Cildimizin altında, her tarafında, başka hiçbir primatta bulunmayan bir yağ dokusu var.Pod naší kůží máme vrstvu tuku, všude po těle. Ostatní primáti nic takového nemají.
Cildimizin altında, her tarafında, başka hiçbir primatta bulunmayan bir yağ dokusu var.Pod skórą całego ciała mamy warstwę tłuszczu. Nie ma jej u innych naczelnych.
Cildimizin altında, her tarafında, başka hiçbir primatta bulunmayan bir yağ dokusu var.Tenemos, bajo la piel, una capa de grasa en todo el cuerpo. No hay nada parecido en ningún otro primate.
Cildimizin altında, her tarafında, başka hiçbir primatta bulunmayan bir yağ dokusu var.Under vor hud har vi et fedtlag over det hele. Intet ligner dette hos nogen abeart.
Cildimizin altında, her tarafında, başka hiçbir primatta bulunmayan bir yağ dokusu var.Vi har, under vår hud, ett lager av fett, överallt. Inget liknande i någon annan primat.
Cildimizin altında, her tarafında, başka hiçbir primatta bulunmayan bir yağ dokusu var.Wir haben überall unter der Haut eine Fettschicht, die in keiner Weise in anderen Primaten vorhanden ist.
Cildimizin altında, her tarafında, başka hiçbir primatta bulunmayan bir yağ dokusu var.Имаме под нашата кожа слой мазнини, по цялото тяло. Нищо подобно не се среща при никой друг примат.
Cildimizin altında, her tarafında, başka hiçbir primatta bulunmayan bir yağ dokusu var.Под нашей кожей мы имеем слой жира по всему телу. Ничего подобного нет ни у одного другого вида приматов.
Cildimizin altında, her tarafında, başka hiçbir primatta bulunmayan bir yağ dokusu var.יש לנו, תחת עורינו, שכבת שומן, מכל כיוון. אין שום דבר דומה בכלל אצל כל קוף אחר.
Cildimizin altında, her tarafında, başka hiçbir primatta bulunmayan bir yağ dokusu var.الموجودة تحت جلدنا، الاطبقة موجودة في جميع انحاء جسمنا لا شيء اقل منه في اي من الرئيسيات
Cildimizin altında, her tarafında, başka hiçbir primatta bulunmayan bir yağ dokusu var.他の霊長類の動物にはないものです その理由は何でしょう?
Cildimizin renkleri ve onun ırklar arasında gördüğü büyük ayrım, buna engel olmuştu.우리의 각각 피부 색상과 큰 사단이 그의 견해는 막을 것입니다, 생각
Cildimiz, yağ doku ile astarlanmış.Avem pielea căptușită cu un astfel de strat de grăsime.
Cildimiz, yağ doku ile astarlanmış.Ce l'abbiamo, uno strato così.
Cildimiz, yağ doku ile astarlanmış.인간은 이 층이 있는 피부를 가지고 있습니다.
Cildimiz, yağ doku ile astarlanmış.Nós temos a pele alinhada com essa camada.
Cildimiz, yağ doku ile astarlanmış.Nous avons cette couche de graisse sous-cutanée.
Cildimiz, yağ doku ile astarlanmış.Pod kůží máme tuto vrstvu tuku.
Cildimiz, yağ doku ile astarlanmış.Pod skórą mamy warstwę tłuszczu.
Cildimiz, yağ doku ile astarlanmış.Tenemos esta capa en la piel.
Cildimiz, yağ doku ile astarlanmış.Van egy ilyen bőr alatti rétegünk.
Cildimiz, yağ doku ile astarlanmış.Vi har dette fedtlag under huden.
Cildimiz, yağ doku ile astarlanmış.Vi har hud fodrat med detta lager.
Cildimiz, yağ doku ile astarlanmış.We hebben huid die met deze laag gevoerd is.
Cildimiz, yağ doku ile astarlanmış.Wir haben diese Fettschicht.
