döl ile cümle
döl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bu CD'nin fiyatı on dolardır.This CD costs ten dollars.
Bu yaz bisikletle Hokkaido'yu dolaştım.I went around Hokkaido by bike this summer.
İşinden ayrılmaya karar verdiğinden dolayı mutlu görünüyorsun.Now that you've decided to quit your job, you look happy.
Tom Mary'nin ona verdiği dolmakalemle imzasını attı.Tom signed his name with the pen Mary had given him.
Dolma kalemimi aramalıyım.I need to search for my pen.
Dolma kalemimi aramak zorundayım.I have to look for my pen.
O büyük bir dolandırıcılığa katıldı.He took part in a big scam.
Senin tavsiyenden dolayı başarabildim.I was able to succeed because of your advice.
Tavsiyenizden dolayı, başarabildim.Because of your advice, I was able to succeed.
Kesinlikle on dolar ödemeye niyetim yok.I have absolutely no intention of paying ten dollars.
Tom 300 dolar para cezası ödedi.Tom paid a $300 fine.
Tom Mary'ye 300 dolar borçlu.Tom owes Mary 300 dollars.
Dolaşım sistemi, bir küçük ve bir büyük dolaşımdan meydana gelir.The circulatory system consists of a short and a long circuit.
O iyi niyetlerle dolu.She is full of good intentions.
Hasta olduğundan dolayı o okula gelmedi.She was absent from school because she was sick.
Fırtınadan dolayı, kararlaştırılan zamanda varamadık.Because of the storm, we weren't able to arrive at the appointed time.
Tom bu formları doldurmak zorunda.Tom has to fill out these forms.
Haber tüm Avrupa'yı dolaştı.The news traveled all around Europe.
Yemek sırasında, ağzın dolu konuşma.At dinner time, don't speak with your mouth full.
Hava ısındığından dolayı kazağımı çıkardım.I took off my sweater because it got warmer.
Coventry magandalarla dolu bir beton cangılıdır!Coventry is a concrete jungle full of chavs!
Sana beş dolar borçluyum.I owe you five dollars.
Ben işlemediğim bir suçtan dolayı mahkumum.I'm prisoner for a crime I didn't commit.
Anne, baba, ben met bağımlısıyım ve Büyük Jim'e yüz milyon dolar borçluyum.Mom, Dad, I'm addicted to meth and I owe Big Jim a hundred million dollars.
Doğa gizemle doludur.Nature is full of mystery.
Gerçekten dolabı kapalı tutarım.Indeed, I keep the closet closed.
Aslında, dolabı kapalı tutarım.Indeed, I keep the cupboard closed.
Neo Kobe pizza ile dolu bir küvette onu boğarak öldürdüm.I killed her by drowning her in a tub filled with Neo Kobe pizza.
Gelecek yıl bisikletle Şikoku adasını dolaşmayı planlıyoruz.I plan to go around the island of Shikoku by bicycle next year.
Otobüs doluydu.The bus was full.
Hızlandırılmış teslim ilave on dolara mal olacak.Expedited delivery will cost an additional ten dollars.
Yaşam sürprizlerle doludur.Life is full of surprises.
Korsan CD ve DVD dolu 20 kutu bulundu.20 boxes filled with pirate CDs and DVDs were found.
Mary Tom'dan dolayı bunalıma düştü.Because of Tom, Mary has become depressed.
Dolandırıcı yakalandı.The impostor has been caught.
Bizim toplumumuzda, hem onurlu insanlar hem de dolandırıcılar vardır.In our society, there are both honorable people and swindlers.
Tom Mary'nin tüm tasarruflarını dolandırdı.Tom swindled Mary out of all her savings.
Onun babası bir dolandırıcı.His father is an impostor.
Bir dönme dolaba binme yapmak için en sevdiğim şey.Riding in a Ferris wheel is my favorite thing to do.
Dönme dolap benim favorimdir.The Ferris wheel is my favorite.
Ben kendimi bir milyon dolar gibi hissediyorum.I feel like a million bucks.
Onun söylediğinden dolayı o kızgındı.He was angry because of what she said.
Çimlerin üzerinde çıplak ayakla dolaşmayı severim.I love walking barefoot on the grass.
Tuhaf söylentiler dolaşıyor.Strange rumors are going around.
Fırtınadan dolayı elektriğimiz kesildi.We lost our electricity because of the storm.
Mağara ateş böcekleriyle dolu.The cave is full of fireflies.
O dün gece valizini hazırlamayı bitirdiğinden dolayı bu sabah erken hazırlanabildi.She was able to be ready early this morning, because she finished packing last night.
İçtiğim haptan dolayı, ağrım geçti.Because of the pills I took, the pain went away.
Onun fikrini dolaylı olarak araştırmaya başladım.I tried to investigate his opinion indirectly.
Mülteci fonuna 10,000 dolar bağışladı.He donated $10,000 to the refugee fund.
O, iş için Osaka'da olduğundan dolayı ofis dışında.He's out of the office because he's in Osaka on business.
Amaçsızca dolaştım.I walked around aimlessly.
Dünya aptallarla dolu.The world is full of idiots.
Kötü havadan dolayı uçak geç kaldı.The plane was late because of bad weather.
Heyecandan dolayı dilim tutuldu.Due to excitement, I became tongue-tied.
Bitişik odada birinin dolaştığını duyuyor musun?Do you hear someone moving around in the next room?
100 doların bana ne kadar dayanacağını merak ediyorum.I'm wondering how long $100 will last me.
Yüz dolar bana ne kadar dayanır?How long will one hundred dollars last me?
Ben her zaman çayıma bir kaşık dolusu bal eklerim.I always add a spoonful of honey to my tea.
O bütün mutfak dolaplarını temizledi.She cleaned out all of the kitchen cupboards.