Ana içeriğe geç
Sözlük

cinayeti ile cümle

cinayeti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Katie Findlay'ın canlandırdığı Rebecca Sutter: Lila Stangard cinayetinde şüpheli olan, Wes'in gizemli komşusu.רבקה סאטר (קייטי פינדלי): השכנה המסתורית של וס, חשודה ברצח של לילה סטנגרד.
Film, Pakistan'da Wall Street Journal'ın muhabiri Daniel Pearl'ün kaçırılışı ve cinayetini konu ediyordu.מקרה מעין זה היה חטיפתו של העיתונאי דניאל פרל והריגתו.
Anne (Ayten Uncuoğlu) - Oğlunun işlediği cinayetin saklanmasını istiyor.מטרתה לגלות את הרצח אחר שהאשימו בו את בנה.
Bu cinayetin ABD istihbarat örgütü CIA tarafından işlendiği iddia edildi.ישנן טענות כי אירוע זה אורגן על ידי ה-CIA.
Buna karşın PKK bu cinayeti üstlenmemiştir.Впоследствие БКП не спазва споразумението.
22 Aralık 1978 tarihinde, Yelena Zakotnova adlı 9 yaşındaki kızı öldürerek ilk cinayetini gerçekleştirdi.На 22 декември 1978 г. той изнасилва и убива 9-годишното момиченце Елена Закотнова.
Ankara Cinayeti (kitap) - olayın kitabı Ankara Cinayeti (film) - kitabın filmiУбийство (българско право) Безсмъртие Самоубийство Сериен убиец Смърт Смъртно наказание
Bir çocuğun işlediği cinayeti.Престъпления срещу детето.
Bir Cinayetin Tahlili, 1959 ABD yapımı dramatik mahkeme filmidir.Anatomy of a Murder) je američka sudska kriminalistička drama iz 1959. godine.
Cinayeti yıllarca faili meçhul olarak kaldı.Ovaj je zločin desetljećima bio prikrivan.
Kabul edilen ilk cinayeti budur.To bola prvá vražda, z ktorej bol obžalovaný.
Her cinayetin cezası vardır.Prekršku vedno sledi kazen.
Bir, söz edilen cinayeti kim işlemiştir?Vprašanje je, kdo je pisal Predgovor?
Polise kendisinin cinayeti işlediğini söyler.Jo savižudybę patvirtino policija.
Sabah saat 04.00'te cinayeti fark edip polise bildirdi.Atsibudusi 6.30 ryto, rado vyrą be sąmonės.
Kabul edilen ilk cinayeti budur.Tegemist oli esimese süüdimõistmisega kaaperdamise kohtuasjas.
Her cinayetin cezası vardır.Iga süüteo puhul oli ette nähtud kindel karistus.
1987 yılında Bir Cinayetin Ekonomisi adlı öykü kitabı yayımlandı.Aastal 1987 ilmus raamatust faksiimiletrükk.
Ve sanki cinayeti kendi işlemiş gibi ayrıntısı ayrıntısına bilgi verir.Teda teatakse kui pühendunud uurijat enda uuritavatesse.
Albay, General Hughes cinayeti hakkında...Angående mordet på general Hughes, oberst ...
Albay, General Hughes cinayeti hakkında...Angående mordet på general Hughes, överste...
Albay, General Hughes cinayeti hakkında...Colonnello, riguardo all'omicidio del generale Hughes...
Albay, General Hughes cinayeti hakkında...Coronel, quanto ao homicídio do General Hughes...
Albay, General Hughes cinayeti hakkında...Coronel, sobre el caso del asesinato del general Hughes...
Albay, General Hughes cinayeti hakkında...Kenraali Hughesin murhasta...
Albay, General Hughes cinayeti hakkında...Pułkowniku, chodzi o sprawę generała Hughesa.
Albay, General Hughes cinayeti hakkında...Συνταγματάρχη, για την υπόθεση φόνου του ταξίαρχου Χιουζ...
Albay, General Hughes cinayeti hakkında...Полковник, насчёт дела об убийстве генерала Хьюза...
Aşırıcı grup Ansar Bangla Takımı'nın tweetine göre AQIS, Das'ın cinayetini üstlendi.AQIS reivindicó el asesinato de Das, según tuits del grupo extremista Ansar Bangla Team.
Aşırıcı grup Ansar Bangla Takımı'nın tweetine göre AQIS, Das'ın cinayetini üstlendi.Laut Tweets der Extremistengruppe Ansar Bangal Team, bekannte sich AQIS zu dem Mord an Das.
Bütün dünyada insanların acı çekmesine ve bu kadar çok tutku cinayetine şaşmamak gerek.Ce n'est pas étonnant que les gens, partout, souffrent, et que les crimes passionnels soient si nombreux.
Bütün dünyada insanların acı çekmesine ve bu kadar çok tutku cinayetine şaşmamak gerek.Con razón la gente sufre alrededor del mundo y tenemos tantos crímenes pasionales.
Bütün dünyada insanların acı çekmesine ve bu kadar çok tutku cinayetine şaşmamak gerek.Geen wonder dat mensen op heel de wereld afzien en dat er zoveel passionele misdaden zijn.
Bütün dünyada insanların acı çekmesine ve bu kadar çok tutku cinayetine şaşmamak gerek.Inte undra på människor lider runt om i världen och att vi har så många passionsbrott.
Bütün dünyada insanların acı çekmesine ve bu kadar çok tutku cinayetine şaşmamak gerek.Kein Wunder, dass Menschen weltweit leiden und dass so viele Verbrechen geschehen aus Leidenschaft.
