dönüyor ile cümle
dönüyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
64 dönüyor.64, vracím se.
64 dönüyor.64 επιστρέφω.
64 dönüyor.64 се връща.
64 dönüyor. MOGADİŞU BAKARA PAZARl AİDİD KONTROLÜNDEKİ BÖLGEمقديشيو ,باكارا منطقه نفوذ عديد
64 dönüyor.Odbiór. - Nie. - Jurysdykcja ONZ, 64... nie możemy interweniować.
64 dönüyor.Super 64, apakah kau ditembaki? Ganti. Tidak, Komando.
64 dönüyor.Super 64, är du under attack? Över, Svar nej, kommandocentralen,
64 dönüyor..חוזר לבסיס
Aa, doğru. Rush Vadisi'ne mi dönüyorsun?Ai niin, sinä palaat Rush-laaksoon.
Abla babasının korumalarının eşlik ettiği tahtırevanla evine dönüyor.Einige von Papas Leibwächtern begleiten die Sänfte, die sie heimbringt.
Abla babasının korumalarının eşlik ettiği tahtırevanla evine dönüyor.Kiệu sẽ đưa chị về nhà, dưới sự hộ tống của các vệ sĩ.
Abla babasının korumalarının eşlik ettiği tahtırevanla evine dönüyor.가장 나이 많은 언니와 작별하기 위해 아트리움으로 건너왔습니다.
Abla babasının korumalarının eşlik ettiği tahtırevanla evine dönüyor.Ze gaat naar huis in een draagstoel, geëscorteerd door pa's bodyguards.
Abla babasının korumalarının eşlik ettiği tahtırevanla evine dönüyor.Она отправится домой в паланкине, в сопровождении телохранителей отца.
Abla babasının korumalarının eşlik ettiği tahtırevanla evine dönüyor.שנישאת לביתה באפיריון, מלווה על ידי כמה משומרי הראש של אביה.
Abla babasının korumalarının eşlik ettiği tahtırevanla evine dönüyor.お父さんの護衛に付き添われています 家に戻って
Afganistan gibi ülkelerle olan ilişkilerimiz etrafında dönüyor.Ako napríklad v Afganistane.
Afganistan gibi ülkelerle olan ilişkilerimiz etrafında dönüyor.포함하고 있기 때문입니다.
Afganistan gibi ülkelerle olan ilişkilerimiz etrafında dönüyor.כמו אפגניסטן
Afganistan gibi ülkelerle olan ilişkilerimiz etrafında dönüyor.مثل (أفغانستان).
Afganistan gibi ülkelerle olan ilişkilerimiz etrafında dönüyor.アフガニスタンから米国が退くべき ではないという議論の裏には
Ahh arkadaşlarla kokteylim vardı kesin kesin, sen hep 11.30'ta dönüyorsun koteyllerden, tabiAlex : Oh écoute je t'avais dit j'avais un apéro au bureau écoute Jean :
Aksi takdirde, en fazla üç yıla kalmadan, ilişkiler yanıp küle dönüyorlar.De lo contrario, en tres años como máximo, las relaciones empiezan a quemarse.
Aksi takdirde, en fazla üç yıla kalmadan, ilişkiler yanıp küle dönüyorlar. Özgünlüğü kaçıyor.Autrement, en trois ans maximum, ta relation va commencer à se consumer... à manquer d'originalité...
Aksi takdirde, en fazla üç yıla kalmadan, ilişkiler yanıp küle dönüyorlar.Senão em 3 anos máximo o relacionamento começa a reduzir-se a cinzas. Esgota-se de originalidade
Aksi takdirde, en fazla üç yıla kalmadan, ilişkiler yanıp küle dönüyorlar.V nasprotnem primeru se bo vaš odnos, v roku treh let, izčrpal.
Aksi takdirde, en fazla üç yıla kalmadan, ilişkiler yanıp küle dönüyorlar.אחרת, מקסימום תוך שלוש שנים, מערכת היחסים שלך מתחילה להישחק.
Alabildiği en yüksek miktarda güneş ışığını alabilmek için Helios sırtını güneşe dönüyor (Müzik)힐리오스는 난기류를 견딜만큼의
Alabildiği en yüksek miktarda güneş ışığını alabilmek için Helios sırtını güneşe dönüyor (Müzik)נותנים להליוס את הגמישות והכוח
Alabildiği en yüksek miktarda güneş ışığını alabilmek için Helios sırtını güneşe dönüyor (Müzik)يعطي هيكل الـ Helios متانة وليونة
Alabildiği en yüksek miktarda güneş ışığını alabilmek için Helios sırtını güneşe dönüyor (Müzik)柔軟性と十分な強度で対応します
Alhambra'nın duvarlarına gri dönüyoruz.Gehen wir zurück zu den Wänden der Alhambra.
