cinsel ile cümle

cinsel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bir kere, zamanın Hollanda resminde, bir kadının ağzının açık olması cinsel uygunluğa işaret ediyordu.モデルの開いた口は その女性が 性的対象になりえたことを表し 自身の娘をそんな風に描くことは
Bir kişinin beraberliğinin - sadece cinsel değil, duygusal da - yoğun yoksunluğu.한 특정한 사람과 성적으로 뿐만 아니라 감성적으로 함께하고 싶은 갈망입니다.
Bir kişinin beraberliğinin - sadece cinsel değil, duygusal da - yoğun yoksunluğu.Nemcsak szexuálisan, de érzelmileg is.
Bir kişinin beraberliğinin - sadece cinsel değil, duygusal da - yoğun yoksunluğu.תשוקה חזקה להיות עם אדם מסויים, לא רק מינית אלא רגשית.
Bir kişinin beraberliğinin - sadece cinsel değil, duygusal da - yoğun yoksunluğu.رغبة ملحة لكى تكون مع شخص بعينه ، ليس فقط جنسياً ولكن عاطفياً
Bir kişinin beraberliğinin - sadece cinsel değil, duygusal da - yoğun yoksunluğu.對某一個人產生嘅強烈渴望,唔單只喺性欲上,喺感情上都係
Bir kişinin beraberliğinin - sadece cinsel değil, duygusal da - yoğun yoksunluğu.確かに好きな人とセックスするのは素晴らしいことかもしれません
Biyoloji cinsellik veya ölmemekle alakalıNapříklad nestrávím první lekci vykládáním o tom, jak budu učit. Prostě začnu učit hned po dalším střihu.
Biyoloji cinsellik veya ölmemekle alakalıSoy una colección de componentes orgánicos llamados Hank Green
Bu bir kavga değil, Bu çemberin içinde kalmış genç bir kız var... Kıza cinsel tacizde bulunuyorlar.Dit is geen gevecht, er is een meisje ingesloten in deze kring.. het meisje wordt aangerand
Bu bir kavga değil, Bu çemberin içinde kalmış genç bir kız var... Kıza cinsel tacizde bulunuyorlar.Nem harc folyik, egy nő bentragadt a körben... a nőt szexuális támadás éri.
Bu bir kavga değil, Bu çemberin içinde kalmış genç bir kız var... Kıza cinsel tacizde bulunuyorlar.Nu este o lupta, o fata este blocata in mijlocul cercului... este hartuita sexual.
Bu bir kavga değil, Bu çemberin içinde kalmış genç bir kız var... Kıza cinsel tacizde bulunuyorlar.Tämä ei ole mikä tahansa tappelu, joukon keskellä on nuori nainen, joukkoraiskauksen uhri.
Bu bir kavga değil, Bu çemberin içinde kalmış genç bir kız var... Kıza cinsel tacizde bulunuyorlar.Toto není rvačka, v davu lidí je totiž zaklíněno tělo dívky, která je sexuálně napadána.
Bu bir kavga değil, Bu çemberin içinde kalmış genç bir kız var... Kıza cinsel tacizde bulunuyorlar.Това не е бой, вътре в този кръг има момиче... момичето е нападнато сексуално.
Bu çocuklar gecelerini sokaklarda geçirdikleri için sürekli olarak cinsel istismara uğruyorlar.Они постоянно страдают от сексуального насилия, потому что проводят свои ночи на улице без какой либо защиты.
Bu demek oluyor ki çok AIDS olan bir yerde cinsel ilişki pahalıya maloluyor.이것이 의미하는 것은 AIDS 환자들이 많은 지역에서는 성적인 행위의 이후 비용이 매우 높다는 것입니다.
Bu demek oluyor ki çok AIDS olan bir yerde cinsel ilişki pahalıya maloluyor.Azaz ahol sok az AIDS, a szex egy költséges dolog.
Bu demek oluyor ki çok AIDS olan bir yerde cinsel ilişki pahalıya maloluyor.Ceea ce înseamnă că într-o zonă cu densă incidenţă SIDA, activitatea sexuală are un cost semnificativ.
