döktü ile cümle
döktü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Kawazoe beni toplantıda sıkıştırdığı zaman, soğuk terler döktüm.When Kawazoe pinned me down at the meeting, I broke out in a cold sweat.
Ne sıklıkla diş dokturuna görünmen gerek?How often do you have to see the dentist?
Kamyon kumu yere döktü.The truck dumped the sand on the ground.
Ben senin masa örtüne kahve döktüm.I spilled coffee on your tablecloth.
Deprem her şeyi kırıp döktü.The earthquake smashed everything.
Kız bayıldı, fakat biz onun yüzüne su döktüğümüzde o kendine geldi.The girl fainted, but she came to when we threw water on her face.
Maalesef masa örtüsüne kahve döktüm.I'm afraid I spilled coffee on the tablecloth.
Kahvenizi döktünüz.You've spilt your coffee.
Kahvemi halıya döktüm.I spilled my coffee on the carpet.
Yumurtayı yere döktüm.I spilled egg on the floor.
Çocuk mürekkebi döktü ama böyle olsun istemedi.The boy spilled the ink, but he didn't mean to.
Yeni gömleğime biraz meyve suyu döktüm.I spilled some fruit juice on my new shirt.
Onun boynunda isilik döktü.A rash broke out on her neck.
O, düşüncelerini kağıda döktü.He put his thoughts on paper.
Kendi üzerine soğuk su döktü.He poured cold water over himself.
O hazır kahveyi karıştırdı ve sütün içine döktü.She stirred the instant coffee and poured in milk.
Hikayeyi dinlerken gözyaşı döktü.She shed tears while listening to the story.
O acı gözyaşları döktü.She shed bitter tears.
O, sütü bir kaseye döktü.She poured the milk into a bowl.
Düşüncelerini kağıda döktü.She put down her thoughts on paper.
Onun ölümü üzerine timsah gözyaşları döktü.She shed crocodile tears over his death.
O, şişeden biraz süt döktü.She poured some milk from the bottle.
Kravatına biraz ketçap döktün.You spilled some ketchup on your tie.
Elektrik prizine reçel döktüm ve bir kısa devre vardı.I spilled jam on the electric outlet and there was a short circuit.
Kedi yavrusu fincan tabağına döktüğüm sütü şapırdatarak içti.The kitten lapped up the milk I poured into the saucer.
Tom kırmızı şarabı döktüğünü kabul etti.Tom admitted to spilling the red wine.
Koşucular suyu kafalarına döktü.The runners poured water over their heads.
Makarnamın üstüne biraz daha sos döktüm.I poured more sauce on my pasta.
Üstüme bir bardak viski döktüm.I poured myself a glass of whisky.
Kızlar, romanı okuduktan sonra gözyaşı döktüler.The girls shed tears after reading the novel.
Tom cinayetle suçlandığında soğuk ter döktü.When Tom was accused of the murder, he broke out in a cold sweat.
Tom kendini uyandırmak için kendi üzerine soğuk su döktü.Tom poured cold water over himself to wake himself up.
Kahveni döktün.You spilled your coffee.
O içini döktü.She poured her heart out.
Tom kendisine biraz süt döktü.Tom poured himself some milk.
Güçlü bir rüzgar ağaçların yapraklarını döktü.A strong wind stripped the trees of their leaves.
Sen masum kanı döktün!You shed innocent blood!
Kız babası öldüğünde biraz gözyaşı döktü.The girl shed some tears when her father died.
Öğretmenin söylediği şey, Mary'ye soğuk terler döktürdü.What the teacher said made Mary break out into a cold sweat.
Tom sütü döktü.Tom spilled the milk.
Komşunun kedisi süt fincanını zemin karoları üzerine döktü.The neighbor's cat spilled its cup of milk on the floor tiles.
Tom sütü karıştırıcıya döktü.Tom poured milk into the blender.
O bana dil döktü.He pressured me.
O, içkisini tüm elbisemin üzerine döktü.She spilled her drink all over my dress.
O, içkisini tüm smokinimin üzerine döktü.She spilled her drink all over my tuxedo.
Tom tekrar bir şey döktü mü?Did Tom spill something again?
Ne döktün?What did you spill?
Şarabımı döktüm.I spilled my wine.
Bana süpürge ve faraşı ver lütfen. Yere bazı kırıntılar döktüm.Pass me the broom and dustpan, please. I spilled some crumbs on the floor.
Tom çöpü döktü.Tom emptied the garbage.
Tom içkisini döktü.Tom spilled his drink.
Ceketime süt döktüm.I have split some milk on my jacket.
O, sütü bir çanağa döktü.He poured the milk in a bowl.
Tom gözyaşı döktü.Tom shed tears.
Kendi üzerine sıcak su döktü.She poured hot water over herself.
Kahveyi masanın üzerine döktü.She spilled coffee on the table.
Tom'a çöpü döktüreceğim.I'll have Tom take out the trash.
Uçuş görevlisi kazara Tom'un üstüne biraz sıcak kahve döktü.The flight attendant accidentally spilled some hot coffee on Tom.
Uçuş görevlisi yanlışlıkla Tom'un üzerine biraz sıcak kahve döktü.The flight attendant accidentally spilled some hot coffee on Tom.
Uçuş görevlisi Tom'un üzerine sıcak kahve döktüğü için özür diledi.The flight attendant apologized for spilling hot coffee on Tom.
İlgili Sayfalar