Altı yaşımda bir cuma öğleden sonrası, abimle birlikte okuldan dönüyorduk.Als ich sechs war, ging ich eines Freitagnachmittags mit meinem älteren Bruder von der Schule heim.
Altı yaşımda bir cuma öğleden sonrası, abimle birlikte okuldan dönüyorduk.Cuando tenía seis años, caminaba de regreso de la escuela un viernes por la tarde junto a mi hermano mayor.
Altı yaşımda bir cuma öğleden sonrası, abimle birlikte okuldan dönüyorduk.Gdy miałem 6 lat, w pewien piątek, wracałem ze szkoły ze starszym bratem.
Altı yaşımda bir cuma öğleden sonrası, abimle birlikte okuldan dönüyorduk.Hat éves koromban, éppen iskolából hazafelé sétáltam egy péntek délután a bátyámmal.
Altı yaşımda bir cuma öğleden sonrası, abimle birlikte okuldan dönüyorduk.Intr-o zi, când aveam șase ani, mă întorceam de la școală, într-o vineri după-amiază, cu fratele meu mai mare.
Altı yaşımda bir cuma öğleden sonrası, abimle birlikte okuldan dönüyorduk.J'ai grandi dans un petit quartier de Jérusalem.
Altı yaşımda bir cuma öğleden sonrası, abimle birlikte okuldan dönüyorduk.Když mi bylo šest, šel jsem jednou ze školy, byl pátek odpoledne, šel jsem se starším bratrem.
Altı yaşımda bir cuma öğleden sonrası, abimle birlikte okuldan dönüyorduk.Ketika saya 6 tahun, saat saya pulang dari sekolah pada Jumat siang bersama kakak saya.
Altı yaşımda bir cuma öğleden sonrası, abimle birlikte okuldan dönüyorduk.Khi tôi 6 tuổi, lúc đang đi bộ từ trường về vào một buổi chiều thứ 6 với anh trai của mình
Altı yaşımda bir cuma öğleden sonrası, abimle birlikte okuldan dönüyorduk.제가 여섯살일 때, 어느 금요일 오후. 학교가 끝나고 형과 함께 집으로 걸어가고 있었습니다.
Altı yaşımda bir cuma öğleden sonrası, abimle birlikte okuldan dönüyorduk.Quando avevo sei anni, stavo tornando da scuola un venerdì pomeriggio con mio fratello maggiore.
Altı yaşımda bir cuma öğleden sonrası, abimle birlikte okuldan dönüyorduk.Quando tinha seis anos, regressava da escola numa sexta à tarde com o meu irmão mais velho.
Altı yaşımda bir cuma öğleden sonrası, abimle birlikte okuldan dönüyorduk.Toen ik 6 jaar was, liep ik op een vrijdagmiddag van school naar huis, samen met mijn oudere broer.
Altı yaşımda bir cuma öğleden sonrası, abimle birlikte okuldan dönüyorduk.Όταν ήμουν έξι ετών, επέστρεφα από το σχολείο ένα απόγευμα Παρασκευής με τον μεγαλύτερο αδελφό μου.
Altı yaşımda bir cuma öğleden sonrası, abimle birlikte okuldan dönüyorduk.Коли мені було шість, я йшов зі школи у п'ятницю після обіду зі своїм старшим братом.
Altı yaşımda bir cuma öğleden sonrası, abimle birlikte okuldan dönüyorduk.Однажды, пятничным вечером, я шёл домой из школы со своим старшим братом, мне тогда было шесть лет.
Altı yaşımda bir cuma öğleden sonrası, abimle birlikte okuldan dönüyorduk.כשהייתי בן שש, הלכתי חזרה מבית הספר ביום שישי אחר הצהריים עם אחי הגדול.
Altı yaşımda bir cuma öğleden sonrası, abimle birlikte okuldan dönüyorduk.عندما كان عمري ست سنوات، كان أسير عائداً من المدرسة ظهر يوم جمعة مع شقيقي الأكبر سنا.
Altı yaşımda bir cuma öğleden sonrası, abimle birlikte okuldan dönüyorduk.金曜の午後で 兄と一緒でした バス停に通りかかると
Ama bir ördek olarak dönüyorsunuz.Aber du kommst als Ente zurück.
Ama bir ördek olarak dönüyorsunuz.A vrnete se kot raca.
Ama bir ördek olarak dönüyorsunuz.Doar că te întorci ca şi o raţă în viaţa următoare.
Ama bir ördek olarak dönüyorsunuz. (gülüşmeler)(Смях)
Ama bir ördek olarak dönüyorsunuz.하지만 오리로 환생할수 있습니다
Ama bir ördek olarak dönüyorsunuz.Ma ci si reincarna in papero.
Ama bir ördek olarak dönüyorsunuz.Mais vous vous réincarnez en canard.
Ama bir ördek olarak dönüyorsunuz.Mas reencarnam num pato.
Ama bir ördek olarak dönüyorsunuz.Men du kommer tilbage som en and.