“Düğümlere üfleyenlerin kötülüğünden…” (Kuran-ı Kerim, Felak 4.)V škornjih, ki so obrozgani do kolen)".
Düğün 26 Kasım 1539 gününe dek sürdü.Poroka je sledila 27. junija 1525.
Bir seviye uzaklaşmadan önce, o seviyeye kadar olan bütün düğümleri dolaşmış olması gerekir.Tik preden se dotaknemo tal morajo biti vrvice zategnjene do konca.
Kemerin damat tarafından bir düğün hediyesi olarak düğünde giyilmek üzere geline hediye ettiği öğrenildi.Namenjena je bila mladoporočencem ob porokah kot darilo.
Bu konuyu düğün gelenekleri bahsinde geniş şekilde anlatacağım.V njej se ta navada povezuje s poročnimi svečanostmi.
Düğünlerde davul ve zurna çalgıları kullanılmaktadır.V splošnem ginjenju in solzah se sklene zaroka.
Aile arasında yapılması düşünülen düğün, damadın ailesinin isteğiyle büyür.Poroka je veliko slavje, ki jo pripravi nevestina družina.
Camadan düğümü yerine rahatlıkla kullanılabilir.Lahko se uporabljajo namesto pnevmatskih vijačnikov pri gumah.
Düğündeyken James, Kristen'e evlilik teklifinde bulunmuş fakat reddedilmiştir.Tam James zaprosi Kirsten, vendar ga ona zavrne, ker še ni pripravljena na poroko.
Bu özellikleri nişan, düğün törenleri, bayramlar, ölüm ve cenaze şeklindedir..Izmislijo si njegovo rojstvo, poroko, smrt in pogreb.
Düğünden bir-iki gün önce düğün hazırlıklarına başlanır.Nekaj dni pred poroko so organizirali prevoz nevestinih stvari.
Bu sırada düğünde lazım gelecek son eksiklikler de giderilir ve artık düğün hazırlıkları bitmiştir.Ali pa za tisto, na katero se že nekaj časa čaka, pričakovane poroke pa ni in ni.
Düğünlerde töresel giyimi olan fistan giyinmektedir.Končno jo najde napravljeno v svileno poročno obleko.
Onların düğününe tüm tanrılar katılmış.Visi dievai dalyvavo jų vestuvėse.
Özgürlük, başka birine zarar vermeyen her şeyi yapabilmekte düğümlenmektedir.Laisvės esmė – daryti viską, kas nekenkia kitam.
Ana madde: Friends (7. sezon) Yedinci sezon genel olarak Monica ve Chandler'ın düğün hazırlıklarıyla geçer.Septintame sezone planuojamos Čandlerio ir Monikos vestuvės.
Düğünlerinden sonraki gün Adrienne'in hamile olduğunu öğrendiler.Antrąją dieną po vestuvių sužinojo, jog Adrienne laukiasi pirmojo vaiko.
Düğün sabahı, damat kendisi tıraş olur ve yıkanır.Tačiau, nesant jam namie, žmona susiranda savo plunksnas ir išskrenda.
Sabrı tükenince öfkeyle kılıcını çekip düğümü keser.Tuomet, netekęs kantrybės, jis ištraukė kardą ir mazgą perkirto pusiau.
Akupresör-Düğümovma, Çin'de binlerce yıldır uygulanan bir tedavi yöntemidir.Kinijoje akupunktūra naudojama šimtmečius kaip sėkminga įvairių negalių gydymo priemonė.
Şarkıcılığa düğün salonlarında başladı.Darbų pradžia Kanos vestuvėse.
Düğünlerde gençler güreş tutar.Vestuvių dieną jaunieji nevalgo.
Kızı yanlarına alıp düğünü terk ederler.Ji pasiima vaiką su savimi ir išvažiuoja...
Düğün hazırlıkları başlar.Pradedama ruoštis sutuoktuvių puotai.
Nikâh DüğünVedybų sukaktis.
Bunlardan biri de düğünleridir.17 Tai bent vestuvės.
Bir HA kümesinde genellikle en az iki düğüm bulunur.Sekykloje paprastai būna bent du kareiviai.
Düğün bir gün bir gece devam eder.Šventė tęsiasi ir naktį.
Bunun dışında günümüzde olduğu gibi asla düğünlerde ve benzer eğlencelerde dönülmez.Niekada nebuvo ir niekada nebus kitos tokios akimirkos, kaip ši.
Düğünlerinde ise kuyu başına gidilir.Po vestuvių taksavo mišką Kuršėnuose.
Türk düğümü de denir.Dar kitaip vadinamas „turkų plaktukas“.