Bu demek oluyor ki çok AIDS olan bir yerde cinsel ilişki pahalıya maloluyor.Czyli w miejscu z dużą liczbą zachorowań cena seksu jest znaczna.
Bu demek oluyor ki çok AIDS olan bir yerde cinsel ilişki pahalıya maloluyor.Das bedeutet, dass der Preis für Sex in einem Gebiet mit viel AIDS sehr hoch ist.
Bu demek oluyor ki çok AIDS olan bir yerde cinsel ilişki pahalıya maloluyor.Dit betekent dat op een plek met veel aids er flinke kosten aan seks zijn verbonden.
Bu demek oluyor ki çok AIDS olan bir yerde cinsel ilişki pahalıya maloluyor.Donc dans les lieux où le SIDA est très présent, le coût des relations sexuelles est très élevé.
Bu demek oluyor ki çok AIDS olan bir yerde cinsel ilişki pahalıya maloluyor.Esto significa que en un lugar con mucho SIDA existe un importante costo de tener sexo.
Bu demek oluyor ki çok AIDS olan bir yerde cinsel ilişki pahalıya maloluyor.Ini berarti bahwa jika ada banyak AIDS ada harga yang besar untuk seks.
Bu demek oluyor ki çok AIDS olan bir yerde cinsel ilişki pahalıya maloluyor.Quindi questo significa che in un posto con tanto AIDS, il sesso ha un costo davvero elevato.
Bu demek oluyor ki çok AIDS olan bir yerde cinsel ilişki pahalıya maloluyor.Това значи, че на място с много случаи на СПИН цената за секса е наистина значима.
Bu demek oluyor ki çok AIDS olan bir yerde cinsel ilişki pahalıya maloluyor.Это означает, что в местах распространения СПИДа цена секса очень высока.
Bu demek oluyor ki çok AIDS olan bir yerde cinsel ilişki pahalıya maloluyor.זה אומר שבמקום בו האיידס נפוץ, יחסי-מין גובים מחיר משמעותי.
Bu demek oluyor ki çok AIDS olan bir yerde cinsel ilişki pahalıya maloluyor.و هذا يعني أن أي مكان موبوء بالإيدز يوجد فيه استهلاك كبير للجنس
Bu demek oluyor ki çok AIDS olan bir yerde cinsel ilişki pahalıya maloluyor.性交渉に重大なリスクが伴うという事です HIV未感染の男性が 感染率30%のボツワナに住んでいて
Bu, gençlerde ya da yetişkinlerde sağlıklı cinsel gelişmeyle sonuçlanamaz.A nemôže viesť k zdravému rozvoju sexuality u mladých ľudí či dospelých.
Bu, gençlerde ya da yetişkinlerde sağlıklı cinsel gelişmeyle sonuçlanamaz.A to nemůže prospět zdravé sexualitě rozvíjející se mezi mladými lidmi nebo dospělými.
Bu, gençlerde ya da yetişkinlerde sağlıklı cinsel gelişmeyle sonuçlanamaz.Điều này không thể tạo ra tình dục lành mạnh đối với thiếu niên hay người lớn.
Bu, gençlerde ya da yetişkinlerde sağlıklı cinsel gelişmeyle sonuçlanamaz.En het kan niet leiden tot een gezonde ontwikkeling van seksualiteit bij jonge mensen of volwassenen.
Bu, gençlerde ya da yetişkinlerde sağlıklı cinsel gelişmeyle sonuçlanamaz.E non porta ad un sano sviluppo dell'attività sessuale nei giovani o negli adulti.
Bu, gençlerde ya da yetişkinlerde sağlıklı cinsel gelişmeyle sonuçlanamaz.És nem eredményezhet egészséges szexualitást a fejlődő fiataloknák vagy a felnőtteknél.
Bu, gençlerde ya da yetişkinlerde sağlıklı cinsel gelişmeyle sonuçlanamaz.이 모델은 불건전한 성관념을 젊은이들과 어른들에게 심어줍니다.
Bu, gençlerde ya da yetişkinlerde sağlıklı cinsel gelişmeyle sonuçlanamaz.Nie może prowadzić do rozwoju zdrowych związków seksualnych.
