döl ile cümle
döl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Buluşmaya yalnızca bir avuç dolusu insan geldi.Only a handful of people came to the meeting.
İzleyici salonu doldurdu.The audience filled the hall.
Ayrılık kalbi sevgiyle doldurur.Absence makes the heart grow fonder.
Fakir olduğundan dolayı bir insanı hor görmemeliyiz.We should not despise a man because he is poor.
Biz fon yokluğundan dolayı projeyi terk ettik.We abandoned the project because of a lack of funds.
Katile karşı öfkeyle doldurulduk.We were filled with anger against the murderer.
Bizim toplam borcumuz on bin dolar tutuyor.Our total debts amount to ten thousand dollars.
Aşırı çalışma ve yetersiz yemeklerden dolayı, o hastalandı.What with overwork and poor meals, she fell ill.
Onun sağlığı fazla çalışmadan dolayı bozuldu.His health has broken down because of overwork.
Bir vazoyu suyla doldurdum.I filled a vase with water.
Salı günü yayınlanan planda 54 milyar dolar vergi indirimi duyuruldu.The plan announced Tuesday calls for $54 billion in tax cuts.
Yangından dolayı sıçrayarak uyandım.I awoke with a start because of the fire.
Zaman geçirmek için caddelerde dolaştım.I strolled along the streets to kill time.
İthal arabalar için talep daha düşük fiyatlardan dolayı artıyor.Demand for imported cars is increasing due to lower prices.
Avrupa para birimleri dolar karşısında zayıfladı.European currencies weakened against the dollar.
Lütfen başvuru formunu doldurup 2 Kasım'a kadar geri gönderin.Please fill in the application form and send it back by November 2nd.
Bir dolma kalemle yaz, bir kurşun kalemle değil.Write with a pen, not with a pencil.
Piknik yağmurdan dolayı iptal edildi.The picnic was called off because of the rain.
Lütfen lafı dolandırmayı bırak ve sadede gel.Please stop beating around the bush and come straight to the point.
Lafı dolandırma; bana kimin suçlanacağını söyle.Don't beat around the bush; tell me who is to blame.
Lafı dolandırmak yerine, Jones doğrudan konuya girdi.Instead of beating around the bush, Jones got straight to the point.
Yen yükseliyor dolar düşüyor.The yen is rising and the dollar is falling.
Yen dolar karşısında hâlâ düşük.The yen is still low against the dollar.
Burada yen'i dolara çevirebilir miyim?Can I exchange yen for dollars here?
Yen'i dolarla değiştirdim.I exchanged yen for dollars.
Yen'i dolarla değiştirebileceğim bir banka var mı?Is there a bank where I can exchange yen for dollars?
Lütfen yen'i dolarla değiştirin.Please exchange yen for dollars.
Yen dolardan daha zayıf.The yen is weaker than the dollar.
Yen dolardan daha değersizdir.The yen is weaker than the dollar.
Yen dolar karşısında yükseldi.The yen rose to the dollar.
Yen dolar karşısında yüzde 10 değer kazandı.The yen appreciated 10 percent against the dollar.
Yen'in dolar karşısında değer kaybetmesi bekleniyor.The yen is expected to lose value against the dollar.
Atletik karşılaşma yağmur dolayısıyla ertelenmişti.The athletic meet was postponed due to rain.
Tek gidiş bilet ücreti bir dolardır.The fare is one dollar each way.
Ortalıkta dolaşan söylentiler var.There are rumors in the air.
Beyzbol maçını yağmurdan dolayı iptal etmek zorundaydık.We had to call off the baseball game because of the rain.
Yağmurdan dolayı dışarı çıkamadım.Because of rain, I could not go out.
Yağmurdan dolayı oyunu iptal etmek zorunda kaldık.We had to call off the game because of rain.
Yağmur dan dolayı evde kaldım.I stayed home because of the rain.
Gölün güzel manzarasının yağmur ve sisten dolayı keyfine varılamadı.The beautiful scene of a lake was not able to be enjoyed because of rain and fog.
Yağmurdan dolayı geç kaldım.I was late because of the rain.
Yağmurdan dolayı plaja gidemedik.Because of rain, we couldn't go to the beach.
Hava yağmurlu olduğundan dolayı, beyzbol oyunu iptal edilmişti.The weather being rainy, the baseball game was cancelled.
Çok yağmur yağdı ve dolayısıyla beyzbol maçı iptal edildi.It rained heavily, and consequently the baseball game was called off.
Yağmur durduğundan dolayı, yürüyüş için dışarı çıktı.Since it stopped raining, he went out for a walk.
Her birey 7000 dolar ödedi.Each individual paid 7000 dollars.
Bütün gece boyunca dağlarda dolaşıyordum.I was roaming over the mountains all through the night.
Genel giriş ücreti yetişkinler için 7 dolardır.General admission is $7 for adults.
Soğuk nedeniyle yalnızca bir çalışma günümü kaçırdım ve masam kağıtlarla dolu.I only missed one day of work because of a cold and my desk is piled high with papers.
Yağmurdan kaçarken doluya tutulmak gibi.Out of the frying pan and into the fire.
Her birey 1.000 dolar ödedi.Each individual paid 1,000 dollars.
Giriş ücreti bir kişi için 10 dolardır.The admission is ten dollars a person.
Kişisel nedenlerden dolayı.For personal reasons.
Ben bir kitap için 40 doları göze alamam!I can't afford $40 for one book!
Hastalıklı erkek kardeşime bakmaktan dolayı bir doktor olma arzum arttı.My desire to become a doctor grew out of looking after my sickly brother.
Ben yasadışı otopark için 20 dolar para cezasına çarptırıldım.I was fined 20 dollars for illegal parking.
Döviz kuru, dolar 145 yen.The rate of exchange is 145 yen to the dollar.
Ucuz ithalat piyasayı dolduracaktır.Cheap imports will glut the market.
Kötü havadan dolayı dışarı çıkamadım.I couldn't go out on account of the bad weather.
Kötü havadan dolayı oyun iptal edildi.Thanks to the bad weather, the game was canceled.