Aslında, tarihin akışını değiştiren pek çok liderimiz içe dönüktü.Ve skutečnosti někteří z revolučních vůdců minulosti byli introverti.
Aslında, tarihin akışını değiştiren pek çok liderimiz içe dönüktü.V skutočnosti niektorí z našich vedúcich osobností boli introverti.
Aslında, tarihin akışını değiştiren pek çok liderimiz içe dönüktü.Wielu z reformatorskich przywódców w historii było introwertykami,
Aslında, tarihin akışını değiştiren pek çok liderimiz içe dönüktü.Στην πραγματικότητα, μερικοί από τους πιο επιβλητικούς ηγέτες στην ιστορία ήταν εσωστρεφείς.
Aslında, tarihin akışını değiştiren pek çok liderimiz içe dönüktü.Всъщност, някои от нашите реформаторски лидери от историята са били интроверти.
Aslında, tarihin akışını değiştiren pek çok liderimiz içe dönüktü.Наша історія свідчить, що багато лідерів-трансформаторів були інтровертами.
Aslında, tarihin akışını değiştiren pek çok liderimiz içe dönüktü.Некоторые из наиболее влиятельных лидеров были интровертами.
Aslında, tarihin akışını değiştiren pek çok liderimiz içe dönüktü.למעשה, כמה מהמנהיגים המהפכניים בהיסטוריה היו מופנמים.
Aslında, tarihin akışını değiştiren pek çok liderimiz içe dönüktü.في الحقيقة أن كل القادة الذين غيروا تاريخنا كانوا انطوائيون.
Aslında, tarihin akışını değiştiren pek çok liderimiz içe dönüktü.たくさんいます たとえば—
At kuyruğu yapılmış, uzun, siyah saçlı donuk gözlü adam mı?Aquele homem, de longo cabelo negro preso atrás e olhar frio?
At kuyruğu yapılmış, uzun, siyah saçlı donuk gözlü adam mı?Człowiek z długimi, czarnymi włosami, związanymi w kucyk i zimnymi oczami?
At kuyruğu yapılmış, uzun, siyah saçlı donuk gözlü adam mı?¿El hombre de la coleta, pelo negro y mirada fría?
At kuyruğu yapılmış, uzun, siyah saçlı donuk gözlü adam mı?L'uomo con i capelli neri e lunghi, con il codino e gli occhi di ghiaccio?
At kuyruğu yapılmış, uzun, siyah saçlı donuk gözlü adam mı?Manden med langt - - sort hår og kolde øjne?
At kuyruğu yapılmış, uzun, siyah saçlı donuk gözlü adam mı?Mannen med långt- -svart hår och kalla ögon?
At kuyruğu yapılmış, uzun, siyah saçlı donuk gözlü adam mı?Onko hänellä pitkät, mustat hiukset ja kylmät silmät?
At kuyruğu yapılmış, uzun, siyah saçlı donuk gözlü adam mı?Αυτός με την αλογοουρά και το ψυχρό βλέμμα;
At kuyruğu yapılmış, uzun, siyah saçlı donuk gözlü adam mı?Человек с длинными чёрными волосами и холодными глазами?
Bahçeler ve yollar ve büyük ağaçların, ama her şey donuk ve kış baktı.Ada taman dan jalan dan pohon-pohon besar, namun semuanya tampak kusam dan dingin.
Bahçeler ve yollar ve büyük ağaçların, ama her şey donuk ve kış baktı.Au fost gradini si poteci şi copaci mari, dar totul sa uitat plictisitoare şi de iarnă.
Bahçeler ve yollar ve büyük ağaçların, ama her şey donuk ve kış baktı.Były ogrody i ścieżki i wielkie drzewa, ale wszystko wyglądało nudne i zimowy.
Bahçeler ve yollar ve büyük ağaçların, ama her şey donuk ve kış baktı.C'erano giardini e sentieri e grandi alberi, ma tutto sembrava noioso e invernale.
Bahçeler ve yollar ve büyük ağaçların, ama her şey donuk ve kış baktı.Có những khu vườn và những con đường và cây cối lớn, nhưng tất cả mọi thứ nhìn ngu si đần độn và mùa đông.
Bahçeler ve yollar ve büyük ağaçların, ama her şey donuk ve kış baktı.Der var haver og veje og store træer, men alt så kedeligt og vinterlige.
Bahçeler ve yollar ve büyük ağaçların, ama her şey donuk ve kış baktı.Det var trädgårdar och gångar och stora träd, men allt såg tråkigt och vintrigt.
Bahçeler ve yollar ve büyük ağaçların, ama her şey donuk ve kış baktı.Er waren tuinen en paden en grote bomen, maar alles zag er saai en winterse.
Bahçeler ve yollar ve büyük ağaçların, ama her şey donuk ve kış baktı.Es gab Gärten und Wege und große Bäume, aber alles sah stumpf und winterlich.
Bahçeler ve yollar ve büyük ağaçların, ama her şey donuk ve kış baktı.Había jardines y caminos y los árboles grandes, pero todo parecía aburrido e invernal.
Bahçeler ve yollar ve büyük ağaçların, ama her şey donuk ve kış baktı.Havia jardins e caminhos e árvores grandes, mas tudo parecia aborrecido e inverno.
Bahçeler ve yollar ve büyük ağaçların, ama her şey donuk ve kış baktı.Il y avait des jardins et de chemins et de grands arbres, mais tout avait l'air terne et hivernal.
Bahçeler ve yollar ve büyük ağaçların, ama her şey donuk ve kış baktı.이 정원과 경로 큰 나무는했지만 모든 재미와 겨울 보았다.
Bahçeler ve yollar ve büyük ağaçların, ama her şey donuk ve kış baktı.Oli puutarhojen ja polkuja ja suuria puita, mutta kaikki näytti tylsältä ja talvinen.
Bahçeler ve yollar ve büyük ağaçların, ama her şey donuk ve kış baktı.Tam boli záhrady a cesty a veľké stromy, ale všetko vyzeralo nudné a zimné.
Bahçeler ve yollar ve büyük ağaçların, ama her şey donuk ve kış baktı.Tam byly zahrady a cesty a velké stromy, ale vše vypadalo nudné a zimní.
Bahçeler ve yollar ve büyük ağaçların, ama her şey donuk ve kış baktı.Tam so bili vrtovi in poti in velika drevesa, vendar je vse videti pusta in zimskih.
Bahçeler ve yollar ve büyük ağaçların, ama her şey donuk ve kış baktı.Voltak kertek és sétányok és a nagy fák, de minden látszott unalmas és téli.
Bahçeler ve yollar ve büyük ağaçların, ama her şey donuk ve kış baktı.Υπήρχαν κήπους και μονοπάτια και μεγάλα δέντρα, αλλά πάντα φαινόταν θαμπό και χειμερινά.
Bahçeler ve yollar ve büyük ağaçların, ama her şey donuk ve kış baktı.Имаше градини и пътища и големи дървета, но всичко изглеждаше скучна и зимни.
Bahçeler ve yollar ve büyük ağaçların, ama her şey donuk ve kış baktı.Існували сади і доріжки і великі дерева, але все виглядало нудним і зимовий.
Bahçeler ve yollar ve büyük ağaçların, ama her şey donuk ve kış baktı.Существовали сады и дорожки и большие деревья, но все выглядело скучным и зимний.
Bahçeler ve yollar ve büyük ağaçların, ama her şey donuk ve kış baktı.היו גינות ושבילים ועצים גדולים, אבל הכל נראה משעמם וחסר חורפי.
Bahçeler ve yollar ve büyük ağaçların, ama her şey donuk ve kış baktı.كانت هناك حدائق وممرات وأشجار كبيرة ، ولكن كل شيء بدا مملة وشتوي.