Yemekleri ise keşkek, düğünlerde iskilip dolması ve un helvasıdır.Kitur kalbėjo, kad velnias vestuves keliantis arba pietauti lekiantis.
Britanya kraliyet ailesinin hiçbir üyesi düğüne katılmadı.Ükski Briti kuningliku perekonna liige laulatusel ei viibinud.
Ertesi günde düğün yapılır.Järgmisel päeval toimus laulatus.
Yıldız ağları içinde koordinatör merkezi düğüm olmalıdır.Radiaalvõrkudes peab koordinaator olema keskne sõlm.
Düğün 29 Nisan 2011'de Westminster Abbey'de gerçekleşti.Pulmad peeti 29. aprillil 2011 Westminster Abbey katedraalis Londonis.
Akşam saatlerine doğru düğün eğlencesi başlar.Päris pidu algab vana-aasta õhtul.
Mahallenin gelenekleri düğünlerde kendini göstermektedir.Põlle ettesidumine kujunes pulmas omaette tavaks.
Gelin ve damat düğün için hazırlandı.Prints ja tema vanemad valmistusid pulmadeks.
Film, Luce (Lena Headey) ile kendi düğün gününde tanışan Rachel'ın (Piper Perabo) ilişkisine odaklanmaktadır.Filmi keskmes on Racheli (Piper Perabo) ja Luce'i (Lena Headey) suhe.
Düğün hazırlıkları başlar.Algavad ettevalmistused pulmadeks.
Kral Hamed, Galler Prensi William ve Kate Middleton'ın kraliyet düğününe davet edilmiştir.Suurbritannia kuningakoda teatas prints Williami ja Catherine Middletoni kihlumisest.
Yörede ev baklavası cevizli yapılır.Özel günlerde,bayramlarda,düğünlerde ve cenazelerde ikram edilir.Tänapäeval esitatakse rahvalaule vastavalt sisule pulmades, matustel ja festivalidel.
Bir düğünde Kürtçe şarkı söylediği için ülkesini terketti.Kord paluti restoranis tal pulmas laulda.
Kınadan sonra da düğün yapılır.Lühikese kihluse järel peeti pulmad.
Mesela burada düğünler gerçekleştirilebilir.Millal leiavad pulmad aset?
Veri yolları karşılıklı olarak çalışır ve düğümler her iki veri yoluna bağlanırlar.Kontrollitakse tagasillal olevat andurit ja pidurdatakse mõlemat ratast korraga.
Prusik düğümü her iki yöne de ipte sürtünme sağlar.Koer peab kiige ületamisel mõlemad kontaktpinnad läbima.
Düğün başlamış olur.Laulatus toimub.
Düğümle ilgili çalışmalar 19.yüzyılda başlamıştır.Hõõglambi valmistamise katsed algasid 19. sajandi keskel.
Düğün için günler önce hazırlıklar yapılır.Pulmadele eelnevad põhjalikud ettevalmistused.
Düğün Cuma günü başlar, Pazar günü sona erer.See algab kolmapäeval ja lõpeb pühapäeval.
En iyi sınırlı sayıdaki düğüm ile çalışır.Töötab kõige paremini väikse takistusega puurvedelikes.
Köyün halk dansı olan "Ecserli Düğün" (Ecseri lakodalmas) dünyada ünlü bir danstır.Külas tantsitakse maailmakuulsat rahvatantsu "Ecseri pulm" (Ecseri lakodalmas).
Bir düğün yemeği olan keşkek halen düğünlerin vazgeçilmez yemeğidir.Lõputoit, ka pulmakurat oli pulmade lõpust märkuandev traditsiooniline toit.
Düğün cenaze gibi durumlarda kullanılmaktadır.Mälestuskõne peetakse näiteks matustel.
[13.2] Yerçekiminden ötürü hidrojen düğümleri daha büyük düğümler halinde toplanmaya başladı...A cause de la gravité, des nœuds d'hydrogène gazeux commencèrent à s'unir en de larges nœuds.
[13.2] Yerçekiminden ötürü hidrojen düğümleri daha büyük düğümler halinde toplanmaya başladı...Door zwaartekracht begonnen knopen waterstof samen te smelten in grotere knopen...
[13.2] Yerçekiminden ötürü hidrojen düğümleri daha büyük düğümler halinde toplanmaya başladı...Под влияние на гравитацията групите от водород започнали да се събират в по-големи групи.
[13.2] Yerçekiminden ötürü hidrojen düğümleri daha büyük düğümler halinde toplanmaya başladı...בזכות כוח הכבידה, קשרים של גז המימן התמזגו לקשרים גדולים יותר.