Bütün dünyada insanların acı çekmesine ve bu kadar çok tutku cinayetine şaşmamak gerek.Không thắc mắc tại sao người ta đau khổ và chúng ta phạm phải nhiều tội lỗi vì đam mê.
Bütün dünyada insanların acı çekmesine ve bu kadar çok tutku cinayetine şaşmamak gerek.이 세상에 그토록 많은 사람들이 사랑 때문에 괴로워하고 또 사랑 때문에 그 많은 범죄가 일어나는 데에도 이유가 있는 것이죠.
Bütün dünyada insanların acı çekmesine ve bu kadar çok tutku cinayetine şaşmamak gerek.Maka tidak heran apabila banyak orang menderita di seluruh dunia, dan ada banyak kejahatan nafsu.
Bütün dünyada insanların acı çekmesine ve bu kadar çok tutku cinayetine şaşmamak gerek.Não admira que as pessoas sofram pelo mundo fora e tenhamos tantos crimes passionais.
Bütün dünyada insanların acı çekmesine ve bu kadar çok tutku cinayetine şaşmamak gerek.Nem csoda, hogy az emberek világszerte szenvednek és olyan sok bűntényt követnek el szenvedélyből.
Bütün dünyada insanların acı çekmesine ve bu kadar çok tutku cinayetine şaşmamak gerek.Není divu, že lidé po celém světě trpí a máme tolik zločinů z vášně.
Bütün dünyada insanların acı çekmesine ve bu kadar çok tutku cinayetine şaşmamak gerek.Nic dziwnego, że wszędzie na świecie ludzie cierpią i że tyle zbrodni popełnia się z miłości.
Bütün dünyada insanların acı çekmesine ve bu kadar çok tutku cinayetine şaşmamak gerek.Ni čudno, da ljudje trpijo po vsem svetu in da je toliko zločinov iz strasti.
Bütün dünyada insanların acı çekmesine ve bu kadar çok tutku cinayetine şaşmamak gerek.Non c'é da stupirsi se le persone soffrono, e e se nel mondo si commettono tanti crimini passionali.
Bütün dünyada insanların acı çekmesine ve bu kadar çok tutku cinayetine şaşmamak gerek.Nu-i de mirare deci că oamenii suferă peste tot în lume şi că există atâtea crime pasionale.
Bütün dünyada insanların acı çekmesine ve bu kadar çok tutku cinayetine şaşmamak gerek.Недивно, що люди у всьому світі страждають від кохання, і стільки злочинів скоюється з жагучої пристрасті.
Bütün dünyada insanların acı çekmesine ve bu kadar çok tutku cinayetine şaşmamak gerek.Не изненадващо, че хората по света страдат и че има толкова много престъпление мотивирани от страст.
Bütün dünyada insanların acı çekmesine ve bu kadar çok tutku cinayetine şaşmamak gerek.Неудивительно, что во всем мире есть люди, страдающие от любви, и совершающие во имя любви преступления.
Bütün dünyada insanların acı çekmesine ve bu kadar çok tutku cinayetine şaşmamak gerek.לא פלא שאנשים בכל העולם סובלים ויש לנו כל כך הרבה פשעי-תשוקה.
Bütün dünyada insanların acı çekmesine ve bu kadar çok tutku cinayetine şaşmamak gerek.لا عجب ان الناس يعانون في جميع أنحاء العالم وليس لدينا الكثير من جرائم العشق .
Bütün dünyada insanların acı çekmesine ve bu kadar çok tutku cinayetine şaşmamak gerek.情熱からくる犯罪も多いわけです 失恋すると
Bu yüzden tecavüz ve cinayetin intikam sebebiyle işlenildiğinden şüphe ediliyor.On suppose qu'elle a été violée et tuée en guise de vengeance.
Bu yüzden tecavüz ve cinayetin intikam sebebiyle işlenildiğinden şüphe ediliyor.Por todo esto se sospecha que esta violación y asesinato sean fruto de la venganza.
Bu yüzden tecavüz ve cinayetin intikam sebebiyle işlenildiğinden şüphe ediliyor.Γι αυτό φημολογείται ότι βιάστηκε και σκοτώθηκε για εκδίκηση.
Cinayetiniz sizi bekliyor.Tu víctima está esperando.
Francisco Carrillo, 17 yaşında bir çocuk; cinayetin olduğu yerden iki veya üç blok ötede yaşıyordu.프란시스코 카릴로는 총격이 일어난 곳으로 부터 두세 블록 떨어진 곳에 사는 17살짜리 소년이었습니다.
Francisco Carrillo, 17 yaşında bir çocuk; cinayetin olduğu yerden iki veya üç blok ötede yaşıyordu.Đó là Francisco Carrillo, một đứa trẻ chỉ mới 17 tuổi sống cách nơi vụ bắn súng xảy ra khoảng 2, 3 dãy nhà.
Francisco Carrillo, 17 yaşında bir çocuk; cinayetin olduğu yerden iki veya üç blok ötede yaşıyordu.Francisco Carrillo, 17-latek mieszkający o jakieś dwie ulice od miejsca przestępstwa.
Francisco Carrillo, 17 yaşında bir çocuk; cinayetin olduğu yerden iki veya üç blok ötede yaşıyordu.Francisco Carrillo, en 17-årig kille som bodde två eller tre kvarter bort från där skottlossningen inträffade.
Francisco Carrillo, 17 yaşında bir çocuk; cinayetin olduğu yerden iki veya üç blok ötede yaşıyordu.Francisco Carrillo, un diciassettenne che viveva a due o tre isolati di distanza dal luogo della sparatoria.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod