döneceğiz ile cümle
döneceğiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Geri döneceğiz - herşey fani.Înapoi la -- totul este atât de trecător.
Geri döneceğiz - herşey fani.Kembali ke -- semuanya begitu sementara.
Geri döneceğiz - herşey fani.제 말은 -- 모든 건 한시적입니다.
Geri döneceğiz - herşey fani.Retour vers -- tout est tellement éphémère.
Geri döneceğiz - herşey fani.Terug bij: alles is zo tijdelijk.
Geri döneceğiz - herşey fani.Trở lại -- mọi thứ đều thật ngắn ngủi.
Geri döneceğiz - herşey fani.Volver a -- todo es tan temporal.
Geri döneceğiz - herşey fani.Z powrotem -- do tymczasowości.
Geri döneceğiz - herşey fani.Zurück zu - alles ist so vorübergehend.
Geri döneceğiz - herşey fani.Обратно — всё так непостоянно.
Geri döneceğiz - herşey fani.Обратно към... всичко е толкова временно.
Geri döneceğiz - herşey fani.בחזרה ל -- הכל כל כך זמני.
Geri döneceğiz - herşey fani.نعود إلى المكان حيث كل شيء مؤقت جداً
Geri döneceğiz - herşey fani.そう?君が言うようには僕は感じないけどね
Hatırlamama hakkında yeterli verdiğimizde Bana benim doğum günüm çok mutlu döner isteyen, geri döneceğiz.Când grijă destul despre mine să ne amintim doresc să mă întoarce multe fericit de ziua mea, voi reveni.
Hatırlamama hakkında yeterli verdiğimizde Bana benim doğum günüm çok mutlu döner isteyen, geri döneceğiz.Jeżeli dbasz wystarczająco o mnie pamiętać życzyć mi Many Happy Returns na moje urodziny, wrócę.
Hatırlamama hakkında yeterli verdiğimizde Bana benim doğum günüm çok mutlu döner isteyen, geri döneceğiz.Když se dostatečně záleží na mě pamatovat na přání mi všechno nejlepší k mým narozeninám se vrátím.
Hatırlamama hakkında yeterli verdiğimizde Bana benim doğum günüm çok mutlu döner isteyen, geri döneceğiz.Keď sa dostatočne záleží na mňa pamätať na prianie mi všetko najlepšie k mojim narodeninám sa vrátim.
Hatırlamama hakkında yeterli verdiğimizde Bana benim doğum günüm çok mutlu döner isteyen, geri döneceğiz.Khi bạn quan tâm về tôi để nhớ muốn tôi trở lại nhiều hạnh phúc trong ngày sinh nhật của tôi, tôi sẽ trở lại.
Hatırlamama hakkında yeterli verdiğimizde Bana benim doğum günüm çok mutlu döner isteyen, geri döneceğiz.Ko vas skrbi dovolj o meni, da se spomnimo zaželel veliko vesel me vrne na moj rojstni dan, bom prišel nazaj.
Hatırlamama hakkında yeterli verdiğimizde Bana benim doğum günüm çok mutlu döner isteyen, geri döneceğiz.Kun välität tarpeeksi minusta muistaa toivottaa minulle paljon onnea syntymäpäivänäni, minä tulen takaisin.
Hatırlamama hakkında yeterli verdiğimizde Bana benim doğum günüm çok mutlu döner isteyen, geri döneceğiz.Όταν φροντίζετε αρκετά για να θυμηθώ με την επιθυμία μου Χρόνια πολλά για τα γενέθλιά μου, θα επανέλθω.
‹‹Hayır, seninle birlikte senin halkına döneceğiz›› dediler.A povedaly jej: Nie, ale s tebou sa vrátime k tvojmu ľudu.
‹‹Hayır, seninle birlikte senin halkına döneceğiz›› dediler.A řekly jí: Obrátíme se raději s tebou k lidu tvému.
‹‹Hayır, seninle birlikte senin halkına döneceğiz›› dediler.dan berkata kepada Naomi, "Tidak, Bu! Kami ikut bersama Ibu pergi kepada bangsa Ibu.
‹‹Hayır, seninle birlikte senin halkına döneceğiz›› dediler.E disseram-lhe: Certamente voltaremos contigo para o teu povo.
‹‹Hayır, seninle birlikte senin halkına döneceğiz›› dediler.e le dissero: «No, noi verremo con te al tuo popolo»
‹‹Hayır, seninle birlikte senin halkına döneceğiz›› dediler.És mondák néki: Bizony mi veled együtt térünk a te népedhez!
‹‹Hayır, seninle birlikte senin halkına döneceğiz›› dediler.et elles lui dirent: Non, nous irons avec toi vers ton peuple.
‹‹Hayır, seninle birlikte senin halkına döneceğiz›› dediler.I mówiły do niej: Raczej się z tobą wrócimy do ludu twojego.
‹‹Hayır, seninle birlikte senin halkına döneceğiz›› dediler.In ji rečeta: Nikar, ampak vrneva se s teboj k ljudstvu tvojemu.
‹‹Hayır, seninle birlikte senin halkına döneceğiz›› dediler.ja sanoivat hänelle: "Me seuraamme sinua sinun kansasi luo".
‹‹Hayır, seninle birlikte senin halkına döneceğiz›› dediler.나오미에게 이르되 아니니이다 우리는 어머니와 함께 어머니의 백성에게로 돌아가겠나이다
‹‹Hayır, seninle birlikte senin halkına döneceğiz›› dediler."Nee, nee", zeiden Orpa en Ruth, "wij willen met u mee naar uw volk!"
