dönmüyor ile cümle
dönmüyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.53
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Kartı bir günde yüz defa okutursanız eser kararıyor ve sonraki güne kadar başa dönmüyor.Ha a kártyát százszor használjuk egy nap, akkor elsötétedik a mű, és nem lehet újrakezdeni másnapig.
Kartı bir günde yüz defa okutursanız eser kararıyor ve sonraki güne kadar başa dönmüyor.Jeżeli podbijesz kartę sto razy w ciągu dnia, rzeźba wyłącza się i można ją uruchomić dopiero następnego dnia.
Kartı bir günde yüz defa okutursanız eser kararıyor ve sonraki güne kadar başa dönmüyor.Se picarem o ponto cem vezes num dia, a obra fica a negro e só recomeça no dia seguinte.
Kartı bir günde yüz defa okutursanız eser kararıyor ve sonraki güne kadar başa dönmüyor.Y si perforas 100 veces en un día, la obra se queda en negro y no podrá reiniciarse hasta el día siguiente.
Kartı bir günde yüz defa okutursanız eser kararıyor ve sonraki güne kadar başa dönmüyor.Если вы отобьёте сто карточек в один день, изображение исчезнет и не восстановится до следующего дня.
Kartı bir günde yüz defa okutursanız eser kararıyor ve sonraki güne kadar başa dönmüyor.ואם תעביר כרטיס מאה פעמים ביום אחד, היצירה מוחשכת והיא לא מתחילה מחדש עד היום הבא.
Kartı bir günde yüz defa okutursanız eser kararıyor ve sonraki güne kadar başa dönmüyor.作品は真っ黒になり 翌日までリセットされなくなります この作品の一部となった皆さんが
Kış geldiğinde, eski yerine dönmüyorlar mı?"Proč v zimě nepostupují?"
- Niye tekneyle dönmüyoruz? - Ne teknesi ya?Έχει σκάφος, το είδα όταν ήρθαν.
- Niye tekneyle dönmüyoruz? - Ne teknesi ya?Много е красив.
Olması gereken yere, yeryüzüne dönmüyor.Elle n'atteint jamais le sol, là où elle était prévue.
Olması gereken yere, yeryüzüne dönmüyor.Het bereikt de grond nooit, waar het nochtans voor bedoeld was.
Olması gereken yere, yeryüzüne dönmüyor.지면을 비추기 위한 빛들이 제 역활을 제대로 못하는 것입니다.
Olması gereken yere, yeryüzüne dönmüyor.Niciodată nu atinge suprafaţa pământului unde a fost destinată să ajungă.
Olması gereken yere, yeryüzüne dönmüyor.Nie erreicht es den Erdboden, wofür es bestimmt war.
Olması gereken yere, yeryüzüne dönmüyor.Nigdy nie dociera do ziemi, dla której było przeznaczone.
Olması gereken yere, yeryüzüne dönmüyor.Nikdy nedopadne na zem, kam původně mělo.
Olması gereken yere, yeryüzüne dönmüyor.Nikdy nedosiahne na zem, kam bolo zamýšľané.
Olması gereken yere, yeryüzüne dönmüyor.Nó không hề chiếu xuống mặt đất đúng như mục đích sử dụng.
Olması gereken yere, yeryüzüne dönmüyor.Non arriva mai al luogo che dovrebbe raggiungere, ovvero il suolo.
Olması gereken yere, yeryüzüne dönmüyor.Nunca llega a la tierra para donde estaba pensada.
Olması gereken yere, yeryüzüne dönmüyor.Se ei ikinä tavoita maan pintaa, mihin se oli tarkoitettu.
Olması gereken yere, yeryüzüne dönmüyor.Soha nem éri el a talajt, amiért pedig létrehozták.
Olması gereken yere, yeryüzüne dönmüyor.Ποτέ δε φτάνει στο έδαφος για το οποίο και προοριζόταν.
Olması gereken yere, yeryüzüne dönmüyor.Воно ніколи не сягає землі, свого пункту призначення.
Olması gereken yere, yeryüzüne dönmüyor.Никога не докосва земята, за където е предназначена.
Olması gereken yere, yeryüzüne dönmüyor.Он никогда не достигает земли, куда он направлен.
Olması gereken yere, yeryüzüne dönmüyor.הוא לעולם לא מגיע אל הקרקע כמו שהייתה הכוונה.
Olması gereken yere, yeryüzüne dönmüyor.انه لا يصل إلى الارض .. حيث يتوجب عليه ان يصل
Olması gereken yere, yeryüzüne dönmüyor.地上に届くことはないのです 人々の利益にはなっていません
Onlar dönmüyor.Καλή όρεξη!
Onlar dönmüyor.Мирише прекрасно.
O şeylerin hiçbiri dönmüyordu.1 chiếc lá cũng chẳng rung rinh.
O şeylerin hiçbiri dönmüyordu.Aucune de ces choses ne fonctionnait.
O şeylerin hiçbiri dönmüyordu.Det kom ingen förvarning om dessa.
O şeylerin hiçbiri dönmüyordu.Egyik olyan bigyó sem forgott.
O şeylerin hiçbiri dönmüyordu.Geen van die dingen bewogen.
O şeylerin hiçbiri dönmüyordu.Ingen af dem bevægede sig.
O şeylerin hiçbiri dönmüyordu.Keine von diesen Turbinen hat sich bewegt.
O şeylerin hiçbiri dönmüyordu.(태양광, 풍력이) 별로 와닿질 않겠군요.
O şeylerin hiçbiri dönmüyordu.Nessuno di quei cosi girava più.
O şeylerin hiçbiri dönmüyordu.Nici unul din acele lucruri nu se învârtea.
O şeylerin hiçbiri dönmüyordu.Ninguna de esas cosas estaban moviendose.
O şeylerin hiçbiri dönmüyordu.Tidak ada yang panik.
O şeylerin hiçbiri dönmüyordu. Ve her zamanki gibi, Fransa'dan nükleer güç almak zorunda kaldılar.Κανένα από αυτά δεν συνέβαινε και ως συνήθως, αναγκάστηκαν ν' αγοράσουν πυρηνική ενέργεια από τη Γαλλία.
O şeylerin hiçbiri dönmüyordu.Žádná z nich se netočila.
O şeylerin hiçbiri dönmüyordu.Żadne z tych rzeczy się nie kręciły.
O şeylerin hiçbiri dönmüyordu.Нито едно от тези неща не се въртеше.
O şeylerin hiçbiri dönmüyordu.אף אחד מהדברים האלה לא הסתובב.
O şeylerin hiçbiri dönmüyordu.لم يكن أي شئ من هذه مثيراً.
O şeylerin hiçbiri dönmüyordu.結局フランスから原子力エネルギーを買った
Suudi Din Adamı'na Göre Dünya Dönmüyor, Diğerlerine Göre ise Güneş Dünya Çevresinde DönüyorSegún un clérigo saudita, la tierra no gira. Según otros, el sol gira a su alrededor
Ve tüm ülkedeki rüzgar santralleri bir hafta için kapatıldı. O şeylerin hiçbiri dönmüyordu.По всей стране ветряные генераторы отключились на неделю, не крутилась ни одна [из лопастей на мачтах].