McQueen açıkça geydi ve cinsel yönelimini altı yaşındayken fark ettiğini söylemişti.McQueen là một người đồng tính và từng thổ lộ rằng ông đã nhận ra khuynh hướng giới tính từ năm sáu tuổi.
"Poker Face"in sözlerinde cinsel ima ve sataşmalar görülmektedir.Lời bài hát "Poker Face" ám chỉ đến tình dục và tán tỉnh.
Cinsel yönelim Biyoloji ve cinsel yönelim El yanlılık ve cinsel yönelim Eşcinsellik ^ Blanchard R (1997).Đặc điểm tay thuận và thiên hướng tình dục ^ Blanchard, R. (1997).
Kadın cinsel bölge kılları kasık kılın çıkarılmasıdır.Chúng tôi muốn nền công nghiệp tình dục được xóa bỏ.
HIV cinsel temas yoluyla ve enfekte kanla temas yoluyla bulaşan ciddi bir etkendir.HIV là một trong vài loại virus lây nhiễm thông qua quan hệ tình dục và tiếp xúc với máu bị nhiễm bệnh.
Kadın orgazmı yaşayabilmek için birden fazla cinsel uyarana ihtiyaç duyabilir.Hầu hết phụ nữ cần được kích thích âm vật để đạt cực khoái.
Hayvanların cinsel davranışları aynı tür içerisinde bile çok çeşitlilik gösterebilmektedir.Hành vi tình dục ở động vật có nhiều dạng, ngay cả trong cùng một loài.
Pulcheria bir rahibe gibi cinsel ilişkilerden uzaklaşma yemini etmiş ve bu yeminine hep uymuştur.Pulcheria đã thề nguyện sẽ theo Chúa suốt đời với tư cách của một trinh nữ ngoan đạo.
Onlar istemese bile cinsel ilişkiye zorladınız.Họ sẵn sàng quan hệ tình dục không cần đắn đo.
İslam dini evlilikten önce cinsel ilişkiye girmeyi yasaklar.Tôi nghĩ mọi người cần tránh việc quan hệ tình dục trước khi cưới".
Cinsel içerikli davranışları bulunur.Thực hành quan hệ tình dục an toàn.
Edo dönemi shunga, günlük hayatın estetiğini takiben, cinsellik tasvirlerinde geniş çeşitlilik gösterdi.Theo thẩm mỹ của cuộc sống hàng ngày, shunga thời kỳ Edo đã biến tấu rộng rãi trong miêu tả của tình dục.
İç cinsel organlar yardımcı seks bezlerini içerir.Những người nghiện tình dục dùng cả ngày để nghĩ về tình dục.
Quebec, 1977’de cinsel yönelim ayrımcılığını yasaklayan ilk eyalet olmuştur.Năm 1977, Québec tại Canada đã trở thành bang đầu tiên cấm kỳ thị dựa trên thiên hướng tình dục.
Cinsel: Kendi rızası olmadan herhangi bir cinsel etkinliğe zorlamak.Bạo hành tình dục: Ép quan hệ tình dục khi bạn đời không muốn.
Rusya'da yetişkinler arasındaki rızai cinsel ilişki, ensest de dahil olmak üzere, suç değildir.Quan hệ tình dục giữa nam giới trưởng thành không phải là bất hợp pháp.
Büyükleriyle (otorite ifade edenlerle) cinsel konuları konuşmaktan utanabilirler.Họ có thể hết sức kiềm chế ham muốn tình dục đồng tính của mình.
Erkek cinselliği, insan cinselliğinin bir bölümünü oluşturur.Tư thế quan hệ tình dục đóng một phần vai trò trong tình dục con người.
Cinsel dayanıklılık övülen bir değerdir.Cần cù lao động là một giá trị đạo đức nổi bật.
Pakistan Anayasası cinsel yönelimden veya toplumsal cinsiyet kimliğinden bahsetmemektedir.Litva không công nhận hôn nhân đồng giới hoặc quan hệ đối tác dân sự.
Cinsel partnerler, herhangi bir cinsiyetten ya da herhangi bir cinsel yönelime sahip olabilir.Tình dục tập thể có thể xảy ra với mọi thiên hướng tình dục và giới tính.
Cinsel arzularda ise artma değil genelde azalma görülür.Trong quan hệ tình dục, không phải lúc nào cũng có cực khoái một cách dễ dàng.
