düşünceleri ile cümle

düşünceleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
11
ORT. KELİME
Ne kadar küçük olursa olsun, düşüncelerimiz ve hislerimiz içimizdeki dünyaya aitNos pensées et nos sentiments façonne le monde en nous
Ne kadar küçük olursa olsun, düşüncelerimiz ve hislerimiz içimizdeki dünyaya aitSekecil apa pun. Pikiran dan perasaan kita membentuk dunia kita.
Ne kadar küçük olursa olsun, düşüncelerimiz ve hislerimiz içimizdeki dünyaya aitSi tan sólo un poquito. Nuestros pensamientos y sentimientos forman nuestro mundo interno.
Ne kadar küçük olursa olsun, düşüncelerimiz ve hislerimiz içimizdeki dünyaya aitVaikka ihan pikkuruisen verran. Meidän ajatuksemme ja tunteemme muodostavat maailmamme.
Ne kadar küçük olursa olsun, düşüncelerimiz ve hislerimiz içimizdeki dünyaya aitΑκόμα κι αν είναι κάτι ελάχιστο. Οι σκέψεις και τα αισθήματά μας από τον κόσμο μέσα μας.
Ne kadar küçük olursa olsun, düşüncelerimiz ve hislerimiz içimizdeki dünyaya aitДаже пусть самое ничтожное. Наши мысли и чувства образуют мир внутри нас.
Ne kadar küçük olursa olsun, düşüncelerimiz ve hislerimiz içimizdeki dünyaya aitНавіть якщо це якась дрібничка. Наші думки та відчуття творять світ всередині нас.
Ne kadar küçük olursa olsun, düşüncelerimiz ve hislerimiz içimizdeki dünyaya aitגם אם במידה קטנה מאד. מחשבותינו ורגשותינו יוצרות את העולם שבתוכנו.
Ne kadar küçük olursa olsun, düşüncelerimiz ve hislerimiz içimizdeki dünyaya aitولو كان متناهيا في الصغر أفكارنا و مشاعرنا تصنع العالم داخلنا
Ne kadar küçük olursa olsun, düşüncelerimiz ve hislerimiz içimizdeki dünyaya ait私たちの考え、感情は 私たちの内なる世界を形作っていく。 私たちの言葉や行動が
Ölüleri için dua ettiklerinde elleri ile bu jestleri yapıyorlar, düşüncelerini cennetlere fırlatıyorlar.Amikor a halottakért mondanak imát, ilyen kézmozdulatokat végeznek, mintegy mennybe szőve a gondolataikat.
Ölüleri için dua ettiklerinde elleri ile bu jestleri yapıyorlar, düşüncelerini cennetlere fırlatıyorlar.Când se roagă pentru morți, fac aceste gesturi cu mâinile, răsucindu-și gândurile către cer.
Ölüleri için dua ettiklerinde elleri ile bu jestleri yapıyorlar, düşüncelerini cennetlere fırlatıyorlar.Cuando rezan por los muertos, hacen estos gestos con sus manos, para impulsar sus pensamientos a los cielos.
Ölüleri için dua ettiklerinde elleri ile bu jestleri yapıyorlar, düşüncelerini cennetlere fırlatıyorlar.Kiedy odprawiają modły za zmarłych, gestykulują, jakby przędli swoje myśli prosto w niebiosa.
Ölüleri için dua ettiklerinde elleri ile bu jestleri yapıyorlar, düşüncelerini cennetlere fırlatıyorlar.죽은 사람을 위해 기도할 때 이런 손동작을 하는데 그들의 생각을 하늘로 말아 올라는 거죠
Ölüleri için dua ettiklerinde elleri ile bu jestleri yapıyorlar, düşüncelerini cennetlere fırlatıyorlar.Quand ils prient leurs morts, ils font ces gestes avec leurs mains, filant leurs pensées vers les cieux.
Ölüleri için dua ettiklerinde elleri ile bu jestleri yapıyorlar, düşüncelerini cennetlere fırlatıyorlar.Quando pregano per i morti, lo fanno con gesti delle mani, come se filassero il pensiero verso il cielo.