Bu, gençlerde ya da yetişkinlerde sağlıklı cinsel gelişmeyle sonuçlanamaz.Şi nu poate duce la o dezvoltare sănătoasă a sexualităţii la tineri si adulţi.
Bu, gençlerde ya da yetişkinlerde sağlıklı cinsel gelişmeyle sonuçlanamaz.Und es kann nicht zu einer gesunden Sexualität führen, die sich bei jungen Leuten oder Erwachsenen entwickelt.
Bu, gençlerde ya da yetişkinlerde sağlıklı cinsel gelişmeyle sonuçlanamaz.Y no puede derivar en una sexualidad sana ni en jóvenes ni en adultos.
Bu, gençlerde ya da yetişkinlerde sağlıklı cinsel gelişmeyle sonuçlanamaz.Και δεν μπορεί να έχει ως αποτέλεσμα την ανάπτυξη υγιούς σεξουαλικότητας στους νέους ή τους ενήλικες.
Bu, gençlerde ya da yetişkinlerde sağlıklı cinsel gelişmeyle sonuçlanamaz.Він не розвиває здорову сексуальність ані у молодих людей, ані у дорослих.
Bu, gençlerde ya da yetişkinlerde sağlıklı cinsel gelişmeyle sonuçlanamaz.И не може да доведе до здраво сексуално развитие на младите хора или при възрастни.
Bu, gençlerde ya da yetişkinlerde sağlıklı cinsel gelişmeyle sonuçlanamaz.Он не развивает здоровую сексуальность ни у молодёжи, ни у взрослых людей.
Bu, gençlerde ya da yetişkinlerde sağlıklı cinsel gelişmeyle sonuçlanamaz.והוא אינו יכול להביא להתפתחות של מיניות בריאה אצל אנשים צעירים או מבוגרים.
Bu, gençlerde ya da yetişkinlerde sağlıklı cinsel gelişmeyle sonuçlanamaz.ولا يمكن أن ينتج بأي ثقافة جنسية سليمة تتطور عند الشباب أو البالغين.
Bu, gençlerde ya da yetişkinlerde sağlıklı cinsel gelişmeyle sonuçlanamaz.健全な性を 育てる事にはなりません 新しいモデルが必要なのです
Bu hassas konular arasında LGBT, çoğulculuk, cinsel taciz ve vücut titremesi bulunmaktadır.————
Bu hassas konular arasında LGBT, çoğulculuk, cinsel taciz ve vücut titremesi bulunmaktadır.Questi argomenti delicati includono LGBT, pluralismo, abusi sessuali e vergogna del proprio corpo.
Bu hassas konular arasında LGBT, çoğulculuk, cinsel taciz ve vücut titremesi bulunmaktadır.Один из ежедневно обновляемых сайтов, который я всегда читаю.
Bulaşıcı cinsel hastalıklar polikliniğiFince _ İsveççe _ İngilizcePoliclínica para enfermedades de transmisión sexualfinés _ sueco _ inglés
Bulaşıcı cinsel hastalıklar polikliniğiFince _ İsveççe _ İngilizcePoliclinique des maladies sexuellement transmissiblesfinnois _ suédois _ anglais
Bulaşıcı cinsel hastalıklar polikliniğiFince _ İsveççe _ İngilizcePolikliniken för könssjukdomarfinska _ svenska _ engelska
Bulaşıcı cinsel hastalıklar polikliniğiFince _ İsveççe _ İngilizceSukupuolitautien poliklinikkasuomi _ ruotsi _ englanti
Bulaşıcı cinsel hastalıklar polikliniğiFince _ İsveççe _ İngilizceКожно-венерологическая клиникафинский _ шведский _ английский
Bulaşıcı cinsel hastalıklar polikliniğiFince _ İsveççe _ İngilizceالعيادة الطبية للأمراض الجنسيةالفنلندية _ السويدية _ الإنجليزية
Bulaşıcı cinsel hastalıklar polikliniğiFince _ İsveççe _ İngilizce性病专科门诊芬兰语 _ 瑞典语 _ 英语
Bunun nedenlerinden biri, Shaker inanç sisteminin cinsel ilişkiyi yasaklamasıdır.A jedním z důvodů je, že věřící Shakers musejí zachovávat celibát.

İlgili Sayfalar