döküyor ile cümle
döküyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Okçuları beni kuşatıyor, Acımadan böbreklerimi deşiyor, Ödümü yerlere döküyor.Ses traits m`environnent de toutes parts; Il me perce les reins sans pitié, Il répand ma bile sur la terre.
Okçuları beni kuşatıyor, Acımadan böbreklerimi deşiyor, Ödümü yerlere döküyor.sus arqueros me han rodeado. Atraviesa mis riñones sin compasión y derrama por tierra mi hiel
Okçuları beni kuşatıyor, Acımadan böbreklerimi deşiyor, Ödümü yerlere döküyor.Tanpa rasa iba Ia terus memanah aku, sehingga terburailah isi perutku
Okçuları beni kuşatıyor, Acımadan böbreklerimi deşiyor, Ödümü yerlere döküyor.Οι τοξοται αυτου με περιεκυκλωσαν διαπερα τα νεφρα μου, και δεν φειδεται εκχεει την χολην μου επι την γην.
Okçuları beni kuşatıyor, Acımadan böbreklerimi deşiyor, Ödümü yerlere döküyor.Окружили меня стрельцы Его; Он рассекает внутренности мои и не щадит, пролил на землю желчь мою,
Okçuları beni kuşatıyor, Acımadan böbreklerimi deşiyor, Ödümü yerlere döküyor.Стрелците Му ме обиколиха; Пронизва бъбреците ми, и не щади; Излива жлъчката ми на земята.
Okçuları beni kuşatıyor, Acımadan böbreklerimi deşiyor, Ödümü yerlere döküyor.יסבו עלי רביו יפלח כליותי ולא יחמול ישפך לארץ מררתי׃
Okçuları beni kuşatıyor, Acımadan böbreklerimi deşiyor, Ödümü yerlere döküyor.احاطت بي رماته. شق كليتيّ ولم يشفق. سفك مرارتي على الارض.
Okçuları beni kuşatıyor, Acımadan böbreklerimi deşiyor, Ödümü yerlere döküyor.他 的 弓 箭 手 四 面 圍 繞 我 . 他 破 裂 我 的 肺 腑 、 並 不 留 情 . 把 我 的 膽 傾 倒 在 地 上
Okçuları beni kuşatıyor, Acımadan böbreklerimi deşiyor, Ödümü yerlere döküyor.他 的 弓箭手 四 面 圍繞 我 . 他 破裂 我 的 肺腑 、 並 不 留情 . 把 我 的 膽傾 倒 在地上
Okyanuslara çöp, toksik materyaller döküyorsak havayı kirletiyorsak, demek ki medeni filan değiliz.De esta manera se le agrega textura al pan Según la página web puedes agregar tu cereal favorito. Ñam!
Okyanuslara çöp, toksik materyaller döküyorsak havayı kirletiyorsak, demek ki medeni filan değiliz.Jika kita membuang hal-hal di lautan, bahan beracun, dan kita mencemari udara, berarti kita tidak beradab.
Okyanuslara çöp, toksik materyaller döküyorsak havayı kirletiyorsak, demek ki medeni filan değiliz.Se scarichiamo rifiuti nell oceano,materiali tossici, e inquiniamo l'aria,non siamo civilizzati.
Okyanuslara çöp, toksik materyaller döküyorsak havayı kirletiyorsak, demek ki medeni filan değiliz.Solange wir giftigen Müll in den Ocean kippen und die Luft verschmutzen, sind wir nicht zivilisiert.
Okyanuslara çöp, toksik materyaller döküyorsak havayı kirletiyorsak, demek ki medeni filan değiliz.Ако изхвърляме отрови в океана, токсични вещества, ако замърсяваме въздуха, ние не сме цивилизовани.
Önüne döküyorum yakınmalarımı, Önünde anlatıyorum sıkıntılarımı.(141:2) излил пред Ним моление мое; печаль мою открыл Ему.
Önüne döküyorum yakınmalarımı, Önünde anlatıyorum sıkıntılarımı.(142:3) Je répands ma plainte devant lui, Je lui raconte ma détresse.
Önüne döküyorum yakınmalarımı, Önünde anlatıyorum sıkıntılarımı.Con la mia voce al Signore grido aiuto, con la mia voce supplico il Signore
Önüne döküyorum yakınmalarımı, Önünde anlatıyorum sıkıntılarımı.Delante de él derramo mi lamento; delante de él expreso mi angustia
Önüne döküyorum yakınmalarımı, Önünde anlatıyorum sıkıntılarımı.Derramo perante ele a minha queixa; diante dele exponho a minha tribulação.
Önüne döküyorum yakınmalarımı, Önünde anlatıyorum sıkıntılarımı.Di hadapan-Nya aku berkeluh kesah; kuberitahukan segala kesusahanku kepada-Nya
Önüne döküyorum yakınmalarımı, Önünde anlatıyorum sıkıntılarımı.Fenszóval hívom az Urat, fenszóval könyörgök az Úrhoz.
Önüne döküyorum yakınmalarımı, Önünde anlatıyorum sıkıntılarımı.Głosem moim do Pana wołam; głosem moim Panu się modlę.
Önüne döküyorum yakınmalarımı, Önünde anlatıyorum sıkıntılarımı.Hardop roep ik naar de HERE en ik smeek Hem naar mij te luisteren.
Önüne döküyorum yakınmalarımı, Önünde anlatıyorum sıkıntılarımı.Hlasem svým k Hospodinu volám, hlasem svým Hospodinu pokorně se modlím.
Önüne döküyorum yakınmalarımı, Önünde anlatıyorum sıkıntılarımı.ich schütte meine Rede vor ihm aus und zeige an vor ihm meine Not.
Önüne döküyorum yakınmalarımı, Önünde anlatıyorum sıkıntılarımı.Îmi vărs necazul înaintea Lui, şi-mi povestesc strîmtorarea înaintea Lui.
Önüne döküyorum yakınmalarımı, Önünde anlatıyorum sıkıntılarımı.Jag höjer min röst och ropar till HERREN, jag höjer min röst och beder till HERREN.
Önüne döküyorum yakınmalarımı, Önünde anlatıyorum sıkıntılarımı.내가 내 원통함을 그 앞에 토하며 내 우환을 그 앞에 진술하는도다
Önüne döküyorum yakınmalarımı, Önünde anlatıyorum sıkıntılarımı.Med min røst roper jeg til Herren, med min røst beder jeg inderlig til Herren.
Önüne döküyorum yakınmalarımı, Önünde anlatıyorum sıkıntılarımı.Minä korotan ääneni ja huudan Herraa, minä korotan ääneni ja rukoilen Herralta armoa.
Önüne döküyorum yakınmalarımı, Önünde anlatıyorum sıkıntılarımı.Ở trước mặt Ngài tôi tuôn đổ sự than thở tôi, Bày tỏ sự gian nan tôi.
Önüne döküyorum yakınmalarımı, Önünde anlatıyorum sıkıntılarımı.Ở trước mặt Ngài tôi tuôn đổ sự than_thở tôi , Bày_tỏ sự gian_nan tôi .
Önüne döküyorum yakınmalarımı, Önünde anlatıyorum sıkıntılarımı.pred njim izlivam skrbi svoje, stisko svojo oznanjam pred njim.
Önüne döküyorum yakınmalarımı, Önünde anlatıyorum sıkıntılarımı.udøser min Klage for ham, udtaler min Nød for ham.
Önüne döküyorum yakınmalarımı, Önünde anlatıyorum sıkıntılarımı.Volám na Hospodina a kričím. Volám na Hospodina a pokorne sa modlím.
Önüne döküyorum yakınmalarımı, Önünde anlatıyorum sıkıntılarımı.Θελω εκχεει ενωπιον αυτου την δεησιν μου την θλιψιν μου ενωπιον αυτου θελω απαγγειλει.
Önüne döküyorum yakınmalarımı, Önünde anlatıyorum sıkıntılarımı.Изливам пред Него оплакването си, Скръбта си изповядвам пред Него.
