döl ile cümle

döl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Demliği su ile doldur.Fill the pot with water.
Okul yaz tatili dolayısıyla kapalı.School is closed for summer vacation.
Televizyondan dolayı erkekler ve kızlar kitap okumak istemiyor.Because of TV, boys and girls don't want to read books.
Alçımdan dolayı sol elimi kullanamıyorum.I can't use my left hand because of my cast.
O bir şişe doldurdu.She filled a bottle.
O, kız kardeşine bir bardak su doldurdu.She poured her sister a glass of water.
Tom'a 300 dolar ver.Give Tom the $300.
Başıboş nereyi dolaşıyor?Where's he wandering about?
"Neden her şey beyaz?" "Kardan dolayı.""Why is everything white?" "Because of the snow."
Otopark doluydu.Parking was full.
Onlar emlâka üç yüz bin dolar değer koydu.They've put the value of the estate at three hundred thousand dollars.
Depoyu doldurun.Fill up the tank.
Zamanım doldu mu?Is my time up?
Dolaşan bir şey var.There's something going around.
Tom genellikle saatte üç yüz dolar kazandığını söylüyor.Tom says that he usually makes three hundred dollars an hour.
Dolar ve Avro arasındaki döviz kuru nedir?What is the exchange rate between the dollar and the euro?
Gıda ve mutfak eşyaları mutfak dolaplarında saklanır.Food and utensils are stored in kitchen cabinets.
Gıda ve tencere seti mutfak dolaplarında saklanır.Food and cookware are stored in kitchen cabinets.
Posta kutum dolu.My mailbox is full.
Bahçemiz rengarenk çiçeklerle doludur.Our garden is full of colorful flowers.
Bahçemiz renk renk çiçeklerle dolu.Our garden is full of colorful flowers.
Bu en iyi dolma kalem.This is the best pen.
O kötü havadan dolayı bayıldı.She's fainted because of the bad air.
Gelen kutum dolu.My inbox is full.
Tom bir iş başvuru formu dolduruyor.Tom is filling out a job application form.
Tom bir başvuru formu dolduruyor.Tom is filling out an application form.
O buluşundan dolayı dünyaca ünlü oldu.He became world-famous for his discovery.
Gerçek opaktır ve dolayısıyla algılanamazdır.The truth is opaque and consequently imperceptible.
Tom cebine uzandı ve bir avuç dolusu bozuk para çıkardı.Tom reached into his pocket and pulled out a handful of coins.
Tom eğildi ve bir avuç dolusu kum aldı.Tom bent down and picked up a handful of sand.
Tom kucak dolusu posta taşıyarak ofise girdi.Tom entered the office carrying an armload of mail.
Tom büyük bir tomar yüz dolarlık banknot yaktı.Tom burned a big wad of hundred dollar bills.
Zaman artık doldu.Time is up now.
Etrafım düşman dolu.I'm surrounded by enemies.
Ehliyetimin gelecek yıl doğum günümde süresi doluyor.My driver's license expires on my birthday next year.
Bana otuz dolar borç verir misin?Could you please lend me thirty dollars?
Tom'un başvuru formunu doldurmasına yardım ettim.I helped Tom fill out the application form.
Bu başvuru formunu doldururken yardıma ihtiyacım var.I need help filling out this application form.
Tom'a otuz dolar borçluyum.I owe Tom thirty dollars.
Lütfen eşyalarını dolaba koy.Please put your stuff in the closet.
Milyonlarca dolarla ne yapacaktın?What would you do with millions of dollars?
Tom'a üç yüz dolar borçlusun.You owe Tom three hundred dollars.
Bize üç yüz dolar borçlusun.You owe us three hundred dollars.
Tom bunu yemiyeceğime dair benimle otuz dolara iddiaya girdi.Tom bet me thirty dollars that I wouldn't eat this.
Tom benden üç yüz dolar ödünç para aldı.Tom borrowed three hundred dollars from me.
Tom üç yüz dolara bir bisiklet aldı.Tom bought a bicycle for three hundred dollars.
Tom sakin bir şekilde kendisine bir içki doldurdu.Tom calmly poured himself a drink.
Tom sakince silahını yeniden doldurdu.Tom calmly reloaded his pistol.
Tom dolabını kapattı.Tom closed his locker.
Tom tasarruf hesabına üç yüz dolar yatırdı.Tom deposited three hundred dollars in his saving account.
Tom bir şey arayarak dolabını karıştırdı.Tom dug through his closet looking for something.
Tom yılda 300.000 dolar kazanır.Tom earns $300,000 a year.
Tom konferans odasına girdi, belgelerle dolu büyük bir karton kutu taşıyordu.Tom entered the conference room, carrying a large cardboard box full of documents.
Tom Mary'yi bir dolandırıcı olarak ortaya çıkardı.Tom exposed Mary as a fraud.
Tom tabağını yemekle doldurdu.Tom filled his plate with food.
Tom paslanmaz çelik kahve kupasını kahveyle doldurdu.Tom filled his stainless steel coffee mug with coffee.
Tom Mary'nin şarap bardağını ağzına kadar doldurdu.Tom filled Mary's wine glass to the rim.
Tom demliği su ile doldurdu ve onu sobanın üstüne koydu.Tom filled the pot with water and put it on the stove.
Tom tahıl bulamacı kutusunu dolaptan çıkardı ve kendisine bir kase dolusu koydu.Tom got a box of cereal out of the cupboard and poured himself a bowlful.
Tom kupasını aldı ve yeniden doldurmak için mutfağa gitti.Tom grabbed his mug and walked into the kitchen to get a refill.

İlgili Sayfalar