düğüne ile cümle

düğüne kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Öğretmen ve partneri düğüne katılan insanları bir parka götürdü.The teacher and her partner took the people attending the wedding to a park.
Tom geçen hafta sonu bir düğüne gitti.Tom went to a wedding last weekend.
O düğüne gidemedi.She couldn't go to the wedding.
Düğüne hazırlanmak için biraz yardıma ihtiyacın olduğunu düşündüm.I thought you might need some help getting ready for your wedding.
Sanırım Tom'u düğüne davet etmemi istiyorsun.I suppose you want me to invite Tom to the wedding.
Beni düğüne davet ettiler.They invited me to the wedding.
Tom düğüne geleceğini söyledi.Tom said he would come to the wedding.
Yarın bir düğüne gitmek zorundayım.I have to go to a wedding tomorrow.
Tom ve Mary tüm arkadaş ve akrabalarını düğüne davet ettiler.Tom and Mary invited all their friends and relatives to the wedding.
Bir düğüne katılmak için gelecek hafta Boston'a gitmem gerekiyor.I'm supposed to go to Boston next week to attend a wedding.
Düğüne gitmemiz gerekiyor.We need to get to the wedding.
Düğüne hâlâ birkaç gün var.The wedding is still a few days away.
Tom'un ailesinden hiç kimse düğüne katılmadı.No one from Tom's family attended the wedding.
Marvin ve Velma düğüne katılamadılar.Marvin and Velma were unable to attend the wedding.
Dan'ın babası düğüne katıldı.Dan's father attended the wedding.
Bu bir düğüne benziyor.It resembles a wedding.
Tom düğüne katıldı.Tom attended the wedding.
O düğüne hazırlanırken çok fazla zaman ve enerji harcadı.She spent so much time and energy preparing that wedding.
Düğüne katılman gerekir.You should've attended the wedding.
Bir düğüne gittin mi hiç?Have you ever been to a wedding?
Sam bir düğüne katılıyor.Sami is attending a wedding.
Gelecek hafta, bir düğüne katılmak için Avustralya'ya gitmem gerekiyor.I'm supposed to go to Australia next week to attend a wedding.
Yanni düğüne gelecek.Yanni will be attending the wedding.
Yanni düğüne katılacak.Yanni will be attending the wedding.
Britanya kraliyet ailesinin hiçbir üyesi düğüne katılmadı.None of the members of the Spanish royal family attended the wedding.
Düğüne gelen misafirler asla mağdur olmazlar.The sons of this love will never be orphans.
Bu sebeple geçen yaz, Güney İngiltere'de bir düğüne katıldım.So last summer, I attended a wedding in Southern England.
Kesinlikle bu düğüne gitmek istiyorum.I totally want to go to that wedding.
Bu düğüne beni sen zorladın, o yüzden istediğim gibi yapacağım!You forced me into this marriage, so I'll do as I wish!
Örneğin en son ne zaman bir düğüne gittiğini hatırlamak gibi.like remembering the last time you went to a wedding, for example.
İsayla öğrencileri de düğüne çağrılmışlardı.Jesus also was invited, with his disciples, to the marriage.
Gidin yol kavşaklarına, kimi bulursanız düğüne çağırın.›Go ye therefore into the highways, and as many as ye shall find, bid to the marriage.
Damat düğüne geldiğinde, şerbet ve tatlılarla karşılanır.When the groom arrives at the wedding, he is welcomed with sorbet and sweets.
Belgrad'da düzenlenen bu yılki 10. Rüya Düğüne 200'den fazla çift katıldı.More than 200 couples participated in this year's 10th annual Dream Wedding in Belgrade.
Ahn kız kardeşinin kimliğini alır ve düğüne gelin olarak katılır.The latter are none the wiser and believe they have successfully killed Ahn.
Theresa, Isabel'i nezaketen düğüne davet eder ve Isabel de düğüne katılır.Theresa invites Isabel to the wedding as a courtesy and Isabel feels obliged to attend.
