Ama sizinle dövüşmek beni rahatsız eder.Men det føles ikke så godt at slås mod jer.
Ama sizinle dövüşmek beni rahatsız eder.Men det känns inte rätt att slåss mot er.
Ama sizinle dövüşmek beni rahatsız eder.Non mi sentirei a mio agio a combattere contro di voi.
Ama sizinle dövüşmek beni rahatsız eder.Pero no me sentiría cómodo luchando contra vosotros.
Ama sizinle dövüşmek beni rahatsız eder.Δεν θα μου άρεσε να παλέψω μαζί σας.
Ama sizinle dövüşmek beni rahatsız eder.Но мне будет неприятно сражаться с вами.
Ama yine de size göstereceğim. İşte bu benim dövmem.これが私のタトゥーです。
Amerikalıların yüzde 25'i gibi, benim de bir dövmem var.25%의 미국인과 같이, 저 또한 문신을 하나 갖고 있습니다.
Amerikalıların yüzde 25'i gibi, benim de bir dövmem var.בין הגיליים 16 ו-50, גם לי יש קעקוע.
Amerikalıların yüzde 25'i gibi, benim de bir dövmem var.بين عمر 16 - 50، لدي أنا أيضاً وشم
Amerikalıların yüzde 25'i gibi, benim de bir dövmem var.私もタトゥーを入れました。 思いついたのは20代半ばでしたが、
Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi, dövmesi olan Amerikalıların yüzde 17'sinin pişmanlık yaşadığını tespit etmiş.미국 식품의약청은 문신을 가진 모든 미국인의 17%는 이를 후회하고 있다고 추정하죠
Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi, dövmesi olan Amerikalıların yüzde 17'sinin pişmanlık yaşadığını tespit etmiş.A FDA estima que, de todos os americanos que têm tatuagens, 17 % arrependem-se de as fazerem.
Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi, dövmesi olan Amerikalıların yüzde 17'sinin pişmanlık yaşadığını tespit etmiş.FDA memperkirakan bahwa dari semua orang Amerika yang membuat tato 17 persen menyesalinya.
Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi, dövmesi olan Amerikalıların yüzde 17'sinin pişmanlık yaşadığını tespit etmiş.FDA odhaduje, že mezi Američany, kteří mají tetování, je 17 procent těch, co litují.
Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi, dövmesi olan Amerikalıların yüzde 17'sinin pişmanlık yaşadığını tespit etmiş.FDA ước tính rằng trong số tất cả những người Mỹ có vết xăm, 17 phần trăm hối hận vì đã đi xăm.
Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi, dövmesi olan Amerikalıların yüzde 17'sinin pişmanlık yaşadığını tespit etmiş.La Food and Drug Administration stima che di tutti gli Americani che hanno tatuaggi, il 17% se ne pente.
Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi, dövmesi olan Amerikalıların yüzde 17'sinin pişmanlık yaşadığını tespit etmiş.מנהל המזון והתרופות האמריקאי מעריך שמכל האמריקאים שעשו קעקועים, 17 אחוז מתחרטים שהם עשו אותם.
Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi, dövmesi olan Amerikalıların yüzde 17'sinin pişmanlık yaşadığını tespit etmiş.فقد قدرت إدارة الغذاء والدواء الأمريكية أنه من بين الأمريكيين الذي وشموا أنفسهم، 17% يندمون على ذلك.
Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi, dövmesi olan Amerikalıların yüzde 17'sinin pişmanlık yaşadığını tespit etmiş.アメリカ人でタトゥーのある人のうち 17%が後悔しているそうです。 それはジョニー・デップと私
Ancak en büyük tehlike kıyıyı döven dalgalardırAle nejhorší je příboj.
Ancak en büyük tehlike kıyıyı döven dalgalardırDar cel mai mare pericol îl reprezintă valurile.
Ancak en büyük tehlike kıyıyı döven dalgalardırNhưng thứ nguy hiểm nhất là sóng lớn.
