düşünceleri ile cümle
düşünceleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Şimdi yapılması gerekli olan doğru şeye ilişkin düşüncelerinizin gerekçelerini incelememiz gerekiyor.Temos que começar a descobrir as razões que levam a acreditar É a coisa certa a fazer.
Şimdi yapılması gerekli olan doğru şeye ilişkin düşüncelerinizin gerekçelerini incelememiz gerekiyor.Teraz musíme preskúmať dôvod, prečo si myslíte že je to tá správna vec.
Şimdi yapılması gerekli olan doğru şeye ilişkin düşüncelerinizin gerekçelerini incelememiz gerekiyor.כעת עלינו להתחיל לחקור את הסיבות לכך שאתם חושבים
Şimdi yapılması gerekli olan doğru şeye ilişkin düşüncelerinizin gerekçelerini incelememiz gerekiyor.نريد أن نبدأ استكشافاً حول الاسباب التي دفعتكم للتفكير
Şimdi yapılması gerekli olan doğru şeye ilişkin düşüncelerinizin gerekçelerini incelememiz gerekiyor.待避線に曲がるという 多数派から始めよう
Sizi, sürüngenlerle ilgili önyargılarınızdan, yerleşmiş korku ve düşüncelerinizden vazgeçirmek istiyorum.Ich möchte, dass Sie Ihre vorgefassten Meinungen und Ängste zum Thema Reptilien loslassen.
Sizi, sürüngenlerle ilgili önyargılarınızdan, yerleşmiş korku ve düşüncelerinizden vazgeçirmek istiyorum.Ik wil jullie af helpen van je vooroordelen, je vooropgezette angsten en gedachten over reptielen.
Sizi, sürüngenlerle ilgili önyargılarınızdan, yerleşmiş korku ve düşüncelerinizden vazgeçirmek istiyorum.저는 여러분들이 파충류에 대한 편견과 선입관적인 공포와 생각들을 버리는 걸 원합니다.
Sizi, sürüngenlerle ilgili önyargılarınızdan, yerleşmiş korku ve düşüncelerinizden vazgeçirmek istiyorum.Quiero que os deshagáis de vuestros prejucios, vuestros miedos e ideas preconcebidas sobre los reptiles.
Sizi, sürüngenlerle ilgili önyargılarınızdan, yerleşmiş korku ve düşüncelerinizden vazgeçirmek istiyorum.Tôi mong các bạn hãy xoá bỏ những định kiến, những nỗi sợ và những suy nghĩ trước đây về loài bò sát.
Sizi, sürüngenlerle ilgili önyargılarınızdan, yerleşmiş korku ve düşüncelerinizden vazgeçirmek istiyorum.Voglio che mettiate da parte i preconcetti e le paure che pensate di avere sui rettili.
Sizi, sürüngenlerle ilgili önyargılarınızdan, yerleşmiş korku ve düşüncelerinizden vazgeçirmek istiyorum.Vreau să lăsați deoparte prejudecățile, temerile și gândurile preconcepute despre reptile.
Sizi, sürüngenlerle ilgili önyargılarınızdan, yerleşmiş korku ve düşüncelerinizden vazgeçirmek istiyorum.Θα ήθελα να προλάβω τις προκαταλήψεις σας, τους πρωτογενείς φόβους και τις σκέψεις σας για τα ερπετά.
Sizi, sürüngenlerle ilgili önyargılarınızdan, yerleşmiş korku ve düşüncelerinizden vazgeçirmek istiyorum.Искам да [оставите] настрана предразсъдъците си, предубедените си страхове и мисли за влечугите.
Sizi, sürüngenlerle ilgili önyargılarınızdan, yerleşmiş korku ve düşüncelerinizden vazgeçirmek istiyorum.Я хочу, чтобы вы отбросили свои предрассудки, предопределённые опасения и мнения о рептилиях.
Sizi, sürüngenlerle ilgili önyargılarınızdan, yerleşmiş korku ve düşüncelerinizden vazgeçirmek istiyorum.אני רוצה שתשתחררו מהדעות הקדומות שלכם, מהפחדים ומהמחשבות שלכם שגובשו מראש לגבי זוחלים.
Sizi, sürüngenlerle ilgili önyargılarınızdan, yerleşmiş korku ve düşüncelerinizden vazgeçirmek istiyorum.أريد منكم أن [تنقوا رؤوسكم] من الأفكار المسبقة الخاصة بكم، الخاصة بالمخاوف والأفكار المسبقة حول الزواحف.
Sizi, sürüngenlerle ilgili önyargılarınızdan, yerleşmiş korku ve düşüncelerinizden vazgeçirmek istiyorum.爬虫類はなにも恐ろしいものではないんです 先入観は話の理解を妨げてしまいますから
Siz konuşurken ben bekledim, Siz ne diyeceğinizi araştırırken Düşüncelerinizi dinledim.Aj, očekával jsem na slova vaše, poslouchal jsem důvodů vašich dotud, dokudž jste vyhledávali řeči,
Siz konuşurken ben bekledim, Siz ne diyeceğinizi araştırırken Düşüncelerinizi dinledim.Dengan sabar aku mendengarkan ketika kamu berbicara, dan menanti ketika kamu mencari kata-kata yang bijaksana
Siz konuşurken ben bekledim, Siz ne diyeceğinizi araştırırken Düşüncelerinizi dinledim.Ecco, ho atteso le vostre parole, ho teso l'orecchio ai vostri argomenti. Finché andavate in cerca di argoment
Siz konuşurken ben bekledim, Siz ne diyeceğinizi araştırırken Düşüncelerinizi dinledim.Eis que aguardei as vossas palavras, escutei as vossas considerações, enquanto buscáveis o que dizer.
Siz konuşurken ben bekledim, Siz ne diyeceğinizi araştırırken Düşüncelerinizi dinledim.Glejte, čakal sem besed od vas, poslušal sem vašo razsodnost, dokler bi bili iznašli, kar je odgovoriti,
Siz konuşurken ben bekledim, Siz ne diyeceğinizi araştırırken Düşüncelerinizi dinledim.He aquí, he esperado vuestras palabras; he escuchado vuestras razones, mientras rebuscabais qué decir
Siz konuşurken ben bekledim, Siz ne diyeceğinizi araştırırken Düşüncelerinizi dinledim.Hľa, čakal som na vaše slová; počúval som až na vašu umnosť, dokiaľ nevyzkúmate slov.
Siz konuşurken ben bekledim, Siz ne diyeceğinizi araştırırken Düşüncelerinizi dinledim.Ímé, én végig vártam beszédeiteket, figyeltem, a míg okoskodtatok, a míg szavakat keresgéltetek.
Siz konuşurken ben bekledim, Siz ne diyeceğinizi araştırırken Düşüncelerinizi dinledim.J`ai attendu la fin de vos discours, J`ai suivi vos raisonnements, Votre examen des paroles de Job.
Siz konuşurken ben bekledim, Siz ne diyeceğinizi araştırırken Düşüncelerinizi dinledim.Jeg biede på, at I skulde tale, lyttede efter forstandige Ord, at I skulde finde de rette Ord;
Siz konuşurken ben bekledim, Siz ne diyeceğinizi araştırırken Düşüncelerinizi dinledim.Jeg ventet på eders ord, jeg lyttet efter forstandig tale fra eder, mens I grundet på hvad I skulde si.
Siz konuşurken ben bekledim, Siz ne diyeceğinizi araştırırken Düşüncelerinizi dinledim.내가 당신들의 말을 기다렸고 당신들이 할 말을 합당하도록 하여보는 동안에 그 변론에 내 귀를 기울였더니
Siz konuşurken ben bekledim, Siz ne diyeceğinizi araştırırken Düşüncelerinizi dinledim.Otom oczekiwał słów waszych, a przysłuchiwałem się dowodom waszym, czekając, ażbyście doszli rzeczy.
Siz konuşurken ben bekledim, Siz ne diyeceğinizi araştırırken Düşüncelerinizi dinledim.Ιδου, επροσμενα τους λογους σας ηκροασθην τα επιχειρηματα σας, εωσου εξετασητε τους λογους.
Siz konuşurken ben bekledim, Siz ne diyeceğinizi araştırırken Düşüncelerinizi dinledim.Вот, я ожидал слов ваших, – вслушивался в суждения ваши, доколе вы придумывали, что сказать.
Siz konuşurken ben bekledim, Siz ne diyeceğinizi araştırırken Düşüncelerinizi dinledim.Ето, чаках докато вие говорехте, Слушах разсъжденията ви, Когато търсехте какво да кажете;
Siz konuşurken ben bekledim, Siz ne diyeceğinizi araştırırken Düşüncelerinizi dinledim.הן הוחלתי לדבריכם אזין עד תבונתיכם עד תחקרון מלין׃
Siz konuşurken ben bekledim, Siz ne diyeceğinizi araştırırken Düşüncelerinizi dinledim.هانذا قد صبرت لكلامكم. اصغيت الى حججكم حتى فحصتم الاقوال.
Siz konuşurken ben bekledim, Siz ne diyeceğinizi araştırırken Düşüncelerinizi dinledim.你 們 查 究 所 要 說 的 話 . 那 時 我 等 候 你 們 的 話 側 耳 聽 你 們 的 辯 論
Siz konuşurken ben bekledim, Siz ne diyeceğinizi araştırırken Düşüncelerinizi dinledim.你 們 查究 所要說的話.那時 我 等候 你 們 的 話側耳聽 你 們 的 辯論
Siz sadece düşüncelerinizi sonuna kadar kullanmıyorsunuz.Anda hanya tidak menggunakan otak anda secara maksimal.
Siz sadece düşüncelerinizi sonuna kadar kullanmıyorsunuz.Các vị chẳng qua là chưa tận dụng hết đầu óc của mình.
Siz sadece düşüncelerinizi sonuna kadar kullanmıyorsunuz.E' solo che non sfruttate al massimo le vostre idee.
Siz sadece düşüncelerinizi sonuna kadar kullanmıyorsunuz.Jullie gebruiken gewoon jullie ideeen niet optimaal.
Siz sadece düşüncelerinizi sonuna kadar kullanmıyorsunuz.Ni använder inte era tankar till fullo.
Siz sadece düşüncelerinizi sonuna kadar kullanmıyorsunuz.Nu profitati la maximum de ideile voastre.
Siz sadece düşüncelerinizi sonuna kadar kullanmıyorsunuz.Sie verwenden nur ihre Ideen nicht ganz.
Siz sadece düşüncelerinizi sonuna kadar kullanmıyorsunuz.Vous n'utililsez pas vos idées au maximum, c'est tout.
Siz sadece düşüncelerinizi sonuna kadar kullanmıyorsunuz.Απλά δεν χρησιμοποιείτε τις σκέψεις σας στο έπακρο.
Siz sadece düşüncelerinizi sonuna kadar kullanmıyorsunuz.Вы просто не используете свои мысли в полную силу.
Siz sadece düşüncelerinizi sonuna kadar kullanmıyorsunuz.אתם רק לא משתמשים ברעיונות שלכם למקסימום שאתם יכולים
Siz sadece düşüncelerinizi sonuna kadar kullanmıyorsunuz.أنك فقط لمتعمق فى التفكير و لم تقدم أقصى ما يمكنك من أفكار
Siz sadece düşüncelerinizi sonuna kadar kullanmıyorsunuz.脳がちょっと錆ついているだけですよ 使っていないから...
‹‹Sıkıntılı düşüncelerim beni yanıt vermeye zorluyor, Bu yüzden çok heyecanlıyım.Darauf muß ich antworten und kann nicht harren.
‹‹Sıkıntılı düşüncelerim beni yanıt vermeye zorluyor, Bu yüzden çok heyecanlıyım."Derfor bruser Tankerne i mig, og derfor stormer det i mig;
‹‹Sıkıntılı düşüncelerim beni yanıt vermeye zorluyor, Bu yüzden çok heyecanlıyım.Derfor legger mine tanker mig svaret i munnen, og derfor stormer det i mig;
‹‹Sıkıntılı düşüncelerim beni yanıt vermeye zorluyor, Bu yüzden çok heyecanlıyım.Do tego mię myśli moje przywodzą, abym odpowiedział; przetożem się pospieszył.
‹‹Sıkıntılı düşüncelerim beni yanıt vermeye zorluyor, Bu yüzden çok heyecanlıyım.--Es que mis inquietantes pensamientos me hacen responder, y a causa de ello estoy dolorido
‹‹Sıkıntılı düşüncelerim beni yanıt vermeye zorluyor, Bu yüzden çok heyecanlıyım.,,Gîndurile mele mă silesc să răspund, şi frămîntarea mea nu-mi dă pace.
‹‹Sıkıntılı düşüncelerim beni yanıt vermeye zorluyor, Bu yüzden çok heyecanlıyım."Ik zal snel reageren, want ik ben geschokt.
‹‹Sıkıntılı düşüncelerim beni yanıt vermeye zorluyor, Bu yüzden çok heyecanlıyım.그러므로 내 생각이 내게 대답하나니 이는 내 중심이 초급함이니라
‹‹Sıkıntılı düşüncelerim beni yanıt vermeye zorluyor, Bu yüzden çok heyecanlıyım.Mes pensées me forcent à répondre, Et mon agitation ne peut se contenir.