Ana içeriğe geç
Sözlük

düşünülmüş ile cümle

düşünülmüş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bu oldukça iyi düşünülmüş bir plandı.This was quite a well thought-out plan.
Michelangelo bile köprü dizayncısı olarak düşünülmüştü.Michelangelo also was considered as designer of the bridge.
İlk defa 2006 senesinde düşünülmüştü ancak ilk Afrika Gençlik Oyunları 2010 senesinde yapıldı.The idea came in 2006, but the very first African Youth Games only occurred in 2010.
Alps Electric Co. marka mekanik anahtar anahtarları, iyi ses ve hisleri için düşünülmüştür.Alps Electric Co. brand mechanical key switches, credited for their good sound and feel.
Peygamberlik sözlerinde zulümden söz edildiğinde, bunun Sebt hakkında olduğu düşünülmüştür.Muhammad refused to talk to them, as he felt they were disturbing him.
Olga Kurylenko, Gadot role seçilmeden önce Wonder Woman rolü için düşünülmüştü.Olga Kurylenko was considered for the role of Wonder Woman before Gadot was cast.
1394 yılında inşa edildiğinde Asya'daki en yüksek yapı olacağı düşünülmüştü.When it was built in 1394 it was to be one of the longest buildings in Asia.
Plutarch kaynaklı bilgilere göre, Sezar'ın zaman zaman epilepsi nöbetleri geçirdiği düşünülmüştür.Based on remarks by Plutarch, Caesar is sometimes thought to have suffered from epilepsy.
Ana karakter Yuri Orlov aslında birçok kişiden esinlenilerek düşünülmüş bir karakterdir.The main protagonist, Yuri Orlov, is loosely based on several people.
Şimdiye kadar bu alanların yıldız oluşumu için yeterli malzemeye sahip olamayacağı düşünülmüştü.It had hitherto been thought that these areas lacked the materials necessary for star formation.
Onların bulunumu 1970lerde teorik fizikçi Tom Kibble tarafından düşünülmüştür.Their existence was first contemplated by the theoretical physicist Tom Kibble in the 1970s.
Böylece kazanılmamış, hak edilmemiş bir mevkiyi işgal ettikleri düşünülmüştür.They thought that if a settlement was reached, they would not be safe.
Kule, ilk başta Sovyetler Birliği'nin başkenti Moskova için düşünülmüştü.The tower was first designed for Moscow, then the Soviet capital.
NSKK eğitim bilgisi herhangi eksikliği telafisi olarak düşünülmüştür.It was thought that training in the NSKK would make up for any previous lack of knowledge.
Fakat çeşitli söylemleri nedeniyle ateist olduğu da düşünülmüştür.He may have been a communist, as some have stated.
İkinci taslkata ise Shreck, Penguen'in büyük erkeke kardeşi olarak düşünülmüştü.It turned out that Shreck would be the Penguin's long-lost brother.
Bu puanlama sistemi, hücum oyunu benimseyen takımları ödüllendirmek amacıyla düşünülmüştür.The system is designed to reward teams that adopt a more attacking style of play.
O dönemde bu paranın az olduğu düşünülmüştür.The family had little money during this time.
Başlangıçtan itibaren James Gandolfini, Tony Soprano rolü için düşünülmüştür.Proval originally auditioned to play the role of Tony Soprano.
Çünkü amcasının halefi olması için düşünülmüştü.He had assumed that his uncle had died.
Yoon-jin Kim aslında Kate rolü için düşünülmüştü.Originally Yunjin Kim auditioned for the role of Kate.
Tüm detaylar düşünülmüş.Every detail was calculated.
Bütün bunlar düşünülmüştür.All Thing Considered.
İsimleri ilk olarak Her şey Keyfi olarak düşünülmüştür.At first, his petition was regarded with favour.
Orijinal plana göre kule 350 metre olarak düşünülmüştü.According to the initial project, the work would measure 120 meters tall.
Scaramanga rolü için önce Jack Palance düşünülmüştü ama rol Christopher Lee'ye gitti.Originally, the role of Scaramanga was offered to Jack Palance, but he turned the opportunity down.
Böylece değişmekte olan politik görüşlerini daha iyi anlayabileceği düşünülmüştür.I think they should change their mindset to see what development is.
"Solmaz Ünaydın iyi düşünülmüş bir isim".It gives good taste a good name".
Böylece, uzun ē (eta: η), ee şeklinde iki kısa ünlünün bileşimi şeklinde düşünülmüştür.Thus long ē (eta: η) can be understood as a sequence of two short vowels: ee.
Bir cok sey yapiyorum, konusmamim cogu bilincaltindan, daha once defalarca denenmis ve dusunulmus.I'm doing a lot; most of my talk is subconscious; it has been rehearsed and thought about a lot.