‹‹Hayır, seninle birlikte senin halkına döneceğiz›› dediler.och sade till henne: »Nej, vi vilja följa med dig tillbaka till ditt folk.»
‹‹Hayır, seninle birlikte senin halkına döneceğiz›› dediler.og sagde til hende: "Nej! vi vil følge dig hjem til dit Folk!"
‹‹Hayır, seninle birlikte senin halkına döneceğiz›› dediler.og sa til henne: Nei, vi vil følge dig tilbake til ditt folk.
‹‹Hayır, seninle birlikte senin halkına döneceğiz›› dediler.şi i-au zis: ,,Nu; noi vom merge cu tine la poporul tău.``
‹‹Hayır, seninle birlikte senin halkına döneceğiz›› dediler.und sprachen zu ihr: Wir wollen mit dir zu deinem Volk gehen.
‹‹Hayır, seninle birlikte senin halkına döneceğiz›› dediler.và nói rằng : Chúng_tôi sẽ đi với mẹ đến quê_hương của mẹ .
‹‹Hayır, seninle birlikte senin halkına döneceğiz›› dediler.và nói rằng: Chúng tôi sẽ đi với mẹ đến quê hương của mẹ.
‹‹Hayır, seninle birlikte senin halkına döneceğiz›› dediler.Y le dijeron: --Ciertamente nosotras volveremos contigo a tu pueblo
‹‹Hayır, seninle birlikte senin halkına döneceğiz›› dediler.Και ειπον προς αυτην, Ουχι αλλα μετα σου θελομεν επιστρεψει εις τον λαον σου.
‹‹Hayır, seninle birlikte senin halkına döneceğiz›› dediler.И рекоха й: Не, но с тебе ще се върнем при твоите люде.
‹‹Hayır, seninle birlikte senin halkına döneceğiz›› dediler.и сказали: нет, мы с тобою возвратимся к народу твоему.
‹‹Hayır, seninle birlikte senin halkına döneceğiz›› dediler.ותאמרנה לה כי אתך נשוב לעמך׃
‹‹Hayır, seninle birlikte senin halkına döneceğiz›› dediler.فقالتا لها اننا نرجع معك الى شعبك.
‹‹Hayır, seninle birlikte senin halkına döneceğiz›› dediler.說 、 不 然 、 我 們 必 與 你 一 同 回 你 本 國 去
‹‹Hayır, seninle birlikte senin halkına döneceğiz›› dediler.說 、 不然 、 我們必與 你 一同 回 你本國去
K-4 kavşağında kuzeye döneceğiz, sonra otoyolda doğuya gidip... esirler ele geçirilinceye dek bekleyeceğiz.Sig at han skal parkere sin lille røv ved siden af bygninge. Han får ingen betaling før han gør det.
K-4 kavşağında kuzeye döneceğiz, sonra otoyolda doğuya gidip... esirler ele geçirilinceye dek bekleyeceğiz.V přístavě se otočíme na severovýchod a počkáme tu až dokončí naložení vězňů.
K-4 kavşağında kuzeye döneceğiz, sonra otoyolda doğuya gidip... esirler ele geçirilinceye dek bekleyeceğiz.בצומת "ק-פור", אנחנו פונים ...צפונה, אחר-כך מזרחה ומחכים עד שמבצע .איסוף השבויים יושלם
K-4 kavşağında kuzeye döneceğiz, sonra otoyolda doğuya gidip... esirler ele geçirilinceye dek bekleyeceğiz.الآن، هل المفترض أن يكون هذا هو المكان , أم أن سيارته اللعينه قد تعطلت؟ عبدي، أجب.
Kocam yeryüzünde, cennette benim inanç; nasıl o inanç, yeryüzüne tekrar döneceğizA férjem a földön, a hitem az égben, hogyan kell, hogy a hit vissza ismét a földre,
Kocam yeryüzünde, cennette benim inanç; nasıl o inanç, yeryüzüne tekrar döneceğizChồng tôi là trên trái đất, đức tin của tôi ở trên trời; rằng đức tin phải trả lại một lần nữa để trái đất,
Kocam yeryüzünde, cennette benim inanç; nasıl o inanç, yeryüzüne tekrar döneceğiz제 남편이 지구에, 하늘에 계신 내 믿음, 어떻게 믿음이 지구에 다시 반환한다
Kocam yeryüzünde, cennette benim inanç; nasıl o inanç, yeryüzüne tekrar döneceğizMein Mann ist auf der Erde, meinen Glauben in den Himmel; Wie soll der Glaube wieder zur Erde zurückkehren,
Kocam yeryüzünde, cennette benim inanç; nasıl o inanç, yeryüzüne tekrar döneceğizMeu marido está na terra, a minha fé no céu; Como será que a fé voltará novamente à terra,
Kocam yeryüzünde, cennette benim inanç; nasıl o inanç, yeryüzüne tekrar döneceğizMieheni on maan päällä, uskoni taivaassa; Miten on, että uskon palaa jälleen maahan,
Kocam yeryüzünde, cennette benim inanç; nasıl o inanç, yeryüzüne tekrar döneceğizMijn man is op aarde, mijn geloof in de hemel, hoe zal dat het geloof weer terug naar de aarde,