Önüne döküyorum yakınmalarımı, Önünde anlatıyorum sıkıntılarımı.אשפך לפניו שיחי צרתי לפניו אגיד׃
Önüne döküyorum yakınmalarımı, Önünde anlatıyorum sıkıntılarımı.اسكب امامه شكواي. بضيقي قدامه اخبر
Önüne döküyorum yakınmalarımı, Önünde anlatıyorum sıkıntılarımı.我 在 他 面 前 吐 露 我 的 苦 情 . 陳 說 我 的 患 難
Önüne döküyorum yakınmalarımı, Önünde anlatıyorum sıkıntılarımı.我 在 他 面前 吐露 我 的 苦情 . 陳說 我 的 患難
Surya, gazı bittiğinde, biyogaz odasından atıkları alıp ekinlerinin üzerine döküyor.Keď sa plyn minie, Surya použije výlučky z bioplynovej komory na svoje plodiny.
Surya, gazı bittiğinde, biyogaz odasından atıkları alıp ekinlerinin üzerine döküyor.수리야는 바이오가스를 빼고 남은 것을 가져다가 농작물에 뿌립니다.
Surya, gazı bittiğinde, biyogaz odasından atıkları alıp ekinlerinin üzerine döküyor.Surya enlève les déchets du digesteur de biogaz une fois le gaz libéré, et le répand sur ses cultures.
Surya, gazı bittiğinde, biyogaz odasından atıkları alıp ekinlerinin üzerine döküyor.Surya haalt het afval uit de biogaskamer en gebruikt het op zijn gewassen.
Surya, gazı bittiğinde, biyogaz odasından atıkları alıp ekinlerinin üzerine döküyor.Surya lleva los residuos fuera de la cámara de biogás cuando el gas se acaba, lo coloca en sus cultivos.
Surya, gazı bittiğinde, biyogaz odasından atıkları alıp ekinlerinin üzerine döküyor.Surya mang chất thải đã hết biogas đi bón ruộng.
Surya, gazı bittiğinde, biyogaz odasından atıkları alıp ekinlerinin üzerine döküyor.Surya mengambil sampah dari ruang biogas setelah gasnya dikeluarkan, ia menggunakannya untuk tanamannya.
Surya, gazı bittiğinde, biyogaz odasından atıkları alıp ekinlerinin üzerine döküyor.Surya tar avfallet från biogaskammaren när den utgjutit all gas- han lägger den sedan på sina grödor.
Surya, gazı bittiğinde, biyogaz odasından atıkları alıp ekinlerinin üzerine döküyor.Surya zabiera kompost z komory, gdy uwolni już gaz i używa go jako nawozu.
Surya, gazı bittiğinde, biyogaz odasından atıkları alıp ekinlerinin üzerine döküyor.Сурья забирает отходы из камеры с биогазом, когда весь газ выходит, и удобряет свои посевы.
Surya, gazı bittiğinde, biyogaz odasından atıkları alıp ekinlerinin üzerine döküyor.Суря взема отпадъците от камерата за биогаз когато изхвърли газа, той ги поставя на неговите култури.
Surya, gazı bittiğinde, biyogaz odasından atıkları alıp ekinlerinin üzerine döküyor.סוריה מוציא את הפסולת ממתקן הביו-גז כאשר זה ממסך את הגז, הוא משתמש בו ליבול שלו.
Surya, gazı bittiğinde, biyogaz odasından atıkları alıp ekinlerinin üzerine döküyor.عندما ينفذ الغاز, يضعها على محاصيله تضاعف دخل محصوله ثلاث مرات
Surya, gazı bittiğinde, biyogaz odasından atıkları alıp ekinlerinin üzerine döküyor.排泄物を室から出すと 農作物の肥料に使います そして収穫高は3倍になり
Tamamen eriyene kadar karıştırıyoruz ve büyüme banyosuna döküyoruz.Addig keverem, amíg teljesen felolvad és ekkor egy tenyésztőkádba öntöm.
Tamamen eriyene kadar karıştırıyoruz ve büyüme banyosuna döküyoruz.Alors nous commençons par brasser le thé.
Tamamen eriyene kadar karıştırıyoruz ve büyüme banyosuna döküyoruz.Chúng tôi khuấy hỗn hợp đến khi đường tan hoàn toàn rồi sau đó đổ hỗn hợp vào một cái bồn tắm.
Tamamen eriyene kadar karıştırıyoruz ve büyüme banyosuna döküyoruz.Faço até cerca de 30 litros de chá de cada vez, e enquanto ainda está quente, junto uns dois quilos de açúcar.