Ana içeriğe geç
Sözlük

co ile cümle

co kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Futbol Japon öğrenciler arasında çok popüler.Soccer is very popular among Japanese students.
En çok futbolu severim.I like soccer best.
Şimdi çok aç olmalısın.You must be very hungry now.
Sudi Arabistan petrol bakımından çok zengindir.Saudi Arabia is very rich in oil.
Neyse ki, yangın çok ciddi olmadan önce söndürüldü.Fortunately, the fire was put out before it became too serious.
Hangisini daha çok seversin, bisiklet sürmeyi mi yoksa koşmayı mı?Which do you like better, cycling or jogging?
Sunucu çöktü.The server was down.
Sirkler çocukları şaşırttı ve sevindirdi.The circus amazed and delighted the children.
Sirki ziyaret çocuklar için büyük bir heyecandı.The visit to the circus was a big thrill for the children.
Sizi rahatsız ettiğim için çok üzgünüm.I'm very sorry to have troubled you.
Çok zahmet olmayacaksa, biraz yardım istiyorum.If it's not too much trouble, I would like some help.
Ben pirinç, miso çorbası ve natto yiyeceğim.I'll have rice, miso soup and natto.
Pirinç miso çorbası ile iyi gider.Rice is good with miso soup.
Siparişiniz zarar gördüğü için çok üzgünüz.We are very sorry that your order was damaged.
Beni davet ettiğiniz için çok naziksiniz.It was very kind of you to invite me.
Beni davet ettiğin için çok naziksin.It was very kind of you to invite me.
Katıldığın için çok teşekkür ederim.Thank you very much for attending.
Bilgisayar endüstrisinin gelişimi çok hızlıydı.The development of the computer industry has been very rapid.
Bir bilgisayar çok seri şekilde hesaplayabilir.A computer can calculate very rapidly.
Bilgisayarlar bize çok zaman ve çok sorun kazandırır.Computers save us a lot of time and trouble.
Bu şekilde, çok fazla zamanı boşa harcarız.In this way, we waste a lot of time.
Sizi sabah çok erken aradığım için lütfen beni bağışlayın.Please excuse me for calling you so early in the morning.
Böylesine büyük bir evi geçindirmek için çok para gerekir.It takes a lot of money to keep up such a big house.
Sizi çok uzun beklettiğim için üzgünüm.I'm sorry to have kept you waiting so long.
İşsiz pek çok kişi ile işleri edinmek zordur.Jobs are hard to come by with so many people out of work.
İstasyona çok yakın yaşamak elverişlidir.It's convenient living so close to the station.
Başına çok fazla bela olduğum için üzgünüm.I'm sorry to trouble you so much.
Bana böylesine güzel bir hediye gönderdiğiniz için çok naziksiniz.It is very kind of you to send me such a nice present.
Böyle ıvır zıvır için bu kadar çok para ödemek cinayettir.It is criminal to pay so much money for such trifles.
Hiç böyle iyi bir çorbanın tadına baktın mı?Have you ever tasted such a good soup?
Konserde çok insan vardı.There were so many people at the concert.
Columbus dünyanın yuvarlak olduğunu savundu.Columbus argued that the earth was round.
Columbus dünyanın yuvarlak olduğuna inanıyordu.Columbus believed that the earth was round.
Columbus batıya giderek Hindistan'a ulaşabileceğini iddia etti.Columbus argued that he could reach India by going west.
Columbus Amerikayı keşfetti.Columbus discovered America.
Colombus'un Amerika'yı keşfi tesadüfiydi.Columbus' discovery of America was accidental.
Eğer bunu benim için yapsaydınız çok memnun olurdum.I would be very pleased if you did this for me.
Bunu çözmek için bir yol olmalı.There must be some way to solve this.
Bunlar çok eski kitaplar.These are very old books.
Bunlar çocuklarda yaygın olan hastalıklardır.These are common diseases of children.
Bu hikayeler bana göre çok ilginç.These stories are very interesting to me.
Bu hayvanlar da çok cana yakın.These animals are very friendly, too.
Bu hayvanlar cana da çok yakın.These animals are very friendly, too.
Bu raflarda çok kitap yok.There are not many books on these shelves.
Bu torbalar çok ağır, bu nedenle bir seferde bir tane torba taşı.These bags are very heavy, so carry one bag at a time.
Bu fotoğraflar çok güzel çıktı.These photos have come out very well.
Onların elbiseleri çok büyük.Their dresses are too big.
Bu, suç için etkili bir çözümdür.This is an effective remedy for crime.
Bu yaklaşık ABD' nin sahip olduğu kadar çok sayıdadır.This is about as many as the United States has.
Bu onun çocukluğundan beri yaptığı bir şeydir.This is something she has done since she was a child.
Bu onlar çocukken yaşadıkları evdir.This is the house in which they lived when they were children.
Bu onun için çok kolaydır.This is too easy for him.
Bu onun hepsinden çok değer verdiği çömlektir.This is the pot he treasures most of all.
Bu çok parlak.This is too bright.
Bu kaybedilmeyecek kadar çok iyi bir fırsat.This is too good a chance to lose.
O bunun kaçırılmayacak kadar çok iyi bir fırsat olduğunu hissetti.He felt that this was too good a chance to miss.
Bu çok nadir bir örnektir.This is a very rare specimen.
Bu, çok nadir bir numunedir.This is a very rare specimen.
Bu çok uzun.This is too long.
Bu çok kısa.This is too short.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod