Bu demek oluyor ki çok AIDS olan bir yerde cinsel ilişki pahalıya maloluyor.Това значи, че на място с много случаи на СПИН цената за секса е наистина значима.
Bu demek oluyor ki çok AIDS olan bir yerde cinsel ilişki pahalıya maloluyor.Это означает, что в местах распространения СПИДа цена секса очень высока.
Bu demek oluyor ki çok AIDS olan bir yerde cinsel ilişki pahalıya maloluyor.זה אומר שבמקום בו האיידס נפוץ, יחסי-מין גובים מחיר משמעותי.
Bu demek oluyor ki çok AIDS olan bir yerde cinsel ilişki pahalıya maloluyor.و هذا يعني أن أي مكان موبوء بالإيدز يوجد فيه استهلاك كبير للجنس
Bu demek oluyor ki çok AIDS olan bir yerde cinsel ilişki pahalıya maloluyor.性交渉に重大なリスクが伴うという事です HIV未感染の男性が 感染率30%のボツワナに住んでいて
Bu, gençlerde ya da yetişkinlerde sağlıklı cinsel gelişmeyle sonuçlanamaz.A nemôže viesť k zdravému rozvoju sexuality u mladých ľudí či dospelých.
Bu, gençlerde ya da yetişkinlerde sağlıklı cinsel gelişmeyle sonuçlanamaz.A to nemůže prospět zdravé sexualitě rozvíjející se mezi mladými lidmi nebo dospělými.
Bu, gençlerde ya da yetişkinlerde sağlıklı cinsel gelişmeyle sonuçlanamaz.Điều này không thể tạo ra tình dục lành mạnh đối với thiếu niên hay người lớn.
Bu, gençlerde ya da yetişkinlerde sağlıklı cinsel gelişmeyle sonuçlanamaz.En het kan niet leiden tot een gezonde ontwikkeling van seksualiteit bij jonge mensen of volwassenen.
Bu, gençlerde ya da yetişkinlerde sağlıklı cinsel gelişmeyle sonuçlanamaz.E non porta ad un sano sviluppo dell'attività sessuale nei giovani o negli adulti.
Bu, gençlerde ya da yetişkinlerde sağlıklı cinsel gelişmeyle sonuçlanamaz.És nem eredményezhet egészséges szexualitást a fejlődő fiataloknák vagy a felnőtteknél.
Bu, gençlerde ya da yetişkinlerde sağlıklı cinsel gelişmeyle sonuçlanamaz.이 모델은 불건전한 성관념을 젊은이들과 어른들에게 심어줍니다.
Bu, gençlerde ya da yetişkinlerde sağlıklı cinsel gelişmeyle sonuçlanamaz.Nie może prowadzić do rozwoju zdrowych związków seksualnych.
Bu, gençlerde ya da yetişkinlerde sağlıklı cinsel gelişmeyle sonuçlanamaz.Şi nu poate duce la o dezvoltare sănătoasă a sexualităţii la tineri si adulţi.
Bu, gençlerde ya da yetişkinlerde sağlıklı cinsel gelişmeyle sonuçlanamaz.Und es kann nicht zu einer gesunden Sexualität führen, die sich bei jungen Leuten oder Erwachsenen entwickelt.
Bu, gençlerde ya da yetişkinlerde sağlıklı cinsel gelişmeyle sonuçlanamaz.Y no puede derivar en una sexualidad sana ni en jóvenes ni en adultos.
Bu, gençlerde ya da yetişkinlerde sağlıklı cinsel gelişmeyle sonuçlanamaz.Και δεν μπορεί να έχει ως αποτέλεσμα την ανάπτυξη υγιούς σεξουαλικότητας στους νέους ή τους ενήλικες.
Bu, gençlerde ya da yetişkinlerde sağlıklı cinsel gelişmeyle sonuçlanamaz.Він не розвиває здорову сексуальність ані у молодих людей, ані у дорослих.
Bu, gençlerde ya da yetişkinlerde sağlıklı cinsel gelişmeyle sonuçlanamaz.И не може да доведе до здраво сексуално развитие на младите хора или при възрастни.
Bu, gençlerde ya da yetişkinlerde sağlıklı cinsel gelişmeyle sonuçlanamaz.Он не развивает здоровую сексуальность ни у молодёжи, ни у взрослых людей.
Bu, gençlerde ya da yetişkinlerde sağlıklı cinsel gelişmeyle sonuçlanamaz.והוא אינו יכול להביא להתפתחות של מיניות בריאה אצל אנשים צעירים או מבוגרים.
Bu, gençlerde ya da yetişkinlerde sağlıklı cinsel gelişmeyle sonuçlanamaz.ولا يمكن أن ينتج بأي ثقافة جنسية سليمة تتطور عند الشباب أو البالغين.
Bu, gençlerde ya da yetişkinlerde sağlıklı cinsel gelişmeyle sonuçlanamaz.健全な性を 育てる事にはなりません 新しいモデルが必要なのです
Bu hassas konular arasında LGBT, çoğulculuk, cinsel taciz ve vücut titremesi bulunmaktadır.————
Bu hassas konular arasında LGBT, çoğulculuk, cinsel taciz ve vücut titremesi bulunmaktadır.Questi argomenti delicati includono LGBT, pluralismo, abusi sessuali e vergogna del proprio corpo.
Bu hassas konular arasında LGBT, çoğulculuk, cinsel taciz ve vücut titremesi bulunmaktadır.Один из ежедневно обновляемых сайтов, который я всегда читаю.
Bulaşıcı cinsel hastalıklar polikliniğiFince _ İsveççe _ İngilizcePoliclínica para enfermedades de transmisión sexualfinés _ sueco _ inglés
Bulaşıcı cinsel hastalıklar polikliniğiFince _ İsveççe _ İngilizcePoliclinique des maladies sexuellement transmissiblesfinnois _ suédois _ anglais
Bulaşıcı cinsel hastalıklar polikliniğiFince _ İsveççe _ İngilizcePolikliniken för könssjukdomarfinska _ svenska _ engelska
Bulaşıcı cinsel hastalıklar polikliniğiFince _ İsveççe _ İngilizceSukupuolitautien poliklinikkasuomi _ ruotsi _ englanti
Bulaşıcı cinsel hastalıklar polikliniğiFince _ İsveççe _ İngilizceКожно-венерологическая клиникафинский _ шведский _ английский
Bulaşıcı cinsel hastalıklar polikliniğiFince _ İsveççe _ İngilizceالعيادة الطبية للأمراض الجنسيةالفنلندية _ السويدية _ الإنجليزية
Bulaşıcı cinsel hastalıklar polikliniğiFince _ İsveççe _ İngilizce性病专科门诊芬兰语 _ 瑞典语 _ 英语
Bunun nedenlerinden biri, Shaker inanç sisteminin cinsel ilişkiyi yasaklamasıdır.A jedním z důvodů je, že věřící Shakers musejí zachovávat celibát.
Bunun nedenlerinden biri, Shaker inanç sisteminin cinsel ilişkiyi yasaklamasıdır.Eden razlogov zato je eno njihovih prepričanj, da je treba ostati v celibatu.
Bunun nedenlerinden biri, Shaker inanç sisteminin cinsel ilişkiyi yasaklamasıdır.Eén van de redenen hiervoor is dat het credo van het Shakerdom onder meer zegt dat je celibatair moet blijven.
Bunun nedenlerinden biri, Shaker inanç sisteminin cinsel ilişkiyi yasaklamasıdır.Egyik oka ennek, hogy a hitvallásuk alapvető része, hogy a tagok cölibátusban éltek.
Bunun nedenlerinden biri, Shaker inanç sisteminin cinsel ilişkiyi yasaklamasıdır.En anledning till det är att i Shaker-läran ingick att man skulle leva i celibat.
Bunun nedenlerinden biri, Shaker inanç sisteminin cinsel ilişkiyi yasaklamasıdır.Iar unul din motive este că unul din crezurile shakerilor era că shakerul trebuie să fie celibatar.
Bunun nedenlerinden biri, Shaker inanç sisteminin cinsel ilişkiyi yasaklamasıdır.Jedną z przyczyn jest to, że wśród zasad Szejkeryzmu jest to, że powinni oni żyć w celibacie.