Bahçeler ve yollar ve büyük ağaçların, ama her şey donuk ve kış baktı."アウト?なぜ私はこのような日に出かけるか?"
Bazıları içe dönük/dışa dönük çizgisinin tam ortasında duruyor, biz bunlara ortaya dönükler diyoruz.Alcuni stanno proprio nel mezzo della scala introverso/estroverso, e sono le persone ambiverse.
Bazıları içe dönük/dışa dönük çizgisinin tam ortasında duruyor, biz bunlara ortaya dönükler diyoruz.Algumas pessoas caem mesmo no meio do espectro introvertido/extrovertido, e chamamo-las de "ambivertidos".
Bazıları içe dönük/dışa dönük çizgisinin tam ortasında duruyor, biz bunlara ortaya dönükler diyoruz.그리고 어떤 사람들은 내성과 외향의 중간정도의 성향을 가질수 있는데요, 이런 사람들을 양향 성격자라고 합니다.
Bazıları içe dönük/dışa dönük çizgisinin tam ortasında duruyor, biz bunlara ortaya dönükler diyoruz.Někteří lidé zapadnou přesně doprostřed tohoto spektra; tyto lidi pak nazýváme ambiverty.
Bazıları içe dönük/dışa dönük çizgisinin tam ortasında duruyor, biz bunlara ortaya dönükler diyoruz.Niektorí ľudia spadajú presne do stredu spektra introvert - extrovert. Môžme ich nazvať ambiverti.
Bazıları içe dönük/dışa dönük çizgisinin tam ortasında duruyor, biz bunlara ortaya dönükler diyoruz.Nogle falder lige i midten af indadvendt/udadvendt spektret, og dem kalder vi ambiverter.
Bazıları içe dönük/dışa dönük çizgisinin tam ortasında duruyor, biz bunlara ortaya dönükler diyoruz.Şi unii oameni pică direct în mijloc pe axa introvertit-extrovertit, şi îi numim pe aceştia ambivertiţi.
Bazıları içe dönük/dışa dönük çizgisinin tam ortasında duruyor, biz bunlara ortaya dönükler diyoruz.Деякі люди перебувають на межі між інтровертами й екстравертами, і ми називаємо їх амбівертами.
Bazıları içe dönük/dışa dönük çizgisinin tam ortasında duruyor, biz bunlara ortaya dönükler diyoruz.Некоторые находятся прямо в середине спектра — между интровертом и экстравертом, и называются они амбивертами.
Bazıları içe dönük/dışa dönük çizgisinin tam ortasında duruyor, biz bunlara ortaya dönükler diyoruz.Някои хора попадат в средата на интроверт / екстроверт спектъра, и ние ги наричаме амбиверти.
Bazıları içe dönük/dışa dönük çizgisinin tam ortasında duruyor, biz bunlara ortaya dönükler diyoruz.יש אנשים שנמצאים בדיוק באמצע הקשת שבין מופנמות למוחצנות, ולהם אנו קוראים אמביוורטים.
Bazıları içe dönük/dışa dönük çizgisinin tam ortasında duruyor, biz bunlara ortaya dönükler diyoruz.ومعظم الناس تقع بين هذا و ذاك على مدى طيف المنفتحين و الانطوائين، ونطلق عليهم المعتدلين.
Bazıları içe dönük/dışa dönük çizgisinin tam ortasında duruyor, biz bunlara ortaya dönükler diyoruz.というような人たちもいて 両向型と呼ばれています 彼らは両方の良い面を併せ持っていると思えることがあります
Bence bunu noktada dışa dönükleri sevdiğimi söylemeliyim.A questo punto credo sia importante dire che adoro gli estroversi.
Bence bunu noktada dışa dönükleri sevdiğimi söylemeliyim.Azt hiszem ez az a pont, ahol el kell mondanom, hogy valójában szeretem az extrovertáltakat.
Bence bunu noktada dışa dönükleri sevdiğimi söylemeliyim.Cred că în acest moment este important să menţionez că mie îmi plac extrovertiţii.