Britanya kraliyet ailesinin hiçbir üyesi düğüne katılmadı.Kein anderes Mitglied irgendeiner königlichen Familie wurde älter.
Ancak düğüne saatler kala Stella kızının babası ile kaçar.Jedoch verlässt Stella Ted kurz vor der Zeremonie für den Vater ihrer Tochter.
Britanya kraliyet ailesinin hiçbir üyesi düğüne katılmadı.Aucun membre de la famille du père assiste au mariage.
Britanya kraliyet ailesinin hiçbir üyesi düğüne katılmadı.Ningún miembro de la familia real española asistió al enlace.
Zeus, düzenlediği Peleus ile Thetis'in düğüne tanrıçalardan Eris'i davet etmez.Todos los dioses fueron invitados a la boda de Peleo y Tetis, excepto Eris.
Bu sırada sokakta birden beliren yaşlı adam da düğüne gelir.Per evitare problemi, qualsiasi donna arrivi lì deve immediatamente sposarsi.
Düğüne başlamadan önce resmi nikâh kıyılır.La serie si conclude prima del matrimonio.
Tom'un eski okul arkadaşı onu düğüne davet etti.Старый школьный приятель пригласил Тома на свадьбу.
Britanya kraliyet ailesinin hiçbir üyesi düğüne katılmadı.Никто из членов испанской королевской семьи не присутствовал на свадьбе.
X, düğüne gidememe nedenini açıklarken, karısının kendisine söylediklerini tekrar ediyor gibidir.بينما كان X يوضح سبب عدم الذهاب إلى الزفاف كانت زوجته كأنما تردد أقوالهم في نفسها.
Düğüne Kybele de davet edilir.في المساء دعيت إلى عرس.
Düğüne gelen davetlileri davul, zurna karşılar.نحن لا نريد أن يأتي الناس إلى حفل زفافنا ويعلقون على مظهري.
Britanya kraliyet ailesinin hiçbir üyesi düğüne katılmadı.Nenhum dos membros da Família Real espanhola compareceram ao casamento.
Britanya kraliyet ailesinin hiçbir üyesi düğüne katılmadı.Er waren geen leden van de Belgische koninklijke familie aanwezig op de uitvaartplechtigheid.
Britanya kraliyet ailesinin hiçbir üyesi düğüne katılmadı.Na ślubie nie był obecny żaden przedstawiciel hiszpańskiej rodziny królewskiej.
Bu süre zarfında düğüne gelen misafirlere düğünde yapılan yemekler ikram edilir.Pozostała część zaproszonych na uroczystość gości urządza w tym czasie wesele.
Düğünler davetiyeli olur, düğüne gelecek olanlar davetiyeleri ile birlikte düğüne iştirak ederler.Te, które pozostają w czasie świąt postanawiają urządzić imprezę, na którą zapraszają chłopaków.
Yenge davul zurna ile evleri dolaşır, düğüne davet edermiş.Taka Jagusia chodziła po prośbie i u nas nocowała.
Zeus, düzenlediği Peleus ile Thetis'in düğüne tanrıçalardan Eris'i davet etmez.Według mitu, Zeus nie zaprosił bogini niezgody Eris na ślub Peleusa i Tetydy.
Britanya kraliyet ailesinin hiçbir üyesi düğüne katılmadı.Ingen medlem av kungafamiljen var närvarande.
Bunun üzerine Eris, düğüne altın bir elma göndererek, bunun "en güzel tanrıçaya" verilmesini ister.Tvedräktens gudinna Eris hade rullat in ett äpple som bar inskriptionen ”till den vackraste” bland gudarna.
Britanya kraliyet ailesinin hiçbir üyesi düğüne katılmadı.Відомо, що жодна з них не носила титулу Царської дружини.
Düğüne gelen misafirler yemekten sonra takısını takar.Після весілля молоді йшли до батьків жениха на трапезу.
Düğüne gelen misafirler postayı çağırır.Svatebčané jej zvou ke stolu.

İlgili Sayfalar