İçinde cinsellik olmayan kültürler de olabilir.Можете да имате, както се оказва, безполова култура.
İçinde cinsellik olmayan kültürler de olabilir.У вас может быть как бы асексуальная культура.
İçinde cinsellik olmayan kültürler de olabilir.אתם יכולים שתהיה לכם, תרבות א-מינית.
İçinde cinsellik olmayan kültürler de olabilir.يمكنكم ذلك , كما كان , حضارة عقلية فقط .
İçinde cinsellik olmayan kültürler de olabilir.チンパンジーやシャチなどは 文化を持っています
İngilizce'de beyzbol hakkındaymış gibi görünen ama aslında cinsellikle ilgili olan bir dil mevcut.영어 표현들 때문에 알고 있습니다. 야구에 대한 이야기 같지만 실은 성관계를 이야기하는 표현들 말입니다.
İngilizce'de beyzbol hakkındaymış gibi görünen ama aslında cinsellikle ilgili olan bir dil mevcut.שפה שלמה באנגלית שמדברת לכאורה על בייסבול אבל למעשה מדברת על פעילות מינית.
İngilizce'de beyzbol hakkındaymış gibi görünen ama aslında cinsellikle ilgili olan bir dil mevcut.実は性行為について 話しているということがよくあります あなたがピッチャーか キャッチャーだとします
Karşılıklılık:" beni desteklersen, bende seni desteklerim" ve Cinsellik:상호성: "네가 내등을 긁어주면; 내가 네걸 긁어주마." 라는 원리로,
Karşılıklılık:" beni desteklersen, bende seni desteklerim" ve Cinsellik:la réciprocité:
Karşılıklılık:" beni desteklersen, bende seni desteklerim" ve Cinsellik:sexuality(性的)は コール・ポーターの不滅のフレーズ"Let's do it"で表されます
Karşılıklılık:" beni desteklersen, bende seni desteklerim" ve Cinsellik:הדדיות - "יד רוחצת יד"
Karşılıklılık:" beni desteklersen, bende seni desteklerim" ve Cinsellik:المعاملة بالمثل: "اهرش ظهري؛ فاهرش ظهرك،"
Öncelikle, kadınlar cinselliklerini ifade etmeye başlıyorlar.Antes que nada, las mujeres están empezando a expresar su sexualidad.
Öncelikle, kadınlar cinselliklerini ifade etmeye başlıyorlar.Belangrijkst, vrouwen beginnen hun seksualiteit te uiten.
Öncelikle, kadınlar cinselliklerini ifade etmeye başlıyorlar.De plus, les femmes commencent à exprimer leur sexualité.
Öncelikle, kadınlar cinselliklerini ifade etmeye başlıyorlar.Em primeiro lugar, as mulheres estão a começar a exprimir a sua sexualidade.
Öncelikle, kadınlar cinselliklerini ifade etmeye başlıyorlar.Främst det att kvinnor börjar uttrycka sin sexualitet.
Öncelikle, kadınlar cinselliklerini ifade etmeye başlıyorlar.În primul rând, femeile încep să-şi exprime sexualitatea.
Öncelikle, kadınlar cinselliklerini ifade etmeye başlıyorlar.먼저, 여성들은 그들의 성별을 표현하기 시작했습니다.
Öncelikle, kadınlar cinselliklerini ifade etmeye başlıyorlar.Kobiety zaczynają wyrażać seksualność.
Öncelikle, kadınlar cinselliklerini ifade etmeye başlıyorlar.Mindenekelőtt a nők elkezdték kifejezésre juttatni szexualitásukat.
Öncelikle, kadınlar cinselliklerini ifade etmeye başlıyorlar.Predovšetkým, ženy začínajú dávať priechod svojej sexualite.
Öncelikle, kadınlar cinselliklerini ifade etmeye başlıyorlar.Prima di tutto le donne stanno iniziando ad esprimere la loro sessualità.
Öncelikle, kadınlar cinselliklerini ifade etmeye başlıyorlar.Trước tiên, phụ nữ đang bắt đầu bày tỏ giới tính của họ.
Öncelikle, kadınlar cinselliklerini ifade etmeye başlıyorlar.Zaprvé, ženy začínají dávat průchod své sexualitě.
Öncelikle, kadınlar cinselliklerini ifade etmeye başlıyorlar.Ženske so končno začele izražati svojo seksualnost.
Öncelikle, kadınlar cinselliklerini ifade etmeye başlıyorlar.Zuallererst haben Frauen damit angefangen ihre Sexuallität auszuleben.
Öncelikle, kadınlar cinselliklerini ifade etmeye başlıyorlar.Πρώτα απ' όλα, οι γυναίκες αρχίζουν να εκφράζουν τη σεξουαλικότητά τους.
Öncelikle, kadınlar cinselliklerini ifade etmeye başlıyorlar.Главным образом, женщины начинают выражать свою сексуальность.
Öncelikle, kadınlar cinselliklerini ifade etmeye başlıyorlar.Головним чином, жінки починають виражати свою сексуальність.
Öncelikle, kadınlar cinselliklerini ifade etmeye başlıyorlar.Най-важното - жените започват да изразяват сексуалността си.
Öncelikle, kadınlar cinselliklerini ifade etmeye başlıyorlar.ראשית, נשים מתחילות להביע את מיניותן.
