Ana içeriğe geç
Sözlük

cinsellik ile cümle

cinsellik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İlaç kirliliğine karışan bir diğer surum da su kirliliğindeki cinsellik etkisidir.Jednou z možných cest poškozování mužského zdraví je estrogenní účinek látek zamořujících životní prostředí.
Edo dönemi shunga, günlük hayatın estetiğini takiben, cinsellik tasvirlerinde geniş çeşitlilik gösterdi.Podle estetiky každodenního života se šunga v období Edo značně lišila ve svých představách o sexualitě.
Ancak 18 yaşındaki Gall, Les Sucettes şarkısının cinsellikle ilgili anlamını farketmemişti.V nejstarších chansons de geste neznají rytíři slabosti lásky.
Çalışmalarının çoğu cinsiyet ve cinsellik konuları ile ilgilidir.Jeho následující práce často prozkoumávají sexualitu a gender.
Vajinismus tedavi yöntemleri: Bilişsel terapi: Genel olarak cinsellik hakkında bilgilendirmeyi içerir.Konzervatórium: A melegházasság ellen: kérdezz-felelek a homoszexualitásról.
Günümüze kadar gelen ilk Taoist cinsellik metinleri Mawangdui'deki gömütlerde bulunmuştur.Varhaisimmat tunnetut taolaiset seksuaaliset kirjoitukset on löydetty Mawangduin haudoista.
Çalışmalarının çoğu cinsiyet ve cinsellik konuları ile ilgilidir.Useat hänen kappaleistaan käsittelevät seksuaalisuutta ja sukupuolisuutta.
İşTar, Asurlu aşk ve cinsellik tanrıçası.Impi, muinaissuomalainen rakkauden ja seksuaalisuuden jumalatar.
Doludizgin bir cinsellik bu örgünün dokusuna işlenmiştir.Jumalainen näytelmä on kirjoitettu kokonaan tuon maanpaon aikana.
Bu akımda cinsellik ve pornografinin her iki cinsiyet için de açık olması gerektiği savunuldu.Naista piti kiihottaa ja miellyttää, jotta seksuaaliakti olisi molemmin puolin antoisa.
Bu tür tabular, örneğin din, boşaltım veya cinsellikle ilgilidir.Tällaiset tabut liittyvät esimerkiksi uskontoon, eritteisiin tai seksuaalisuuteen.
Cinsellik sadece üreme amaçlıdır.Sex var et spørgsmål om forplantning.
Bu filmde gösterilen halktan sıradan insanlar arasındaki cinselliktir.I videoerne optræder almindelige mennesker.
"En çok aşk ve cinsellik için..."Mer’ og bedre sex.
Sonraki çalışmaları One of the Boys ve Teenage Dream, cinsellikle ilgili sözlerle birlikte aşk temasını işler.Rekaman selanjutnya, One of the Boys dan Teenage Dream, memasukkan tema seks dan cinta.
Arkadaşlığı iyidir, ancak cinsellikte kötüdür.Orang yang baik diajak bergaul, tetapi yang jahat dikasihani.
Edo dönemi shunga, günlük hayatın estetiğini takiben, cinsellik tasvirlerinde geniş çeşitlilik gösterdi.Theo thẩm mỹ của cuộc sống hàng ngày, shunga thời kỳ Edo đã biến tấu rộng rãi trong miêu tả của tình dục.
Arkadaşlığı iyidir, ancak cinsellikte kötüdür.性格は悪くないが、性悪。
Arkadaşlığı iyidir, ancak cinsellikte kötüdür.外冒看似和善,但本性非常邪惡。
İçki içmezler, oruç tutarlar ve cinsellikten uzak dururlar.姑與所私飲,並欲污之,命妙鳳取酒,挈瓶不進。
Astarte genel olarak bereket, cinsellik ve savaşla bağdaştırılırdı.阿斯塔蒂一般都會與豐饒、生育、性愛及戰爭相關連。
Cinsellik birinin eşine verebileceği en özel fakat pahasız hediyedir.日記是最私人、最私隱的一種將自己的內心感受諸之筆墨的表達方式。
Arkadaşlığı iyidir, ancak cinsellikte kötüdür.운동신경 발군이지만, 성적은 나쁘다.
Sonraki çalışmaları One of the Boys ve Teenage Dream, cinsellikle ilgili sözlerle birlikte aşk temasını işler.이후 발매되는 One of the Boys와 Teenage Dream은 성과 사랑 등의 주제를 다뤘다.
Cinsellik konulu dizi, cüretkar ve bir o kadar da komik olan sohbetler ile dikkat çekmektedir.신기종 호기심이 많고, 의리가 있으며, 뻔한 거짓말을 많이 한다.
1997'de Katz, Alman Sosyobilimsel Cinsellik Araştırma Cemiyeti'nin Magnus Hirschfeld Madalyası'nı kazandı.בשנת 2002 זכה במדליית מגנוס הירשפלד, מ"האחווה הגרמנית למחקר סוציאלי-מדעי של המיניות".
İlaç kirliliğine karışan bir diğer surum da su kirliliğindeki cinsellik etkisidir.מרכיב נוסף שתורם לזיהום האוויר הוא שריפת זבל פיראטית.
Çalışmalarının çoğu cinsiyet ve cinsellik konuları ile ilgilidir.Голяма част от произведенията му са пропити с патриотична и родолюбива тематика.
Arkadaşlığı iyidir, ancak cinsellikte kötüdür.Семейството живее скромно, но не мизерно.