Kadın cinsel olgunluğa ulaştığında, enerjisini çocuklarına adar.女性は性的な成熟に到達するやいなや、子どもに自身のエネルギーを振り向けるようになる。
Özbekistan'da erkekler arası cinsel ilişki yasadışıdır.ウズベキスタンにおいて、男性同士の性交は違法とされている。
Aseksüelliğin, bir cinsel yönelim olup olmadığı üzerinde önemli tartışmalar vardır.無性愛が性的指向であるかどうかについてはかなりの議論がある。
Nitekim bir gün onların cinsel tacizine uğrayacaktır.ある日彼は自らの痴漢の被害者と再会する。
Cinsel organı kanlıydı ve ısırık izleri vardı.その遺体は腐乱しており、吐血の跡もあった。
Pakistan Anayasası cinsel yönelimden veya toplumsal cinsiyet kimliğinden bahsetmemektedir.パキスタンの憲法には、性的指向や性同一性については特に言及していない。
WHO (Dünya Sağlık Örgütü) WAS (Dünya Cinsel Sağlık Derneği) The Kinsey Institute ^「キンゼー研究所( Kinsey Institute )」と略される。
Cinsel ilişki isteği (cinsel istek) ve cinsel ilişki kadınlarca daha çok önemsenir.男性は女性よりも、身体的な接触を性的な欲求と結びつける。
Kilise'nin 1555'te yazdığına göre Portekizliler, cinsel amaçlar için Portekiz'e birçok köle Japon getirmiştir.日本人の奴隷たちはヨーロッパに流れ着いた最初の日本人であると考えられており、1555年の教会の記録によれば、ポルトガル人は多数の日本人の奴隷の少女を買い取り性的な目的でポルトガルに連れ帰っていた。
Babası tarafından cinsel tacize uğradığından bahsedilir.父親から性的暴行を受けている事が示唆されている。
Arkadaşlığı iyidir, ancak cinsellikte kötüdür.性格は悪くないが、性悪。
Onlar istemese bile cinsel ilişkiye zorladınız.性的なこととは関係のないところでも性的欲求が発生する。
And kondorları cinsel olgunluğa beş ya da altı yaşından önce ulaşmaz.コンドルは5-6歳になるまで性的な成熟が見られず、繁殖行動がない。
Evlilikte, kadın cinselliğe daha az, çocuklara ise daha fazla ilgi gösterir.結婚生活では、女性は性的関係よりも子どもにより多くの関心を向けている。
Aseksüellik olarak tanımlanan durumlar genelde bir cinsel yönelim olarak kabul ediliyor.無性愛を自認する人はふつう、性的指向として認識されることを好む。
Örneğin, şırınga paylaşımı ya da korunmasız cinsel ilişki vb.P対称性の破れ、あるいは、パリティ非保存とも。
Dişiler cinsel olgunluğa 10 yılda, erkeklerde 12 yılda erişir.雌は10年、雄は12年でそれぞれ性成熟する。
Kaynaklara göre, bu cinsel eğilimini değiştirmek içindi.これは性行為の方法が変化したためではないかとの観測がある。
Cinsel olgunluğa 3 ila 4 yılda erişilir.性成熟には3-4年を要する。
Dilber Hala'nın kokular sürmesini, Azim'in cinsel açlık çekiyor gibi hareket etmesini komik değil (...)松島は笑ふが如く、象泻は憾む(うらむ)が如し。
Büyükleriyle (otorite ifade edenlerle) cinsel konuları konuşmaktan utanabilirler.性的な連想をさせるもの(エロいもの)は苦手である。
Örneğin, evlilikte üreme ve cinsel haz olumlu emirlerdendir.逸然は字、性融は法諱である。
Bu ilaç hastada cinsel isteği azaltabilir.催淫剤 性欲を亢進させる薬。
Oral seks, bir cinsel etkinlik türüdür.エロティック・アート(Erotic art)は、性的な芸術作品。
Bay Şapka onun eş cinsel yönünü yansıtır.Gazon は女性の性シンボルを指す隠語。
Kadın üreme organları (genital organlar), kadınlardaki cinsel organlardır.女性器(じょせいき)は、ヒトの女性の生殖器。
Cinsel: Kendi rızası olmadan herhangi bir cinsel etkinliğe zorlamak.強姦は、性行為を行う意思が一方にはない性行為のことである。
İslam dini evlilikten önce cinsel ilişkiye girmeyi yasaklar.カトリック教会は婚前交渉を禁じている。
Cinsel nesne hemşire kıyafeti giymiştir.ナース 看護婦に変装する。
Bu genellikle cinsel saldırı korkusu ile ilişkilendirilir.対人恐怖症のいおりをいつも気遣っている。
Cinsel yöneliminin gey olduğunu çocukluk döneminde anlamıştır.幼少時に性同一性障害を自覚する。
Otopsi raporuna göre cinsel organı ısırıldığı zaman Charlie yaşıyordu.遺体が解剖されると、胎児が胡篤の心臓をつかんでいた。
Labia kadın cinsel organlarının bir parçasıdır; bunlar vulvanın dışarıdan görülebilen en büyük bölümleridir.陰唇(いんしん)は、女性器の一部で、外部から見える部位である。
Herhangi bir cinsel hastalık, HIV bulaşma ihtimalini daha yükseltir.また性感染症のリスクは高まる。
Aynı zamanda partnerleri dışında başka bir eş ile flört etmek ve cinsel ilişkiye girmek tercih edilmektedir.またパートナー以外との性交渉を強要、鑑賞することもある。
Dizinin birinci sezonunda, Lara'nın cinsel yönelimlerini belirlemek için de kullanılır.また現行のルールにおいてラリーの走行順位を決めるためにも用いられる。
BV ile enfekte olmuş kişi ile cinsel ilişkiye girilmesi enfeksiyonun iletimini mümkün kılmaktadır.V型感染症 バジュラと接触した人間が感染する症状。
"Kadın olmadan erkek, erkek olmadan kadın cinselliği olmaz" prensibini kullanır.女性関係にだらしない所から主人公に「自惚れないで」と怒鳴られる。