Ancak en büyük tehlike kıyıyı döven dalgalardır'Ομως, ο μεγαλύτερος κίνδυνος είναι τα δυνατά απανωτά κύματα.
Ancak en büyük tehlike kıyıyı döven dalgalardırОднако самая большая опасность - это волны прибоя.
Ancak en büyük tehlike kıyıyı döven dalgalardırאך הסכנה הגדולה ביותר .היא המהלומות בזמן הגלישה
Ancak en büyük tehlike kıyıyı döven dalgalardırلكن الخطر الأكبر هي الأمواج الضاربة
Anneleri, ağabeyleri, babaları ve amcaları tarafından dövülen kızları gördüm.Am văzut fete care erau bătute de mamele lor, şi de fraţi şi de taţi şi de unchi.
Anneleri, ağabeyleri, babaları ve amcaları tarafından dövülen kızları gördüm.He visto chicas quienes eran golpeadas por sus madres, y hermanos y padres y tíos.
Anneleri, ağabeyleri, babaları ve amcaları tarafından dövülen kızları gördüm.Ho visto ragazze picchiate dalle loro madri, e dai fratelli e padri e zii.
Anneleri, ağabeyleri, babaları ve amcaları tarafından dövülen kızları gördüm.Ich habe Mädchen gesehen, die von ihren Müttern geschlagen wurden, und von ihren Brüdern, Vätern und Onkeln.
Anneleri, ağabeyleri, babaları ve amcaları tarafından dövülen kızları gördüm.Ik heb meisjes gezien die geslagen waren door hun moeders, broers, vaders en ooms.
Anneleri, ağabeyleri, babaları ve amcaları tarafından dövülen kızları gördüm.J'ai vu des filles battues par leurs mères, et leurs frères, et leurs pères et leurs oncles.
Anneleri, ağabeyleri, babaları ve amcaları tarafından dövülen kızları gördüm.어머니에게 몰매를 맞는 일도 흔합니다. 형제, 아버지와 삼촌들한테서 까지 말입니다.
Anneleri, ağabeyleri, babaları ve amcaları tarafından dövülen kızları gördüm.Láttam lányokat, akiket vert az anyjuk, vertek a fiútestvéreik, az apjuk, a nagybátyjuk.
Anneleri, ağabeyleri, babaları ve amcaları tarafından dövülen kızları gördüm.Những bé gái bị đánh đập tàn bạo bởi mẹ của các em, bởi các anh trai và bố và chú bác.
Anneleri, ağabeyleri, babaları ve amcaları tarafından dövülen kızları gördüm.Videla sem dekleta, ki jih pretepajo mame, in bratje in očetje in strici.
Anneleri, ağabeyleri, babaları ve amcaları tarafından dövülen kızları gördüm.Widziałam dziewczynki bite przez matki, braci, ojców i wujków.
Anneleri, ağabeyleri, babaları ve amcaları tarafından dövülen kızları gördüm.Виждала съм момичета, които са били бити от майките си, от братята, бащите и чичовците си.
Anneleri, ağabeyleri, babaları ve amcaları tarafından dövülen kızları gördüm.Я бачила дівчат, яких били їхні матері, і брати, і батьки, і дядьки.
Anneleri, ağabeyleri, babaları ve amcaları tarafından dövülen kızları gördüm.Я видела женщин, которых избивали матери, братья, отцы и дядья.
Anneleri, ağabeyleri, babaları ve amcaları tarafından dövülen kızları gördüm.ראיתי ילדות שהוכו על-ידי אמהותיהן, ואחיהן ואבותיהן ודודיהן.
Anneleri, ağabeyleri, babaları ve amcaları tarafından dövülen kızları gördüm.و رأيت فتيات ضربتهن أمهاتهن وأخوتهن , وآبائهن , وأعمامهن
Anneleri, ağabeyleri, babaları ve amcaları tarafından dövülen kızları gördüm.暴力を受ける女の子たち アメリカの施設では"理想の体型" の為に
Annem onu sorgulamaya kalkıştığında babam onu döver, zor kullanırdı, yani hayatı gerçekten zordu.A ak mu na to moja mama niečo povedala, zbil ju, zneužíval ju a bolo to skutočne ťažké.