Her türlü cinsellik içeren şiddet biçimlerini ifade eder ve genellikle fiziksel şiddeti de içinde barındırır.Zakonca se čedalje pogosteje prepirata, med njima prihaja tudi do fizičnega nasilja.
G noktasının cinsellikteki önemi son 10 yılda artan bir şekilde tartışılmaya başlanmıştır.Prasidėjo arši polemika trukusi bene dešimt metų.
Cinsellik konulu dizi, cüretkar ve bir o kadar da komik olan sohbetler ile dikkat çekmektedir.Humoras kalbant tiek apie juokingus, tiek ir apie rimtus dalykus.
Vajinismus tedavi yöntemleri: Bilişsel terapi: Genel olarak cinsellik hakkında bilgilendirmeyi içerir.Genetika – mokslas apie paveldimumą: apie tai, kaip perduodami požymiai.
Arkadaşlığı iyidir, ancak cinsellikte kötüdür.Stoitsismi järgi on hea ainult voorus ja halb ainult pahe.
Şarkı erkekler üzerine sadomazoşist cinsellik sözleri ile devam etmektedir.Tema loomingus annavad tooni folkhorror'i sugemetega kunstmuistendid.
Açlık, cinsellik, güç, ve bunları gerçekleştirme dürtüsü.Avem foamea, sexul, puterea şi nevoia de acaparare.
Açlık, cinsellik, güç, ve bunları gerçekleştirme dürtüsü.Đói khát, dục vọng, quyền lực và lòng tham.
Açlık, cinsellik, güç, ve bunları gerçekleştirme dürtüsü.Es gibt Hunger, Sex, Macht und den Erwerbstrieb.
Açlık, cinsellik, güç, ve bunları gerçekleştirme dürtüsü.Fame, sesso, potere, e bisogno di accumulare beni materiali.
Açlık, cinsellik, güç, ve bunları gerçekleştirme dürtüsü.Je hebt honger; je hebt seks; je hebt macht; en je hebt de drang naar hebzucht.
Açlık, cinsellik, güç, ve bunları gerçekleştirme dürtüsü.여러분이 가진 식욕, 성욕, 권력욕, 그리고 소유/획득에 대한 충동이 그 본능이죠.
Açlık, cinsellik, güç, ve bunları gerçekleştirme dürtüsü.Mamy głód, seks, władzę, oraz potrzebę posiadania.
Açlık, cinsellik, güç, ve bunları gerçekleştirme dürtüsü.Rasa lapar, seks, kekuatan, dan keinginan untuk menguasai.
Açlık, cinsellik, güç, ve bunları gerçekleştirme dürtüsü.Temos fome, temos sexo, temos poder e temos o ímpeto de possuir coisas.
Açlık, cinsellik, güç, ve bunları gerçekleştirme dürtüsü.Vous avez la faim, le sexe, le pouvoir, et l'avidité.
Açlık, cinsellik, güç, ve bunları gerçekleştirme dürtüsü.Глад, секс, сила; и накрая силно желание за притежаване.
Açlık, cinsellik, güç, ve bunları gerçekleştirme dürtüsü.Голод, секс, сила та тяга до наживи.
Açlık, cinsellik, güç, ve bunları gerçekleştirme dürtüsü.Это: голод, секс, власть, и жажда наживы.
Açlık, cinsellik, güç, ve bunları gerçekleştirme dürtüsü.יש לכם רעב, סקס, כוח, ויש לכם את הדחף לרכושנות.
Açlık, cinsellik, güç, ve bunları gerçekleştirme dürtüsü.الجوع ؛ الجنس ؛ القوة ؛ و الرغبة في التّملك
Açlık, cinsellik, güç, ve bunları gerçekleştirme dürtüsü.そして貪欲です 思い出してほしいことは
Beş yaşındakilere cinsellik yada evlilik hakkı verilsinde istemiyorum.저는 5살짜리가 섹스나 결혼을 하는 것을 허락하게 한다고 말하고 싶지 않아요.
Beş yaşındakilere cinsellik yada evlilik hakkı verilsinde istemiyorum.Ik bedoel niet dat aan vijfjarigen moet worden toegestaan seks te hebben of te trouwen.
Beş yaşındakilere cinsellik yada evlilik hakkı verilsinde istemiyorum.Jag menar inte att femåringar ska tillåtas ge medgivande till sex eller äktenskap.
Beş yaşındakilere cinsellik yada evlilik hakkı verilsinde istemiyorum.Netvrdím, že 5 ročné deti by mali mať povolenie na sex alebo na sobáš.
Beş yaşındakilere cinsellik yada evlilik hakkı verilsinde istemiyorum.Nie twierdzę, że pięciolatkowi można pozwolić na uprawianie seksu albo zawarcie małżeństwa.
Beş yaşındakilere cinsellik yada evlilik hakkı verilsinde istemiyorum.Non voglio dire che si permetta a un bambino di 5 anni di acconsentire a rapporti sessuali o al matrimonio.
Beş yaşındakilere cinsellik yada evlilik hakkı verilsinde istemiyorum.No quiero decir que a los niños de 5 años se les deba permitir tener relaciones sexuales o casarse.
Beş yaşındakilere cinsellik yada evlilik hakkı verilsinde istemiyorum.Nu spun copiilor de 5 ani să li se consimtă sexul sau căsătoria.
Beş yaşındakilere cinsellik yada evlilik hakkı verilsinde istemiyorum.Saya tidak mengatakan bahwa anak berumur 5 tahun harus diijinkan untuk berhubungan intim atau menikah.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod