O, yarasını dikkate almadan dövüşüyordu.He was fighting regardless of his wound.
Yarın bu saatte, onlar şampiyonluk için dövüşüyor olacaklar.They will be fighting for the championship this time tomorrow.
Tom ve Mary dövüşüyor. Lütfen bir şey yap.Tom and Mary are fighting. Please do something.
Tom dövüşüyor mu?Is Tom fighting?
Tom dövüşüyordu.Tom was fighting.
Hâlâ dövüşüyoruz.We're still fighting.
Tom ve Mary gençken her zaman dövüşüyordu.Tom and Mary were always fighting when they were younger.
Onlar kiminle dövüşüyor?Who are they fighting?
Kaybedilen bir savaşta dövüşüyoruz.We're fighting a losing battle.
Siz ikiniz ne hakkında dövüşüyorsunuz?What are you two fighting about?
Tom onun hayatı için dövüşüyor.Tom is fighting for his life.
Tom ve Mary dövüşüyordu.Tom and Mary were fighting.
Sen ve Tom neden dövüşüyorsunuz?Why are you and Tom fighting?
Neden benimle dövüşüyorsun?Why are you fighting me?
Tom Mary ile dövüşüyor mu?Has Tom been fighting with Mary?
Neden hâlâ dövüşüyoruz?Why are we still fighting?
Siz ikiniz dövüşüyor muydunuz?Have you two been fighting?
Siz ikiniz dövüşüyor musunuz?Are you two having a fight?
Siz ikiniz tekrar mı dövüşüyorsunuz?Are you two fighting again?
Tom Mary ile dövüşüyor.Tom has been fighting with Mary.
Herkes dövüşüyordu.Everyone was fighting.
Onlar dövüşüyordu.They were fighting.
Her zaman kendi aralarında dövüşüyorlar.They're always fighting among themselves.
Siz ikiniz neden dövüşüyorsunuz?Why are you two fighting?
Tom ve Mary her zaman dövüşüyor gibi görünüyor.Tom and Mary always seem to be fighting.
Sen ve Tom ne sıklıkla dövüşüyorsunuz?How often do you and Tom fight?
Ağabey ! çok iyi dövüşüyorsunuz !brother ! you are very well!
Dövüşüyorlar, ve sonra tekrar kalkıyorlar.They fight, they get back up, you know?
Çocuklar dövüşüyordu ben onları...The kids were fighting and I wanted to...
Miller'ın abisi de ölecekti iyi dövüşüyordun ama tai boksu değildiMiller's brother would've been crushed You're pretty good; but that isn't Thai boxing
Orada iki adam buldu, dövüşüyorlardı. Bu, Mûsa'nın halkından, şu da düşmanlarındandı.He found in it two men fighting—one of his own sect, and one from his enemies.
Halkının habersiz olduğu bir sırada kente girdi. Orada iki adam buldu, dövüşüyorlardı.He entered the city without the knowledge of its inhabitants and found two men fighting each other.
Boksör şu anda Kanada için dövüşüyor.He currently is competing for Canada.
Carlos da gençliğinde ülkede bulabildiği en güçlü adamlarla dövüşüyordu.In seiner Jugend rang er gerne mit den stärksten Männern, die zu finden waren.
Düellocular kılıçla dövüşüyorlarsa, bunun belirlenmiş alan içinde gerçekleşmesi gerekirdi.Les païens devaient être convertis, au besoin par l'épée.
Ne kadar uygun, sen de bir inek gibi dövüşüyorsun.Decides hacer huelga ya que tú quieres tener tres vacas.
Ne kadar uygun, sen de bir inek gibi dövüşüyorsun.La sua abilità sarà Attaccare, come Cowboy.
Bak! İki çocuk dövüşüyor.Гляди! Два пацана дерутся.
Hakaret örneklerinden bir tanesi şöyle: Bir çiftçi gibi dövüşüyorsun.Men krijgt een belediging naar het hoofd geworpen (bijvoorbeeld: "Je vecht als een melkboer").
Hakaret örneklerinden bir tanesi şöyle: Bir çiftçi gibi dövüşüyorsun.Od té doby se o někom neúspěšném říká, že „dopadl jak sedláci u Chlumce“.
Hakaret örneklerinden bir tanesi şöyle: Bir çiftçi gibi dövüşüyorsun.Như một chiến sĩ du kích đã thừa nhận: “bọn chúng không hiểu được người nông dân cùng khổ như thế nào.
Alçakça dövüşüyorsunuz, değil mi?Giocate sporco, vero?
Alçakça dövüşüyorsunuz, değil mi?I skruer bissen på.
Alçakça dövüşüyorsunuz, değil mi?Jogas sujo, não é?
Alçakça dövüşüyorsunuz, değil mi?Juegas sucio, ¿verdad?
Alçakça dövüşüyorsunuz, değil mi?Lubicie brudne chwyty, co?
Alçakça dövüşüyorsunuz, değil mi?Ni spelar fult.
Alçakça dövüşüyorsunuz, değil mi?Te pelaatte likaista peliä.
Alçakça dövüşüyorsunuz, değil mi?Πολεμάτε βρώμικα.
Alçakça dövüşüyorsunuz, değil mi?Вы ведь любите грязную игру?
Arkadaşım şu anda Pride adlı bir Homunculus'la dövüşüyor.Il mio compagno sta lottando contro un Homunculus di nome Pride.
Arkadaşım şu anda Pride adlı bir Homunculus'la dövüşüyor.Kumppanini taistelee Pride-homunculusta vastaan.
Arkadaşım şu anda Pride adlı bir Homunculus'la dövüşüyor.Mi compañero está peleando con un Homúnculus llamado Pride.
Arkadaşım şu anda Pride adlı bir Homunculus'la dövüşüyor.Min partner slås mod en homunculus, der hedder Pride.
Arkadaşım şu anda Pride adlı bir Homunculus'la dövüşüyor.Min partner slåss mot en homunculus som heter Pride.
Arkadaşım şu anda Pride adlı bir Homunculus'la dövüşüyor.Mój towarzysz walczy z homunkulusem zwanym Pride.
Arkadaşım şu anda Pride adlı bir Homunculus'la dövüşüyor.O meu colega está a lutar contra um Homunculus chamado Pride.
Arkadaşım şu anda Pride adlı bir Homunculus'la dövüşüyor.Ο σύντροφός μου παλεύει με ένα Χομάνκιουλους. Λέγεται Πράιντ.
Arkadaşım şu anda Pride adlı bir Homunculus'la dövüşüyor.Сейчас мой спутник борется с гомункулом по имени Гордость.
Biz devrim için dövüşüyoruz.Bojujeme za revoluci.