McQueen açıkça geydi ve cinsel yönelimini altı yaşındayken fark ettiğini söylemişti.وقال سويني أنه كان مهتما بتطوير وبرمجة ألعاب الحاسوب منذ أن كان عمره 10 سنوات.
Cinsel yönelimleri tedavilerinde çok ya da az önem taşıyabilir ya da hiç önem taşımayabilir.يمكنها إدارة جميع الممتلكات العقارية مع القليل من الإشراف أو بدونه.
Vajinismus tedavi yöntemleri: Bilişsel terapi: Genel olarak cinsellik hakkında bilgilendirmeyi içerir.موضوعات متنوعة: 36.مصالح الإنسان: تحدث فيه عن العلوم بصفة عامة.
Büyük flamingo 6 yaşında cinsel olgunluğuna ulaşır ve 40 yaşının üstüne kadar yaşar.وتصل دببة الكودياك إلى حجمها الكامل عندما يبلغ عمرها 6 سنوات.
Erkek eşcinselliği cinselliğinde bir konum.أنا من راهبي المثليين جنسيا.
Erilin dış cinsel organı, dokuzuncu haftanın sonu itibarıyla dişininkinden farklıdır.تتميز الأعضاء التناسلية الخارجية للذكر عن تلك للأنثى بنهاية الأسبوع التاسع.
Hepsi cinsel tecrübeler edinirler bu kitap sayesinde.هذه التباينات الوجودية تترى خلال الكتاب كله.
Eril cinsel olarak uyarıldığında, penis erekte olur ve cinsel etkinlik için hazır hale gelir.حين يصبح الذكر مثار جنسيًا، ينتصب القضيب ويصبح جاهزًا للنشاط الجنسي.
Cinsel kimlik, cinsiyet kimliğinden daha geniş kapsamlı bir kavramdır.ولا تزال الاستخبارات تعتبر سمة ذكورية أكثر من كونها سمه أنثوية .
Cinsel gücü arttırır.زيادة النشوة الجنسية.
Rati cinsel zevk, bedensel tutku ve cinsellik anlamına gelir.تتسم الحميمية الجسدية بـ الجنس الرومانسي أوالعاطفي و الارتباط أو النشاط الجنسي.
İzin verilen cinsel ilişkiler Kur'an ve Hadis açıklanmıştır.آيات الوعد والوعيد والكلام فيها.
Cinsel içerikli davranışları bulunur.وبه توجد الأعضاء الجنسية.
Bu yunusların cinsel olgunluğa yedi ila dokuz yol arasında eriştiği düşünülmektedir.ويقدر قدرة الركاب ما بين سبعة وتسعة جنود.
Tedavi sırasında cinsel ilişkiden kaçınılmalıdır.تجنب الألحاح خلال ممارسة الجنس.
Avrupa'da cinsel rüşt yaşı ülkelere göre farklılık göstermektedir.ثبت انه يوجد في الولايات المتحدة تمييز على أساس العمر.
Ayrıca, tecavüz ve cinsel saldırı davalarında yapılan bakirelik testine karşı çıkması ile bilinir.كما وجد تقريرهم وقائع عن العبودية الجنسية وغيرها من الأعمال القسرية.
Savcılara göre Meiwes cinsel tatmin için bu eylemleri gerçekleştirdi.De acordo com os promotores, Meiwes cometeu o ato por prazer sexual.
Araştırma, cinsel yönelimi tanımlayabilen ya da tanımlayamıyabilen bazı karakteristikleri ölçmek zorundadır.A pesquisa deve medir algumas características que podem ou não ser a definição de orientação sexual.
Kadınlardaki en hassas erojen bölgedir ve genelde cinsel hazzın anatomik olarak başlıca kaynağıdır.É a zona erógena de maior sensibilidade da mulher e geralmente a principal fonte anatómica de prazer sexual.
Karı ile koca arasında düzenli bir cinsel ilişki yaşanması beklenir.Relações sexuais regulares são esperadas entre o marido e a mulher.
Bu ifade çoğu zaman cinsel çekiciliği veya arzu edilebilirliği ima eder.O termo, geralmente, significa atração sexual ou desejabilidade.
Kitap, Steven Meisel tarafından çekilen tahrik edici cinsel ve açık fotoğraflardan oluştu.Ele consistia em imagens sexualmente provocativas e explícitas, fotografadas por Steven Meisel.
Sekiz ay civarında cinsel olgunluğa ulaşırlar.A maturidade sexual é atingida com cerca de oito meses.
Vulva, dış kadın cinsel organlarından oluşur.Vulva é o conjunto dos órgãos sexuais femininos externos.
2017 Grammy Ödülleri'nde Perry, şarkıyı "oldukça cinsellikle ilgili" olarak tanımladı.Em entrevista no tapete vermelho do Grammy Awards de 2017, Perry descreveu a faixa como "bastante sexual".
Çizgi roman serisinde Dale, Andrea ile cinsel bir ilişki içerisindeydi.Na série em quadrinhos, Andrea tem uma relação física com Dale.
Elagabalus'un cinsel yönelimi ve cinsel kimliği birçok tartışma ve ihtilafın kaynağı olmuştur.A orientação sexual e identidade de género de Heliogábalo são fonte de muito debate.
Konularında ayıp sayılan ifadeleri, cinselliği ve iğrençliği çok kullanmaktadır.Todos estão cansados de ver tanto sexo, violência.
Sonrasında cinsel çekimle dolu bir anın ardından öpüşürler; Kevin Chiron'a mastürbasyon yaptırır.Depois de um momento carregado, eles se beijam, e Kevin masturba Chiron.
Çocukların kullanıldığı pek çok farklı cinsel aktiviteyi kapsar.Abusou sexualmente de vários rapazes menores.
Büyükleriyle (otorite ifade edenlerle) cinsel konuları konuşmaktan utanabilirler.Os seus pais não se incomodam com a sua orientação sexual.
“Sosyal cinsel kimlik diye bir şeyin olmadığı bir toplumda, böyle bir ameliyat yapılmasına da gerek olmazdı.”“Não podemos ter vergonha de ter uma política social deste género.
Kendisi cinsel tercih olarak gaydir. ^ "Going beyond the pale".Lançam a seguir o single “Beyond The Pale”.
Derin boğaz seksi ya da deep throat, bir cinsel ilişki türüdür.Garganta profunda ou, do inglês deep throat, é um dos estilos do sexo oral.
Oğlancılık yasaları veya Sodomi yasaları, cinsel suçlar olarak cinsel ilişkileri sınıflayan bir yasadır.Uma lei da sodomia é uma lei que define certos atos sexuais como crimes.
Erkekler de cinsel olgunluğa aynı yaşlarda erişir.Aproximadamente na mesma idade acontece também a maturidade sexual.
Rusya'da yetişkinler arasındaki rızai cinsel ilişki, ensest de dahil olmak üzere, suç değildir.Em Portugal, o incesto consensual entre adultos não é crime.
Cinsel istismarda bulunmamak.Sem dimorfismo sexual.
Hayvanların cinsel davranışları aynı tür içerisinde bile çok çeşitlilik gösterebilmektedir.O comportamento animal sexual toma muitas formas diferentes, mesmo dentro da mesma espécie.
1973 yılında ilk cinsel saldırısını 15 yaşındaki bir öğrencisi üzerinde gerçekleştirdi.Em 2005, ela confessou ter tido relações sexuais com um estudante de 14 anos.
Budizmde evlilikten önce cinsel ilişki yaşamak yasak değildir.Não são admitidas relações sexuais antes do casamento.
Sahnede yaptığı cinsel içerikli müzikal şovlarıyla ilgi çekmiştir.Ele fica impressionado com o número musical dela no baile.
İfadelerinde, gençliğinde cinsel istismar kurbanı olduğuna dair beyanlarda bulunmuştur.Em seu testemunho, ele se descreveu como vítima de abuso sexual quando era mais jovem.
Ama yeteri kadar cinsel değildi.Não acha que é forte o bastante?
Kızıl kuyruklu şahin cinsel olgunluğa iki yaşında ulaşır.A gralha-negra atinge a maturidade sexual aos dois anos de idade.
Kıza cinsel tacizde bulundu ve baraja attı, kız boğuldu.A polícia suspeita que ele caiu e se afogou.
13+, az cinsellik, küfür ve şiddet-aksiyon içeren sahneler.Foco em escândalo sexual, ou violência.
Erkekler cinsel erişkinliğe 7-9 yıl arasında ulaşır.Acredita-se que a espécie atinja a maturidade sexual por volta dos 7 ou 9 anos.
"So Happy I Could Die" genelde olumlu tepkiler aldı, bazı eleştirmenler şarkının cinsel yanını beğendi."So Happy I Could Die" recebeu revisões geralmente mistas da mídia especializada.
Cinsel erişkinliğe ilk sene sonunda girerler.A maturidade sexual é atingida ao primeiro ano de vida.
Cinsel içerikli sanatın tarihi, sanat tarihi ile yaşıttır.Educação a distância. o estado da arte.
Reşit olmayan oyuncuların cinsel rüşt yaşı gereği cinsel istismarına neden olabilecek sahneler kaldırıldı.As lojas de aposta criaram rapidamente concursos para adivinhar qual seria o sexo da criança.
Genellikle cinsel olmayan temas yoluyla bulaşır.O contato é geralmente de natureza não sexual.
"LoveGame", albümün genel hatlarına benzer bir şekilde aşk, şöhret ve cinselliğe yönelik mesajlar barındırır."LoveGame" retrata uma mensagem sobre a fama, amor e sexualidade que é parecida com o tema central do álbum.
Zina, birbiri ile evli olmayan kişiler arasındaki cinsel ilişkiye verilen adlardan biri.Relações sexuais somente entre pessoas casadas.
"Lose Control" şarkısı cinsel bir fırsattan bahsediyor.A canção "Human Nature" aborda a controvérsia em torno de Erotica.
Bu cinsel yönelim, sadece yaşayan insanlara karşı duyulan bir yönelimdir.QUIEN, QUIENES São formas que se referem apenas a pessoas.
Popüler hayal gücünde ve kültüründe küfür ile cinsel serbestlik aynı anlama gelmektedir.Na imaginação popular e da cultura, tornaram-se sinônimo de libertinagem e abuso sexual.
Gay Games, cinsel yönelim gözetmeksizin herkesin katılımına açıktır.Os Jogos Gays são abertos para pessoas participarem, sem restrição a orientação sexuais.