döl ile cümle
döl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Afedersin fakat bana bir dolma kalem ödünç verebilir misin?Excuse me, but could you lend me a pen?
Tom yılda 300.000 dolardan çok kazanır.Tom makes over $300,000 a year.
Tom geçen hafta otuz bin dolar kazandı.Tom made thirty thousand dollars last week.
Tom Mary'ye bir bardak su doldurdu.Tom poured Mary a glass of water.
Tom ziyaretçileri için çay doldurdu.Tom poured tea for his visitors.
Kullanabileceğim bir dolma kalemin var mı?Do you have a pen I could use?
Tom Mary'ye bir bardak çay doldurdu.Tom poured Mary a cup of tea.
Almanya'da geçirdiğin yıldan dolayı çok kazandın.You got a lot out of the year you spent in Germany.
Tom iki bardak portakal suyu doldurdu ve birini Mary'ye verdi.Tom poured two glasses of orange juice and handed one to Mary.
Tom para dolu zarfı Mary'ye verdi.Tom handed the envelope full of cash to Mary.
Tom kendisi ve Mary için şampanya doldurdu.Tom poured champagne for himself and Mary.
Tom kravatını gevşetti ve kendine bir içki doldurdu.Tom loosened his tie and poured himself a drink.
Tom'un sadece üç yüz doları vardı.Tom only had three hundred dollars.
Tom bana üç yüz dolar borçlu.Tom owes me three hundred dollars.
Tom yaptıklarından dolayı cezalandırılmalı.Tom must be punished for what he did.
O, bir milyon dolarlık ev aldı.He received a million-dollar settlement.
Tom dosya dolabını açtı.Tom opened the file cabinet.
Tom kendine bir fırt burbon doldurdu.Tom poured himself a shot of bourbon.
Tom küvete su doldurdu.Tom poured water into the basin.
Tom evini 300,000 dolara sattı.Tom sold his house for $300,000.
Tom'un Mary'yi sevdiğine dair dolaşan bir söylenti var.There's a rumor going around that Tom likes Mary.
Tom birkaç ay boyunca Avustralya'da dolaştı.Tom traveled around Australia for a few months.
Ünlü yağlı boya resim açık artırmada 2 milyon dolara satıldı.The famous oil painting was sold at the auction for 2 million dollars.
Tom Mary'nin partisine davet edilmediğinden dolayı üzgündü.Tom was upset because he wasn't invited to Mary's party.
Tatoeba'nın 1 milyon dolara Google tarafından satın alındığı doğru mu?Is it true that Tatoeba was bought by Google for 1 billion dollars?
Tom kendine bir bardak şarap doldurdu.Tom poured himself a glass of wine.
Bir şey sadece yasal olduğundan dolayı etik olduğu anlamına gelmez.Just because something is legal, it doesn't mean that it's ethical.
Tom bana otuz dolar ödünç alıp alamayacağını sordu.Tom asked me if he could borrow thirty dollars.
Onlar bir sorun oluştuğundan dolayı seyahat edemedi.They couldn't travel because a problem occurred.
Yağmurdan dolayı, evde kalmak daha iyi bir seçenek olacaktır.Due to the rain, staying at home would be a better option.
O mağaza insanlarla doluydu.That shop was full of people.
Bu mağara yarasalarla dolu.This cave is full of bats.
Halit'in çeşitli dolma kalemleri var.Khalid has a variety of pens.
Bardağı doldurdum.I filled the glass.
Ben bardağı doldurdum.I've filled the glass.
Ben bir bardak doldurdum.I filled a glass.
Bir bardak doldurdum.I've filled a glass.
Benim dolap alanı tükeniyor.I'm running out of closet space.
O yer her zaman tıka basa dolu.That place is always packed.
Sizin dolap açık.Your locker is open.
İngiltere güçlü savunmacılarından dolayı Dünya Kupası maçlarında her zaman iyi yapar.England always does well in the World Cup matches because of their strong defenders.
Tom kahverengi kağıt bir çantada Mary'ye 1000 dolar verdi.Tom gave Mary a $1000 in a brown paper bag.
"Sanırım bana yaklaşık otuz dolar borçlusun." "O yaklaşık doğru görünüyor.""I think you owe me about thirty dollars." "That seems about right."
Ben dolabı temizlerken bazı eski aile fotoğraflarına rastladım.I came across some old family photos when I was cleaning out the closet.
O arabayı almadan önce, dükkanları biraz daha dolaşmalısın.Before you buy that car, you should shop around a little more.
O bana üç dolara mal oldu.That cost me three bucks.
Benim için yaptıklarından dolayı sana teşekkür etmek istiyorum.I want to thank you for what you've done for me.
Geçen hafta bizim için yaptıklarından dolayı sana teşekkür etmek istiyorum.I want to thank you for what you did for us last week.
Üç yüz dolarımı geri istiyorum.I want my three hundred dollars back.
Yağmurdan dolayı pikniğimizi içeride yedik.Because of the rain, we had to eat our picnic inside.
Bir dolma kaleme ihtiyacın varsa, sana bir tane ödünç veririm.If you need a fountain pen, I will lend you one.
Yağmurdan kaçarken doluya tutuldu.She jumped out of the frying pan into the fire.
Gözlerin hüzün doluydu.Your eyes were full of sadness.
Gözleri keder doluydu.Their eyes were full of sadness.
Tom 2013'ten beri süresi dolmuş bir vizeyle burada yaşıyor.Tom has been living here on an expired visa since 2013.
Tom benden dolayı burada.Tom is here because of me.
Mağazada Tom için form doldurmak zorundayım.I have to fill in for Tom at the store.
Tom Mary'ye nakit dolu bir zarf uzattı.Tom handed Mary an envelope full of cash.
Tom'un pasaportunun önümüzdeki ay süresi dolacak.Tom's passport will expire next month.
Tom'un elleri dolu.Tom's hands are full.