düşündüm.I thought we'd never get out of the burning building alive.
Tom Mary ile olmak için Boston'a gitmesi gerektiğini düşündü.Tom thought that he should go to Boston to be with Mary.
Tom bana bir sonraki başkanın kim olacağını düşündüğümü sordu.Tom asked me who I thought would be the next president.
Bilmem gereken şeyi bana söyleyebileceğini düşündüm.I thought that you could tell me what I needed to know.
Onu yapmayı düşündüm ama zamanım yoktu.I thought about doing that, but I didn't have the time.
Tom Mary'nin hiç Boston'da bulunmadığını düşündüğünü söyledi.Tom said he didn't think Mary had ever been to Boston.
Tom bana hapishanede öleceğini düşündüğünü söyledi.Tom told me he thought he was going to die in prison.
Tom'un artık Boston'da yaşamadığını söylediğini düşündüm.I thought you said Tom didn't live in Boston anymore.
Senin tatilde olacağını söylediğini düşündüm.I thought you said you were going to be on vacation.
Tom'un raporu bitirmek için bir saati daha olduğunu düşündüm.I thought Tom had another hour to finish the report.
Öyle bir şey yapmaya çalışabileceğini düşündüm.I thought you might try to do something like that.
Tatlı için kek yiyeceğimizi düşündüm.I thought we were going to have cake for dessert.
Buraya zamanında gelmeyeceğini düşündüm.I thought you weren't going to get here on time.
2.30'a kadar kaldığını söylediğini düşündüm.I thought you said you were staying until 2:30.
Bu ayakkabının daha uzun ömürlü olacağını düşündüm.I thought this pair of shoes would last longer.