Askerlerin uzun süre boyunca burada kalabilmesi için her şey düşünülmüş.It's complete with all the amenities that enabled soldiers to stay for extended periods.
Bu kör çocuklar için düşünülmüş bir dokunma tahtası.This is a touching slate meant for blind children.
İnsan formu, özellikle insan kafası endüstrimizin Kutsal Kasesi olarak düşünülmüştü.The human form, in particular the human head, has been considered the Holy Grail of our industry.
Bu kavram , Tanrı'nın dünyamızda yarattığı güzellikler ile karşı karşıya gelmek olarak düşünülmüş.And that was a way of directly confronting God's presence in our world.
Teğet çemberleri içeren geometrik problemler üzerinde bin yıldır düşünülmüştür.Geometrical problems involving tangent circles have been pondered for millennia.
Ptolemais'in batısında büyük ve görkemli bir mezar, son dinlenme yeri olarak düşünülmüştür. [1]A large tomb west of Ptolemais seems to have been intended as his final resting place.[1]
Füniküler sistemi yerine yürüyen merdivenle ulaşımın sağlanması bu dönemde düşünülmüştür.Replacement with escalators was considered later.
Kabe başlangıçta tek tanrılı bir Tanrı için sembolik bir ev olarak düşünülmüştü.The Kaaba was originally intended as a symbolic house for the one monotheistic God.
Hikayeden yola çıkarak konuştuğu dilin Almanca ya da Türkçe olabileceği düşünülmüştür.We know from historical records that the Icelanders and Greenlanders even made wine from crowberry.
Başlangıçta kısa süreli bir tatil için köyde kalması düşünülmüştü.Ursprünglich war nur an einen kurzen Ferienaufenthalt gedacht.
1394 yılında inşa edildiğinde Asya'daki en yüksek yapı olacağı düşünülmüştü.Es wird vermutet, dass der Schrein bei seinem Bau 1394 das längste Gebäude in Asien war.
Hipertimi, psikiyatride sadece mizaç olarak düşünülmüştür.In der Psychiatrie schlicht vergessen.
"Solmaz Ünaydın iyi düşünülmüş bir isim".Chorführer: Iuh, iuh! ’nen wunderschönen Namen hast du ausgedacht!
Kule, ilk başta Sovyetler Birliği'nin başkenti Moskova için düşünülmüştü.Ursprünglich wurde der Turm für die damalige sowjetische Hauptstadt Moskau entworfen.
O dönemde bu paranın az olduğu düşünülmüştür.Geld war zu dieser Zeit allerdings knapp.
Amerikan Pastası, Adam Herz tarafından düşünülmüş bir gençlik filmi serisidir.American Pie ist eine Reihe von Jugendfilmen, die von Adam Herz produziert wurde.
İnsan şeklinde olduğu düşünülmüştür.Diesen erscheinen sie in menschlicher Gestalt.
Tüm detaylar düşünülmüş.Alles ist genau durchdacht.
Bir zamanlar bu rol Dördüncü Doktor için düşünülmüştür.Dieses Geschehen wurde gegen Mitte der vierten Staffel dargestellt.
Yeni albümün adı olarak ilk önce "Strip" düşünülmüştü.Erstmals wird ein neues Kampfsystem namens „Striker System“ eingeführt.
Başlangıçtan itibaren James Gandolfini, Tony Soprano rolü için düşünülmüştür.Proval hatte ursprünglich für die Rolle des Tony Soprano vorgesprochen.
Filmin ilk önce ismi Mitchell Brothers olarak düşünülmüştür.Ursprünglich sollte der Film Gespenster heißen.
Tüm detaylar düşünülmüş.Chaque détail est ainsi pris en compte.
Başlangıçta kısa süreli bir tatil için köyde kalması düşünülmüştü.À l’origine, le séjour était envisagé comme de simples vacances de courte durée.
Kule, ilk başta Sovyetler Birliği'nin başkenti Moskova için düşünülmüştü.La tour avait initialement été conçue pour la ville de Moscou, capitale de l'URSS à l'époque.
Başlangıçtan itibaren James Gandolfini, Tony Soprano rolü için düşünülmüştür.Proval a à l'origine auditionné pour jouer le rôle de Tony Soprano.
Bütün bunlar düşünülmüştür.Mais tout est imaginé.
Enki tarafından yaratıldığına inanılırdı, bir bakıma Enki'nin oğlu olarak düşünülmüştür.Comme ce dernier, Enkimdu semble être considéré comme un fils du dieu Enki.
Bu terimin eskiden küçültücü bir nitelik taşıdığı düşünülmüştür, fakat artık öyle algılanmamaktadır.Ce secret, c'était encore une espèce de force, je ne l'ai plus.
Önceleri domatesin zehirli olduğu düşünülmüş.Antaño se creía que los tomates eran venenosos.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod