Ana içeriğe geç
Sözlük

döv ile cümle

döv kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
2. kural: Hiçbir erkek karısını dövemez.La segunda: ningún hombre puede golpear a su mujer.
2. kural: Hiçbir erkek karısını dövemez.Yang kedua: tidak boleh ada pria yang memukul istrinya.
2. kural: Hiçbir erkek karısını dövemez.Δεύτερος κανόνας: κανένας άνδρας δεν μπορεί να κτυπήσει τη γυναίκα του.
2. kural: Hiçbir erkek karısını dövemez.Второе: ни один мужчина не может бить жену.
2. kural: Hiçbir erkek karısını dövemez.Второто: никой не може да бие жена си.
2. kural: Hiçbir erkek karısını dövemez.Друге: жоден чоловік не може бити свою дружину.
ABD doları dışındaki döviz cinslerinden de yatırım yapacak.Ale tak naprawdę dokonywali zróżnicowania od aktywów denominowanych w dolarach.
ABD doları dışındaki döviz cinslerinden de yatırım yapacak.les pays concernés vont vouloir acheter des actifs en dollars pour empêcher leur devise de bouger trop.
ABD doları dışındaki döviz cinslerinden de yatırım yapacak.І що фактично відбувається, це вони диверсифікуються від активів в доларах.
Adam: Askerler, bu kadar uzunlukta sopalarla bizleri itiraf etmemiz için dövüyorlar.Bọn lính cầm những chiếc dùi cui dài chừng này đánh đập buộc chúng tôi nhận tội.
Adam: Askerler, bu kadar uzunlukta sopalarla bizleri itiraf etmemiz için dövüyorlar.Continuavano a dirci "Dite la verità!" e intanto ci picchiavano.
Adam: Askerler, bu kadar uzunlukta sopalarla bizleri itiraf etmemiz için dövüyorlar.그들은 "솔찍히 말해!"라고 하면서 우리를 계속 구타했지요.
Adam: Askerler, bu kadar uzunlukta sopalarla bizleri itiraf etmemiz için dövüyorlar.لقد ظلوا يخبروننا، " قولوا الحقيقة!" بينما يضربوننا.
Adam: Askerler, bu kadar uzunlukta sopalarla bizleri itiraf etmemiz için dövüyorlar.殴るたびに 「白状しろ!」と怒鳴っていた
Adam dövülerek ve o koştu diye bir dolu çanta gibi chinked olarak ve sağa sola attı.Az az ember csapott, és ahogy futott he chinked, mint egy jól töltött erszényt, amely hánykolódott ide-oda.
Adam dövülerek ve o koştu diye bir dolu çanta gibi chinked olarak ve sağa sola attı.Bởi người đàn ông đập, và khi ông chạy chinked như một ví đầy ném qua lại.
Adam dövülerek ve o koştu diye bir dolu çanta gibi chinked olarak ve sağa sola attı.남자는 두드리고, 그가 도망으로 그는 잘 채워진 지갑처럼 chinked으로 이리저리 버렸어요.
Adam dövülerek ve o koştu diye bir dolu çanta gibi chinked olarak ve sağa sola attı.Con l'uomo pestato, e come correva chinked come ben pieno borsa che è qua e là.
Adam dövülerek ve o koştu diye bir dolu çanta gibi chinked olarak ve sağa sola attı.Do človeka razbijalo, in kot je vodil he chinked kot dobro napolnjena torbici, ki je vrgel sem in tja.
Adam dövülerek ve o koştu diye bir dolu çanta gibi chinked olarak ve sağa sola attı.Do muž búšil, a ako on bežal he chinked ako dobre naplnené kabelku, ktorá je zmietajúci sa sem a tam.
Adam dövülerek ve o koştu diye bir dolu çanta gibi chinked olarak ve sağa sola attı.Do muž bušil, a jak on běžel he chinked jako dobře naplněné kabelku, která je zmítající se sem a tam.
Adam dövülerek ve o koştu diye bir dolu çanta gibi chinked olarak ve sağa sola attı.Mennessä mies löi, ja kun hän juoksi he chinked kuin hyvin täynnä kukkaro, joka on tossed edestakaisin.
Adam dövülerek ve o koştu diye bir dolu çanta gibi chinked olarak ve sağa sola attı.Oleh pria ditumbuk, dan saat ia berlari ia chinked seperti tas baik diisi yang melemparkan ke sana kemari.
Adam dövülerek ve o koştu diye bir dolu çanta gibi chinked olarak ve sağa sola attı.Par l'homme pilé, et comme il courait, il fit sonner comme une bourse bien remplie qui est jetés çà et là.
Adam dövülerek ve o koştu diye bir dolu çanta gibi chinked olarak ve sağa sola attı.Pelo homem bateu, e enquanto corria, ele chinked como uma bolsa bem cheia que é atiradas para lá e para cá.
Adam dövülerek ve o koştu diye bir dolu çanta gibi chinked olarak ve sağa sola attı.Przez człowieka, wbity, i jak prowadził on chinked jak dobrze wypełniony portfel, który jest miotani tu i tam.
Adam dövülerek ve o koştu diye bir dolu çanta gibi chinked olarak ve sağa sola attı.За людина стукав, і, як він втік, він судорожно кашляв, як добре заповнені Гаманець, кинув туди і сюди.
Adam dövülerek ve o koştu diye bir dolu çanta gibi chinked olarak ve sağa sola attı.По человек стучал, и, как он бежал, он судорожно кашлял, как хорошо заполнены Кошелек, бросил туда и сюда.
