döl ile cümle

döl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Sabah kahvaltısı için bir şey yemediğimden dolayı şimdi çok açım.Since I didn't eat anything for breakfast, I'm very hungry now.
Piyangoda on milyon dolar kazansan, o parayla ne yaparsın?If you won ten million dollars in a lottery, what would you do with that money?
Gece dolunay çatının üzerine düştüğünde, tüm çiftçiler uyanır.When the full moon falls down on the roof at night, all the farmers are woken up.
Avrupa'da dolaşarak birkaç ay geçirdi.He spent a few months wandering around Europe.
Midesi dolu olan bir insan kimsenin aç olduğunu düşünmez.A man with a full belly thinks no one is hungry.
Üç defter doldurdum.I've used up three notebooks.
Sana beş dolar vereceğim.I'll give you five dollars.
Sana beş dolar veririm.I'll give you five dollars.
Bu formu doldurur musun?Can you fill this form?
Yirmi dolar yüz kırk yuan eder.Twenty dollars are one hundred and forty yuan.
Rüzgar ve yağmurdan dolayı, yürüyüşümüz berbat oldu.What with the wind and the rain, our walk was spoiled.
O, son günlerde yaptığı ilerlemeden dolayı mutlu.He is happy about the progress he has recently made.
Yaklaşık elli dolar ödedim.I paid about 50 bucks.
Yaklaşık elli dolar ödeme yaptım.I paid about 50 dollars.
Bu kitap için beş dolar ödedim.I paid five dollars for this book.
Üşüdüğümden dolayı bir kazak giyiyorum.I'm wearing a sweater because I'm cold.
Dolu yağıyor.It's hailing.
On kağıt tabağın maliyeti bir dolar eder.Ten paper plates cost one dollar.
Kitap on beş dolara malolur.The book costs fifteen dollars.
Havuç üç dolar.The carrots cost three dollars.
Fincan doludur.The cup is full.
Gökyüzü siyah bulutlarla dolu.The sky is full of dark clouds.
Doların değeri artıyor.The value of the dollar is going up.
Onun önerisinden dolayı, başarabildim.Because of his advice, I was able to succeed.
Onlar bana çanta için beş dolar ödedi.They paid me five dollars for the bag.
Kutu çilek doluydu.The box was full of strawberries.
O, başka bir soğuk algınlığına yakalanmak istemediğinden dolayı odadan ayrılmayacak.She won't leave the room, because she doesn't want to catch another cold.
Benim için bir fincan çay doldurdu.She poured a cup of tea for me.
O, hastalığından dolayı gelemedi.He could not come because of his illness.
O hastalığından dolayı gelemedi.She could not come because of her illness.
Yeğenim gençliğinden dolayı affedildi.My nephew was excused because of his youth.
Burası üç yıldızlı bir oteldir; bir gece üç yüz dolardır.This is a three-star hotel; three hundred dollars a night.
Bir günde 500 dolar harcadım.I've spent 500 dollars in one day.
Dürüst olduğundan dolayı Tom'u severim.I like Tom because he's honest.
Gözleri doldu.Her eyes filled with tears.
Kovaya biraz su doldurdum.I poured some water in the bucket.
Bir dolar bozar mısın?Do you have change for a dollar?
Kasırgadan dolayı okul kapalıydı.Because of the typhoon, the school was closed.
O, bin beş yüz dolar kazandığını hesapladı.She calculated that she had earned 1,500 dollars.
Tom işle o kadar doluydu ki yemek yemeyi unutacaktı.Tom was so loaded with work that he would forget to eat.
Çarşının etrafında dolaşalım.Let's stroll around the bazaar!
Güçlü bir deprem aniden çarptığında, annem şok içinde evin etrafını dolaştı.When a strong earthquake struck suddenly, my mom just walked around the house in shock.
Sen bir dolap çeviriyorsun.You're up to something.
Araba Tatarlarla doluydu.The car was full of Tatars.
Onun evi on bin dolara satıldı.His house was sold for ten thousand dollars.
Onun tablolarından biri, açık artırmada bir milyon dolardan daha fazla getirdi.One of his paintings fetched more than a million dollars at auction.
Sorun bunun çok pahalı olmasından dolayıdır.The problem is in that it's too expensive.
Ben sadece üç dolar harcadım.I only spent three dollars.
Biz bin dolarlık zarar tahmin ediyoruz.We estimate the damage at one thousand dollars.
Hasarın bin dolar olduğunu tahmin ediyoruz.We estimate the damage at one thousand dollars.
Lafı dolandırma. Sorumu cevaplamanı istiyorum.Don't beat about the bush. I want you to answer my question.
Bir kitap için on dolar harcadım.I spent ten dollars on a book.
Sonunda o antik radyo için 500 dolardan fazla ödemek zorunda kaldım.In the end, I had to fork over $500 for that antique radio.
Bir dönme dolapla oynadığından beri ne kadar oldu?How long has it been since you played with a yo-yo?
O, Japonya'da dolaştı.She traveled around Japan.
Hiç bir dolarlık bankanotların var mı?Do you have any one dollar bills?
İçecekler için toplam fatura 7000 dolara ulaştı.The total bill for drinks came up to 7000 dollars.
Her kişi bin dolar ödedi.Each person paid a thousand dollars.
Biz içeceklere toplam yedi bin dolar harcadık.We spent seven thousand dollars on drinks in total.
Enfeksiyon kan dolaşımına ulaştı.The infection has reached the bloodstream.

İlgili Sayfalar