Öncelikle, kadınlar cinselliklerini ifade etmeye başlıyorlar.فى المقام الأول بدأن يعبرن عن حياتهن الجنسية
Öncelikle, kadınlar cinselliklerini ifade etmeye başlıyorlar.最重要嘅係,女性正開始表達佢地嘅性特性
Öncelikle, kadınlar cinselliklerini ifade etmeye başlıyorlar.驚くことに こう問う人がいます
Özgür cinsellik karşıtlarının güçlü sesleri olduğu doğru.Det är sant, den fria sexualitetens motståndare hade stora röster.
Ve cinsellik, yapılıp bir kenara konulan, hayatlarının yalnız bir kısmıyla sınırlı bir davranış değil.Comportamentul lor sexual nu e limitat la un singur aspect al vieţii lor pe care într-un fel îl țin deoparte.
Ve cinsellik, yapılıp bir kenara konulan, hayatlarının yalnız bir kısmıyla sınırlı bir davranış değil.Hun seksueel gedrag beperkt zich niet tot slechts één aspect van het leven.
Ve cinsellik, yapılıp bir kenara konulan, hayatlarının yalnız bir kısmıyla sınırlı bir davranış değil.성적행동의 유사성은 그저 이 유인원들의 생활방식의 하나로서 국한되지 않습니다.
Ve cinsellik, yapılıp bir kenara konulan, hayatlarının yalnız bir kısmıyla sınırlı bir davranış değil.O comportamento sexual não se reduz a um aspeto da vida deles que eles põem de lado.
Ve cinsellik, yapılıp bir kenara konulan, hayatlarının yalnız bir kısmıyla sınırlı bir davranış değil.Og den seksuelle adfærd er ikke begrænset til én del af deres liv som de nærmest sætter til side.
Ve cinsellik, yapılıp bir kenara konulan, hayatlarının yalnız bir kısmıyla sınırlı bir davranış değil.Perilaku seksual mereka tidak terbatas pada satu aspek dalam hidup mereka dan tidak mereka kesampingkan.
Ve cinsellik, yapılıp bir kenara konulan, hayatlarının yalnız bir kısmıyla sınırlı bir davranış değil.Seksi ei ole vain yksi rajattu puoli niiden elämää.
Ve cinsellik, yapılıp bir kenara konulan, hayatlarının yalnız bir kısmıyla sınırlı bir davranış değil.Y su comportamiento sexual no se limita a un aspecto de su vida que separan de otras áreas.
Ve cinsellik, yapılıp bir kenara konulan, hayatlarının yalnız bir kısmıyla sınırlı bir davranış değil.А половое поведение не привязано к какому-то одному аспекту их жизни, который существовал бы сам по себе.
Ve cinsellik, yapılıp bir kenara konulan, hayatlarının yalnız bir kısmıyla sınırlı bir davranış değil.Сексуалното поведение не е ограничено до само един аспект от техния живот, нещо, което поставят настрани.
Ve cinsellik, yapılıp bir kenara konulan, hayatlarının yalnız bir kısmıyla sınırlı bir davranış değil.התנהגותם המינית אינה מחוברת לאספקט יחיד בחייהם שנמצא בשוליים.
Ve cinsellik, yapılıp bir kenara konulan, hayatlarının yalnız bir kısmıyla sınırlı bir davranış değil.سلوكهم الجنسي ليس مجرد جانب واحد من جوانب حياتهم والذي يمكن وضعه جانبا.
Ve cinsellik, yapılıp bir kenara konulan, hayatlarının yalnız bir kısmıyla sınırlı bir davranış değil.生活と切り離せません 性行動が生活の一部なのです
Ve kendimi sadece din ve cinsellik arasındaki bağlantı konusuna sınırlayacağım.Därför kommer jag begränsa mig till att bara prata om kopplingen mellan religion och sexualitet.
Ve kendimi sadece din ve cinsellik arasındaki bağlantı konusuna sınırlayacağım.Ik beperk me daarom tot praten over het verband tussen religie en seksualiteit.
Ve kendimi sadece din ve cinsellik arasındaki bağlantı konusuna sınırlayacağım.Jadi saya akan membatasi diri hanya untuk berbicara tentang hubungan antara agama dan seks.
Ve kendimi sadece din ve cinsellik arasındaki bağlantı konusuna sınırlayacağım.Je me limiterai donc à parler uniquement des liens entre la religion et la sexualité.
Ve kendimi sadece din ve cinsellik arasındaki bağlantı konusuna sınırlayacağım.제 스스로를 제한해 오직 종교와 성의 관계에 대해서만 이야기 하겠습니다.
Ve kendimi sadece din ve cinsellik arasındaki bağlantı konusuna sınırlayacağım.Por lo tanto, voy a hablar solamente de los vínculos entre religión y sexualidad.
Ve kendimi sadece din ve cinsellik arasındaki bağlantı konusuna sınırlayacağım.Portanto vou limitar-me a falar apenas da ligação entre religião e sexualidade.
Ve kendimi sadece din ve cinsellik arasındaki bağlantı konusuna sınırlayacağım.Řeknu vám tedy něco o vztahu mezi náboženstvím a sexualitou.
Ve kendimi sadece din ve cinsellik arasındaki bağlantı konusuna sınırlayacağım.Så jeg vil begrænse mig til kun at tale om forbindelsen mellem religion og sex.
Ve kendimi sadece din ve cinsellik arasındaki bağlantı konusuna sınırlayacağım.Şi, prin urmare, mă voi limita să vă vorbesc doar despre legăturile dintre religie şi sexualitate.