Adam dövülerek ve o koştu diye bir dolu çanta gibi chinked olarak ve sağa sola attı.قصفت من قبل الرجل ، وانه كان يدير محفظة chinked مثل جيدا أن تملأ قذف جيئة وذهابا.
Adam dövülerek ve o koştu diye bir dolu çanta gibi chinked olarak ve sağa sola attı.あちこちに投げた。 彼はどちらも右にも左に見えたが、彼の拡張型心筋症の目はまっすぐに見つめていた
Ağlayarak uyum sarsıldı kız kardeşi, onu küçük yumruklarını masaya dövülerekIsän vieressä itsekin jännitystä, osaksi makuuhuone.
Ağlayarak uyum sarsıldı kız kardeşi, onu küçük yumruklarını masaya dövülerek그녀의 울음에 맞게 의해 흔들리고 동생은, 그녀의 작은 주먹으로 테이블을 만들어 놨어
Ağlayarak uyum sarsıldı kız kardeşi, onu küçük yumruklarını masaya dövülerekOtec, vedle sebe v jeho vzrušení, do ložnice.
Ağlayarak uyum sarsıldı kız kardeşi, onu küçük yumruklarını masaya dövülerekSiostra, wstrząśnięty jej pasuje płacz, wbity na stole z jej małe pięści,
Ağlayarak uyum sarsıldı kız kardeşi, onu küçük yumruklarını masaya dövülerekСестра, вражений її плач за потрібне, стукав по столу її крихітні кулаки,
Ağlayarak uyum sarsıldı kız kardeşi, onu küçük yumruklarını masaya dövülerekСестра, потрясенный ее плач нужным, стучал по столу ее крошечные кулаки,
Ağlayarak uyum sarsıldı kız kardeşi, onu küçük yumruklarını masaya dövülerekהאחות, מזועזע להתאים אותה בוכה, דפק על השולחן באגרופיה הזעירים,
Ağlayarak uyum sarsıldı kız kardeşi, onu küçük yumruklarını masaya dövülerekقصفت الشقيقة ، هزتها ياقتها البكاء ، على الطاولة بقبضة اليد لها صغيرة ،
Ağlayarak uyum sarsıldı kız kardeşi, onu küçük yumruklarını masaya dövülerekとグレゴールは、誰がドアを閉めて考えもしなかったことに怒り、すべてこの時点でhissedと
Ah, kemerini kullanırdı dövmek için.Eh sì, avrebbe usato la cinta.
Ah, kemerini kullanırdı dövmek için.Hắn dùng đai nịt
Ah, kemerini kullanırdı dövmek için.그리고 그는 그녀를 욕조에 넣었죠. 오, 그는 벨트를 사용했습니다.
Ah, kemerini kullanırdı dövmek için.Oh, hij gebruikte een riem.
Ah, kemerini kullanırdı dövmek için.Oh, il utilisait une ceinture.
Ah, kemerini kullanırdı dövmek için.Oh, va folosi o curea,
Ah, kemerini kullanırdı dövmek için.Utilizaría un cinturón.
Ah, kemerini kullanırdı dövmek için.Używał paska.
Ah, kemerini kullanırdı dövmek için.Он схватился за ремень.
Ah, kemerini kullanırdı dövmek için.Ох, използваше колан.
Ah, kemerini kullanırdı dövmek için.והוא שם אותה באמבטיה. הוא השתמש בחגורה.
Ah, kemerini kullanırdı dövmek için.ثم وضعها داخل حوض الإستحمام, اه ولم يتوانى عن استخدام الحزام
Ah, kemerini kullanırdı dövmek için.彼がベルトを使ったのは 歪んだ変態な妄想で
Ahmağı buğdayla birlikte dibekte tokmakla dövsen bile, Ahmaklığından kurtulmaz.Ainda que pisasses o insensato no gral entre grãos pilados, contudo não se apartaria dele a sua estultícia.
Ahmağı buğdayla birlikte dibekte tokmakla dövsen bile, Ahmaklığından kurtulmaz.Aunque machaques al insensato con el pisón de un mortero en medio del grano, no se apartará de su insensatez
Ahmağı buğdayla birlikte dibekte tokmakla dövsen bile, Ahmaklığından kurtulmaz.Bys blázna i v stupě mezi krupami píchem zopíchal, neodejde od něho bláznovství jeho.
Ahmağı buğdayla birlikte dibekte tokmakla dövsen bile, Ahmaklığından kurtulmaz.Choćbyś głupiego i w stępie między krupami stąporem stłukł, nie odejdzie od niego głupstwo jego.
Ahmağı buğdayla birlikte dibekte tokmakla dövsen bile, Ahmaklığından kurtulmaz.Keby si blázna utĺkol v mažiari tĺkom medzi krúpami, neuhne od neho jeho bláznovstvo.
Ahmağı buğdayla birlikte dibekte tokmakla dövsen bile, Ahmaklığından kurtulmaz.미련한 자를 곡물과 함께 절구에 넣고 공이로 찧을지라도 그의 미련은 벗어지지 아니하느니라
Ahmağı buğdayla birlikte dibekte tokmakla dövsen bile, Ahmaklığından kurtulmaz.Ko bi neumneža v stopi z betom stolkel kakor pšeno, ne šla bi neumnost njegova od njega.
Ahmağı buğdayla birlikte dibekte tokmakla dövsen bile, Ahmaklığından kurtulmaz.Om du knuste en Dåre i Morter med Støder midt imellem Gryn, hans Dårskab veg dog ej fra ham.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
döv ile cümle - Sayfa 48 - döv kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App