Cildimiz, yağ doku ile astarlanmış.Το δέρμα μας είναι γεμάτο από τέτοια λεπτά στρώματα.
Cildimiz, yağ doku ile astarlanmış.Имаме кожа успоредно с този слой.
Cildimiz, yağ doku ile astarlanmış.У нас есть слой подкожного жира.
Cildimiz, yağ doku ile astarlanmış.יש לנו שכבה כזו מתחת לעור.
Cildimiz, yağ doku ile astarlanmış.حيث ان الشحوم موجوده جنبا الى جنب مع جلدنا
Cildimiz, yağ doku ile astarlanmış.なぜ人間が時として
Cildin çok kuru görünüyor.Deine Haut sieht rau aus.
Cildin çok kuru görünüyor.Kulitmu kelihatan kering
Cildin çok kuru görünüyor.La tua pelle sembra secca.
Cildin çok kuru görünüyor.Pielea fetei tale pare uscata.
Cildin çok kuru görünüyor.Ta peau a l'air sèche.
Cildin çok kuru görünüyor.Twoja skóra wygląda na suchą.
Cildin çok kuru görünüyor.Το δέρμα σου φαίνεται ξηρό.
Cildin çok kuru görünüyor.Твоя кожа выглядит очень сухой
Cildine girebilir ve cilt enfeksiyonları oluşturabilir.Chúng có thể đi vào da bạn và tạo ra những bệnh về da.
Cildine girebilir ve cilt enfeksiyonları oluşturabilir.Dostają się do skóry i powodują infekcje.
Cildine girebilir ve cilt enfeksiyonları oluşturabilir.Elles peuvent pénétrer votre peau et provoquer des infections cutanées.
Cildine girebilir ve cilt enfeksiyonları oluşturabilir.그것들은 우리의 피부로 들어 올 수 있고, 피부 감염을 일으킵니다.
Cildine girebilir ve cilt enfeksiyonları oluşturabilir.Mereka dapat masuk ke dalam kulit dan menyebabkan infeksi kulit.
Cildine girebilir ve cilt enfeksiyonları oluşturabilir.NOAAによるグラフです
Cildine girebilir ve cilt enfeksiyonları oluşturabilir.Possono penetrare nella pelle e provocare delle infezioni.
Cildine girebilir ve cilt enfeksiyonları oluşturabilir.Pot să-ţi intre în piele şi să creeze infecţii ale acesteia.
Cildine girebilir ve cilt enfeksiyonları oluşturabilir.Pueden ir a tu piel y crear infeccion.
Cildine girebilir ve cilt enfeksiyonları oluşturabilir.Sie können in Ihre Haut eindringen und Hauterkrankungen auslösen.
Cildine girebilir ve cilt enfeksiyonları oluşturabilir.Ze kunnen huidinfecties veroorzaken.
Cildine girebilir ve cilt enfeksiyonları oluşturabilir.Могат да влизат в кожата ти и да създават кожни инфекции.
Cildine girebilir ve cilt enfeksiyonları oluşturabilir.Они могут попасть на кожу и спровоцировать кожные заболевания.
Cildine girebilir ve cilt enfeksiyonları oluşturabilir.הם יכולים לחדור לעורכם ולגרום לזיהומי עור.
Cildine girebilir ve cilt enfeksiyonları oluşturabilir.تستطيع الدخول إلى جلودنا و احداث التهابات جلديه.
Cildi, nilüfer çiçeği gibi güzeldir.Are pielea fină ca floarea de lotus.
Cildi, nilüfer çiçeği gibi güzeldir.A sua pele é como uma flor de lótus.
Cildi, nilüfer çiçeği gibi güzeldir.Bőre halovány, mint a lótuszszirom.
Cildi, nilüfer çiçeği gibi güzeldir.Hänen ihonsa on puhdas kuin lootuksen kukka.
Cildi, nilüfer çiçeği gibi güzeldir.Hennes hud är fager som en lotusblomma.
Cildi, nilüfer çiçeği gibi güzeldir.Ihr Haut ist weiss wie die Lotosblüte.