Annem onu sorgulamaya kalkıştığında babam onu döver, zor kullanırdı, yani hayatı gerçekten zordu.Als mijn moeder daar iets over zei, sloeg hij haar, misbruikte hij haar, en maakte haar leven een hel.
Annem onu sorgulamaya kalkıştığında babam onu döver, zor kullanırdı, yani hayatı gerçekten zordu.Dacă mama i se împotrivea, o bătea, o maltrata. A fost dificil...
Annem onu sorgulamaya kalkıştığında babam onu döver, zor kullanırdı, yani hayatı gerçekten zordu.E se mia madre provava a metterlo in dubbio, lui la picchiava, abusava di lei, ed era davvero difficile.
Annem onu sorgulamaya kalkıştığında babam onu döver, zor kullanırdı, yani hayatı gerçekten zordu.Jeżeli mama się sprzeciwiła, bił ją i dręczył. To była trudna sytuacja.
Annem onu sorgulamaya kalkıştığında babam onu döver, zor kullanırdı, yani hayatı gerçekten zordu.그리고 만약 어머니가 아버지에게 의문을 품으면 어머니를 때리고, 학대했어요. 정말 힘들었어요.
Annem onu sorgulamaya kalkıştığında babam onu döver, zor kullanırdı, yani hayatı gerçekten zordu.Och om min mor någonsin ifrågasatte honom så slog han henne, misshandlade henne, och det var verkligen svårt.
Annem onu sorgulamaya kalkıştığında babam onu döver, zor kullanırdı, yani hayatı gerçekten zordu.Pokud máma někdy zpochybnila jeho rozhodnutí, tak ji zmlátil, zneužil. A opravdu, bylo to těžké.
Annem onu sorgulamaya kalkıştığında babam onu döver, zor kullanırdı, yani hayatı gerçekten zordu.Và nếu mẹ tôi có bao giờ dám lên tiếng với ông ông ấy sẽ đánh và hành hạ bà, những lúc đó thật sự rất bi kịch.
Annem onu sorgulamaya kalkıştığında babam onu döver, zor kullanırdı, yani hayatı gerçekten zordu.Y si mi madre lo cuestionaba, él la golpeaba, abusaba de ella y realmente era difícil.
Annem onu sorgulamaya kalkıştığında babam onu döver, zor kullanırdı, yani hayatı gerçekten zordu.Εάν ποτέ η μητέρα μου του έφερνε αντίρρηση, την χτυπούσε, την κακοποιούσε, και ήταν πολύ δύσκολα.
Annem onu sorgulamaya kalkıştığında babam onu döver, zor kullanırdı, yani hayatı gerçekten zordu.А якщо мама інколи питала його, чому він це робить, він бив її, обзивав, і це справді було важко.
Annem onu sorgulamaya kalkıştığında babam onu döver, zor kullanırdı, yani hayatı gerçekten zordu.И ако майка ми само се осмелеше да каже нещо, той я пребиваше и измъчваше. Наистина беше трудно.
Annem onu sorgulamaya kalkıştığında babam onu döver, zor kullanırdı, yani hayatı gerçekten zordu.И если мама его о чём-нибудь спрашивала, он бил её, издевался над ней... и это было действительно тяжело.
Annem onu sorgulamaya kalkıştığında babam onu döver, zor kullanırdı, yani hayatı gerçekten zordu.ואם קרה שאימי פקפקה במעשיו, הוא היה מכה אותה, משפיל אותה, וזה היה ממש קשה.
Annem onu sorgulamaya kalkıştığında babam onu döver, zor kullanırdı, yani hayatı gerçekten zordu.وإذا كان من أي وقت مضى وتساءل والدتي له، أنه يضربها، يسيء معاملتها، ومن الصعب حقاً.