Bunun nedenlerinden biri, Shaker inanç sisteminin cinsel ilişkiyi yasaklamasıdır.소멸한 이유 중 하나는 쉐이커파 신도는 번식행위를 금해야 한다는 계율이 있었기 때문입니다.
Bunun nedenlerinden biri, Shaker inanç sisteminin cinsel ilişkiyi yasaklamasıdır.Uma das razões é que. na crença do 'Shaker-ismo', tínhamos que ser celibatários.
Bunun nedenlerinden biri, Shaker inanç sisteminin cinsel ilişkiyi yasaklamasıdır.Una delle ragioni è che nel credo degli Shakers c'è la castità.
Bunun nedenlerinden biri, Shaker inanç sisteminin cinsel ilişkiyi yasaklamasıdır.Y una de las razones es que parte de su credo es que uno debe ser célibe.
Bunun nedenlerinden biri, Shaker inanç sisteminin cinsel ilişkiyi yasaklamasıdır.Ένας από τους λόγους είναι ότι ένα από τα πιστεύω των Σέικερς ήταν η αγαμία.
Bunun nedenlerinden biri, Shaker inanç sisteminin cinsel ilişkiyi yasaklamasıdır.Една от причините е, че според кредото на шейкърите, трябва да спазват безбрачие.
Bunun nedenlerinden biri, Shaker inanç sisteminin cinsel ilişkiyi yasaklamasıdır.И одна из причин этого в том, что у шейкеров имелась заповедь о безбрачии.
Bunun nedenlerinden biri, Shaker inanç sisteminin cinsel ilişkiyi yasaklamasıdır.ואחת הסיבות היא שאחד מעיקרי השייקריזם הוא שאדם חייב להיות רווק ולהתנזר ממין.
Bunun nedenlerinden biri, Shaker inanç sisteminin cinsel ilişkiyi yasaklamasıdır.وأحد أسباب فناء المذهب.. هو أن يمتنع الفرد عن ممارسة الجنس.
Bunun nedenlerinden biri, Shaker inanç sisteminin cinsel ilişkiyi yasaklamasıdır.「人は禁欲すべき」にあります 聖職者だけでなく 皆です
Burada çalışanlar müşterileri tarafından sık sık cinsel istismara maruz kalıyolar.Arbejderne her gennemlever tragisk sexmisbrug på grund af deres kunder.
Burada çalışanlar müşterileri tarafından sık sık cinsel istismara maruz kalıyolar.A szexmunkások gyakran szenvednek el szörnyű szexuális bántalmazást a kuncsaftjaiktól.
Burada çalışanlar müşterileri tarafından sık sık cinsel istismara maruz kalıyolar.Delavci so tu pogosto žrtve tragičnih spolnih zlorab v rokah svojih strank.
Burada çalışanlar müşterileri tarafından sık sık cinsel istismara maruz kalıyolar.De werkers doorstaan hier vaak tragisch seksueel misbruik door toedoen van hun klanten.
Burada çalışanlar müşterileri tarafından sık sık cinsel istismara maruz kalıyolar.Die Arbeiterinnen werden von ihren Kunden oft schlimm sexuell missbraucht.
Burada çalışanlar müşterileri tarafından sık sık cinsel istismara maruz kalıyolar.I lavoratori spesso subiscono abusi sessuali terribili per mano dei clienti.
Burada çalışanlar müşterileri tarafından sık sık cinsel istismara maruz kalıyolar.여기 종업원들은 때로 비참한 성적 학대를 겪습니다. 그녀들을 찾는 손님들에 의해서죠.
Burada çalışanlar müşterileri tarafından sık sık cinsel istismara maruz kalıyolar.Las trabajadoras a menudo sufren abuso sexual a manos de sus clientes.
Burada çalışanlar müşterileri tarafından sık sık cinsel istismara maruz kalıyolar.Les travailleurs ici subissent souvent des abus sexuels tragiques de la part de leurs clients.
Burada çalışanlar müşterileri tarafından sık sık cinsel istismara maruz kalıyolar.Muncitorii de aici îndură adesea abuzuri sexuale tragice, la mila clienților lor.