Ölüleri için dua ettiklerinde elleri ile bu jestleri yapıyorlar, düşüncelerini cennetlere fırlatıyorlar.Wanneer ze voor de doden bidden, maken ze deze gebaren: ze 'spinnen' hun gedachten de hemel in.
Ölüleri için dua ettiklerinde elleri ile bu jestleri yapıyorlar, düşüncelerini cennetlere fırlatıyorlar.Когато се молят за мъртвите, те правят жестове с ръцете си, изтъкаващи мислите им към небесата.
Ölüleri için dua ettiklerinde elleri ile bu jestleri yapıyorlar, düşüncelerini cennetlere fırlatıyorlar.Молясь за умерших, они делают такие жесты руками, разматывая мысли к небесам.
Ölüleri için dua ettiklerinde elleri ile bu jestleri yapıyorlar, düşüncelerini cennetlere fırlatıyorlar.כשהם מתפללים למען מתיהם, הם עושים בידיהם מחוות אלה, ומסחררים את מחשבותיהם אל תוך הרקיע.
Ölüleri için dua ettiklerinde elleri ile bu jestleri yapıyorlar, düşüncelerini cennetlere fırlatıyorlar.عندما يصلون للأموات يقومون بهذه الحركات بأيديهم يغزلون أفكارهم إلى الجنان
Ölüleri için dua ettiklerinde elleri ile bu jestleri yapıyorlar, düşüncelerini cennetlere fırlatıyorlar.天国への思いを手で紡ぐ仕草をします ひょうたんの頭部にカルシウムが 堆積しているのが見えます
Onlar düşüncelerini her kanaldan, her zaman açıklayabiliyorlar, ve bunu yapıyorlar da.Họ có thể đưa ra ý kiến trên bất cứ phương tiện nào và vào lúc nào, và họ vẫn đang làm điều đó.
Onlar düşüncelerini her kanaldan, her zaman açıklayabiliyorlar, ve bunu yapıyorlar da.Ils peuvent exprimer leur opinion sur n'importe quel canal à n'importe quel moment, et ils le font.
Onlar düşüncelerini her kanaldan, her zaman açıklayabiliyorlar, ve bunu yapıyorlar da.Își pot exprima părerea oricând, pe orice cale și o fac.
Onlar düşüncelerini her kanaldan, her zaman açıklayabiliyorlar, ve bunu yapıyorlar da.아무 때나 어떤 수단을 통해서든 그들의 의견을 표출할 수 있고, 실제로 그렇게 하고 있습니다.
Onlar düşüncelerini her kanaldan, her zaman açıklayabiliyorlar, ve bunu yapıyorlar da.Mogą wyrażać swoje opinie, w dowolnym medium, o dowolnej porze. I robią to.
Onlar düşüncelerini her kanaldan, her zaman açıklayabiliyorlar, ve bunu yapıyorlar da.Mohou vyjádřit svůj názor jakýmkoliv způsobem a kdykoliv; a oni ho vyjadřují.
Onlar düşüncelerini her kanaldan, her zaman açıklayabiliyorlar, ve bunu yapıyorlar da.Môžu sa vyjadriť kedykoľvek, na ktoromkoľvek kanáli, kedykoľvek, a oni to robia.
Onlar düşüncelerini her kanaldan, her zaman açıklayabiliyorlar, ve bunu yapıyorlar da.Ők ki tudják fejezni a véleményüket bármely csatornán, bármikor, és meg is teszik.
Onlar düşüncelerini her kanaldan, her zaman açıklayabiliyorlar, ve bunu yapıyorlar da.Podem expressar a sua opinião em qualquer via de comunicação, em qualquer altura, e é isso que fazem.
Onlar düşüncelerini her kanaldan, her zaman açıklayabiliyorlar, ve bunu yapıyorlar da.Possono esprimere la loro opinione su qualunque canale in qualunque momento, e lo fanno.
Onlar düşüncelerini her kanaldan, her zaman açıklayabiliyorlar, ve bunu yapıyorlar da.Pueden expresar sus opiniones en cualquier canal al mismo tiempo y lo hacen.
Onlar düşüncelerini her kanaldan, her zaman açıklayabiliyorlar, ve bunu yapıyorlar da.Sie können ihre Meinung äußern, auf jedem Kanal zu jeder Zeit, und sie tun es.
Onlar düşüncelerini her kanaldan, her zaman açıklayabiliyorlar, ve bunu yapıyorlar da.Ze kunnen hun mening geven op elk kanaal, te allen tijde, en dat doen ze ook.
Onlar düşüncelerini her kanaldan, her zaman açıklayabiliyorlar, ve bunu yapıyorlar da.Μπορούν να εκφράσουν τη γνώμη τους σε κάθε κανάλι κάθε στιγμή, και το κάνουν.
Onlar düşüncelerini her kanaldan, her zaman açıklayabiliyorlar, ve bunu yapıyorlar da.Вони можуть виразити свою думку через будь-який канал і будь-коли, і вони це роблять.
Onlar düşüncelerini her kanaldan, her zaman açıklayabiliyorlar, ve bunu yapıyorlar da.Могат да изразят мнението си по всеки канал, по всяко време и те го правят.
Onlar düşüncelerini her kanaldan, her zaman açıklayabiliyorlar, ve bunu yapıyorlar da.Они могут выразить своё мнение по любому каналу в любое время, и они этим пользуются.
Onlar düşüncelerini her kanaldan, her zaman açıklayabiliyorlar, ve bunu yapıyorlar da.הם יכולים להביע את דעתם בכל ערוץ בכל זמן, וכך הם עושים.
Onlar düşüncelerini her kanaldan, her zaman açıklayabiliyorlar, ve bunu yapıyorlar da.يمكنهم التعبير عن رأيهم على أي قناة في أي وقت، وهم يقومون بذلك.
Onlar düşüncelerini her kanaldan, her zaman açıklayabiliyorlar, ve bunu yapıyorlar da.個人の意見を主張することができ また主張します このため この世代が政府の問題に直面したら
Onlarında chop suey gibi risotto yapma düşünceleri var.En dan is er risotto chop suey.
Onlarında chop suey gibi risotto yapma düşünceleri var.E poi... una cosa: hanno piatti come il risotto chop suey.
Onlarında chop suey gibi risotto yapma düşünceleri var.Et aussi ils ont des plats comme le risotto chop suey.
Onlarında chop suey gibi risotto yapma düşünceleri var.Iar apoi mai au și mâncăruri precum risotto chop suey.
Onlarında chop suey gibi risotto yapma düşünceleri var.Jeszcze jedno - chop suey z risotto.
Onlarında chop suey gibi risotto yapma düşünceleri var.리조토 찹수이 같은 건데요.
Onlarında chop suey gibi risotto yapma düşünceleri var.Und dann -- eine Sache: sie haben Dinge, wie Risotto Chop Suey.
Onlarında chop suey gibi risotto yapma düşünceleri var.Và - một điều nữa: họ còn có các món như kiểu risotto xào thập cẩm.
Onlarında chop suey gibi risotto yapma düşünceleri var.Y entonces... una cosa: tienen algo como chop suey de risotto [arroz].
Onlarında chop suey gibi risotto yapma düşünceleri var.А после... едно нещо: има неща като ризото чоп суй.
Onlarında chop suey gibi risotto yapma düşünceleri var.И ещё — один момент: у них есть такое блюдо, как китайское рагу из ризотто.
Onlarında chop suey gibi risotto yapma düşünceleri var.יש להם דברים כמו צ'ופ סואי ריזוטו.
Onlarında chop suey gibi risotto yapma düşünceleri var.لديهم أشياء مثل الريسوتو شوب سوي.
Onlarında chop suey gibi risotto yapma düşünceleri var.私は個人的に
Onların düşüncelerine göre siyah şey büyük bir protein kaynağıdır ve onlar için enfes bir yemek olacaktır.Chúng nghĩ trông nó có vẻ nhiều đạm và sẽ là một miếng mồi ngon.
Onların düşüncelerine göre siyah şey büyük bir protein kaynağıdır ve onlar için enfes bir yemek olacaktır.Dicen, oh, que parece que es rico en proteínas y estará una buena comida.
Onların düşüncelerine göre siyah şey büyük bir protein kaynağıdır ve onlar için enfes bir yemek olacaktır.Dicono "oh, sembra molto ricco di proteine e potrebbe essere un buon pasto"

İlgili Sayfalar